Nar Ağacı (düzenle)

(düzenle)

8.4

En Son Değerlendirmeler

0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Tebrizli Setterhan ile Trabzon'lu Zehra'nın yolları nasıl kesişecek. Balkan Harbi, Trabzonun Rus işgali ve rus ihtilali ile kaderleri değişen milletlerin yanı sıra kaderi birbirine bağlana iki insan. Bu arada savaş yıllarındaki acılar, dayanılamayacak şeyleri gören gözler, yaşayan bedenler.

1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Nar Ağacı, Nazan Bekiroğlu'ndan okuduğum ilk romandı. Yazarın anlatım tarzını çok beğendim. Yazar eserinde Trabzon, Tebriz, Tiflis, Batum ve İstanbul arasında tarihi bir yolculuk yaptırıyor. O dönemin yaşam tarzını, savaşları, savrulan hayatları, aşkları kavuşmaları bir film tadında anlatıyor adeta. Ancak ben kitap da Setterhan İle Zehra'nın büyük aşkının anlatılacağını sanıyordum. Kitabı okurken hep ne zaman başlayacak bu aşk dedim kendi kendime. sadece kitabın sonunda yüzeysel anlattı.Burada biraz hayak kırıklığı yaşadım. Ama genel olarak kitap güzeldi. Okumanızı tavsiye ederim.

2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

okuyun okutun :)

5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

ne desem az ne desem eksik
nazan bekiroğlu çok şanslı böyle bir kitabı yazabildiği için ve ben çok şanslıyım böyle bir kitabı okuyabildiğim için

6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Ne diyebilirim ki.. Uzun süre etkisinden çıkamayacağım kesin.. Şiir gibi bir kitap, inanılmaz güzel bir hikaye.. Settarhan sen ne güzel adamsın..

11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Başlangıçta çok sıkıcı ve berbat bir kitaptı ama ortalara gelince o kadar güzelleşti ki kitabı elimden bırakamadığım için ertesi günki sınavım berbat geçti.

12 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Sadece hikaye yönüyle de değil her yönden muhteşem ve farklı bir kitaptı Nar Ağacı... Hem tarihi yönden doyuruyor sizi hem de edebi bir dili var ancak bu öyle sizi korkutmasın çünkü kitap olay ağırlıklı ilerlediği için sayfalar akıp gidiyor elinizden, tabii bu yolculuk sırasında altını çizeceğiniz bir çok cümle olacak, nerede okursanız okuyun kaleminizi yanınızdan eksik etmeyin derim ben :)

Yorumumun tamamı için bloguma beklerim.
http://rapunzelinkulesinden.blogspot.com.tr/2016/03/nar-agaci-nazan-bekiroglu.html

1 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Çok beğendim çok güzeldi ama Setterhanla Zehranın hikayesi çok doyurucu değildi aç bıraktı. Keşke Daha uzun bahsedilseymiş

1 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

ilginç ve sürükleyici

1 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Nazan Bekiroğlu ile ilk tanıştığım kitap oldu Nar Ağacı.. Yorumlar ve baskı sayısı da etkilese de romanın gerçek karakterlerden ve yaşanmışlıklardan oluşan tarihi bir roman olması daha çok cezbetti beni. Kitabı okurken biraz zorlandım diyebilirim, çünkü ağır bir anlatımı olduğunu düşünüyorum.. Tabi ki yazarın üstün edebiyat bilgisi tartışılamaz ama belki de bana biraz okuması yorucu gelmiştir. İyi ki okudum diyeceğim kitaplar arasında yer aldığı kesin. Settarhan ve Zehra ne acılar, ne sıkıntılar atlatıp umulmadık bir şekilde birleşti yolları.. Yazarımız seyahatname şekline yazdığı romanında tıpkı gölge misali gezerken tarihler, yerler , mekanlar arasında okurlaını da peşinden gezdirdi adeta.. Büyükhanım'a hayran kaldım..Hasan ve Anuş' a çok üzüldüm, muhacırlık zamanlarını hiç böyle yakından okuyup dinlememiştim doğrusu...Kalemine yüreğine sağlık hocam..

1 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

İlk başlarda özenerek betimlemeleri uzata uzata anlatışını maalesef son bölümde bulamadım. Settarhan ve Zehra'nın buluşması solgun ve kısaca halledilmiş, sönük balon gibi sonu getirilmiş olduğundan dolayı beni hafiften hayal kırıklığına uğrattı.
Ne yazık ki...

1 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Tarihi, görünmez bir şekilde dolaşmak ister misiniz?
Hele ki anneanne ve dedenizin ırmaklarının birleşimini görmek..!
Haydi buyrun, açın ilk sayfayı ve gerçek bir roman okuyun..

1 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Nazan Bekiroğlu Hanımefendiden muhteşem bir roman daha...Bir yazar nasıl olur da yüreğinizin ta içine işler?? Sadece aşk ve kavuşma öyküsü değil. Tarihten de çok şey öğreneceksiniz

1 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
3 puan

okudum ama nasıl okudum...
bu kitaba nasıl bu kadar yüksek puanlar verilmiş anlamıyorum.teknik açıdan zayıf bir kitap.yazar hakim bakış açısıyla yazmama konusunda diretmiş, fotoğrafların içine giriyor -üstelik bunu gözümüze soka soka yapıyor, okuyucuya hiç düşünme fırsatı vermeden-

kitabı okumaya başlamadan önce konuyu Zehra ve Setterhan'ın aşkı sanırken okuyunca anladım ki yazar gezip gördüğü yerleri de bize anlatmak istemiş.anlatsın iyi hoş da betimlemeyi ve edebi ifadeleri bu kadar abartmasaymış keşke.ustalığını göstermek için mi yoksa kitabı 500 sayfaya tamamlamak için mi bunu yapmış bilemiyorum.kitabın sonuna kadar hadi artık kahramanlar tanışsın diye okudum.Zehra ve Setterhan'ın önceki aşk hikayeleri ile Setterhan'ın bir gün içinde Piruz'la kurduğu dostluk zorlama olmuş olmasa da olurmuş..yazar zerdüştlük hakkında bilgi vermeyi de başka bir kitaba bırakabilirmiş.

sonuç olarak gereksiz uzatılmış olay örgüsü, sanatsal ifadeler ve betimlemelerle kitabı sıkıcı hale getirmiş...

1 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Attı adımını Settarhan. Muhabbeti, vicdanı, insaniyeti, iyiliği, adını koyamadığı o bir tek kendisine ait şahsiyeti, bütün sülalesinden kopup da sadece kendisinden ibaret olan o yanı daha ağır gelmişti. Aramadı, peşlerine düşüp de bir köşede kıstırmadı o ikisini. Azam' ı saçlarından sürükleyerek ardı sıra çekmedi. En fazla nefret ettiği anda dahi onun inkar edemediği güzelliğinin karşısında öfkesini şehvetle bilemedi. Kendisine de ait olan geçmişe ihanet etmedi.
Ama artık buralarda durulmazdı, şimdi ona bir hicret lazımdı. Mah-ı Muharremdi. Her yan Kerbela. Varsın olsun, Hüseyin olmak Yezid olmaktan yeğdi.
Okunmaya değer bir kitap.

1 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Bu kitap yüzünden metroda kaç defa ineceğim durağı kaçırdım:) Dalıp gidiveriyor insan...
Nazan Bekiroğlu ile ilk tanışmam, iyi ki tanımışım, kalemine sağlık...
Sonda Setterhan ve Zehra'ya doyamadan bitiverdi...

1 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Herkes okumalı

1 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Nazan Bekiroğlu'nu tanımama vesile olan kitap. Başlarda biraz sıkıldım biraz okumaya ara verdim bu yüzden ama sonrasında dilindeki şiirsellikle, tarihle olay örgüsünü harmanlamasıyla beni kendine çekmeyi başardı :) Kitabı elimden bıraktığımda Settarhan'ın hayatını düşünmeden duramadım. Ah minel aşk...

1 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

okuduğum en iyi tarihsel romanlardan biriydi.

2 yıl, 1 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Bir kişi dedesinin hikayesini ancak bu kadar absürt bir şekilde anlatabilirdi. Anlatılan hikaye konusunda bir yorum yapmaya gerek yok çünkü hikaye, anlatım tarzı sebebiyle zaten parçalanmış. Kitap boyunca günümüze geçişler okuyucu adeta kitaptan itmektedir. Günümüzden geçmişe geçişler, geçmişteki deneyimler başlı başına birer facia. Kitaptaki cümlelerin edebiyat kaygısı ile gereksiz uzatılması, zıt anlamlı kelimelerin ard arda sıklıkla kullanılması, bir öge veya duygu için bir çok betimlemenin aşırı gereksiz bir şekilde yapılması kitabı okuyanlar için büyük zorluklar yaşatmakta. Son kısımdaki sessiz sohbet de aynı şekilde hayal kırıklığı. Defalarca kitabı yarıda bıraktım ama sonra merak ettiğimden değil, kitabı yarım bırakmayı sevmediğim için okumaya devam ettim. Benim için zaman kaybından başka bir şey değildi.

2 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

"sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim.." şu cümle bile kitabı okumaya yeter.Settarhan...tam da bu.

2 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Nazan Bekiroğluyla tanışmama vesile oldu Nar Ağacı.Tarihi bilgilerin romanla harmanlandığı bir kitap okumak istedim.O yüzden bu kitabı seçtim.Roman olarak beğensem de tarihi olayların kitaba az dahil edilmesi beni hayal kırıklığına uğrattı.
Hikaye çok güzeldi.Sonu için okunan kitaplardan değil aksine sonu başta belirtilmiş olan türden bir kitaptı.Başta anlatılan Setterhanla Zehranın hikayesini sayfa sayfa yaşadım.Kitabın bu yönü çok hoşuma gitti.Nazan Bekiroğlunun anlatım tarzı ve üslubu da çok hoşuma gitti.Buna rağmen beni rahatsız eden bir şey vardı bu kitapta.Gereksiz yere uzatılan bölümler bunlardan biriydi.Yazarın geçmişten şimdiki zamana döndüğü bölümlerde öyleydi.Bunu yerine bir sadece kitabın başında ve sonunda yaşadığı zamana dönse ve bazı söylemediği noktaları bu bölümlerde söylese çok daha dikkat çekici olurdu.
Beni en çok hayal kırıklığına uğratansa Zehra ve Setterhanın aynı mekanda bulunmamasıydı.Kitap boyunca acaba nasıl kavuşacaklar diye merak edip sonunda böyle bir şey olması tam bir fiyasko.En azından ilk bakışmaları bile anlatılsaydı bana yeter de artardı bile.
Olumsuz düşündüğüm yanları olsa bile okunabilir güzel bir kitaptı.Merak edenlere tavsiye ederim:))

2 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Harika bir kitap.Olayların olduğu yerleri yazar çok iyi tavsir etmiş sanki onlarla beraber ben de oradaymış gibi hissetttim kitabın sonuna kadar. Kitap bitmesin diye çok uğraştım. Çünkü oradaki karakterlerden ayrılmak istemedim. :)

2 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Yer yer fazla tasvirlerden dolayı sıkılsam da çok güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum.Kitap okuyucuya kendini yaşatıyor.Sıcacık bir roman.Kalemine sağlık Nazan Bekiroğlu.

2 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

harika bir kitap

2 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Yillar sonra yusuf ile zuleyhadan sonra okudugum bir Nazan Bekiroglu kitabi. Trabzon asigi bana eski zaman Trabzonunu yasatan bir eser. O gezerken faroz da, meydan da, uzun sokakta benimde yol aldigim bir kitap. Tarihin, 1. Dunya savasinin, balkan harbinin o kitaplarin arkasinda duydugum ama hissedemedigim yoksulluk, kayip, analik, evlatlik, ozlem duygulari. Askin farkli turleri, aile yapisi. Ne diyebilirim ki guzel hem de cok guzel bir kitap.

2 yıl, 6 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
3 puan

ah ah keşke o sanatsal ve artistik denmeleri yazmaya devam etse idi. bu romanı okumaya başladım ama pişmanım yani roman kaideleri vardır postmodernist desen değil romantik desen değil umarım okudukça fikrim değişir. ama ne olur sadece deneme yaz nazan hoca:(

2 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

nar ağacını bir arkadaşa sorduğumuzda 'her kitaptan öğrenilecek şeyler vardır okuyun' demişti. okuduk haklı çıktı bu kitap bize çok şey kattı.
iki ırmak nasıl ayrı ayrı akar da sonra bir araya gelir? yollar kesişene kadar bir ırmağı okurken aklınız öbüründe kalıyor, öbür ırmağın hikayesindeyken de diğerinde.
Nazan Bekiroğlu'nun bu başarılı kitabı okunmaya değer. çünkü insana beklediğinden fazlasını sunuyor ve öğrenilecek şeyler barındırdığını okuyanlarına söylettiriyor.

2 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Sonunda bitirebildim çok mutluyum. Kitap güzeldi, işlediği konu insanı etkiliyor. Ama açıkcası ilk 250 sayfası benim açımdan çok sıkıcıydı. Ayrıca düşündüğüm, hayal ettiğim gibi de ilerlemedi. Bunun dışında bazı yerleri okurken çok duygulandım. Keişke günümüze pek dönmeseydi yazar. Beni asıl sıkan yerler bu sayfalardı.

2 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Betimleme oldukça başarılı olduğundan sanki kahramanla beraber yaşıyorsunuz. Ayrıca kitap başta kalın gibi gelsede çok akıcı bir çırpıda bitiyor.:)

2 yıl, 7 ay önce
geri 1 | 2 | 3 | 4