Boncuk Oyunu (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Alman dilinin en büyük yazarlarından Hermann Hesseye Nobel Edebiyat Ödülünü kazandıran Boncuk Oyunu, Doğu ve Batı felsefelerinin kusursuz bir bileşiminden oluşan yeni ve ütopik bir dünya düzeni sunan bir başyapıt. Hesse, 1943 yılında, tüm dünyanın savaş cehennemini yaşadığı sırada yazdığı Boncuk Oyununda, Doğu ve Batı felsefelerinin kusursuz bir bileşiminden oluşan yeni ve ütopik bir dünya düzeni sunar okura. Sanat ve bilimde disiplinlerarası bir uyum üzerine kurulu, Hessenin düş ve düşün gücünün ürünü fütüristik bir oyun olan Boncuk Oyunu, bu yeni düzenin simgesidir. Toplumsal ahlakın bireyin iç ahlakını yok ettiğine inanan Hesse, bu kitabında Batının toplumsal dayatmalarına karşı Doğunun bireysel özgürlüğünü yüceltir, söz konusu yeni dünya düzenini bireysellik üzerine temellendirir. Alman dilinin en büyük yazarlarından biri olan Hermann Hessenin başyapıtı olan ve 1946 yılında Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülen Boncuk Oyunu, Kâmuran Şipalin özenli çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları tarafından bir kez daha Türkçeye kazandırıldı. TADIMLIKEh, her yıl olduğu gibi o yıl da konuklar akın etmişti Waldzelle. İçlerinden pek çoğunun hiçbir şeyden haberi yoktu, bazıları ise Magister Ludinin sağlık durumu konusunda endişeliydi ve oyunun seyrine ilişkin can sıkıcı önsezilerle festivale gelmişti. Waldzell ve yakındaki yerleşim birimleri insanla dolup taşmaktaydı, tarikat yöneticileri ve yüksek eğitim kurulu üyeleri neredeyse tam kadro şenlikte hazır bulunuyordu. Ayrıca, ülkenin uzak köşelerinden ve dış ülkelerden bir bayram havası içinde turistler gelerek konukevlerini doldurmuştu. Her zamanki gibi festival, oyun arifesindeki akşam, meditasyona ayrılmış bir saatle açıldı, çan sesiyle verilen bir işaret üzerine insandan geçilmeyen bütün şenlik alanı huşuyla karışık derin bir sessizliğe gömüldü. Ertesi sabah da müzik gösterilerinden birincisi gerçekleştirildi ve oyunun ilk bölümüyle bu bölümdeki her iki müzik temasına ilişkin meditasyonun duyurusu yapıldı. Üzerinde Boncuk Oyunu üstadının festival giysisiyle Bertramın davranışlarında vakur ve serinkanlı bir hava esiyordu, ama adamda bet beniz kalmamıştı, halinde günden güne artan aşırı bir yorgunluk, bir ıstırap ve tevekkül ifadesi okunuyordu, son günlerde gerçekten bir gölgeye benzemişti. Oyunun daha ikinci günüydü ki, Magister Thomasın sağlık durumunun kötüleşip ölümle pençeleştiği haberi ortalığa yayıldı ve aynı günün akşamı hasta üstatla gölgesini konu alan söylentiye sağda solda ve işe daha bir aşina kişilerin çevresinde ilk katkılar başladı. Vicus Lusorumun en iç kesiminden, magister adaylarından kaynaklanan bu söylentiye göre, üstat sözde festivali yönetmek istiyor ve yönetecek güçte görüyordu kendini, ama açgözlü gölgesi hesabına özveride bulunarak festivali yönetme işini ona havale etmişti. Gelgelelim, bu yüce rolün pek üstesinden geleceğe benzemediği ve festivalin bir düş kırıklığıyla sonlanacağı tehlikesi baş gösterdiği için festivalden, gölgesinden ve onun başarısızlığından kendisini sorumlu tutan üstat, yapılan hatanın kefaretini bizzat ödemek istemişti; sağlık durumundaki ani kötüleşmenin ve ateşindeki yükselmenin nedeni de bundan başka bir şey değildi. Kuşkusuz söylentinin daha değişik çeşitlemeleri de vardı, ama elit çevreninki böyleydi ve elit çevre, bu çalışkan yeni kuşak, duruma hazin gözüyle baktığını ve onun herhangi bir şekilde değiştirilip iyi, güzel ve zararsız gösterilmesini desteklemek istemediğini böylece açığa vuruyordu. Terazinin bir gözünde üstada karşı saygı, öbür gözünde gölgesine karşı kin ve nefret yer almaktaydı. Ucu üstada dokunsa bile, gölgesinin başarısızlığa uğraması ve tepetaklak yıkılıp gitmesi bir dilek olarak gönüllerde yaşıyordu. Derken bir gün geçmişti aradan; bu kez ortada dönen söylentiye göre, güya magister hasta yatağında, temsilcisiyle elit gruptaki iki senyörden birbirleriyle güzel güzel geçinip festivale gölge düşürmemelerini ısrarla rica etmişti. Bir başka gün de ortada yeni bir söylenti dolaşmaya başlamıştı; buna göre, ölmeden son arzusunu dikte ettirmişti üstat ve yöneticilere kendisinden sonra yerine geçmesini istediği kişinin ismini açıklamıştı; bazı isimler dolaşmaya başlamıştı dillerde, magisterin sağlık durumunun sürekli kötüye gittiğine ilişkin haberlerin yanı sıra bu ve benzeri söylentiler almış yürüyor, her ne kadar festivalin ilerki bölümünü izlemekten vazgeçerek Waldzellden ayrılıp gidenler çıkmıyorsa da, gerek konukevlerindeki, gerek festival salonundaki şenlikli hava günden güne bulutlanıyordu. Bütün organizasyon ağır ve kasvetli bir baskı altındaydı, ama dışarıdan bakınca yine de her şey düzgün bir biçimde olup bitmekteydi; ancak, herkesin daha önceden aşinası olup beklediği neşe ve sevinçten bu festivalde pek eser yoktu. Bitimine iki gün kala festivalin hazırlayıcısı Magister Thomas gözlerini bir daha açmamak üzere hayata yumunca, Kastalya yöneticileri tüm çabalarına karşın ölüm haberinin duyulmasının önüne geçemediler. Ne tuhaftır ki, düğümün bu şekilde çözülmesi, festival izleyicilerinden bazısının içini rahatlatmıştı. Boncuk Oyunu öğrencilerinin, özellikle elit gruba mensup olanlarının Ludus sollemnisin bitiminden önce yas tutmalarına ya da birbirlerine nöbetleşe yerini bırakan gösteriler ve meditasyonlarla festival günlerindeki etkinliklerin çok sıkı şekilde belirlenmiş akışını en ufak biçimde aksatmalarına izin verilmemişse de, en son festival töreni ve festival gününü ağız ve gönül birliği etmişler gibi öyle bir tutum ve hava içinde kutlamışlardı ki, saygıdeğer üstadın ölümü için bir matemden farksızdı adeta. Beri yandan, aynı kişiler aşırı yorgun düşmüş, uykusuz, sararmış yüzü ve yarı kapalı gözleriyle temsilcilik görevini sürdüren Bertramın çevresinin dondurucu bir yalnızlık atmosferiyle sarılıp kuşatılmasına çalışmışlardı.

Alman dilinin en büyük yazarlarından Hermann Hesseye Nobel Edebiyat Ödülünü kazandıran Boncuk Oyunu, Doğu ve Batı felsefelerinin kusursuz bir bileşiminden oluşan yeni ve ütopik bir dünya düzeni sunan bir başyapıt. Hesse, 1943 yılında, tüm dünyanın savaş cehennemini yaşadığı sırada yazdığı Boncuk Oyununda, Doğu ve Batı felsefelerinin kusursuz bir bileşiminden oluşan yeni ve ütopik bir dünya düzeni sunar okura. Sanat ve bilimde disiplinlerarası bir uyum üzerine kurulu, Hessenin düş ve düşün gücünü... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

600 sayfa


ISBN
9789750803612

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.1 puan (9 kişi)
44 okumuş, 42 okumak istiyor, 0 okuyor

7.4 puan (31 kişi)
70 okumuş, 28 okumak istiyor, 1 okuyor

8.5 puan (59 kişi)
142 okumuş, 61 okumak istiyor, 3 okuyor

6.7 puan (27 kişi)
60 okumuş, 15 okumak istiyor, 0 okuyor

9.1 puan (17 kişi)
28 okumuş, 59 okumak istiyor, 1 okuyor

8.6 puan (26 kişi)
69 okumuş, 23 okumak istiyor, 1 okuyor

8.3 puan (31 kişi)
68 okumuş, 26 okumak istiyor, 0 okuyor

7.8 puan (53 kişi)
113 okumuş, 38 okumak istiyor, 0 okuyor

8.8 puan (46 kişi)
91 okumuş, 83 okumak istiyor, 2 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

80 kitap, 589 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

carbonara kien
2 kişi
Pollux dmlakn esrefgrkn darknessfire Brobdingnag bakifani Kontrpuan cuneytgargin kadirdurmus Metafor handgrenade elsanin_mecnunu bilalante indocilis demian serhanuresin Sonik Panik leuhrall asude14 supersolak jas RUDO petit goddess bombyx__mori nobody26 green Derya Özkan eylemille john galt sufel kalantorxl Hakan Kiper kırmızıpelerinlikent mustisur kargasiz tansukaraca ilkercam cimbilli
40 kişi
Shehla gokuyum teomaninan01 donnakişot cgdmtr anagram Tuğçe Nihal cansum muannitsahtegi chiviyazisi duyyguu Gülsn KARAMELA burak mezgio ssri dicle öndeş serkankynk ismail polat Asımcan Çako Elma zezéé deliokurum Zamett beniboylehatirla asenacaner nursah giosue inci16 ıslakçeltik Nietzsche mata hari Hilâl hitlerjik Dilan Nar melankolimelankoli gineli Serter Safa armes
93 kişi
Burda insan yok

Değerlendirmeler

değerlendirme
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Kesinlikle okuyup üzerine düşünülmesi gereken bir kitap

4 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Hesse'nin okunması gereken 1001 kitaptan biri listesine giren kitaplarından biri.Oldukça durağan ama güzel ki ben Hermann Hesse'yi oldukça severim.Ama Hesse'yi daha önce okumayıpta okumayı düşünenler için tavsiye etmem bence yazarı okumaya Siddharta'dan başlasalar daha iyi olur.....

3 yıl, 11 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski