Lutetia

Fransız gazeteci-yazar Pierre Assoulinein romanı Lutetia, Yapı Kredi Yayınları tarafından Türkçeye kazandırıldı. Simenon ve Henri Bresson-Cartier biyografileriyle ülkesinde ses getiren Assoulinein, yine yayımlandığında yalnızca Fransada değil, başta Almanya ve İngiltere olmak üzere çeşitli ülkelerde büyük ilgi gören ve tartışılan romanı Ali Cevat Akkoyunlunun çevirisiyle Türk okuruna merhaba diyecek. Avrupaya büyük bir çöküş yaşatan 2. Dünya Savaşı sırasında, Parisin en gözde otellerinden Lutetiada güvenlikten sorumlu detektif Edouard Kieferin gözünden kan ve gözyaşıyla yazılmış bir tarih anlatılıyor Lutetiada. Savaş ve Parisin işgali boyunca otelden hiç ayrılmayan kahramanımız, yıkımdan önceki görkemli yaşama, Nazi istihbarat örgütünün otele yerleşmesine, ardından da kurtuluşla birlikten kamplardan dönen, bitik haldeki binlerce çaresiz insanın sığınmasına tanıklık ediyor. James Joycetan Marc Blocha, dönemin en önemli kültür kişiliklerinin otelden gelip geçişiyle renklenen anlatı, yazarın yoğun bir arşiv çalışmasıyla elde ettiği gerçek bilgilerin de harmanlanmasıyla bir tür tarihî-belgesel romana dönüşüyor. Bütün bunların yanında, kimi zaman sadece gözlerle anlatılan bir aşk öyküsü de hazin ve çarpıcı anlatım içerisinde kendisine yer buluyor.James Joycetan Marc Blocha, dönemin en önemli kültür kişiliklerinin otelden gelip geçişiyle renklenen anlatı, yazarın yoğun bir arşiv çalışmasıyla elde ettiği gerçek bilgilerin de harmanlanmasıyla bir tür tarihî-belgesel romana dönüşüyor. Bütün bunların yanında, kimi zaman sadece gözlerle anlatılan bir aşk öyküsü de hazin ve çarpıcı anlatım içerisinde kendisine yer buluyor.

Fransız gazeteci-yazar Pierre Assoulinein romanı Lutetia, Yapı Kredi Yayınları tarafından Türkçeye kazandırıldı. Simenon ve Henri Bresson-Cartier biyografileriyle ülkesinde ses getiren Assoulinein, yine yayımlandığında yalnızca Fransada değil, başta Almanya ve İngiltere olmak üzere çeşitli ülkelerde büyük ilgi gören ve tartışılan romanı Ali Cevat Akkoyunlunun çevirisiyle Türk okuruna merhaba diyecek. Avrupaya büyük bir çöküş yaşatan 2. Dünya Savaşı sırasında, Parisin en gözde otellerinden Lutetiada güvenlikten sorumlu detektif Edouard Kieferin gözünden kan ve gözyaşıyla yazılmış bir tarih anlatılıyor Lutetiada. Savaş ve Parisin işgali boyunca otelden hiç ayrılmayan kahramanımız, yıkımdan önceki görkemli yaşama, Nazi istihbarat örgütünün otele yerleşmesine, ardından da kurtuluşla birlikten kamplardan dönen, bitik haldeki binlerce çaresiz insanın sığınmasına tanıklık ediyor. James Joycetan Marc Blocha, dönemin en önemli kültür kişiliklerinin otelden gelip geçişiyle renklenen anlatı, yazarın yoğun bir arşiv çalışmasıyla elde ettiği gerçek bilgilerin de harmanlanmasıyla bir tür tarihî-belgesel romana dönüşüyor. Bütün bunların yanında, kimi zaman sadece gözlerle anlatılan bir aşk öyküsü de hazin ve çarpıcı anlatım içerisinde kendisine yer buluyor.James Joycetan Marc Blocha, dönemin en önemli kültür kişiliklerinin otelden gelip geçişiyle renklenen anlatı, yazarın yoğun bir arşiv çalışmasıyla elde ettiği gerçek bilgilerin de harmanlanmasıyla bir tür tarihî-belgesel romana dönüşüyor.... tümünü göster


Değerlendirmeler

değerlendirme
8 puan

Lutetia,II.Dünya Savaşı'nın dönemin önde gelen otellerinden birine nasıl yansıdığını konu alıyor.Savaş,otel çalışanlarından biri tarafından gözlemleniyor ve anlatılıyor.Lutetia önce sanatçı ve yazarlara,daha sonra düşman askerlerine,en sonunda da toplama kampından dönen esirlere açıyor kapılarını.Olaylar savaşın ortasında,topların tüfeklerin patladığı bir cephede geçmediği için savaş ortamının yıkıcılığını yaşamıyorsunuz.Ama savaşın sivil halk üzerinde ne gibi etkileri olduğuna tanıklık edebiliyorsunuz.

itabı okurken ana kahraman (Edouard Kiefer) yerine zihnimde Jean Reno'yu yerleştirdim.Leon'da gördüğümüz deri ceketi,kasketi ve yuvarlak camlı gözlüğüyle değil de takım elbisesi,beyaz gömleği ve kravatıyla bence anlatılan ortama çok uygundu.En az Leon'daki kadar sessiz ve içine kapanık...Öyle ki bu yalnız adam "Tek olmak bir hapishane,hatta bir sınır değil,tam tersine,bir başarıdır." diyordu yalnızlığı ile övünerek.

Savaşla ilgili pek çok şey söylenmiş veya yazılmış olabilir.Ama ben savaş hakkında veya savaş karşıtı daha iyisini okumadım:

" Savaş,bana savaştan bahsetmeyin,savaşta en ufak bir soyluluk göremiyorum,vatansever kasaplık temiz ve onurlu da değil,belki gazetelerin redaksiyon bölümlerinin dışında...Savaştan,gerçek savaştan kurtarılacak bir şey yok...Savaşta insanın kendini öldürteceği güzel bir şekil de yok...Asker olarak gittim,mağara adamı olarak döndüm...Savaş hayatlarımızı sonsuza dek damgaladı..."


Baskı Bilgileri

326 sayfa


ISBN
9789750812460

Etiketler: roman

Benzer Kitaplar

Şu An Okuyanlar

Şu anda kimse okumuyor.

Okumuşlar

Cessie Nurtaş osmnuynk
3 kişi

Okumak İsteyenler

doganozmurat ekhobiaS
2 kişi

Takas Verenler

Nurtaş
1 kişi
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski