
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ıtalo calvino
İtalyan edebiyatının büyük ustası Italo Calvino sıradan bir seçim gününde başlayan ve biten Sandık Gözlemcisinin Uzun Gününde kahramanı Komünist Partili Amerigo Ormeanın kişiliğinde o bir tek günde açığa çıkan sorunları işlerken; idealler, siyaset, bürokrasi, erdem, insan ruhu ve doğası, aşk gibi gündelik olandan temel olana kadar birbirine geçen bir sorgulamaya ayna tutuyor. TADIMLIKBu sakat…

Yazar: louis sebastien mercier
1781-1788 yılları arasında yayımlanan bu tabloda, Mercier XVIII. Yüzyıl sonundaki Parisi keşfetmeye çağırıyor bizi. Brissot bu yapıtın Devrimi hızlandırmakta payı bulunduğunu söylemişti. Nesnel betimlemelerle Paris yaşantısının sert bir eleştirisini birleştiren bu dev yapıt, devrim kargaşasıyla sanayileşmenin etkileri altında yitip giden bir toplumun seyrine çağırıyor okuru. Sunduğu bilgilerin ke…

Yazar: nancy friday
Şimdiye kadar hep erkeklerin fantezilerini okuduk. Nancy Fridayin Benim Gizli Bahçem kitabı ise gizli tutulmuş, bastırılmış ve sonsuz yaratıcılığa sahip kadın fantezi dünyasından örnekler sunuyor.TempoEn masumundan en erotik olanına kadar pek çok kadın fantezisinin yer aldığı böylesi bir kitap ilk kez yayımlanıyor.Hürriyet...başka adam-başka kadın-pek çok insan kombinasyonlarını kat be kat aşan c…

Yazar: stan lauryssens
Salvador Dali Deli mi? Dahi mi? Stan Lauryssens Tarihin en fazla taklit edilen, eserleri en fazla kopyalanan ve satılan sanatçısı... Çılgın bir dahi... Ve aynı zamanda bir kalpazan mı? Belçikalı sanat eserleri komisyoncusu Stan Lauryssens kendini Dali'nin gerçeküstü motifleriyle bezenmiş, sadece paranın gerçek olduğu bir dünyada buluyor ve Dali'den Andy Warhol'a, Beatles'd…

Yazar: marthe robert
Franz Kafka birçok kültürün, tarihin ve dilin kavşağına konumlanmış bir yazardı; Prag'da doğmuş, o zamanlar Avusturya İmparatorluğu'nun parçası olan ve Çek milliyetçiliğinin geliştiği Bohemyalı bir Yahudiydi. Kendini ne Çekçe ifade ediyordu ne de Yidiş, Almancaydı dili. Hayatından da iki seçeneği tamamen dışlamıştı: Avusturya'ya, Alman kültürüne ya da Bohemya'ya topyekûn bir a…

Yazar: andreas frangias
Yunan edebiyatının başyapıtlarından biri sayılan Veba, karanlık bir anti-ütopya, günümüz insanın içinde yaşadığı toplumsal koşullara değen ve insanın canını yakan bir roman...Sinekler, pek çok sinek, insanlar, pek çok insan... Yığınla, olabildiğince daha çok sinek yakalamaya çalışan insanlar. Rüzgarın durmaksızın estiği ve keskin kayalıklar üzerinde uğultusunun eksik olmadığı bu çorak adanın zali…

Yazar: antoine de saint-exupéry
Hiçbir yazar uçmayı, kendi deyimiyle Doğanın ilahi gücünün simgeleri olan geceye, güne, dağlara, denizlere ve fırtınalara teslimiyet gerektiren bu deneyimi, Saint-Exupéryden daha şiirsel ve büyüleyici anlatamamıştır. Zarif bir dille yazılmış, sürükleyici bu romanda Saint-Exupéry, kendi deneyimlerine de dayanarak, Patagonya, Şili ve Paraguaydan Arjantine gece uçuşları yapan kahraman pilotların dün…

Yazar: joseph conrad
Modern romanın öncüsünden baş döndüren bir öykü... Polonya asıllı Conrad, İngiltere'ye yerleştikten çok sonra bile ağır bir aksanla konuştuğu İngiliz dilinde verdiği eserlerle kendine İngiliz romancılığında unutulmaz bir yer edindi. Yaşanan her türden olaya kayıtsız kalan bir evrende insan ruhunun karşı karşıya kaldığı sınavları anlatan romanlar kaleme aldı. Onun eserleri, her ne kadar kimi…

Yazar: paulo coelho
... Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum, Ağladım, yazarın Türkçedeki ikinci kitabı. Bu kitap, bir tutkunun, bir aşkın öyküsü. Öyle bir aşk ki, bir kadınla bir erkek arasındaki tutkunun, giderek bir sonsuzluk tutkusuna dönüştüğünü görüyoruz. Paulo Coelho, gerçekle gerçeküstünü, ülkesinin mitolojisinden yararlanarak bütünleştirebilen ilginç bir yazar; bu romanında, dünyanın gizlerini içinde taşıyan…

Yazar: b. traven
B. Traven, bu romanında çok yakından tanıdığı Meksikalı yoksul köylülerin yaşamlarına değişik bir açıdan eğiliyor bu kez. Canlı ve yaşam dolu köylülerin kendi doğal koşulları içinde, ilkel gelenekleriyle, atalarından kalma üretim biçimleriyle yaşamlarını sürdürürlerken, birden nasıl sömürü ile tanıştıklarını, aldatıldıklarını ve artık güzelliklerden yoksun bir yaşam biçimine doğru zorlandıklar…

Yazar: slavoj zizek
Matrixi Stovenyada bir sinemada seyrederken, filmin ideal seyircisinin -yani bir budalanın-yanında oturmak gibi bir daha ele geçmez bir fırsata sahip oldum. Sağımda oturan, yirmili yaşlarının sonunda bir adam filme kendini kaptırmış, Aman Tanrım, vay be, demek ki gerçeklik mercektik yok!... gibi yüksek sesli nidalarla seyircileri habire rahatsız ediyordu. O kılı kırk yaran felsefi ya da psikanali…

Yazar: jack london
Jack London (1876 - 1916), kitapları yabancı dillere en çok çevrilmiş Amerikalı yazarlardan biridir.ABDnin hemen her yerini gezdi. İktisadi bunalımın doğurduğu güç koşullarla karşı karşıya kaldı, bir süre hapis yattı ve 1894te militan bir sosyalist oldu. Martin Edende anlattığı gibi, yazar olabilmek için büyük bir iyimserlik ve enerjiyle çalıştı.Martin Eden, hayatı denizcilikle geçen, 19 - 20 yaş…

Yazar: erich maria remarque
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok adlı romanıyla, savaş konulu edebiyatın başyapıtlarından birini imzalayan Erich Maria Remarque (1898-1970), çağdaş bireylerin en fazla okuduğu yazarlar arasına girmiştir.Savaş, faşizm ve vahşeti alabildiğine yalın, alçakgönüllü ve ilk eden tanıklıkla, insanın kanını donduracak gerçeklikteki bir biçimle işleyen bu romanı, çağlar boyunca yankılanacak olan Savaş vahş…

Yazar: atilla birkiye
Atilla Birkiyenin beşinci romanı olan Aşk İntiharın Peşinde, günümüzde geçen ve rastlantılarla yol alan bir İstiklal caddesi gecesinin romanıdır. Yıllar sonra soğuk bir akşamüstü karşılaşan bir kadın ile bir erkek, toplumsal/politik tezlerinden dolayı hayal kırıklığı yaşamış ve intihar etmeyi tasarlayan ortak arkadaşları üçüncü bir kişinin peşinden gider...Geçmişe ilişkin hesaplaşmayla koşut gide…

Yazar: buket uzuner
Bir Salı sabahı uyandım. Bütün gazeteler hayatta en çok sevdiğim kadının bir cinayet işlediğini yazıyordu. Bunu hiç beklemiyordum. Beynimden vurulmuşa döndüm. İç dengelerim şiddetle sarsıldı. Oysa gerçeği biliyordum ama bana kimse tek bir şey sormamıştı. Onu mahkûm etmişlerdi! Kapı çalındı. İki asker beni almaya gelmişti. İç savaş çıkmış, seferberlik ilan edilmişti. Bunu bekliyordum. Hiç şaşırmad…

Yazar: mihail bulgakov
Devrim zamanı Rusya… Karakışı aratmayacak kadar soğuk, kasvetli bir eylül günü, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş bir doktor, şehirde çoktan unutulmuş geleneklerin ve boş inançların hüküm sürdüğü uzak bir kasabaya gelir. Devrim, büyük şehirlerin merkezlerinde hayatı ve zihniyetleri altüst ederken, bu genç doktor ülkenin ücra bir bölgesinde kadercilikle ve batıl inançlarla zorlu bir mücadeleye gi…
7/10
Yazar: mihail bulgakov
Devrim zamanı Rusya… Karakışı aratmayacak kadar soğuk, kasvetli bir eylül günü, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş bir doktor, şehirde çoktan unutulmuş geleneklerin ve boş inançların hüküm sürdüğü uzak bir kasabaya gelir. Devrim, büyük şehirlerin merkezlerinde hayatı ve zihniyetleri altüst ederken, bu genç doktor ülkenin ücra bir bölgesinde kadercilikle ve batıl inançlarla zorlu bir mücadeleye gi…

Yazar: mihail bulgakov
Devrim zamanı Rusya… Karakışı aratmayacak kadar soğuk, kasvetli bir eylül günü, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş bir doktor, şehirde çoktan unutulmuş geleneklerin ve boş inançların hüküm sürdüğü uzak bir kasabaya gelir. Devrim, büyük şehirlerin merkezlerinde hayatı ve zihniyetleri altüst ederken, bu genç doktor ülkenin ücra bir bölgesinde kadercilikle ve batıl inançlarla zorlu bir mücadeleye gi…

Yazar: mihail bulgakov
Devrim zamanı Rusya… Karakışı aratmayacak kadar soğuk, kasvetli bir eylül günü, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş bir doktor, şehirde çoktan unutulmuş geleneklerin ve boş inançların hüküm sürdüğü uzak bir kasabaya gelir. Devrim, büyük şehirlerin merkezlerinde hayatı ve zihniyetleri altüst ederken, bu genç doktor ülkenin ücra bir bölgesinde kadercilikle ve batıl inançlarla zorlu bir mücadeleye gi…

Yazar: nikos kazancakis
Günaha Son Çağrı'yı yazdığım gündüz ve geceler boyunca, İsa ile birlikte Golgota Tepesine çıkarken duyduğum dehşeti, hayatını ve ölürken çektiği acıları yaşarken duyduğum yoğunluğu, anlayışı ve sevgiyi başka hiçbir zaman duymadım. İçimi kemiren bu duyguları ve insanlığın büyük umudunu yazarken gözlerim dolu dolu oldu heyecandan. İsa'nın kanının bu denli tatlı ve acı olarak yüreğime daml…