Sessizler

8 puan

http://satellitebook.blogspot.com.tr/2016/06/yorum-sessizler-richelle-mead.html


Richelle Mead'i vampir akademisi ile tanımıştım. Daha sonra kanbağı serisine bir kaç arkadaşın tavsiyesi üzerine başlamıştım. Sonuç ise kesinlikle harikaydı. İki seri de birbirinden güzel ve kendine hastı. Sessizler kitabı da beni hayal kırıklığına uğratmadığı için memnunum. Bir kere konu özgün. Olaylar ise son sayfaya kadar ilgi çekiciliğini koruyor.
Sessizler, dağda yaşayan bir halkı anlatıyor. Buradaki insanların hepsi sağır ve çoğu da kör olmak üzere. Peki neden? Bu sorunun cevabını ilk başlarda alamıyoruz. Tahminlerinizi bir kenara bırakın bakalım kitap sizi nerelere götürecek. Aslında her şeyin bir açıklaması var ve öyle mistik şeyler de değil. Gerçi sonu güzel bir efsaneye bağlanmış ama sona kadar olan olayları fantastik diye nitelendirmezdim.
Köyde madenciler ve sanatçılar olmak üzere iki sınıf var. Madenciler, demir çıkaran ve görme duyuları zayıf olanlardan oluşuyor. Madenlerden çıkardıkları metalleri en fazla 30 kg taşıyabilen bir kutu ile dağın aşağısına yolluyorlar. Yanlış anlaşılmasın kendileri dağdan aşağı inemiyorlar çünkü bir çıkış yok. Aşağıdakiler metaller karşılığında halkın sadece hayatta kalabileceği kadar yiyecek yolluyorlar. Yani çok az yolluyorlar. Dağdaki halk, aşağı inmenin imkânsız olduğuna inanmış ayrıca sağırlık ve körlüğün atalarından kalan bir miras olduğunu kabul etmişler. Böylece olan şeyleri bir kabulleniş içinde yaşıyorlar. Sanatçı sınıfı ise resim yapan kişilerden oluşuyor. Bu kişiler zevkine resim çizmiyorlar maalesef. Onlar herkes sağır olduğu için günlük yaşamda olan biteni tuvale döküyorlar ve belli bir saatte bu resimleri köy meydanında herkes görebilsin diye sergiliyorlar.
Yiyeceklerin az olduğu ve her şeyin madende ki metale bağlı olduğu 300 kişi düşünün. Epey gizemli değil mi? Yani ben çok heyecanlandım neden böyle diye diye bir baktım kitabın sonu hemen geldi. Kolay okunabilen ve güzel bir dili olan bu kitap seri değil. Seri olsa nasıl olur diye düşünmüyor değilim ama tadı damağında bırakması ayrıca güzeldi. Fei ana karakterlerden ve o bir sanatçı. Kardeşi ile beraber madencilerden ayrı bir yerde kalıyorlar. Daha güzel bir yaşam tarzı yok. O konuda öyle ayrıcalıklara sahip değiller çünkü köyde herkes yaşam standarttı bakımdan aynı seviyede. Neyse Fei bir gün kalktığında duyabildiği fark ediyor ve ilk başlarda bunu anlamıyor. Çünkü sesin nasıl bir şey olduğunu bilmiyor. Daha sonra ise bundan kimseye bahsetmiyor. Gözlem yapmak için yani günlük yaşamda ne olduğunu tuvale dökebilmek için madenin yakınlarına gidiyor. Ve orada İlk ve belki de son aşkı olan Li Wei’yi görüyor. O bir madenci ama çocukken yani sınıflara ayrılmadan önce sevgililermiş. Ve gelişen birkaç olaydan sonra bu ikili köyü kurtarmak için dağdan aşağı iniyorlar. Uçurumdan iple inip köye inmeleri ve ondan sonra gelişen olaylar beni çok heyecanlandırdı ve merakımı arttırdı. Fei neden bir anda duymaya başladı? Dağdan indilerinde onları neler bekliyor?
Ben çok beğendim. Tek sıkıntı belki biraz daha uzun olabilirdi. Bir de son biraz aceleye gelmiş gibiydi. Bir şey daha var Fei ve Li Wei arasındakileri biraz daha derin olmasını bize öyle yansıtılmasını isterdim. Çünkü ikili arasındaki duyguları çok alamadım. Bunlar dışında gerçekten de çok beğendim.

Yorumlar
« geri ileri »

0 ile 0 arası yorum gösteriliyor, toplam 0 yorum.
Yorum yazılmamış.
« geri ileri »