
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: witold gombrowicz
Yirminci yüzyıl romanın doruklarından birini oluşturan Ferdydurke sınıflandırlamaz bir yapıttır. Siyasal bir alegori, modern uygarlığın gerçeküstücü bir incelemesi, varoluşçu bir roman ve klasik Polonya edebiyatının tüm öğelerini içeren karmaşık bir parodi olduğu şeklinde farklı değerlendirilmelere tabi tutulsa da ortak kanı, tartışmasız bir başyapıt olduğudur. Yayımladıktan sonra Polonyada yasak…

Yazar: günter grass
Bu kitap, bir Almanın Almanya üzerine mazoşizme varan haşin eleştirisinin apaçık dışavurumudur. Hiç büyümek istemeyen küçük Oscarın öyküsünü okurken aynı zamanda zamanımızın alışılmış edebi sembollerinden biriyle tanışacaksınız. Teneke Trampet, hiç abartısız XX. Yüzyılın Edebiyat Tarihine bu kimliği veren başlıca yapıtlardandır....

Yazar: vladimir nabokov
Amerikalı ünlü şair John Shade 1959´da öldürüldü. Bu kitapta onun ölümünden sonra yayımlanan son şiiri ile editörün yazdığı önsöz, uzun bir açıklama bölümü ve dizin ter almaktadır. Ama bu editör öbür editörlere hiç benzememektedir; kibilir, meraklı, tuhaf, hoşgörüsüz biri. Sakın kafadan sakat, kötü, üstelik tehlikeli bir adam olmasın' Uzun boylu, kara sakallı bu anlatıcı, kitabın içinde kası…

Yazar: antoine de saint-exupéry, merve otçeken
Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam altı yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o, sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi…

Yazar: orhan pamuk
Galip, çocukluk aşkı, arkadaşı, amcasının kızı, sevgilisi ve kayıp karısı Rüya'yı karlı bir kış günü İstanbul'da aramaya başlar. Okuyucu, bir esrarlı alemin işaretleriyle dolu İstanbul'da Galip'in araştırmalarını ve karşılaştığı kişileri izlerken, bir yandan da bu araştırmaları değişik işaretler ve tuhaf hikayelerle tamamlayan köşe yazarı Celal'in satırlarıyla karşılaşır.…

Yazar: thomas bernhard
Thomas Bernhardın son dönem romanlarından Eski Ustalar ilk kez Türk okurunun karşısına çıkıyor. Yazarın 1985 tarihli bu çalışmasında, önceki kitaplarından bildiğimiz anlatım bütünlüğü ve yoğun dil enerjisi dikkat çekiyor. Yazarın sıradışı sanat anlayışının yanında, devlet, aile, basın, eğitim gibi pek çok konudaki görüşleriyle son derece sarsıcı bir kitap var karşımızda. Bernhardın YKYden daha ön…

Yazar: thomas mann
Thomas Mann’ın son eseri olarak tasarladığı Doktor Faustus (1943-1947), kendini şeytana adayan bir sanatçının romanıdır. Besteci Adrian Leverkühn’ün kurmaca biyografik romanında Thomas Mann, tarihsel Faust mitini yeniden canlandırır ve döneminin büyük tehlikeler içeren sorunsalı nasyonal sosyalizmle ilişkilendirir. Mann’ın, gelişkin toplum ruhunun insan bedeninde arkaik ilkelliğe teslim oluşu şek…

Yazar: virginia woolf
Virginia Woolf, 1931de yayımladığı Dalgaları yazarken, bu kitapla o güne değin hiçbir başka romancının göze alamayacağı değişik şeyleri yapmak istediğini, bu romanın o güne değin yazılan hiçbir başka romana benzemeyeceğini biliyordu. (...) Çünkü Dalgalar, hem düzyazıyla kaleme alınacak, hem de şiir olacaktı; hem roman olacaktı, hem de tiyatro oyunu.Mîna Urgan, Virginia WoolfVirginia Woolf, Dalga…

Yazar: jerome david salinger
Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'ı ve Ackley'i bile, sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra. Çavdar Tarlasında Çocuklar, Salinger'ın tek romanı. Ergenlik çağının içinde, yetişkin dünyanın düzenine…

Yazar: jean paul sartre, melda zirek
Jean-Paul Sartreın ilk romanı olan Bulantı, Alain Roquentin adlı kahramanının günlüğü biçiminde yazılmıştır. Uzun yolculuklardan sonra, on dokuzuncu yüzyılda yaşamış birinin hayatını araştırmak üzere Bouville kentine dönen Roquentin, yalnız bir insandır. Günlük tutmaya başlamasına neden olan tuhaf bir değişim geçirir. Çevresindeki nesneler karşısında bulantı duymaya başlar. Nesnelerin adları, anl…

Yazar: orhan pamuk
Orhan Pamuk'un 'en renkli ve en iyimser romanım' dediği Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbulda karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve ge…

Yazar: heinrich böll
Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Heinrich Böll'ün Babasız Evler adlı romanı, savaşın dehşetini değişik bir bakış açısından sergiler. Kitapta savaş, cephelerden değil, fakat 'sonrasında', savaşın bitiminin ardından, o savaşta ölmüş babaların ve kocaların geride bıraktıkları insanların evlerinden yola çıkılarak anlatılır. Bu bakış açısından dış dünyada 'bitmiş' olan savaş, babas…

Yazar: william cuthbert faulkner
1897de, Mississippi, New Albanyde doğan William Faulkner, 20. Yüzyıl Amerikan Yazınının yetiştirdiği en büyük yazar ve modern dünya romancılarının en iyilerinden biridir. Romanları, doğup büyüdüğü güneyin efsanesinden esin alır. Bu yüzden iç savaş, zenci sorunu gibi konuları sık sık işlemiştir. Ailesinin onur, beyazların sosyal konumu, tarihi kahramanlıklar gibi konulara yaklaşımı da Faulknera ya…

Yazar: max weber
Şehir teorisi, her gazetecinin, şairin ve romancının bildiği bir şeyi, yani şehrin yaşayan bir şey olduğunu her nasılsa açıklayamıyor. Bir yaşam sistemi olarak şehir, bizatihi biyolojik evrimin yapısına nüfuz etmekte, yeni şehir haşeratı ve şehir hayvanları biçimleri yaratmaktadır. Gümüşcün böceği, güve, tahta kurusu ve hamam böceği gibi kentsel haşerat vardır. Bunlar, proletarya kadar kente özgü…

Yazar: max weber
Şehir teorisi, her gazetecinin, şairin ve romancının bildiği bir şeyi, yani şehrin yaşayan bir şey olduğunu her nasılsa açıklayamıyor. Bir yaşam sistemi olarak şehir, bizatihi biyolojik evrimin yapısına nüfuz etmekte, yeni şehir haşeratı ve şehir hayvanları biçimleri yaratmaktadır. Gümüşcün böceği, güve, tahta kurusu ve hamam böceği gibi kentsel haşerat vardır. Bunlar, proletarya kadar kente özgü…

Yazar: rasim özdenören
Varlığın sesini dinleyenlerin, neler konuştuğuna kulak kesilenlerin, kuşların dilini, içerdeki benin dilini öğrenenlerin hayata verdiği en doğrudan karşılıktır aşk. Bu karşılıkla insan ben, sen ve o arasındaki ayrıştırıcı grameri aşarak birlik deneyiminde karar kılar. Aşk ve aşkınlık kelimeleri arasında yalnızca bir ses benzerliği yok elbette. Anlam ilişkisi var bu ikisi arasında. Aşk gündelik ha…

Yazar: theodor w. adorno
Minima Moralia, Adornonun başyapıtıdır. İlgilendiği bütün alanları bu kitapta -bazen birkaç sayfalık tek bir fragman içinde- bir araya getirmiştir: Felsefe, günlük yaşam, siyaset ve işçi hareketinin tarihi, edebiyat ve müzik, psikoloji, Faşizm, ırkçılık ve savaş. Bir polemik kitabı olarak da görülebilir: Bütün bu konuları, karşılarında eleştirel bir tutum aldığı düşünce sistemleriyle (örneğin var…

Yazar: rasim özdenören
Varlığın sesini dinleyenlerin, neler konuştuğuna kulak kesilenlerin, kuşların dilini, içerdeki benin dilini öğrenenlerin hayata verdiği en doğrudan karşılıktır aşk. Bu karşılıkla insan ben, sen ve o arasındaki ayrıştırıcı grameri aşarak birlik deneyiminde karar kılar. Aşk ve aşkınlık kelimeleri arasında yalnızca bir ses benzerliği yok elbette. Anlam ilişkisi var bu ikisi arasında. Aşk gündelik ha…
Yazar: theodor w. adorno, max horkheimer
Adorno ile Horkheimer 1956 baharında üç hafta boyunca bir tartışma yaptılar ve bu tartışmayı Komünist Manifesto'nun güncel bir versiyonunu üretme niyetiyle teybe kaydettiler. İki filozof eserlerinin teori-pratik ilişkisi, emek, boş zaman, tahakküm, özgürlük gibi temel temaları üzerine, tutarlılık ve temellendirme kaygısı gözetmeksizin siyasi dozu yüksek serbest doğaçlamalar yapıyorlar. S…



