
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: alper canıgüz
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan k…

Yazar: alper canıgüz
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan k…

Yazar: ibrahim tenekeci
Güzellik Uykusu ibrahim bey, bu gece eve gelmedin kaç kez açıldı senin için kimdir o penceresi farkında mısın bilmem düşmansız yaşamak köreltiyor adamı ve insanı yoruyor başkasının şarkısı işte bundan dolayı düşmanı püskürtmekten vazgeçip susuyorum ve tüfengi alnıma kaş diye çatıyorum a benim oğul otu bitmeyen topraklarda şaşırıp kalan kalbim senin türkçen yok mu anlatıyorum işte bir kuş kalbi mi…

Yazar: ibrahim tenekeci
Niçin İbrahim Tenekecinin şiirlerini okuyoruz? Birincisi, başarılı ve benzersiz bir şair. İkincisi, samimi. Tenekeci, hem sözden taviz vermeyen, hem de ses ve müzikaliteyi önceleyen bir şair. Sürprizli Üç Köpük çıkışından sonra şiir dilini daha da geliştirdi ve işte budur diyebileceğimiz bir ses tonu yakaladı. İyi bir şairin yazdığı iyi bir nesri okuduğunuzda da bu ses tonunu duyarsınız. Elimde ş…

Yazar: ibrahim tenekeci
Acıyla gülümser İbrahimin şiiri. Ne gösteriş, ne riya. Onun şiiri, parıldayan bir diş, buluttan sıyrılan güneş, kabuğu kalkmış yara, bir günahtan arta kalan pişmanlık, dumanı üstünde bir bardak çay, ne varsa yani kendiliğinden ve açık, işte öyle. Onun şiirlerini okurken aniden sesler kesiliyor, ortalığı derin ve hüzünlü bir sükut kaplıyor.- Mustafa Kutlu, Yeni Şafak-İbrahim Tenekeci var, şair. Te…

Yazar: ibrahim tenekeci
İbrahim Tenekeciyi bilenler bilir. Edirne Şeyhi Neşatinin deyimi ile mücella aynalarda bile görünmeyecek kadar benliğinden sıyrılmıştır. İç âleminde her gün devr-i âlem seyahati yapar. Dış âlemde, onu sadece evi ile işyeri arasında yaşıyor sanırsınız. İç âlemde ise her gün sefer vardır. Uçuş Denemeleri, dıştan bakışta bu âleme ait notlar gibidir. Fakat aslında iç âlemin notları bunlar. Tayy-ı zam…

Yazar: ibrahim tenekeci
Güzellik Uykusu ibrahim bey, bu gece eve gelmedin kaç kez açıldı senin için kimdir o penceresi farkında mısın bilmem düşmansız yaşamak köreltiyor adamı ve insanı yoruyor başkasının şarkısı işte bundan dolayı düşmanı püskürtmekten vazgeçip susuyorum ve tüfengi alnıma kaş diye çatıyorum a benim oğul otu bitmeyen topraklarda şaşırıp kalan kalbim senin türkçen yok mu anlatıyorum işte bir kuş kalbi mi…

Yazar: ibrahim tenekeci
Mutluyum çünkü galip gelmedimcana ferahlıkveren o gizemli sarnıçtanarklar açmalıyım bahçesine kalbimin.mutluyum çünkü galip gelseydimmadalyam olacaktı yüreği kangren yapanve bir gururum, kendini okşatan. ...

Yazar: ibrahim tenekeci
Madem şu çiğdemin bir fikri; şu serçenin özel eşyası; şu taşın yarına kalma kaygısı yok, bunların hiçbiri bende de olmasın... Diye çok düşündüm. Hatta kendimce birtakım kararlar bile aldım. Ama olmuyor. Bir yandan yazdıklarım vasıtasıyla fikir beyan ediyor, bir yandan olmadık şeylerin koleksiyonunu yapıyor, bir yandan da yarına daha fazla kalabilmek için tüm gücümle şiire abanıyorum. Özledi…

Yazar: ibrahim tenekeci
Dağların durduğu böyle anlarda \ Yalar yarasını içte bir geyik \ Her yerden bir şeyken dünya \ Sağa çekip ağaçları seyrettik

Yazar: ibrahim tenekeci
SONSUZ ATLARA BİNENKomik bir tarafı var bu sırrı saklamanınKuşlar da uçar kanatlanıp içine,Cama yaslanan yanak elbet ağlamak isterVe kartlar açılınca yüzmeyi bilmeyenlerİçin söylenen şarkıYağmurdur ama diner.Büyükler vardır sonra, mürüvvet denen simyanınPeşinden giden avcı, hep gerisin geriyeBilir ki çiçeğini bir fakire verirseSoldurur onu fakir ama titrer üstüne.Ablalar vardır sonra, aynalardan…

Yazar: j. r. r. tolkien, alan lee
Bir İngiliz Edebiyatı Profesörü olan J.R.R. Tolkien bundan yaklaşık yetmiş yıl kadar önce dünyaya bir kitap hediye etti. Bu kitapla birlikte insanlar ilk defa hobbit denen ahaliyle karşılaşıyordu. Cücelerden bile kısa boylu, yemeye, içmeye ve eğlenmeye düşkün, iyi yürekli, mutlu ve kendi küçük köylerinde her tür maceradan uzak yaşayan bir ahaliydi hobbitler. Ta ki büyücü Gandalf onları ziyaret ed…

Yazar: ömer nasuhi bilmen
Yıllardır Türk insanının İslamı en doğru şekilde yaşamasına rehberlik eden, içeriği ve güvenirliği tartışılmaz eser sizler için Ali Fikri Yavuz tarafından günümüz Türkçesine uyarlanmış ve sadeleştirilmiş durumda.

Yazar: sinan yağmur
"Ben ne Kral'ım ne de Sultan... Ben kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum." "Benimle benden önceki diğer Peygamberlerin misali, şu adamın misali gibidir. Adam mükemmel ve güzel bir ev yapmıştır, sadece köşelerinin birinde bir tuğla yeri boş kalmıştır. Halk evi hayran hayran dolaşmaya başlar ve (o eksikliği görüp): 'Bu eksik tuğla konulmayacak mı?' der. İşte b…

Yazar: sinan yağmur
"Ben ne Kral'ım ne de Sultan... Ben kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum." "Benimle benden önceki diğer Peygamberlerin misali, şu adamın misali gibidir. Adam mükemmel ve güzel bir ev yapmıştır, sadece köşelerinin birinde bir tuğla yeri boş kalmıştır. Halk evi hayran hayran dolaşmaya başlar ve (o eksikliği görüp): 'Bu eksik tuğla konulmayacak mı?' der. İşte b…

Yazar: nazan bekiroğlu
Nazan Bekiroğlu'ndan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-İstanbul hattında geçen muhteşem bir roman. Balkan Savaşı döneminde başlayıp I. Dünya Savaşı'na uzanan bir öykü... Trabzon'dan ve Tebriz'den doğup birbirlerine doğru yol alan iki hayat; önce deli akan sonra durgunlaşan iki ırmak... Aslında çok ırmak... Tebriz'in en büyük, en asil halı tüccarının deli fişek oğlu Setta…
10/10
Yazar: nazan bekiroğlu
Nazan Bekiroğlu'ndan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-İstanbul hattında geçen muhteşem bir roman. Balkan Savaşı döneminde başlayıp I. Dünya Savaşı'na uzanan bir öykü... Trabzon'dan ve Tebriz'den doğup birbirlerine doğru yol alan iki hayat; önce deli akan sonra durgunlaşan iki ırmak... Aslında çok ırmak... Tebriz'in en büyük, en asil halı tüccarının deli fişek oğlu Setta…

Yazar: nazan bekiroğlu
Nazan Bekiroğlu'ndan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-İstanbul hattında geçen muhteşem bir roman. Balkan Savaşı döneminde başlayıp I. Dünya Savaşı'na uzanan bir öykü... Trabzon'dan ve Tebriz'den doğup birbirlerine doğru yol alan iki hayat; önce deli akan sonra durgunlaşan iki ırmak... Aslında çok ırmak... Tebriz'in en büyük, en asil halı tüccarının deli fişek oğlu Setta…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…
