
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ilber ortaylı
Bazı tarihçilerimiz vardır, diyorlar ki mesela, Osmanlılar Arapça kullanmış, Farsça kullanmış. Hâlbuki Osmanlının Arapça bileni, bugün bizim İngilizce bilenimiz kadardır.Bize Türkiye ismini 12. asırda İtalyanlar koymuştur. Ülkenin çoğunluk halkı Türk olduğu için bize Türkiye, Türkü Mania gibi isimler koymuşlar. Ama biz kendimize ısrarla Rum, Romen demeye devam ettik. Çünkü bu Roma imparatorluğunu…

Yazar: erich von daniken
Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ulaşılması güç satış rakamlarına erişen Tanrıların Arabaları, ünlü araştırmacı Daniken’in gerçekten olay yaratan yapıtlar dizisinin ilki… Daha sonra yayınlanan “Tohum ve Evren”, “Yıldızlara Dönüş”, “Tanrıların Ayak İzleri” ve “Tanrısal Stratejisi” adlı yapıtlarında da sürdüreceği iddiasını, ilk kez bu kitapla ortaya koyuyor Daniken. “On bin yıl öncesinin…

Yazar: cezmi ersöz
Bir şizofrendim artık... Yalanlar söylüyordum, hem sana hem de ona... Kendimi tanıyamaz olmuştum. Hangisi bendim? İçimdeki, o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış, karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım; yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum, ezilmiş, kapılarda bırakılmış, verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen o sevdalı kadın mı? İkisi de olmak…

Yazar: maria fagyas
Maria Fagyas, Şeytanın Teğmeni adlı romanıyla kısa zamanda adını bütün dünyaya duyurdu. Kitap Amerika, Almanya, İngiltere ve İtalya'da büyük ilgi uyandırdı; kısa zamanda yazarı büyük bir üne kavuşturdu. Bütün eserlerinde doğup büyüdüğü Macaristan'ı ve Orta Avrupa'yı anlatır. Avusturya-Macaristan ordusunda teğmen rütbesi ile savaşan ve 1914 yılında savaşta ölen babası Gaza Fagyas a…

Yazar: çetin altan
İşte, son on beş yılda Şeytanın Çetin Altana Gör Dediklerinden bazıları: Neşe, Şarap ve Rakı, Türkiye ve İnsan Hakları, Gövdesel Şehvet - Beyinsel Şehvet, Uçuk, Türklerin Kökeni Değişik Bir Gezegenden mi Geliyor?, Beslenme Biçiminin Devlet Yapısına Etkisi, Ne Mutlu 21. Yüzyıllıyım Diyene, Züppeliğin Toplumsal Yararları, Öpüş, Karl Marksın Haklılığı Kanıtlanırken... Köşe yazısını edebiyat düzeyine…

Yazar: josé mauro de vasconcelos
Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğren…

Yazar: cezmi ersöz
Yaktın masum hırslarını geliyorsun; oysa bir bilsen, seni ona taşıyan şehir saçını bağladığın iple bile alay ediyor... Ah! Bir bilsen herkes tetikte; sense böyle hesapsız, böyle sevinçle... Ah! Bir bilsen, sadece güzelliğin tutuyor acımasızlığın kapılarını... Yaktın masum hırslarının geliyorsun; şehirden bir çocuk sevdin yine...

Yazar: yalçın küçük
Kime veya kimlere daha çok teşekkür borçluyum, sayıları pek çok, ancak en büyük alacaklılarım kimler; buna kolay karar veremiyorum. Süleyman Bey Demirele mi, yoksa Turgut Bey Özala mı; birisi başbakan ve değeri müsteşar geldiler, ben ayrıldım. Halbuki planlamayı ve işimi ne çok seviyordum, orada az zamanda çok ve büyük işler yapmıştık; başbakanlıkta bir küçük daireyi, uzun vadeli planlar deniyord…

Yazar: jack london
Kendisi de boks yapmış bir yazar olarak Jack London bu romanında kitlelerin spor adına aldatılıp sömürüldüğünü anlatıyor. Şampiyon, danışıklı dövüşlerin, boks dünyasındaki kirli oyunların sergilendiği son derece sürükleyici bir romandır. Jack London tiryakilerinin bir solukta okuyacaklarından emin olduğumuz bir roman daha sunmakla kıvanç duyuyoruz.

Yazar: nevzat çelik
(...) beni burada arama anne kapıda adımı sorma saçlarına yıldız düşmüş koparma anne ağlama kırıldıysa düşevinin kapısı bütün kırık kapıların çağrılısıyım kızların yanaklarında çukurlaşan biten başlayan aşkların ortasındayım her kavgada ölen benim bayrak tutan çarpışan her kadın toprağı tırnaklayarak doğurur beni özlem benim kavga benim aşk benim bekle beni anne bir sabah çıkagelirim (...)

Yazar: lev troçki
Sürekli Devrim kadar tartışmalı bir tarihi olan kavram azdır. İlk kez Marx tarafından formüle edilen, Troçki tarafından, 1917 Ekim proleter devriminin temel öngörüsü olan sürekli devrim, 1905 Rus Devrimi sırasında yeniden ele alınmıştır. Troçki, 1928den itibaren, sürekli devrimi, dünya çapında, sömürge, yarı-sömürge ve bağımlı kapitalist ülkelerde toplumsal devrimin dinamiklerini açıklamayı amaçl…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bir yanda budala, anlamsız, önemsiz, hastalıklı, herkese yarardan çok zararı dokunan, niçin yaşadığını kendi de bilmeyen, yarın nasıl olsa ölecek bir kocakarı; öte yanda yardım görmedikleri için boş yere sıkıntı çeken körpe güçler.Kocakarıyı öldür, parasını al, sonra bu parayı tüm insanlığın yararına harca. Bir hayırlı ölüme karşı binlerce yaşam.Kocakarıyı öldürdükten sonra paraya el sürmeden ruh…

Yazar: lev troçki
Bu siyasi biyografiyi yazarken kendim için saptadığım amaç, bu türden bir kişiliğin nasıl oluştuğunu, bu kişinin olağanüstü bir rol üstlenme hakkını zorbalıkla gasp ederek iktidara nası geldiğini göstermektir. İşte bu nedenle yazar, hakkında hiçbir şey, ya da nerdeyse hiçbir şey bilmediği zaman sürecince Stalin'in yaşamını ve gelişimini izlerken, birbirinden bağımsız olayların, küçük ayrıntı…

Yazar: kemal okuyan
Dünyanın en çok tartışılan siyasetçilerinden biri olan Stalinin aynı zamanda bugünün Rusyasında hâlâ en çok sevilen lider olması birçok kişiyi şaşırtıyor. Kimileri bu sevgiyi güçlü devlet adamı arayışıyla, kimileri ise sosyalizme duyulan özlemle açıklıyor. Ancak kim ne derse desin, hakkında yayınlanan sayısız olumsuz kitap ve makaleye, batılı ülkelerde aleyhine hazırlanan yüzlerce belgesele karşı…

Yazar: vladimir ilyiç lenin
Bolşevikler olarak devrime başladığımızda aynı zamanda şunu bilerek hareket etmiştik: Devrimancak kendimizi Rusyayla sınırlamayıp, başka ülkelerle el ele vererek uluslararası sermayeyi dize getirdiğimiz zaman başarıyla sonlandırılabilir ve kesin olarak muzaffer bir sonuca ulaşabilir. Çünkü rus sermayesini hiçbir şartta uluslararası sermayeden ayrı olarak düşünemeyiz. Bizim devrimimizin kaderi dün…

Yazar: vladimir ilyiç lenin
Emperyalizm, kapitalizmin, gelişiminde ancak 20. yüzyılda ulaştığı en yüksek aşamadır. Feodalizmi yıkmak için kurmak zorunda olduğu ulusal devletler, şimdi kapitalizme çok dar geliyor. Kapitalizm yoğunlaşmayı öyle bir düzeye vardırdı ki; sanayinin tüm dalları, işveren birlikleri, tröstler ve kapitalist milyarderlerin oluşumları tarafından ele geçirilmiş ve yeryüzünün neredeyse tamamı bu sermaye d…

Yazar: leo huberman
Türkçe yayın hakları Copyrigtı Amerikan Monthly Rewiev Press Yayınevinden satın alınan Sosyalist İdeolojinin bu ünlü eseri Hasan İlhanın çeviri okurların ilgisine sunuldu.

Yazar: yalçın küçük
Sol ne zaman çöker, ne zaman, çökmüştür ya da ölmüştür demek istiyorum; cevabı çok basit ve bir anlamda da totolojik görünüyor. Sol büyük proje, kökten düzenleme ve değiştirme demektir; ütopyaya yakın ve bir tür mesyanizmi içinde barındırmaktadır. Yalnız, Yahudi mesyanizmi, ki burda İsanın çıkışı da var, müdahaleyi kabul etmiyor; sol ise müdahalecilik demektir. Bu nedenle, yerine aydınlanma doktr…

Yazar: vladimir ilyiç lenin
Agora Kitaplığının yayınlamaya başladığı Lenin Külliyatının 8. kitabı, Leninin en çok bilinen ve en fazla okunan, 12 Eylül öncesinde de en geniş biçimde tartışmalara dahil edilen eseri Sol Komünizm, Bir Çocukluk Hastalığı.

Yazar: platon
Platon, nefret ettiğini söylediği dönemin politik yapısından ve devlet düzeninden yakınırken, yozlaşmanın örneği olarak arkadaşı olan yaşlı bir adamın haksız yere ölüme mahkûm edilişini örnek gösterir. Sokratestir bu kişi. Sokratesin ünlü Savunması biri Xenaphona biri de Platona ait olan iki metnin üzerinden günümüze ulaşmıştır. Savunma bize, bir yandan İÖ 4. yüzyılın Atinasının hukuk sisteminin…



