Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: murat yalçın
(...) Hangi ağaçtan düştüm? Hangi ağacı taşladım? Hangi köprülerden geçtim? Ayakta kalabilmek için rambolaşmak zorundaymışız. Dişini tırnağına geçirip yaşayanları anlayamıyorum. Parmaklarıma inen satırlardan kurtulmuş değilim. Kırk katır mı, kırk satır mı? diye soran yok, kırk satıra yazgılı düşmüşüm ağaçtan, bir sıkıntı gibi. Buzlu camlar var aramızda, devinen gölgelerle konuşuyorum sanki. Hayat…

Yazar: bülent parlak
Bazı kadınlar zılgıttan beslenir bu topraklarda. Sesleri ne kadar fazla sokağa taşarsa üzüntülerini o kadar çok taçlandırdıklarına inanırlar. Çünkü bağırarak söylenen her ağıdın müşterisi ve hayranı fazladır. Bazı kadınlar ise başlarında yemenileriyle doğuştan bir soylu gibi davranırlar. Ne ölümün çığırtkan tarafları onları başka bir insana dönüştürebilir, ne de kırk gün kırk gece sürecek şam…

Yazar: bülent parlak
Bazı kadınlar zılgıttan beslenir bu topraklarda. Sesleri ne kadar fazla sokağa taşarsa üzüntülerini o kadar çok taçlandırdıklarına inanırlar. Çünkü bağırarak söylenen her ağıdın müşterisi ve hayranı fazladır. Bazı kadınlar ise başlarında yemenileriyle doğuştan bir soylu gibi davranırlar. Ne ölümün çığırtkan tarafları onları başka bir insana dönüştürebilir, ne de kırk gün kırk gece sürecek şam…

Yazar: murat yalçın
(...) Hangi ağaçtan düştüm? Hangi ağacı taşladım? Hangi köprülerden geçtim? Ayakta kalabilmek için rambolaşmak zorundaymışız. Dişini tırnağına geçirip yaşayanları anlayamıyorum. Parmaklarıma inen satırlardan kurtulmuş değilim. Kırk katır mı, kırk satır mı? diye soran yok, kırk satıra yazgılı düşmüşüm ağaçtan, bir sıkıntı gibi. Buzlu camlar var aramızda, devinen gölgelerle konuşuyorum sanki. Hayat…

Yazar: ayhan sarıkaya
Korkusuz, yeraltı dünyasının anaforunda yerini sağlamlaştırıyor, rakiplerine göz dağı veriyor; böylece gücünün etkisi, her geçen gün daha da artıyordu. Hangi koşulda olursa olsun rakiplerine korku vermek elzemdi. Yer altı dünyasının raconu böyleydi; bütün riskler, ölmek ve ölmemek üzerine odaklanmıştı. Bu alemde duygusallığa asla yer yoktu...

Yazar: serhat poyraz
"Derler ki, ölümün bakışlarına müsadif olan ve hâlâ hayatlarını sürdürebilecek kadar talihli âdemoğulları, dünyevi olmayan o soğuk bakışların sahibi varlığın, fani ya da ruhani gözlerinde çoğu zaman merhametten iz bulunmadığına şahit olmuşlardır. Merhamet, ancak ihsan sahiplerine bahşedilmiş bir lütuftur. Bu haşiyede kendimle cebelleştiğim asıl sual şudur; her kim ki bir canı yaratıcısına dö…
4/10
Yazar: serhat poyraz
"Derler ki, ölümün bakışlarına müsadif olan ve hâlâ hayatlarını sürdürebilecek kadar talihli âdemoğulları, dünyevi olmayan o soğuk bakışların sahibi varlığın, fani ya da ruhani gözlerinde çoğu zaman merhametten iz bulunmadığına şahit olmuşlardır. Merhamet, ancak ihsan sahiplerine bahşedilmiş bir lütuftur. Bu haşiyede kendimle cebelleştiğim asıl sual şudur; her kim ki bir canı yaratıcısına dö…

Yazar: serhat poyraz
"Derler ki, ölümün bakışlarına müsadif olan ve hâlâ hayatlarını sürdürebilecek kadar talihli âdemoğulları, dünyevi olmayan o soğuk bakışların sahibi varlığın, fani ya da ruhani gözlerinde çoğu zaman merhametten iz bulunmadığına şahit olmuşlardır. Merhamet, ancak ihsan sahiplerine bahşedilmiş bir lütuftur. Bu haşiyede kendimle cebelleştiğim asıl sual şudur; her kim ki bir canı yaratıcısına dö…

Yazar: serhat poyraz
"Derler ki, ölümün bakışlarına müsadif olan ve hâlâ hayatlarını sürdürebilecek kadar talihli âdemoğulları, dünyevi olmayan o soğuk bakışların sahibi varlığın, fani ya da ruhani gözlerinde çoğu zaman merhametten iz bulunmadığına şahit olmuşlardır. Merhamet, ancak ihsan sahiplerine bahşedilmiş bir lütuftur. Bu haşiyede kendimle cebelleştiğim asıl sual şudur; her kim ki bir canı yaratıcısına dö…

Yazar: serhat poyraz
"Derler ki, ölümün bakışlarına müsadif olan ve hâlâ hayatlarını sürdürebilecek kadar talihli âdemoğulları, dünyevi olmayan o soğuk bakışların sahibi varlığın, fani ya da ruhani gözlerinde çoğu zaman merhametten iz bulunmadığına şahit olmuşlardır. Merhamet, ancak ihsan sahiplerine bahşedilmiş bir lütuftur. Bu haşiyede kendimle cebelleştiğim asıl sual şudur; her kim ki bir canı yaratıcısına dö…

Yazar: serhat poyraz
"Derler ki, ölümün bakışlarına müsadif olan ve hâlâ hayatlarını sürdürebilecek kadar talihli âdemoğulları, dünyevi olmayan o soğuk bakışların sahibi varlığın, fani ya da ruhani gözlerinde çoğu zaman merhametten iz bulunmadığına şahit olmuşlardır. Merhamet, ancak ihsan sahiplerine bahşedilmiş bir lütuftur. Bu haşiyede kendimle cebelleştiğim asıl sual şudur; her kim ki bir canı yaratıcısına dö…

Yazar: serhat poyraz
"Derler ki, ölümün bakışlarına müsadif olan ve hâlâ hayatlarını sürdürebilecek kadar talihli âdemoğulları, dünyevi olmayan o soğuk bakışların sahibi varlığın, fani ya da ruhani gözlerinde çoğu zaman merhametten iz bulunmadığına şahit olmuşlardır. Merhamet, ancak ihsan sahiplerine bahşedilmiş bir lütuftur. Bu haşiyede kendimle cebelleştiğim asıl sual şudur; her kim ki bir canı yaratıcısına dö…

Yazar: şebnem işigüzel
Hanene Ay Doğacak, doksanlı yıllar gençliğinin başucu kitabıydı ve liseli, üniversiteli gençler arasında elden ele dolaşıyordu. Doğrusu, oldukça sihirli bir kitaptı. Ondan önce, ensestten ölü seviciliğe kadar aykırı duygular hiçbir kitapta bu kadar doğal ve sıradan bir dille anlatılmamıştı. Bu kitapta tuhaf öyküler bulacaksınız. O zamanlar çok genç bir insan olan yazarının bunları yazması da ayrı…
5/10
Yazar: şebnem işigüzel
Hanene Ay Doğacak, doksanlı yıllar gençliğinin başucu kitabıydı ve liseli, üniversiteli gençler arasında elden ele dolaşıyordu. Doğrusu, oldukça sihirli bir kitaptı. Ondan önce, ensestten ölü seviciliğe kadar aykırı duygular hiçbir kitapta bu kadar doğal ve sıradan bir dille anlatılmamıştı. Bu kitapta tuhaf öyküler bulacaksınız. O zamanlar çok genç bir insan olan yazarının bunları yazması da ayrı…

Yazar: şebnem işigüzel
Hanene Ay Doğacak, doksanlı yıllar gençliğinin başucu kitabıydı ve liseli, üniversiteli gençler arasında elden ele dolaşıyordu. Doğrusu, oldukça sihirli bir kitaptı. Ondan önce, ensestten ölü seviciliğe kadar aykırı duygular hiçbir kitapta bu kadar doğal ve sıradan bir dille anlatılmamıştı. Bu kitapta tuhaf öyküler bulacaksınız. O zamanlar çok genç bir insan olan yazarının bunları yazması da ayrı…

Yazar: şebnem işigüzel
Hanene Ay Doğacak, doksanlı yıllar gençliğinin başucu kitabıydı ve liseli, üniversiteli gençler arasında elden ele dolaşıyordu. Doğrusu, oldukça sihirli bir kitaptı. Ondan önce, ensestten ölü seviciliğe kadar aykırı duygular hiçbir kitapta bu kadar doğal ve sıradan bir dille anlatılmamıştı. Bu kitapta tuhaf öyküler bulacaksınız. O zamanlar çok genç bir insan olan yazarının bunları yazması da ayrı…

Yazar: ebu's süreyya sami
Osmanlı hafiyesi Amanvermez Avni, yardımcısı Arif ile birlikte Beyoğlunda Kazancı Yokuşunda yaşamaktadır. Bu ev düşmanları tarafından yakılınca Tepebaşında bir eve taşınır. Sık sık kıyafet değiştirmekte, evindeki laboratuvarında yaptığı araştırmalarla en karmaşık olayları aydınlatmaktadır. Kendi sardığı kalın sigaralara ve sütlü kahveye düşkün olan Amanvermez, Fransızca, Rumca ve Ermenice konuşma…
6/10
Yazar: ebu's süreyya sami
Osmanlı hafiyesi Amanvermez Avni, yardımcısı Arif ile birlikte Beyoğlunda Kazancı Yokuşunda yaşamaktadır. Bu ev düşmanları tarafından yakılınca Tepebaşında bir eve taşınır. Sık sık kıyafet değiştirmekte, evindeki laboratuvarında yaptığı araştırmalarla en karmaşık olayları aydınlatmaktadır. Kendi sardığı kalın sigaralara ve sütlü kahveye düşkün olan Amanvermez, Fransızca, Rumca ve Ermenice konuşma…

Yazar: şebnem işigüzel
Hanene Ay Doğacak, doksanlı yıllar gençliğinin başucu kitabıydı ve liseli, üniversiteli gençler arasında elden ele dolaşıyordu. Doğrusu, oldukça sihirli bir kitaptı. Ondan önce, ensestten ölü seviciliğe kadar aykırı duygular hiçbir kitapta bu kadar doğal ve sıradan bir dille anlatılmamıştı. Bu kitapta tuhaf öyküler bulacaksınız. O zamanlar çok genç bir insan olan yazarının bunları yazması da ayrı…

Yazar: şebnem işigüzel
Hanene Ay Doğacak, doksanlı yıllar gençliğinin başucu kitabıydı ve liseli, üniversiteli gençler arasında elden ele dolaşıyordu. Doğrusu, oldukça sihirli bir kitaptı. Ondan önce, ensestten ölü seviciliğe kadar aykırı duygular hiçbir kitapta bu kadar doğal ve sıradan bir dille anlatılmamıştı. Bu kitapta tuhaf öyküler bulacaksınız. O zamanlar çok genç bir insan olan yazarının bunları yazması da ayrı…

Yazar: ebu's süreyya sami
Osmanlı hafiyesi Amanvermez Avni, yardımcısı Arif ile birlikte Beyoğlunda Kazancı Yokuşunda yaşamaktadır. Bu ev düşmanları tarafından yakılınca Tepebaşında bir eve taşınır. Sık sık kıyafet değiştirmekte, evindeki laboratuvarında yaptığı araştırmalarla en karmaşık olayları aydınlatmaktadır. Kendi sardığı kalın sigaralara ve sütlü kahveye düşkün olan Amanvermez, Fransızca, Rumca ve Ermenice konuşma…

Yazar: ebu's süreyya sami
Osmanlı hafiyesi Amanvermez Avni, yardımcısı Arif ile birlikte Beyoğlunda Kazancı Yokuşunda yaşamaktadır. Bu ev düşmanları tarafından yakılınca Tepebaşında bir eve taşınır. Sık sık kıyafet değiştirmekte, evindeki laboratuvarında yaptığı araştırmalarla en karmaşık olayları aydınlatmaktadır. Kendi sardığı kalın sigaralara ve sütlü kahveye düşkün olan Amanvermez, Fransızca, Rumca ve Ermenice konuşma…

Yazar: ebu's süreyya sami
Osmanlı hafiyesi Amanvermez Avni, yardımcısı Arif ile birlikte Beyoğlunda Kazancı Yokuşunda yaşamaktadır. Bu ev düşmanları tarafından yakılınca Tepebaşında bir eve taşınır. Sık sık kıyafet değiştirmekte, evindeki laboratuvarında yaptığı araştırmalarla en karmaşık olayları aydınlatmaktadır. Kendi sardığı kalın sigaralara ve sütlü kahveye düşkün olan Amanvermez, Fransızca, Rumca ve Ermenice konuşma…
