Duygu (Bir Türk Masalı, #1)

10 puan

3 devenin yüzündeki tebessüm, kalplerindeki sevginin kaynağı Duygu..
İstanbul'un belalı camianın gözü kara adamı Sado (Sedat) ve iki sağ kolu, kanı canı Bekir ve Ali. Her birinin geçmişinde yatan ortak nokta öksüzlük. Duygu'nun babası Savcıdır ve tam bir görev adamı olarak tehditlere boyun eğmeden işini yaptığı için bir kaç adamın damarına bastığından  Duygu henüz 17-18 yaşlarında iken kaçırılır ve iki ay boyunca acımasızca işkencelere maruz kalır. Sedat, Ali ve Bekir onu kurtardıklarında ölmek üzeredir ve Sedat'ın sevgisi ve şefkatiyle hayat bulur. Babasının ölümü ve annesinin babasının hasretine dayanamayıp intihar edişinin ardından ardına bile bakmadan 3 devesiyle yaşamaya başlar. Yıllar geçtikçe Bekir ve Alim diye seslendiği Ali hayatının merkezi, ailesi herşeyi haline gelmiştir ama Sedat'a olan sevgisi daha başka boyutlara ulaşmıştır. Sedat'ın yıllarca kendini sevdiğini anlaması baya bir zamanını aldı Duygu'nun, nihayet kendi sevgisinin ona minnet ve kurtarıcı olmasından öte birşey olduğunu "Bekir candı, Ali kandı, Sedat aşktı" diyerek anlamasının ardından kavuşur bizim iki delimiz.. Sanmayın ki bu iki deli kavuşunca olaylar duruldu.. Nerde.. Asıl kıyamet ondan sonra kopuyor.. Ama ne yalan söyleyeyim kıskandım Duygu'yu. Vay be Sedat sen neymişsin, kız resmen mutluluktan eriyip rögar kapaklarından akacaktı ;D Geçen tüm olaylar için bişeyler yazasım var ama uzatmak istemiyorum yorumumu. Kitapta en nefret ettiğim sahne Alim'in Aslı'ya vurduğu sahne, en beğendiğim sahne ise yaz yaz bitmez qulkjsd


662 sayfayı 24 saatte çok keyifle okutan bir kitap.. Benim ennn sevdiğim Türk yazarları kategorisinde [color=red]1.sırayı[/color] yerini almış bulunmakta. Romantizm, Heyecan, Macera, Kıskançlığın Dibi, Aşkın Tavan yaptığı bu kitabı okumadan geçmeyin kitap canavarları :)
Tabiki son olarak: Zevkler ve Renkler diyorum ;)

"Sedat, 'Artık in istersen' dediğinde, 'Rahatım ben' dedim huysuzca. Güldüğüne yemin edebilirim, çünkü Alim gülmüyor, böğürüyordu. 'Abi gelmişken dilini kestirsek ya!' Çok rahat ederiz' dediğinde Sedat, 'İyi fikir' diye onayladı. Sinirle ona bakıyordum ama inatla kucağında kaldım. Üç takım elbiseliyle gezmek her zaman havalıydı. Sedat'ın kucağında minicik kalıyordum. Karşıdan gelen bir kaç güzel kız bizimkileri süzdüğünde 'Bakalım çocuk hanginizden?' diye bağırınca bizimkiler şok olmuş bir halde bana bakıyorlardı. Bekir aptala bağlamıştı. Alim, 'duygu yemin olsun dilini harbiden kestiririm ha!' dedi. Sedat'sa kulağıma eğilip 'Benden' deyince mal gibi ona bakakaldım. "


"İkiyle dördün farkını ayıramazken, aşkı minnetle karıştırmam sanırım normaldi."

"Ben Alim'le dertlerimi paylaştım. Bekir'le kelimelerimi! Sen benim ruhumun yarısıydın, hala öylesin. kokunda huzuru buldum. Uykularım seninle pembeydi. Ben seninle hayata tutundum koca kafalı!"

Yorumlar
« geri ileri »

0 ile 0 arası yorum gösteriliyor, toplam 0 yorum.
Yorum yazılmamış.
« geri ileri »