Trendeki Kız

En Son Değerlendirmeler

7 puan

Güzel bir kitaptı. Rachel karakterinin sorunları çok güzel yansıtılmış. Ona üzüldüğüm için sanırım o karakteri sevdim ama bu kitapta herkes bir şeylerin günahını çekiyor ya da günahı bizzat işliyor. Kimsenin masum olduğunu söyleyemem.

Kitap merak ettirdi, sonunu tahmin etmek istemedim heyecanı kaçmasın diye ama çok da şaşırtan bir son değildi zaten. Ara ara sıkıldığım yerler oldu ama genelde akıcıydı. İyi kurgulanmış, çok beklenti içinde okunulmaması gerektiğini düşündüğüm bir kitap oldu.

8 puan

Normalde bu türü sevmememe rağmen bu kitabı elimden bırakamadım. Rachel farklı bir karakter. Ona içten içe acıyor, durumuna üzülüyorsunuz. Hatta yaptığı bazı şeyler yüzünden sinir oluyorsunuz. kitap boyunca bağımlılı, çaresizliği, yaşadığı tüm duygular sizi de sarıyor. Olay örgüsü de hoşuma gitti. Bence bu kitap, yerini hakediyor.

10 puan

http://kronikokur.blogspot.com.tr/2015/04/trendeki-kz.html

6 puan

http://oldgirlsontheblog.blogspot.com.tr/2015/04/paula-hawkins-trendeki-kz.html

8 puan

Yazarın ilk kitap çalışması olarak iyi iş çıkarmış diyebilirim. Hikaye üç kadının ağzından yazılmış. Ağırlıklı olarak Rachel olayları anlatmış. Kitap boyunca sıkıldığım bir bölüm olmadı. Gerilim veya heyecan kitabın başı, ortası, sonu dahil zirve yapmasa da sıkıcılığa da düşmedi. Akıcıydı.
Gizem, polisiye tarzı hikayeler yazan çoğu yazar gibi bir hikaye oluş ve ilerleyiş şablonu vardı. Zaman zaman bu şablonun dışına da çıkabilmiş yazar.
Formattan ziyade, hikayenin başlangıç konusu biraz da benim gibi uzun yolculuk yapanların içini titretecektir. Kimi vakit geçip gittiğimiz evlerdeki hayatları merak ederiz. Neler yaşarlar? Şu anda ne yapıyorlar gibi. Bazen o evlerde, odalarda olmak isteriz. Hissetmek isteriz. O sofrada bulunmak, pişen yemeğin kokusunu içimize çekmek, sıcaklığını, rahatını ve kimi zaman güvenliğini ve huzurunu. Ya da öyle olduğunu hayal ederiz.
Tam da buradan başlamış yazar hikayeye ve son derece etkili bir konu başlangıcı olmuş. Sonrası bir şekilde sürüklenip aktı.
Beğendim.
Kapak tasarımı etkileyici. Albenisi var. Zaman zaman yazım hatalarına rağmen çeviri de iyiydi. İthakiyi tebrik etmek gerek.

5 puan

Çok etkilenmedim, katilin kim olduğu hiç sürpriz olmadı benim için. O yüzdn çok sevdim, bayıldım diyemeyeceğim...

6 puan

Kitabın konusu fikir olarak iyi olsa da okuyunca zaman zaman muhabbetin gereksiz yere uzadığını ve gidişatın öngörülebilecek kadar basit olduğunu diyebilirim. Katilin kim olduğunu yazarın verdiği ipuçları kitabın yarısına geldiğimde gayet açık gösteriyordu. Miss Marple kitapları bile daha heyecanlandırıyordu beni. Bu puanı hak etmese de emeğe saygımı göstermiş oluyorum.

8 puan

Rachel her gün trenle Londra'daki işine giderken yol üzerinde gördüğü evleri, manzarayı ezberlemiş ve sürekli takip etmektedir. Özellikle her gün kırmızı ışıkta tren durduğunda, evlerinin önünde durup baktığı ve onların hayatına imreniği bir çift vardır. Onlara isim bile vermiştir ve o muhitteki evlerin iç dizaynlarını bildiği için evin içinde nasıl hareket ettiklerini tahmin etmeye çalışmaya başlamıştır. Her gün gelip geçerken, bir zamanlar aynı caddede kendi mutlu evliliğini hatırlatan bu çifti seyretmektedir. Bir gün yine kırmızı ışıkta çiftin evinin önünde durduklarında kızın başka bir adamı öptüğünü görür ve çok sinirlenir, bir şekilde gidip kızı sarsıp kendine getirme isteği duyar içinde. Ertesi günlerde ise kızın kayıp olduğu haberini alır.. Takip ettiği çifttin Scott-Megan çifti olduğunu ve hayatları hakkında gerçek bilgilerini öğrenmeye başlar. Oraya gidip şüpheli halde olan kocasına karısının başka bir adamı öperken gördüğünü söylemek istese de, aynı semtte oturan eski kocası ve karısının evlerinin yanına yaklaşmayı istememektedir. Kocası Tom'dan boşandıktan sonra işten atılan, alkole kendini veren Rachel'in kendini toplaması hiç kolay olmuyor ve Megan'ın kaybolduğu gece o semtte trenden indiğini hatırlamasının ardından kendini bir anda olayın içinde bulur. Tek sorun Rachel'in bir çok şeyi unutan bir hafızasının olmasıdır. Belkide aslında hatırlanacak bir olayın olmamasıdır !


Kayıp kız filmini izlememiş olsaydım belki daha fazla etkilenirdim bu kitaptan. 10/8 diyebiliriz. Kurgusu güzel ve alışılmışın dışında bir roman. Kitap 350 sayfa ama ben 200 sayfayı günlerce süründürdüm, ama son 150 sayfa bir çırpıda bitti. Başlarda Rachel ayrı anlattı, Rachel'in eski kocası Tom'un yeni karısı Anna ayrı anlattı, komşuları Megan ayrı anlattığı için kafam karıştı ama sonunda tüm taşlar yerine oturdu.

Gerilim kategorisine değilde, polisiye kategorisine daha çok uyuyor.

Fırsatını bulursanız okuyun derim.

7 puan

Gerilim türünün iyi örneklerindendi kitap. Başrol Rachel'ındı ama diğer karakterlerin gözünden de okuduk olayları. Rachel için üzüldüm, kadın tam bir "kaybeden"di. Her tam düzelecek dediğimde, tekrar aynı batağa saplanması beni hem sinir etti hem de üzdü. Bu kadar derdinin içinde, bir de ülke çapında yankı uyandıran bir olaya istemeden müdahil oldu. Hikayesi cidden ilginçti. Yazar güzel anlatmış, Rachel'la kolay empati kurdum.

Anna ile Meghan'a ne desem bilemedim. Kitapta günahsız kimse yoktu neredeyse ama bu ikisi çoğu yerde "Bu kadar da olmaz" dedirtti. Sürprizbozan olmasın diye adını vermeyeceğim bir erkek karakter var bir de, evlerden ırak kendisi !

Sonu biraz beklenmedikti benim için. Olacakları kısmen tahmin ettim ama kitabın sonuna kadar merak uyandırıcı hadiseler devam etti.

5 puan

Neden çok sattığını kitabın okuyunca anlıyorsunuz. Aslında öyle edebi değeri yüksek bir kitap değil ama sıradan bir günce gibi yazıpta kurgusunu öyle bir yapmış ki yazar resmen ters köşe oluyorsunuz okurken.
O yüzden uzun zamandır ağır bir kitap okuyorsaız ve biraz nefes alayım derseniz bu kitap iyi bana göre.

8 puan

Uzun süre çok satanlar listesinde kalan, Amerika'da kısa sürede satış rekorları kıran kitap "Trendeki Kız" yazarın ilk romanı olmasına rağmen oldukça başarılı bir kurgu. Eksikleri yok değil ancak sizi sürükleyeceğine emin olabilirsiniz.

Trendeki kız, Rachel adında eşinden yeni ayrılmış, işsiz kalmış, alkolik biri. Eşinden ayrıldıktan sonra bir arkadaşının odasını kiralıyor ve kimseye işsiz kaldığını söylemeden her gün aynı saatte, trenin aynı vagonuna binip işe gidip gelirmiş gibi evden çıkıyor. Tren yolculuğu sırasında eski kocasıyla yaşadığı evi ve sürekli dikkatini çeken komşu evi izleyerek vaktini geçiriyor. Ancak bir gün gazetede, merakla izlediği komşu evde yaşayan Megan'ın kaybolduğunu okuyor. Olaylar burada başlıyor ve hiç aklınıza gelmeyecek bir sonla bitiyor.

Açıkçası kitabın ortalarında hikayenin biraz uzadığını düşündüm. Sürekli Rachel'ın sarhoşluğu, geceyi unutması, sabah kendine gelip hatırlamak için uğraşması ve içine düştüğü bu depresif hal beni yordu. Güçsüz ve aciz karakterlerden pek hoşlandığım söylenemez ancak olay ilerlediğinde tamamen başka bir hal aldı. Daha iyi bir anlatım olabilir miydi? Bence "evet" ama kesinlikle kötülenecek bir roman değil. Özellikle ilk deneyime göre... Bu kadar fazla satılmasını ve ses getirmesini gereksiz bulsam da iyi ki okumuşum dedim yoksa kitaplığımın eksik kaldığını hissedecektim.

Gerilim, heyecan sevenler için iyi bir alternatif "Trendeki Kız".

9 puan

Bildiğim, sevdiğim, kurgusundan ve kaleminden emin olduğum bir yazarın, polisiye kitabını okumak için sabırsızlanırım. Bu kitap uzun zamandır kitaplığımda idi. Hiç acele etmedim. Neden? Çünkü yazarın ilk kitabı ne kadar iyi olabilir diye düşündüm. İtiraf ediyorum; yanıldım.
'Trendeki Kız' üç karakterin (aslında bence üçü de kurban) ağzından, farklı tarihlerde ve saatlerde, kendi anlattıklarıyla kurgulanmış. Rachel yani trendeki kız, sabah akşam yolculuk ettiği trende, yol üstünde gördüğü evleri izliyor ve özellikle bir evdeki çift dikkatini çekiyor. Onların birbirlerine davranışları ile ilgili romantik hayaller kurup, kendine yakın bulduğu, zihninde mükemmel çift olarak canlandırdığı bir hikaye oluşturuyor. Ta ki bu mükemmelliği bozacak bir sahne görene kadar. Bundan sonrası tam bir heyecan fırtınası.
Bir kaç yerde şüpheye düştümse de katili tahmin ettim. Yine de bu kitabı, kurgusunu, yazarın kalemini çok beğendim. Gönül rahatlığıyla polisiye sevenlere tavsiye edebilirim. Ve ben de yazar başka kitap yazarsa sorgusuz alırım ki umarım yazar.

6 puan

Adeta bir film senaryosu. Kitabın temposu çoğu zaman yüksek ve okuması eğlenceli.

7 puan

Çoook uzun ki benim için neredeyse senelere denk gelen bir aradan sonra sizlerle ve kitaplarımla olmak çok iyi geldi.Zaten böyle bir kitabı 2 günde bitirmemden de kitapları özlemiş olduğum anlaşılıyor.Canımdan çok sevdiğim büyükbabamın vefatı ve finallerim aynı haftaya gelince insan depresyona girebiliyor,ama Allah'a şükür ki gayet iyi atlattım.
Her neyse,gelelim şu meşhuuur kitabımıza.Bana gayet akıcı geldi ama nedense ben o gerilimi alamadım kitaptan.Daha değişik şeyler bekliyor insan yorumları okuyunca.Çünkü o kadar abartılmıştı ki insan kayıtsız kalamıyor.Ama okuyunca anlıyorsunuz kitabın ne olduğunu.
Kitap beni sıkmadı,yanlış anlamayın.Ama öyle ahım şahım bir kitap değildi."Bestseller" kitaplarına bakış açım değişiyor...
Kitapta sevdiğin karakter var mı derseniz,belki Cathy derim.Çünkü ben olsam Rachel'ı kapı dışarı etmiştim.O merdivenlere kustuğu zaman.😁 Onun dışında hiçbir kitap vatandaşına kanım ısınmadı.
Kitapta birazcık "Kayıp Kız" havası vardı.Aslında benzer tarafları pek fazla yok ama bana o kitabı çağrıştırdı.Şu karı-koca ilişkisi şeysi...
Bunların dışında kitabı sevdim.Çok kolay okunabilen bir kitap.Kapağı hele bence mükemmel denecek kadar güzel.
Son söz olarak kitabı büyük beklentilere girmeden,keyifle okuyun derim. 😉

5 puan

Kitabı çok övmüşlerdi.Ama o kadar da iyi değil.

5 puan

Okurken çok sıkıldım ve bu kitabın bu kadar beğenilmesine gerçekten hayret ettim. Gerekenden fazla değer görmüş bir kitap bana göre. Yapılan yorumlardan birçok kişinin benimle ayni fikirde olmadığını okudum ancak bana göre tam bir zaman kaybıydı.

9 puan

Kurgu güzeldi. Elimden bırakamadım sonunu merak etmekten. Bir yerden sonra katili tahmin ettim ve doğru çıktı.Yine de son günlerde okuduğum en iyi kitaptı.

1 | 2 ileri