
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: georges bataille
Çağımızın yalnızca edebiyatını değil, düşünce alanını da derinden etkileyen; Derrida, Foucault, Barthes gibi yazarları sarsan; Breton ve Sartre ile yaptığı polemiklerde sözünü sakınmayan Georges Bataille, Edebiyat ve Kötülükte, hayatımızın en önemli gerçeklerinden birini, Kötülüğü ele alıyor. Hem de, Kötülüğün ahlâk yoksunluğunu değil, tam tersine ahlâkı hiçe sayan yüksek ahlâkı şart koştuğunu ön…

Yazar: giovanni scognamillo
Bu araştırmanın amacı alternatif, belki az bilinen, unutulmak üzere olan, sararmış yapraklarda, kaynaklarda kalmış bir İstanbul portresini çizmektir, içinde yaşadığımız bu kentin doğaüstü, düşündürücü ola ki eğlendirici kimliğini saptamaktır, dününü ve bugününü karanlıklarını ve tedirginliklerini başka ve değişik bağlantılarla bağlamak ve imkanların dahilinde, resimlendirmek.İstanbul kendi başına…


Yazar: giovanni scognamillo
Bu araştırmanın amacı alternatif, belki az bilinen, unutulmak üzere olan, sararmış yapraklarda, kaynaklarda kalmış bir İstanbul portresini çizmektir, içinde yaşadığımız bu kentin doğaüstü, düşündürücü ola ki eğlendirici kimliğini saptamaktır, dününü ve bugününü karanlıklarını ve tedirginliklerini başka ve değişik bağlantılarla bağlamak ve imkanların dahilinde, resimlendirmek.İstanbul kendi başına…

Yazar: giovanni scognamillo
Bu araştırmanın amacı alternatif, belki az bilinen, unutulmak üzere olan, sararmış yapraklarda, kaynaklarda kalmış bir İstanbul portresini çizmektir, içinde yaşadığımız bu kentin doğaüstü, düşündürücü ola ki eğlendirici kimliğini saptamaktır, dününü ve bugününü karanlıklarını ve tedirginliklerini başka ve değişik bağlantılarla bağlamak ve imkanların dahilinde, resimlendirmek.İstanbul kendi başına…

Yazar: giovanni scognamillo
Bu araştırmanın amacı alternatif, belki az bilinen, unutulmak üzere olan, sararmış yapraklarda, kaynaklarda kalmış bir İstanbul portresini çizmektir, içinde yaşadığımız bu kentin doğaüstü, düşündürücü ola ki eğlendirici kimliğini saptamaktır, dününü ve bugününü karanlıklarını ve tedirginliklerini başka ve değişik bağlantılarla bağlamak ve imkanların dahilinde, resimlendirmek.İstanbul kendi başına…

Yazar: dennis altman
Uluslararası HIV/AIDS politikaları, küresel gey/lezbiyen hareketleri, homoseksüel-heteroseksüel tartışmaları, geleneksel eşcinsellik, cinsiyet eşitsizliği, üreme politikaları, kadınlara yönelik şiddet, pornografi, çocuk fuhşu, ahlak paniği, seks işçileri... Hızlı küreselleşme süreci sadece dünya ekonomisini değiştirmiyor, insanoğlunun cinsellik deneyimlerine de yepyeni biçimler veriyor. Bangkokta…

Yazar: john berger
İnsanlar ve hayvanlar arasındaki ilişkiye dair düşünsel bir yolculuk... “Hayvanat bahçesi ancak hayal kırıklığı yaratabilir. Hayvanat bahçelerinin kamusal amacı ziyaretçilere hayvanlara bakma olanağı sağlamaktır. Oysa hayvanat bahçesine gelen hiçbir yabancı bir hayvanla göz göze gelemez. Olsa olsa hayvanın bakışı şöyle bir parlar, sonra ona bakandan uzaklaşır. Hayvanlar başka yana bakarlar. Gö…
7/10
Yazar: john berger
İnsanlar ve hayvanlar arasındaki ilişkiye dair düşünsel bir yolculuk... “Hayvanat bahçesi ancak hayal kırıklığı yaratabilir. Hayvanat bahçelerinin kamusal amacı ziyaretçilere hayvanlara bakma olanağı sağlamaktır. Oysa hayvanat bahçesine gelen hiçbir yabancı bir hayvanla göz göze gelemez. Olsa olsa hayvanın bakışı şöyle bir parlar, sonra ona bakandan uzaklaşır. Hayvanlar başka yana bakarlar. Gö…

Yazar: kollektif
Döneme damgasını vurmuş kişilerin portrelerinin kültürel önemini kavramak için başvuracağınız bir eser... Rönesans sanatının karakteristik özelliklerini teşhis etmek isteyenlere, Greko-Roman sanatının büyüklüğünün yeniden keşfedildiği altın çağ olan, Aristotle ve diğer ustaların Batı Uygarlığının tekrar ortaya konduğu Rönesans döneminin zenginliklerini keşfetmek isteyen sanatseverlere... ******…



Yazar: georges perec
Perecin doksan dokuz bölümde tamamladığı sihirli bir başyapıt olan bu roman 1978 yılında Fransada yayımlandığı yıl Medicis ödülünü almıştı.Perec 1936 yılında Pariste doğdu. Savaş yıllarında geçen bir çocukluk; annesi ve baba tarafından iki dedesi de sürgünde ölür. 1955 yılında ilk kısa yazılarını yayımlar. Maurice Nadeau, Henri Lefebvre ile tanışır. Ruhçözümlemesi ve psikoterapi ile ilgilenir. 19…

Yazar: grigory petrov
Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Mustafa Kemal Atatürk zamanında Türkçeye ilk kez çevrildi. Atatürk, kitabı okuduğunda bu destansı başarıya tek kelimeyle hayran olmuştu. Derhal kitabın ülkedeki okulların, özellikle askeri okulların müfredatına dahil edilmesini emretti. Türk askerleri ülkelerindeki yaşamı yenilemek için mutlaka bu kitabı okumalıydılar. O vakitler, kitap o kadar çok ilgi gördü ki, Kuran-…

Yazar: hasan ali toptaş
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar... Yazma serüvenini 'hayatı kelime kelime genişletmek' olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştürerek, dışarıyla içerinin, görünenle iç dünyanın, gerçe…
7/10
Yazar: hasan ali toptaş
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar... Yazma serüvenini 'hayatı kelime kelime genişletmek' olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştürerek, dışarıyla içerinin, görünenle iç dünyanın, gerçe…

Yazar: hermann broch
'Broch'un Vergilius'u, bugüne kadar romanın esnek ortamı bağlamında gerçekleştirilmiş en sıradışı ve en temel deneylerden biridir.' -Thomas Mann- 'Broch, Joyce'tan bu yana Avrupa edebiyatının en büyük romancısıdır ve Vergilius'un Ölümü, Ulysses'ten günümüze kurgunun teknik olarak ne denli ilerlediğinin tek gerçek kanıtıdır.' -George Steiner-…

Yazar: georges simenon
Türk edebiyatının büyük ustalarının çevirdiği Simenon romanlarından oluşan dizinin sekizinci kitabı, 1945'te New York'ta yazılan ve Türkçeye Oktay Akbal tarafından kazandırılan Manhattan'da Üç Oda. Otobiyografik izler taşıyan romanın kahramanı bu kez Maigret değildir, yaşamının “duraklama devrine” girmiş bir aktördür. Tutku ve belirsizlikle dolu bir aşkı anlatan Manhattan'd…
6/10
Yazar: georges simenon
Türk edebiyatının büyük ustalarının çevirdiği Simenon romanlarından oluşan dizinin sekizinci kitabı, 1945'te New York'ta yazılan ve Türkçeye Oktay Akbal tarafından kazandırılan Manhattan'da Üç Oda. Otobiyografik izler taşıyan romanın kahramanı bu kez Maigret değildir, yaşamının “duraklama devrine” girmiş bir aktördür. Tutku ve belirsizlikle dolu bir aşkı anlatan Manhattan'd…

Yazar: georges simenon
Türk edebiyatının büyük ustalarının çevirdiği Simenon romanlarından oluşan dizinin sekizinci kitabı, 1945'te New York'ta yazılan ve Türkçeye Oktay Akbal tarafından kazandırılan Manhattan'da Üç Oda. Otobiyografik izler taşıyan romanın kahramanı bu kez Maigret değildir, yaşamının “duraklama devrine” girmiş bir aktördür. Tutku ve belirsizlikle dolu bir aşkı anlatan Manhattan'd…

Yazar: georges simenon
Kişinin, evinde gidip geldiği, alışıldık hareketleri, her günkü hareketlen yaptığı, yüz çizgilerinin yalnızca kendisi için geçildiği, sonra ansızın, başını kaldırınca, perdelerin açık kaldığının, sokaktan gelip geçenlerin kendisini seyrettiğinin farkına vardığı zamanlar olur.Spencer Ashby de biraz bunu yaşadı işte. Gerçi, tıpkı öyle değil; çünkü, doğrusu ya, o gece kimsecikler ona dikkat etmemiş,…
7/10
Yazar: georges simenon
Kişinin, evinde gidip geldiği, alışıldık hareketleri, her günkü hareketlen yaptığı, yüz çizgilerinin yalnızca kendisi için geçildiği, sonra ansızın, başını kaldırınca, perdelerin açık kaldığının, sokaktan gelip geçenlerin kendisini seyrettiğinin farkına vardığı zamanlar olur.Spencer Ashby de biraz bunu yaşadı işte. Gerçi, tıpkı öyle değil; çünkü, doğrusu ya, o gece kimsecikler ona dikkat etmemiş,…

Yazar: georges simenon
Kişinin, evinde gidip geldiği, alışıldık hareketleri, her günkü hareketlen yaptığı, yüz çizgilerinin yalnızca kendisi için geçildiği, sonra ansızın, başını kaldırınca, perdelerin açık kaldığının, sokaktan gelip geçenlerin kendisini seyrettiğinin farkına vardığı zamanlar olur.Spencer Ashby de biraz bunu yaşadı işte. Gerçi, tıpkı öyle değil; çünkü, doğrusu ya, o gece kimsecikler ona dikkat etmemiş,…

Yazar: georges simenon
Kişinin, evinde gidip geldiği, alışıldık hareketleri, her günkü hareketlen yaptığı, yüz çizgilerinin yalnızca kendisi için geçildiği, sonra ansızın, başını kaldırınca, perdelerin açık kaldığının, sokaktan gelip geçenlerin kendisini seyrettiğinin farkına vardığı zamanlar olur.Spencer Ashby de biraz bunu yaşadı işte. Gerçi, tıpkı öyle değil; çünkü, doğrusu ya, o gece kimsecikler ona dikkat etmemiş,…

Yazar: georges simenon
Kişinin, evinde gidip geldiği, alışıldık hareketleri, her günkü hareketlen yaptığı, yüz çizgilerinin yalnızca kendisi için geçildiği, sonra ansızın, başını kaldırınca, perdelerin açık kaldığının, sokaktan gelip geçenlerin kendisini seyrettiğinin farkına vardığı zamanlar olur.Spencer Ashby de biraz bunu yaşadı işte. Gerçi, tıpkı öyle değil; çünkü, doğrusu ya, o gece kimsecikler ona dikkat etmemiş,…

Yazar: georges simenon
Kişinin, evinde gidip geldiği, alışıldık hareketleri, her günkü hareketlen yaptığı, yüz çizgilerinin yalnızca kendisi için geçildiği, sonra ansızın, başını kaldırınca, perdelerin açık kaldığının, sokaktan gelip geçenlerin kendisini seyrettiğinin farkına vardığı zamanlar olur.Spencer Ashby de biraz bunu yaşadı işte. Gerçi, tıpkı öyle değil; çünkü, doğrusu ya, o gece kimsecikler ona dikkat etmemiş,…

Yazar: georges simenon
Kişinin, evinde gidip geldiği, alışıldık hareketleri, her günkü hareketlen yaptığı, yüz çizgilerinin yalnızca kendisi için geçildiği, sonra ansızın, başını kaldırınca, perdelerin açık kaldığının, sokaktan gelip geçenlerin kendisini seyrettiğinin farkına vardığı zamanlar olur.Spencer Ashby de biraz bunu yaşadı işte. Gerçi, tıpkı öyle değil; çünkü, doğrusu ya, o gece kimsecikler ona dikkat etmemiş,…