
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Y
Konusu klişe dursa da aslında o kadar sıradan değil fakat olay örgüsü bir süre sonra o kadar tahmin edilebilir bir hal aldı ki okurken merak etmenin verdiği keyif yok oldu malesef.Her şeye rağmen parmak bastığı noktalar ve anlatımıyla beni çeken bir kitaptı.
Baskı: Yükseklik Korkusu (Vertigo)
Harika bir roman doğaüstü ama çok gerçek. Bolca metafor barındırmakta ve bu epey hoşuma gitti.
Baskı: Hippi
Gayet güzel, lezzetli bir kitaptı. Coelho'ya ilgi duyanlar çok sevecekler. Kitapla ilgili beğenmediğim tek şey Karla karakterinin biraz yüzeysel anlatılması daha derin ve daha ayrıntılı bilgilere sahip olabilseydik Karla ile ilgili her şey daha da bütünleşecekti fakat başka bir açıdan bakarsak belki yazarda bu kadar bilgiye sahipti Karla ile ilgili. Sonuç olarak tam kumların üzerinde, güneş eşliğinde iyi gidecek bir kitap ben sonbaharda okuma hatasına düştüm siz düşmeyiniz yazın en sıcak zamanda okuyunuz efendim.
Baskı: Ölümsüz Aile
Küçük yaşlarda okunursa daha verimli olacağını düşündüğüm güzel bir kitap. Voldemort'a okutmalı ayrıca.
Baskı: Harry Potter ve Ateş Kadehi (Harry Potter, #4)
Harikulade.
Baskı: Kiralık Konak
Jenerasyonlar arası çatışma çok güzel işlenmiş. Kitap oldukça akıcı ve tanıdık çünkü birinci Dünya Savaşı yılları sırasında geçse de olayların ne kadar güncel olduğunu aslında akan onca zamanın insan hayatında bir arpa boyu anca değişim yarattığını görüyorsunuz. Kitap çok güzel arkadaşlar. Ben geç okudum, siz erken okuyun.
Baskı: Bir Bilim Adamının Romanı
Bilimin ışığı hep yanımızda olacak söz veriyoruz.
Baskı: Harry Potter and the Prisoner of Azkaban (Harry Potter, #3)
Serideki favori filmim Azkaban Tutsağı.Serideki favori kitabım da yine Azkaban tutsağı olacak gibi görünüyor.
Baskı: Hüzün Gondolu
Kitapta en fazla hoşlandığım şiir do- majör oldu.Tüm şiirleri okuduktan sonra yazarla ilgili yaptığım araştırmada onun bir piyanist olduğunu öğrenmem ve favori şiirim arasındaki bağlantı için güzel bir rastlantı demek isterdim fakat değil çünkü Tomas Tranströmer o kadar tutkulu bir piyanist ki şiirlerinde bol bol müzik etkisi görmek mümkün hatta öylesine sevmiş ki Tomas Tranströmer müziği; beyin kanamasından sonra eski haline dönememesine, konuşma zorluğuna, hareket yetisini önemli ölçüde yitirmesine, piyanosunu tek eliyle çalmak zorunda kalmasına rağmen yaratmaya devam etmiş. Hüzün Gondolu da bu dönemin ürünüymüş.Hüzün Gondolu müzikle tasarlanmakla kalmayıp adını da Franz Liszt'in piyano eserinden almış. Bu arada söylemeden geçmek olmaz Tomas Tranströmer 2011 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmıştır.
Baskı: Tercih
An itibari ile kitabı bitirmiş bulunmaktayım ve çok dolu ve güzel olduğunu söyleyebilirim.Her satırında ayrı bir bilgi vardı bana göre, okurken çok zevk aldım. Okumam için kitabı bana ödünç veren mükemmel insana çok teşekkür ediyorum ve bir iki saatlik rötardan dolayı da çok özür diliyorum.
Baskı: Patis'ten Cava'ya Yolculuk
Tahmin edilebileceği üzere olağanüstü betimlemelere sahip bir kitap ve çok keyifli bir okuma sunuyor.
Baskı: Kitapçı Dükkanı
Klişe konusu ve karakterleri ile zaman kaybı olmaya aday bir roman olsa da araya sıkıştırılan T.S. Eliot vb. kişilerden alıntılarla bana göre paçayı kurtarmış ortalama bir kitaptır.Ben sevdim açıkçası.
Baskı: 80 Günde Devri Alem
Çocukluktan sonra tekrar okuyunca ayrı bir zevk veren, iyi bir bitişe sahip olan, herkesin hayatında yer ettiğini düşündüğüm ,pek bir güzel jules verne kitabı.
Baskı: İki Dirhem Bir Çekirdek
Kitap bana göre sözlük niteliği taşıyor olsa da, içinde geçen tüm o güzel tozlanmış öyküler ve keyifli anlatımıyla sıkıcı bir sözlük olmaktan çıkıp adeta bir hikaye kitabına dönüşmüş.Oldukça güzeldi özellikle iki dirhem bir çekirdek, afyonu patlamak, çizmeyi aşmak ,muvahere -i tebabüliye ve münasebetsiz Mehmet efendi deyimlerinin açıklandığı bölümleri çok sevdim.
Baskı: Kasırga ve Yabanmersinleri
"Yirmi yıldan sonra düşünüyorum da, bulutların üzerinde olmayı beklemedim hiç. Ben ve kocam biliriz, bir bulutun taşıyamayacağı kadar ağırdır dünya." Güzel ve derin cümleler barındırdığını düşündüğüm sevimli bir öykü kitabı, okunmaya değer.
Baskı: Basit Bir Es
Yazara,okura ve tabiki hayata dair, farklı bir bakış açısına sahip güzel bir kitap basit bir es. Kitaptan en sevdiklerim; "Yaşlı kadın, genç delikanlı farketmez, yol boyu susmayı beceremeyen insanlarla dolu bir dünyada yaşıyorduk. " "Her yazarın bir Olympos'u ,bir kovuğu,mağarası,uzakta bir adası olmalı,yanına binbir geçenekli bir labirent katedilerek ulaşılabilmeliydi." " Hayatın hemen altından özel yakamoz diliyle hızla akan uzun bir nehirdi masal,yukarıda yorulduğumuzda iner kıyısında oturur, sesine ışığına kapılırdık." "Ya uzlaşma, ya uzlaşmazlık, kitap yazar ile okur arasında kaygan,dikkatsiz hareket edeni düşürebilecek ve sakatlayabilecek ölçüde tehlikeli bir zemin türü yaratmıştı."
Baskı: Simyacı
Bundan yıllar yıllar önce 13 yaşımda okumuştum simyacıyı.Geçenlerde şöyle bi sayfalarını karıştırırken bir cümleye rastladım.Bu cümle yıllardır ara sıra aklıma düşen, umutsuz zamanlarda bana sözünü geçirebilen,güçlü bir cümledir benim için.Fakat bu cümleyi nerede nasıl okuyup da aklıma kazıdım bilmiyordum.Simyacının satır aralarında bu cümleye rastlayınca nedense çok mutlu oldum, eski bir dostumun evine ziyarete gitmişim gibi oldu sanki.Bu vefalı dost için Paulo Coelho'ya teşekkürlerimi sunuyorum.Cümleyle de bitireyim; "Bir şeyi gerçekten istersen, onu gerçekleştirmen için bütün evren işbirliği yapar."
Baskı: Kırmızı Pazartesi
Kitapların en sevdiğim yanlarından biri ne kadar sözünü kesseniz de her zaman anlatmaya hazır olmaları.
Baskı: Hayalperestler
Bu kitap pembe pamuk şekerle, baharatlı sıcak çikolata arası bir şey.Sizi sarıp sarmalıyor durduk yere.
Baskı: Çoluk Çocuk
Kendimi ait hissedebildiğ birkaç kitaptan biri. Kitapları da özleyebiliyormuş insan. Robert ve Patti'nin hikayesi; her satırıyla kalbimde yer eden ve asla unutamadığım...
Baskı: Paris Ve Londra'da Beş Parasız
Kitap gayet güzeldi.Hakikaten beş parasız kalınca başınızdan neler geçebileceğini sadece fiziksel görünüşünüzün değil, bakış açınızın da nasıl farklılaşabileceğini anlatıyor.Kısacası beğendim şöyle de bir cümle vardı söylemeden geçemediğim; " "Şık" bir otel özetle, iki yüz kişi aslında istemediği şeyler için yolunabilsin diye yüz kişinin saçını süpürge ettiği yerdir. "