Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: frank mccourt
Frank McCourtun çocukluğunu anlatan Angelanın Külleri dünyanın her yerinde büyük bir okuyucu kitlesi tarafından okundu ve çok sevildi. Büyük bir yoksulluğu anlattığı halde, McCourtun kalemindeki sevecenlik ve ince mizah, satırların arasından sızan umutla birleşince, ortaya bir kurtuluş, bir başarı öyküsü çıkmıştı. Kitap birçok ödül aldı (Pulitzer Ödülü - Ulusal Kitap Kriterleri Çevresi Ödülü - Lo…

Yazar: frank mccourt
''Geriye bakıp çocukluğumu anımsadığımda, nasıl hayatta kalabildiğime hala şaşarım. Kötü bir çocukluktu; mutlu bir çocukluğun pek kayda değer yanı yoktur zaten. Sadece mutsuz bir çocukluk geçirmiş olmak da, mutsuz bir İrlandalı çocuk olmak kadar kötü değildir. Bundan da kötüsü, mutsuz bir İrlandalı Katolik çocuk olmaktır.'' Ekonomik kriz sırasında, Amerika'ya yeni gelmiş…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
1861'de yayımlanan Ezilenler eleştirmenlerin sert tepkileriyle karşılaştı, ancak geniş bir okuyucu kitlesi tarafından beğeniyle okundu. Daha sonra yazdığı Suç ve Ceza, Ecinniler, Karamazov Kardeşler adlı romanlarıyla dünya edebiyatının dâhi yazarları arasında ilk sıralarda yer aldı.

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
1789 Fransız büyük devrimi, hemen gününden başlayarak bütün dünya toplumlarını etkilemiştir. Bu devrim başka devrimsel niteliklerin de kaynağı olmuştur. İnsanlığın anlağında mutlu geleceğin düşünsel süreçlerini başlatmış, türlü savaşımlara yol açmıştır. Rusya'da sosyalizm, nihilizm ve narodnizm hep buradan beslenmiştir. Dostoyevski, "Ecinniler"de insanların bu düşünce fırtınası önü…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bütün diğer romanlardan sonra yazmak istediğim bir itiraf roman vardı...Bu romana bütün yüreğimi vereceğim, kanımı akıtacağım. Sürgün yıllarımda, yatağıma yatmış, iç çözümlemeler yaparken, hüznün altında ezildiğim anlarda bu kararı verdim...Bu roman benim için öyle değerli ki, benimle öyle bir bütünleşmiş ki... Onu başyapıtım yapmak istiyorum...(Fyodor Dostoyevskinin kardeşine yazdığı mektuplarda…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bir yanda budala, anlamsız, önemsiz, hastalıklı, herkese yarardan çok zararı dokunan, niçin yaşadığını kendi de bilmeyen, yarın nasıl olsa ölecek bir kocakarı; öte yanda yardım görmedikleri için boş yere sıkıntı çeken körpe güçler.Kocakarıyı öldür, parasını al, sonra bu parayı tüm insanlığın yararına harca. Bir hayırlı ölüme karşı binlerce yaşam.Kocakarıyı öldürdükten sonra paraya el sürmeden ruh…

Yazar: desiderius erasmus
Hakkımda ne derlerse desinler, (zira, deliliğin en deli olanlar tarafından bile her gün nasıl ayaklar altına alındığını bilmez değilim) tanrısal tesirlerimle tanrılar ve insanlar üzerine sevinç saçan gene ben, yalnız benim; öyle ya, bu kalabalık toplantıda ben görünür görünmez, söz söylemeye hazırlanır hazırlanmaz canlı emsalsiz bir neşenin çehrelerinizde birdenbire parladığı görülmedi mi? Günümü…

Yazar: colm tóibín
Üç kuşaktan üç kadın: Dora, kızı Lily ve torunu Helen. Yıllarca birbirinden kopuk yaşayan, bir türlü uzlaşamayan ve hayata farklı açılardan bakan bu üç kadını, Helenin erkek kardeşi Declanın ölümcül bir hastalığa yakalanması bir araya getirir. Büyükanne Doranın bir kıyı kasabasındaki evine toplanan aileye, Declanın iki eşcinsel arkadaşı da katılır. Genç adamın hastalığının en ağır dönemine tanık…

Yazar: carlo ginzburg
On altıncı yüzyılın sonları. İtalya'nın bir dağ köyünde herkesin Menocchio dediği bir değirmenci yaşar. Latincesi kıt olan bu yoksul köylü koskoca Engizisyona meydan okur. Eline geçen, halk diline çevrilmiş, içlerinde Kuran'ın da bulunduğu bütün kitapları okuyan Menocchio, o karanlık çağda kendi evren kuramını yaratır. Ona kalırsa dünya, kaostan, bozulan peynirde oluşan kurtlar gibi tür…

Yazar: gary small, gigi vorgan
Gerçek hikâyeler kurgudan çok daha tuhaftır, Dr. Gary Small da bunu gayet iyi biliyor. Psikiyatriyle ve insan beyni üstüne çığır açıcı araştırmalarla geçen otuz yıl içinde Dr. Small pek çok şey görmüş. Şimdi ofisinin kapılarını açmaya ve kariyerinin en gizemli, ilginç ve tuhaf hastalarını anlatmaya hazır. Bu kitap bir psikiyatristin zihnine ve onun giderek gelişim gösteren mesleki yaşamına ya…

Yazar: bilge karasu
14 Temmuz 1995te yitirdiğimiz Bilge Karasu, ölümünden sonra yayımlanabileceğini düşündüğü metinleri Füsun Akatlıya teslim etti. Okunacak, taranacak, ayıklanacak, bazen yeniden inşa edilecek bir bavul ve irice bir seyahat çantası dolusu yazılı kâğıt...Akatlının iki buçuk yıllık titiz çalışmasının sonucunda iki kitap çıktı ortaya: Lağımlaranası ya da Beyoğlunda anlatı ya da kurmaca genel kategorisi…

Yazar: bilge karasu
İlk kez 1985 yılında yayımlanan Gece 1991 yılında Pegasus Edebiyat Ödülünü aldı. Çeşitli dillere çevrilen ve yayımlanan Gece için Akşit Göktürkün Sunuşunu okuyabilirsiniz.Gecede anlatılan tek tek, bölük pörçük durumların, konumların, gerçek yaşamla somut ilişkisi, sürekli seziliyor satır aralarında. Okurun yakın geçmişte tanığı olduğu birçok toplumsal, tarihsel, kültürel deneyden yankılar var met…

Yazar: amin maalouf
Çağdaşımız Mani... Hoşgörü peygemberi Mani... Amin Maalouf diğer romanlarında olduğu gibi yine bir karakterin yaşamı üzerinden dünyaya açılarak yapıtını kuruyor. Mani'nin inancı ve öyküsü Hıristiyanlık çağının şafağında, İsa'nın ölümünden iki yüz yıl sonra başlar. Bizim çağımızın da kahramanı olabilecek Mani, yaşam öyküsüyle, son nefesine kadar savunduğu inancının oluşturduğu kişisel…

Yazar: alphonse daudet
Roman ve hikâyelerinde yaşamın çelişik öğelerini bir araya getiren yazar, tutkunun da insanlar üzerinde yazgı gibi önüne geçilmez bir gücü olduğuna eserlerinde sıkça yer verir. İnsan davranışlarını dikkatle gözlemleyen ve özenle işleyen Alphonse Daudet, Fransanın güneyindeki yaşamı ve insanları duygulu bir alaycılıkla anlatmıştır. 1871 yılında gönüllü olarak katıldığı Fransız-Alman savaşı sanatçı…

Yazar: ali kırca
Akşamüstleri, günün hazan saatleridir. Bu yazılar, hep akşamüstlerinde kaleme alındı. Sabaha, güneşe, yeniden doğuşlara en uzak saatlerde yani. Umudu yaşatmanın en zor olduğu, en müşkül ve en yorgun zamanlarda yazıldı. Lakin, hiçbir umut; bir hazan mevsiminde, bir sonbahar ikliminde yaşanandan daha güçlü, daha dirençli olamazdı. Umudun kucakladığı hiçbir aşk, hiçbir hasret, hazan saatlerindeki ka…
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…

Yazar: albert camus, albert camus (albert kamyu)
Albert Camus adı, çoğu okurun aklına hemen Yabancı adlı romanı getirir. Ancak, yazarın en önemli yapıtı, aslında, Veba'dır. Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle yazılmış olan Veba, yalnızca 20. yüzyılın değil, bütün bir insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: felaketin yazgıya dönüşmesi. Albert Camus'nün hiçbir yapıtında böylesine acı bir yazgı, böylesine şiirs…

Yazar: ahmet altan
Onunla bir kere daha buluşması, yaşadıklarını bir kaçamak olmaktan çıkaracak, kendisini bir labirent gibi içine alıp bu yaşananları bir daha kolay kolay dışına çıkılamayacak bir maceraya dönüştürecekti. Bunu hissediyordu. Kaçacaksa şimdi kaçmalıydı, daha sonra çok geç olacaktı. Böyle olacağını hissettiği, hatta bildiği halde kaçmak istemiyordu. Yaşadıklarının yarattığı heyecan ve zevk kadar, hat…

Yazar: ahmet altan
Ahmet Altanın ikinci romanı olan Sudaki İz, ilk kez 1985 yılının ortalarında Can Yayınları arasında çıkmıştı. Büyük bir ilgiyle karşılanan roman, yedi ay gibi kısa bir süre içinde üçüncü basımına ulaşmıştı. Bu son basımın üzerinden iki ay geçtikten sonra kitap toplatıldı. Yargılama iki yıl sürdü. Sonunda İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi kitaptaki iki buçuk sayfalık bir bölümü müstehcen bularak,…

Yazar: charles bukowski
Bukowskiyi anlatmaya gerek yok. Büyük Zen Düğünü yazarın on iki öyküsünü biraraya getiren, bizim yaptığımız bir derleme. Okuma Parçası bölümünde seçkiye de adını veren Büyük Zen Düğünü var. "Arka koltuktayım, Romanya ekmeği, ciğer ezmesi, bira ve meşrubatların arasına sıkışmış; on yıl önce ölen babamın cenazesinden bu yana ilk kez bağladığım yeşil kravatımla. Şimdi bir Zen düğününde sağdı…

Yazar: kemal tahir
Namuscular, Kemal Tahirin cezaevinde kaldığı yıllarda yazdığı ve cezaevine namus meselesi yüzünden düşmüş sıradan... insanların dramını derinlikli ve çözümleyici bilgilerle aktardığı romanıdır. Olumsuz koşullar, cezaevlerindeki sömürü, cahillik, yoksulluk, geri kalmışlık ve boyun eğmişlik bu insanların belini bükse de onlar için başkaldırı söz konusu değildir. Kemal Tahir, Türk tarihi ve toplumu…

Yazar: kemal tahir
Kemal Tahir, ölümünden sonra yayımlanan romanı Karılar Koğuşunda Malatya Cezaevi deneyimlerini, İkinci Dünya Savaşı yıllarının... Türkiyesini anlatmak için kullanır. Türkiye, İkinci Dünya Savaşına katılacak mı? Katılacaksa Almanların yanında mı müttefiklerin yanında mı yer alacak? Savaşın belirsizliği, insanları daha büyük bir sefalete sürüklerken Murat, mahkumların seslendikleri biçimiyle İstanb…

Yazar: john steinbeck
Cennet Çayırları, Steinbeckin ilk kitaplarından olmasına karşın, tekniği ve anlatımı yönünden en güzel, en akıcı romanlarından biri. Kitapta, belli kalıplar içinde sıkışmış kalmış bir yöre halkının yaşamı, her türlü yapaylıktan zorlamadan uzak çarpıcı bir biçimde aktarılır okuyucuya. Bir yanda Steinbeckin ustalığı, bir yanda Cennet Çayırlarının büyüleyici güzelliği, okuyucuyu bir anda kavrar.

Yazar: john steinbeck
Nobel ödüllü yazar John Steinbeck,1930lu yılların Amerikasında hayatını bitmeyen bir kavgaya adamış Macle deneyimsiz ama atak Jimin elma bahçelerindeki işçiler arasına katılarak başlattıkları bir grevi anlatıyor...Aslında yalnızca bu grevi değil, insanoğlu varoldukça hiç bitmeyecek olan bir kavgayı, bu kavga içinde farklı konumdaki kadın erkek bireylerin psikolojisini yalın bir gerçekçilikle gözl…