mstf37

1 takip ettiği ve 4 takip edeni var. 132 değerlendirme yapmış.

Mesaj Panosu


Henüz bir mesaj gelmemiş.

Son Haberler

mstf37, 2018 Okuma Hedefi için kendine 17 kitap hedef koydu.

Hedefe doğru 1 kitap okumuş. okuduğu kitaplar

%5
2018 Okuma Hedefi

2018'de kaç kitap okumayı hedefliyorsunuz?

2018'de kaç kitap okumayı hedefliyorsunuz?

1 ay önce
mstf37 bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 ay önce
mstf37 okumuş bitirmiş.
Lüzumsuz Adam

Ben hikâyeciyim diye sizlerden ayrı şeyler düşünecek değilim. Sizin düşündüklerinizden başka bir şey de düşünemem. O halde bu adamın hikâyesi ne olabilir? Sakın benden büyük vakalar beklemeyin, nolur?diyen büyük yazarın; ilk kez 1948 yılında yayımlanan hikâye kitabı Lüzumsuz Adam yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı. TADIMLIKBen Ne Yapayım?Dün akşam soframda yediğim yemeğin bana dört yüz yetmiş kuruşa mal olduğunu hesap ettiğim zaman, korktum. Yazı yazmayı iş saydığım için başka iş yapmamaya karar vermiştim. Şimdi haftada iki lira şu yazımdan alıyorum. İlerde, kim bilir başka gazetelere de yazar, geçinirim. Ömrüm oldukça genç muharrir olarak kalmayacağım ya!Gazetelere bir buçuk liraya hikâye, adliye röportajı yazdım. Küçük bir iradım var, eski zamanda ana oğul bize yetiyordu, şimdi devede kulak oldu. Daha bir kaç sene dişimi sıkacağım. Kim ne derse desin!.. Yalnız yazımla geçinmek kararını kafamdan kimse sökemez.Ayda kırk beş lira ile bir gazeteye kapılanmak bile mümkün değil. Muallimlik yapamam. Kendim bir şey bilmiyorum ki başkalarına öğreteyim. Hem çocuklar üç günde tepeme binerler. Bundan üç sene evvel ticaret yapayım dedim. Rahmetli babam bir ortak buldu. Zaten bu adam kendisi müracaat etmiş, görülmemiş imla yanlışlarıyla dolu, göz yaşartıcı bir mektup yazmıştı. Adam babamın eski arkadaşlarındandı. Mektubunda: Beraber çalıştık. O zamanlar ben pek gençtim, biraz aşırı gittim. Fakat alnım paktır. Yedimse kendi paramı yedim. Mahdum beyin büyüdüğünü, kendisine bir ticarethane açacağını işittim. Namusumla çalışıp yeniden ticari itibarımı kazanmama müsaade etmeni yalvarırım. Dün akşam, gördüğüm bir rüya bana sayende çok ileri gideceğimizi tebşir etti. Peygamber Efendimiz...Doğrusu hazin bir mektuptu. Gözlerim yaşardı. Babam, tüccar olmasına rağmen benden daha hassastı. O da ağladı.Adamcağız geldi. Çiçek bozuğu, kısa boylu, ateş gibi gözlü, işgüzar bir adamdı. Beraber bir yer tuttuk. Firmamızı kararlaştırdık. Sermayeyi peder düzdü. İşe başladık. O zamanlar daha ortalıkta harp gürültüsü filan olmadığı için elli çuval fasulyeyi ekimde aldık, aralıkta satacaktık. Bu arada da yumurta alıyor, patates alıyor, satıyorduk. Ben, yazıhane gibi bir yerde otururdum. O, dışarda, hiç ardı arkası kesilmeyen, çoğu sefil, Yahudi kıyafetli adamlarla pazarlıkta idi. Yumurtaları ayıran bir de makinemiz vardı. Işık yanar; yumurtanın içi koyu, açık sarı, kavuniçi, siyah renklerle gözükür, ayırırdık. Yukarıki odalarda elli çuval fasulyemiz vardı. Ne olsa yeni işe başladığımız için, akşamları erken kaçardım. O, Git, git, derdi, daha gençsin, alışırsın. Seni fazla yormak istemem. Şimdi ben gencim; sen çocuk. Sonra ben ihtiyarlarım, sen çalışırsın.Bu ne biçim bir çalışma idi? Ne yapıyorduk? O günleri bir su buharının içinden hatırlıyorum. Yemişten kopan rüzgârın dolduğu ardiyemizde ne yaptığımızı bir türlü anlayamadım.Fasulyeler yukarda odalarda idi. Ben: Fasulyenin fiyatı arttı mı? diye sorardım. O: Ne gezer!, derdi. On para oynamadı.Bir gün, yukarı kattaki helaya gitmek üzere merdivenleri çıkmıştım. Ayağıma bir şey takıldı. Fasulye çuvallarının üzerine düştüm. Fasulyeler garip bir ses çıkardılar. Elimle vurdum. Ben bu sesi tanıyordum. Bir daha vurdum. A, bunlar cevizdi!Aşağı inince: Yahu Ali Bey, dedim, yukarıda ceviz de mi var?Ha, dedi, ardiye için birisi koydu. Birkaç çuval...Akşam babama işi anlattım. Ertesi gün geldik. Dükkân kapalı! Anahtar bulup açtırdık. Bütün çuvallar cevizdi. Üzerlerinde de bir M. A. markası vardı.Babam bana, Aptal, dedi, herif fasulyeleri satmış. Yerine de başkalarının cevizlerini ardiyelik doldurmuş. Sen uyu hâlâ! Adamı bir daha göremedik.O bahar içinde hatırlıyorum ki, o civarda insanlar korkunç şeylerdi. Garip gözleri vardı. Sabah sabah damlıyorlar; nasıl kazık atacağız birisine, diye fırıl fırıl, yalnız hamallarla çuvalların gezindiği sokaklarda dolaşıyorlardı. Bütün mesele bir yere mal yığmaktı. Bütün mesele ötekini kafese koymaktı. Zamanlar normaldi ama bu normal zamanda da onlar, anormal zamanlar için pişiyorlar, sanki bugünü bekliyorlardı. Yukardaki hikâyemin kahramanlarıyla dolu bin bir çarşıda, bin bir vurguncuyu yakalamak imkânsızdır. Yakalanan, bir komşunun garazına, yahut bir elbirliğine, yahut da bir oyuna kurban gitmiştir. Bu garip, korkunç sokakları, bu büyük taş ardiyeli, Bizanstan kalma garip dehlizli bakkal dükkânlarını; o kocaman bıyıklı, yağlı vücutlu, yalnız evini, oğlunu, zevkini, kızının çeyizini düşünen adamı ıslaha imkân yoktur. Onlar fasulye çuvallarını gözlerimizin önünde durmadan başkalarının ceviz çuvallarıyla değiştirecekler, bir gün ortadan sır olacaklardır.Ben haftada iki lira ile gazetelerde yazı yazmaya devam ettikçe onlar bunu yapacaktır. Yarından itibaren yazı yazmıyorum. Birkaç param var. Bulgur mu olur, pirinç mi olur, yoksa nohut mu, alıp saklayacağım. Başka kurtuluş yolu yok.Eskiden memur olan bir arkadaşım var. Geçenlerde rastladım. Şık, tertemiz elbiseler, bilmem nereden alınmış on dört buçuk liralık bir kravat, altmış beş liralık pabuç!-- Yahu, bu ne hal? dedim.-- Memuriyetten ayrıldım, ticaret yapıyorum. Arkadaş daha saflığını, iyi yürekliliğini muhafaza ediyor. Sırlarını yarı yarıya ifşa etti:-- Ne yapayım, dedi, ne yapayım? Allah aşkına, söyle, öleyim mi? Altı yüz lira buldum, bugün yedi bin liram var.Söyleyin ben ne yapayım? Yazı yazmak, böylece şu harbi atlatıp iyi bir kütüphane açmayı düşünüyor, yalnız kendilerine, zevklerine güvendiğim insanlar vasıtasıyla kitaplar çıkartmak, tabilik etmek istiyordum. Hiçbir kötü kitap basmamak şartıyla hayatımı kazanmayı tasarlamıştım. Olmayacak. Böyle giderse, babadan miras birkaç parçayı da tüketeceğim. Ne yapayım? Bulgur mu alayım, dersiniz? Bizanstan kalma o İstanbul Balıkpazarının yukarısındaki kocaman yapılardan birisine tepeleme doldurayım, içine de bir Kürt bekçi mi dikeyim? Ha, ne dersiniz?

Ben hikâyeciyim diye sizlerden ayrı şeyler düşünecek değilim. Sizin düşündüklerinizden başka bir şey de düşünemem. O halde bu adamın hikâyesi ne olabilir? Sakın benden büyük vakalar beklemeyin, nolur?diyen büyük yazarın; ilk kez 1948 yılında yayımlan... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 ay önce
mstf37 bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 ay önce
mstf37 okumuş bitirmiş.
Kılıçların Fırtınası (Buz ve Ateşin Şarkısı, #3, Kısım 2)

BUZ VE ATEŞİN ŞARKISI III

George R. R. Martinin muhteşem serisi, Kılıçların Fırtınası ile modern fantastik edebiyatın istisnai başyapıtlarından biri konumuna geliyor, imgesel kurgunun büyük eserleri arasındaki yerini sağlamlaştırıyor.

İktidar mücadelesindeki beş savaşçıdan birinin ölmüş, bir diğerinin gözden düşmüş olmasına rağmen savaş tüm şiddetiyle sürmektedir. Yedi Krallıkın zor durumdaki hükümdarı Joffrey, Demir Tahtta oturmaya devam etmektedir. En amansız düşmanı Stannis, takip ettiği büyücü kadının kurbanı olmuş ve bozguna uğramıştır. Nehirovadaki Genç Robb, Kuzeye hükmetmekte; Daenerys yaşayan son ejderhalarla beraber kana bulanmış bir kıtayı katetmektedir. Rakipler son hesaplaşma için harekete geçerken büyük bir yabanıl ordusu, efsanevi Ötekilerle birlikte medeniyetin merkezine doğru ilerlemektedir.
Diyarda sükûnet, Yedi Krallıkın kılıçların fırtınası ile sarsılmasıyla mümkündür

Zengin bir hayal dünyasının ürünü boyutuyla çağdaş fantastik edebiyatın ümit verici örneklerinden.
Publishers Weekly

BUZ VE ATEŞİN ŞARKISI III

George R. R. Martinin muhteşem serisi, Kılıçların Fırtınası ile modern fantastik edebiyatın istisnai başyapıtlarından biri konumuna geliyor, imgesel kurgunun büyük eserleri arasındaki yerini sağlamlaştırıyor.

İktidar... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 ay önce
mstf37 okuma durumunu güncelledi.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 ay önce
Daha Fazla Göster

mstf37 şu an ne okuyor?

tüm güncellemelerine git

Sis

%0

Tutunamayanlar

%28
Sayfa 205.

2018 Okuma Hedefi - mstf37

%5
mstf37 17 kitap hedefinden 1 kitap okumuş.

Kütüphanesinden Seçmeler

İstanbul Hatırası
Susannah'nın Şarkısı (Kara Kule, #6)
İlerisi İçin
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Kürk Mantolu Madonna
Kralların Çarpışması (Buz ve Ateşin Şarkısı, #2, Kısım 1)
Hiç Kimse Sıradan Değildir
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Hava Kurşun Gibi Ağır
Taht Oyunları
Calla'nın Kurtları (Kara Kule, #5)
Şeytan Yemini
Yalnızlık Paylaşılmaz
Bir Psikiyatristin Gizli Defteri (En Sıradışı Vakalar)
Kralların Çarpışması (Buz ve Ateşin Şarkısı, #2, Kısım 2)
Ateşi Yakalamak (Açlık Oyunları #2)
Martı Jonathan Livingston
Tutunamayanlar
Parçacık Fiziği, En Küçüğü Keşfetme Macerası
Hayvanlardan Tanrılara - Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi
Psiko Analist
Empati
Sefiller V - Jean Valjean
Amat
Piç
Sefiller I - Fantine
Korkuyu Beklerken
Homo Deus
Tepki
Koloni
Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?
Nar Ağacı
Kutsal Mekan Üçlü Amfi
Türkleri Anlama Kılavuzu
Yeraltından Notlar

Favori Yazarları (5 yazar)

stephen king
lev nikolayeviç tolstoy
fyodor mihailoviç dostoyevski
tüm favori yazarları

Çözdüğü Testler (4 tane)

tüm quiz cevapları

Liste Oyları (0 liste)

mstf37, liste oylamamış.

Takip Ettikleri (1 kişi)

tüm takip ettikleri

Takip Edenler (4 kişi)

tüm takip edenler

Katıldığı Gruplar (tüm gruplar)

mstf37, hiç bir gruba katılmamış.

Okuma Güncesi (tümü)

Türkleri Anlama Kılavuzu
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Günahkar (Rizzoli & Isles, #3)
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Sis
Okuyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Tutunamayanlar
Okuyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Daha
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Dönüş Yolu -Yeryüzü Çocukları 4. Kitap-
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Elde Var Hüzün
Okumak İstiyor İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz