Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: hasan ali toptaş
Hasan Ali Toptaş’tan yeni öyküler. Her biri “HAT edebiyatı”nı kazan, kazdığı yere yeni sorular bırakan, bıraktığı soruları derinleştiren, derinleştirdikçe daha da karışan, karıştığı ölçüde de billurlaşan öyküler. Kısık sesli, meraklı, ruhu kolaçan eden, arayan metinler. Gecenin Gecesi öykünün geldiği yeri yeniden konuşan bir kitap. “Onun atı daha gurbete çıkmadan ürkütülmüştür,” denilmişti Top…


Yazar: albert camus
Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır: intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir.20. yüzyılın en saygın düşünür ve yazarlarından Albert Camusnün, İkinci Dünya Savaşı yıllarında yayınladığı Sisifos Söyleninde, dünyanın saçmalığı ve yaşamın anlamsızlığı gibi intihara varan yaşantılar, tarih ve edebiyatın belirli…
4/10Camus iyi bir filozof ama kötü bir yazar. Cümle kuruşu, her seferinde en anlaşılmaz dizimle gerçekleşiyor nedense.
Yazar: martin cohen
Böceklerden mi daha çok korkarsınız, felsefeden mi? Wittgenstein’ın Böceği aralarında Newton’ın kovası, Lukretius’un kargısı, Salvatius’un gemisi, Platon’un mağarası ve elbette Wittgenstein’ın böceği bulunan capcanlı örneklerle bezeli eşsiz bir tarih anlatımı eşliğinde, okuru felsefe tarihinin en önemli alanlarından “düşünce deneyi” geleneğine katılmaya davet ediyor. Son bölümdeyse Cohen, yeni ke…
8/10Güzel ve anlaşılır bir felsefe kitabı.

Yazar: sigmund freud
Günlük Yaşamın Psikopatolojisi, ruhbilimin yaygınlık kazanmasında Freudun tüm kitaplarından daha fazla katkıda bulunmuş bir yapıt. Freud, bu kitabı, yüzyılın başında özellikle genel okurlar için yazdı. Yeni basımlar çıktıkça, temel kuramlarını değiştirmeden yeni örnekler ve bölümler eklendi. Freudun hiçbir yapıtı bu kitap kadar sık basılmamış ve böylesine yaygın bir okur kitlesi tarafından okunma…


Yazar: metin üstündağ
Pazar Sevişgenleri, sadece Pazar günleri buluşan, rahat rahat gezen, konuşan, sevişen insanların maceraları değildir.Aksine birbirine sığınan, tutunan, birbirlerinden başka çaresi olmayan, buluşmak konuşmak, sevişmek için ne zaman, ne mekan bulabilen, iki arada bir derede yaşanan, aşksız yapamayan, aşka mahkum, aşka sürgün, aşkla yaralı, aşkla belalı insanların gerilimli, hüzünlü ve komik hikayel…
2/10Berbat, güldürmeyen karikatürler...

Yazar: samuel noah kramer
Samuel Noah Kramer, Tarih Sümerde Başlar adlı kitabında Sümerlerin insanlığa armağan ettiği ilk 39 buluşun öyküsünü anlatmıştı. Kramer şimdi de Sümerlerin mitolojisini ele alarak tanrılar, tanrıçalar, yaratılışı, ölüler diyarı ve tufan mitlerinin yazalı tarihteki ilk bütünlüklü örneğini gözler önüne seriyor. Böylece tektanrılı dinmlerle çoktanrılı dinler arasındaki ortak paydaları gösteriyor: İns…
6/10
Yazar: enver aysever
İstanbullu bir aşk bizim yaşadığımız Bal renkli gözlü, rüzgârla gelen kız Pardösüm uçurtma olmuş, ayaklarımı yerden keser İlk şiirler söylenmeden içimde büyür keder. Dans eden hayaline bakıyorum penceremde Yıldızlara bulandım, yaralı sözler bu gece Ses vermek için sana çırpınır bir haldeyim Nefesim tükendi artık, aşk için acemiyim. Ayrılık sözleri yakışmaz İstanbullu aşka Seni bana…


Yazar: victor hugo
1. BölümDans Eden KızÇok üşüyorum, açlıktan da bayılacağım, diyerek kendi kendine söyleniyordu Pierre Gringoire. Üstelik bir şeyler alacak beş param bile yok cebimde. Hiç kimse ne şiirlerimi ne de yazdığım oyunları istiyor, gerçi beni de kimsenin istediği yok ya!1482 yılının Noelinden on iki gün sonra, Paris soğuk günlerinden birini yaşıyordu. Burada oturanların hemen hepsi şair Pierre Gringeoire…
7/10Çok fazla gereksiz bölüm vardı kitapta. Fakat anlatım çok iyiydi. Karakter analizleri ve toplum eleştirisi yerindeydi.

Yazar: bakiye duran
Çalışmak, disiplin, özen ve başarı azmi. Bugün üst düzey yönetici yetiştiren özel kurum ve üniversiteler, geleceğin yönetici adaylarına bunları öğretmeye çalışıyor. Gençlerin iş dünyasına hazırlanması için farklı teknikler ve yöntemler kullanılıyor. Bugün yönetim bilimi pek çok farklı disiplinden beslenirken, artık tecrübeler ve yaşanmış başarı hikâyeleri yönetim yaklaşımlarını geliştirmek ve ak…


Yazar: aytekin gezici
Subliminal mesaj; başka bir objenin içine bir mesaj ya da işareti saklamaktır. İlk bakışta fark edilmezler ancak bu mesajların bilinçaltını etkilerler. Reklamcılık ve propaganda alanlarında kullanılan Subliminal mesajın daha çok masonlar tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Subliminal mesajı kullananlardan biri de var olduğu iddia edilen illuminati isimli gizli örgüttür. Peki İlluminati nedir?…
6/10İçeriğinde enteresan bilgiler olsa da, kopyala yapıştırla yazıldığı ve sayısız kere kendini tekrar ettiği için pek sevemedim bu kitabı.

Yazar: georges politzer
Georges Politzer her Şeyden önce Gülüştür. Meydan okumanın Gülüşü; başkaldırmanın değil, devrimcinin Gülüşü; anarşistin değil, tarihin mahkumiyet hükmünden kurtulmak için eski dünyanın güçleriyle açıkça alay eden marksistin Gülüşü. Zincirler içinde, Pucheunün karşısında, Gestaponun işkenceleri içinde bile, galip gelenin Gülüşü; infaz mangasının karşısında, galip gelenin Gülüşü. Politzerin yapıtı,…
6/10Felsefenin değil, Maksizmin Başlangıç İlkeleri olmalıydı kitabın adı. Tamamıyla Marksist bakış açısını dikte etmeye yönelikti. Üstelik sağlam gerekçeler de yoktu. İkna edici değildi. Ayrıca aynı şeyleri çevirip çevirip yazmışlar. Laf kalabalığı... Sadece bazı yerlerde bilgilendirici olduğu için s

Yazar: trevanian (rodney william whitaker)
İnanılmaz ölçüde karışık ve özgün bir roman kahramanı Nicholai Hel. Yarı Rus, yarı Alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Şanghayda doğmuş, bir Japon generali tarafından büyütülmüş; bir Japon bilgesinden de Go oyunu öğrenmiş. Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşuyor. Plastik kartla ya da kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürebilecek ustalıkları da edinmiş. Üstün düzeydeki yakın alg…

Yazar: trevanian (rodney william whitaker)
İnanılmaz ölçüde karışık ve özgün bir roman kahramanı Nicholai Hel. Yarı Rus, yarı Alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Şanghayda doğmuş, bir Japon generali tarafından büyütülmüş; bir Japon bilgesinden de Go oyunu öğrenmiş. Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşuyor. Plastik kartla ya da kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürebilecek ustalıkları da edinmiş. Üstün düzeydeki yakın alg…
8/10Kitap sürükleyiciydi. Anlatımı da gayet iyiydi. Sadece Yahudileri mağdur göstermiş olması çok komikti. Eğer Ana Şirket biriyle ittifak yapıyorsa, ki yapıyor, bu Filistinliler değil, Yahudilerdir.

Yazar: orhan duru
Orhan Duru gündelik yaşamın olağanüstülüğünü bilen, gören bir yazar. Edimlerimizin pek çoğunun özündeki absürdü fark ederek, alaysayan, ironik bir dille yazıyor. Her bir denemesini bir öykü olarak da okumak mümkün. Çünkü Duru, önemsiz gibi görünen ayrıntıları şaşırtıcı bir zenginlikle aktarırken, öyküde kurduğu dilin imkânlarından da yararlanıyor. Öykülerini bilimkurgu türünde değerlendirebileceğ…


Yazar: tom robbins
'Oyunculuk uçarılık değil, bilgeliktir' diyerek çılgınlık derecesinde 'oyuncul' romanlar yazan Tom Robbins, bu romanda hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel / tarihsel bir yolculuğa çağırıyor bizi. Batı'dan Doğu'ya, oradan da Yeni Dünya'ya uzanan, ölümsüzlüğü kovalayan ve yüzyı…
8/10Kitap kalite kokuyor ama aşırı detaya girmeseydi keşke. Onun dışında ölümsüzlüğün bilinç düzeyinde yaşanacağı mesajı son derece doğruydu.

Yazar: amin maalouf
Geçmiş... bıraktığın yerde mi hâlâ? Amin Maalouf'tan unutulmayacak bir "eve dönüş" romanı. Amin Maalouf'un merakla beklenen yeni romanı Doğu'dan Uzakta, kaderin ve tarihin acımasızlığında terk ettikleri yurtlarına dönen bir grup arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Doğu'dan Uzakta, bir yüzleşmenin romanı: Gençliklerinin en güzel dönemlerini bir arada geçiren, ülk…


Yazar: ray bradbury, nilüfer akalın
Mars Yıllıkları'nda Bradbury, usta öykücülüğünü bir kez daha kanıtlıyor. Birbirini izleyen öykülerde, Mars'ın keşfini ve ilk yerleşimleri okurken, aslında kendimize tutulmuş bir aynaya bakıyoruz. Bradbury, bize bizi anlatıyor: Mars'ta ya da Dünya'da, insan here yere kendini taşıyor, korkularını, zaaflarını, merakını... Ray Bradbury bizi, aynaların merhametsizce yaşantımızı yan…


Yazar: ırvin d. yalom
Yoğun ve sürükleyici olan yeni bir düşünce romanı sunuyoruz: Nietzsche Ağladığında. Edebiyatla da düşünülebileceğini gösteren müthiş bir örnek... Sahne Psikanalizin doğumu arifesindeki 19. yüzyıl Viyanası. Entelektüel ortamlar. Hava soğuk. Aktörler Nietzsche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey…
8/10Üzerinde çok çalışıldığı belli. Yer yer çok sıksa da genel olarak zevkli bir kitap. Ancak edebi bir tat vermedi kesinlikle. Çoğunlukla diyalog şeklinde yazılmış. Diyalogların içeriği entelektüel bir haz veriyor insana.




