
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: j. r. r. tolkien, alan lee
Bir İngiliz Edebiyatı Profesörü olan J.R.R. Tolkien bundan yaklaşık yetmiş yıl kadar önce dünyaya bir kitap hediye etti. Bu kitapla birlikte insanlar ilk defa hobbit denen ahaliyle karşılaşıyordu. Cücelerden bile kısa boylu, yemeye, içmeye ve eğlenmeye düşkün, iyi yürekli, mutlu ve kendi küçük köylerinde her tür maceradan uzak yaşayan bir ahaliydi hobbitler. Ta ki büyücü Gandalf onları ziyaret ed…

Yazar: j. r. r. tolkien, alan lee
Bir İngiliz Edebiyatı Profesörü olan J.R.R. Tolkien bundan yaklaşık yetmiş yıl kadar önce dünyaya bir kitap hediye etti. Bu kitapla birlikte insanlar ilk defa hobbit denen ahaliyle karşılaşıyordu. Cücelerden bile kısa boylu, yemeye, içmeye ve eğlenmeye düşkün, iyi yürekli, mutlu ve kendi küçük köylerinde her tür maceradan uzak yaşayan bir ahaliydi hobbitler. Ta ki büyücü Gandalf onları ziyaret ed…

Yazar: miguel de unamuno
Yaşamın karmaşıklığını başarılı bir şekilde yansıtan satranç tahtasının başında Don Sandalio adında çok usta bir oyuncu vardır. Don Sandalio, vezirin, kralın, atın ve hatta piyonların bile onları hareket ettiren insanlardan daha etkileyici bir ruh dünyasına sahip olduklarını düşünür. Bu kutsal taşları oynatırken hiç konuşmayan Don Sandalionun yumuşak sesi sadece Şah Mat derken duyulur.Çağdaş İspa…
9/10"Sanıyorum Don Sandalio için satrançtaki kraliçe dışında bir kadın olmadı; doğuluların vezir dediği bu kraliçe kale gibi beyaz kareden siyah kareye,siyah kareden beyaz kareye doğru yönde gidebilir, ayrıca deli ve filvari bir psikopos gibi beyaz kareden beyaz kareye ya da siyah kareden siyah kareye,

Yazar: simone de beauvoir
Kızgın, karşı konmaz, öfkeyle dolu, her şeyde aşırı, töreler konusunda görülmedik bir hayalleme sapışı taşıyan, bağnazlığa dek tanrısız... Bir iki lafla ben böyleyim işte diyor, sadizm terimine adını veren Marquis de Sade. imilerine göre, insan biçimine bürünmüş bir mutlak kötülük, kimilerine göreyse bir özgürlük savunucusu... İlk lanetli yazar... işiliği kadar, hayat serüveni de yer yer karanlık…

Yazar: jerome david salinger
Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'ı ve Ackley'i bile, sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra. Çavdar Tarlasında Çocuklar, Salinger'ın tek romanı. Ergenlik çağının içinde, yetişkin dünyanın düzenine…

Yazar: jerome david salinger
Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'ı ve Ackley'i bile, sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra. Çavdar Tarlasında Çocuklar, Salinger'ın tek romanı. Ergenlik çağının içinde, yetişkin dünyanın düzenine…

Yazar: sait faik abasıyanık
''Sevgilim! (...) Cıgara içmekten vazgeçilebilir mi? Hikâye yazmaktan da, köralası, vazgeçemiyoruz. İşte bir müddettir ben de, elimde cigara, adam arıyor giibiyim. Ne kadar üstü başı düzgünler, suratı ciddiler, hali azametliler içinde kalmışım ki bir türlü hikayeme yanaşamıyorum.'' Sait Faik Abasıyanık'ın ''Dört Zait'' adlı hikayesinden. ''…
9/10Çok seviyorum bu adamı. Hikayelerinin samimiliğinden mi, bana nedense Sadri Alışık'ı anımsattığından ve bu yüzden hikayelerin baş rolüne hep Sadri Alışık'ı koymamdan mı, Orhan Veli'nin deyişiyle kırkını aşmış bir mahalle çocuğu oluşundan mı bilmiyorum. Belki de bir neden aramak anlamsızdır. Belki s

Yazar: sait faik abasıyanık
''Sevgilim! (...) Cıgara içmekten vazgeçilebilir mi? Hikâye yazmaktan da, köralası, vazgeçemiyoruz. İşte bir müddettir ben de, elimde cigara, adam arıyor giibiyim. Ne kadar üstü başı düzgünler, suratı ciddiler, hali azametliler içinde kalmışım ki bir türlü hikayeme yanaşamıyorum.'' Sait Faik Abasıyanık'ın ''Dört Zait'' adlı hikayesinden. ''…
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…
9/10
Yazar: feyyaz yiğit
''Tanıştığımız tüm aptalların anısına.'' ''Kimilerinin aklında şokellayı çok seven bir insan olarak yaşıyorsun. Demem o ki biraz dahası olan hiçbir şeye inanma sakın.'' ''Evvela aynadaki haline bakıp kendisine âşık olan ve ırzına geçen, ardından söz olacak diye kendisini nikâhına alan insanın dünyasıdır bu. Sonsuz bir sevgiyle evinde yalnız…
9/10
Yazar: zülfü livaneli
Serenad fırtınasından sonra Livaneli’den nefes kesen bir roman... Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikâye, daha doğrusu hikây…

Yazar: stefan zweig
Zweig bu novellasında bir kadının yaşamını bütünüyle değiştiren yirmi dört saatlik deneyimini anlatırken, insanda içkin saplantıların ve dayanılmaz arzuların sınırlarında gezinir. Özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşine takılan bir kadının bu kısa ve yoğun hikâyesi, kadın kalbinin sırlarına ermiş ustanın kaleminde olağanüstü bir anlatıya dönüşür. Yapıtı için mekân olarak muhteşem atmosferiyle Fr…

Yazar: albert camus, albert camus (albert kamyu)
Albert Camus adı, çoğu okurun aklına hemen Yabancı adlı romanı getirir. Ancak, yazarın en önemli yapıtı, aslında, Veba'dır. Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle yazılmış olan Veba, yalnızca 20. yüzyılın değil, bütün bir insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: felaketin yazgıya dönüşmesi. Albert Camus'nün hiçbir yapıtında böylesine acı bir yazgı, böylesine şiirs…
8/10"Şehrimizin insanları başka yerdekilerden daha suçlu değillerdi, sadece alçakgönüllü olmayı ihmal etmişlerdi o kadar; her şeyin kendileri için mümkün felaketlerin ise imkansız olduğunu düşünüyorlardı.İşler çevirmeye devam ediyorlar, yolculuklara hazırlanıyorlardı, kendilerine göre fikirler besliyorl

Yazar: albert camus, albert camus (albert kamyu)
Albert Camus adı, çoğu okurun aklına hemen Yabancı adlı romanı getirir. Ancak, yazarın en önemli yapıtı, aslında, Veba'dır. Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle yazılmış olan Veba, yalnızca 20. yüzyılın değil, bütün bir insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: felaketin yazgıya dönüşmesi. Albert Camus'nün hiçbir yapıtında böylesine acı bir yazgı, böylesine şiirs…

Yazar: josé saramago
Yola çıkmayı hayal etmek bile, bir hedefi gözetmek, bir amaca ulaşmak, bir kavuşmayı özlemek kadar güzel, gerekli, büyüleyici ve heyecan verici olabilir........... Bilinmeyen Adanın Öyküsü hayallerin, özlemlerin, amaçların ve. kavuşmaların öyküsüdür. "(...) ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum, Bilmiyor musun ki, Kendinden dı…
7/10
Yazar: franz kafka
Atımı ahırdan getirmeleri için emir vermiştim. Hizmetçi beni anlamıyordu. Ahıra kendim gittim, atımı eğerledim ve bindim. Uzaktan bir trompet sesi duyuyordum, bunun ne anlama geldiğini sordum ona. Hiçbir şey bilmiyordu ve hiçbir şey duymamıştı. Büyük kapıda beni durdurup sordu: Beyefendi nereye gidiyor? Bilmiyorum, dedim, Sadece buradan gitmek, sadece buradan gitmek. Sürekli buradan giderek hedef…
8/10içinde harika öyküler barındıran keyifli bir kitap sadece "on bir oğul" ve "şarkıcı josefine ya da fare halkı" öyküleri için bile okunabilir.

Yazar: kürşat başar
Eğer, hayatımızın bir anına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken... Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün... Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır…



