
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: jean christophe grangé
Türkçede iki kitabı (Kızıl Nehirler ve Taş Meclisi) yayımlanan ve Doğan Kitapın davetlisi olarak TÜYAP 2001de İstanbulu ziyaret eden Grangé, Leyleklerin Uçuşuyla, ustalığını bir kez daha kanıtlıyor.Leyleklerin Uçuşunda yazar, Avrupadan Orta Afrikaya kadar, her yıl düzenli olarak göç eden leyleklerin bu özelliğinden yararlanan uluslararası bir şebekenin faaliyetlerini anlatıyor. Grangénin korku la…

Yazar: josé mauro de vasconcelos
Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğren…

Yazar: josé mauro de vasconcelos
Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğren…

Yazar: gabriel garcia marquez
Bu roman, Gabriel García Márquez'in, on yıl önce yayınladığı Aşk ve Öbür Cinler'den sonra yazdığı ilk roman. Yüzyıllık Yalnızlık yazarının bu yeni yapıtının kahramanı, daha önceki romanlarının kişilerine hiç benzemiyor. Benim Hüzünlü Orospularım'ın başkişisi, yaşamı boyunca hiçbir kadınla parasını ödemeden sevişmemiş yaşlı bir gazeteci. Yalnızlığının çaresini gündelik, sıradan iliş…

Yazar: rosa regas
Aurelia Fontana, Madrid Üniversitesinde öğretim görevlisidir. Arada sırada görüştüğü sevgilisiyle tutkusuz, uzatmalı bir birlikteliği sürdürmektedir. Kendini özgür, ince zevkleri olan, çağdaş bir kadın olarak görmektedir. Kır evinde yaşayan babası felç geçirince, ona bakması için Adelita adında bir kadınla anlaşır. Gizemli ve garip bir kadın olan Adelitanın gelişiyle birlikte Aurelianın yaşamı al…

Yazar: sybille bedford
Çağdaş İngiliz edebiyatının en önemli yazarlarından Sybille Bedford, yaklaşık on yıllık bir suskunluktan sonra anılarıyla dönüyor okurlarına. Bataklık Kumu, bizi I. Dünya Savaşı yıllarının Berlininden Güney Fransa kıyılarının bohem sanat ortamına, II. Dünya Savaşı sonrasının Londra, New York, Roma ve Parisine götüren büyüleyici bir kişisel yolculuk. Soylu bir aileden gelen, 20. yüzyıl başlarının…

Yazar: murat uyurkulak
İnsan çocukken bir büyük saadet ülkesinde yaşıyor, sağa sola şuursuzca koşturup neşeyle kişniyor. Sonra büyüyor, büyüdükçe salaklaşıyor, salaklaştıkça unutuyor o mesut diyarı, bir nevi ölüyor. Çocuklukla yaşlılık arasındaki o dönem araf misali; kitabesi ağır mesailerle, küçük hesaplarla, kesif mutsuzluklarla yazılan bir mezartaşının gölgesinde azap gibi boktan hayatlar. Yetişkinler zombilere benz…

Yazar: aslı erdoğan
Dünya okurları tarafından geleceğe kalacak 50 yazar arasına seçilen tek Türk yazarı:Aslı Erdoğan ve 10 yıl aradan sonra ilk öykü kitabı Taş Bina ve Diğerleri...Listelerden düşmeyecek. Derin edebiyatı özleyenler için kaçırılmaz bir fırsat.

Yazar: aslı erdoğan
Dünya okurları tarafından geleceğe kalacak 50 yazar arasına seçilen tek Türk yazarı:Aslı Erdoğan ve 10 yıl aradan sonra ilk öykü kitabı Taş Bina ve Diğerleri...Listelerden düşmeyecek. Derin edebiyatı özleyenler için kaçırılmaz bir fırsat.

Yazar: şengül özerkan
Bu kitapta günümüzde yayın yaşamına devam eden yayınlar arasından seçilen dokuz gazetenin detaylı olarak incelemesi yer almakta. Bu gazetelerin bir kısmı kitle gazetelerinden seçilmekle birlikte aynı zamanda, daha önce üzerinde çalışılmamış ya da derinlikli olarak inceleme konusu olmamış bazı gazeteleri de içermekte.Gazetelerin geçmişten günümüze yayın politikalarını ve belirli konulardaki haber…

Yazar: şengül özerkan
Bu kitapta günümüzde yayın yaşamına devam eden yayınlar arasından seçilen dokuz gazetenin detaylı olarak incelemesi yer almakta. Bu gazetelerin bir kısmı kitle gazetelerinden seçilmekle birlikte aynı zamanda, daha önce üzerinde çalışılmamış ya da derinlikli olarak inceleme konusu olmamış bazı gazeteleri de içermekte.Gazetelerin geçmişten günümüze yayın politikalarını ve belirli konulardaki haber…

Yazar: şengül özerkan
Bu kitapta günümüzde yayın yaşamına devam eden yayınlar arasından seçilen dokuz gazetenin detaylı olarak incelemesi yer almakta. Bu gazetelerin bir kısmı kitle gazetelerinden seçilmekle birlikte aynı zamanda, daha önce üzerinde çalışılmamış ya da derinlikli olarak inceleme konusu olmamış bazı gazeteleri de içermekte.Gazetelerin geçmişten günümüze yayın politikalarını ve belirli konulardaki haber…

Yazar: jerome david salinger
Sahte dünyanın sahte insanlarına topyekün savaş açmıştı Salinger: Bu kitaptaki öyküler, bu dünyanın kabullenilmesinde değil, aşılmasında buluyor doruk noktasını. İnce bir ironiyi, keskin gözlemleriyle bütünleyen yazar, James Joyce'un epiphany tanımına uyan bir öykü döngüsü yaratıyor: Seymour'un intihar etmesiyle başlayan, geleceği görebilen harika çocuk Teddy'nin kızkardeşi tarafın…
Yazar: david crowley, paul heyer
İletişim tarihi sadece günümüz medya teknolojilerinin tarihinden ibaret değildir. Bu tarih, insanın yeryüzündeki varlığına içkindir. İnsan, temel bir iletişim gücü olarak varlığını sürdürebilmek ve geliştirebilmek için kendisiyle, doğayla ve diğer insanlarla iletişim kurmuş; bu ise insanın kendisinin, doğanın ve toplumun dönüşümüne katkı yapmıştır. İnsanın kendi tarihini üretme macerası aynı zama…

Yazar: kolektif
"Türkiye'de nefret söylemi ve nefret suçu, demokrasinin pekişmesi ve birlikte yaşama kültürünün güçlenmesinin önündeki en önemli engellerdendir. Yargı kararları nefret söylemini içermekte, merkez medya gazetelerinde ve TV kanallarında nefret söylemi kullanılmakta, siyasi parti liderleri ve milletvekilleri rahatlıkla nefret söylemini dillendirmektedir. Türkiye küreselleştikçe, kentleştik…

Yazar: esra arsan
İnternet ya da gazete arşivlerinde kaybolup gideceği yerde, derli toplu bir kitap olarak ve her halükarda fikir ve yaklaşım birliği oluşturan bu makaleler, Türk egemen medyasının perişan halini somut olarak gözler önüne seriyor. Ele aldığı konuların çeşitliliği bir yana, hangi konuyu işlerse onu mutlaka hem genel gazetecilik pratiği ve teorisi çerçevesinde konumlandırması hem de dünya gazetecili…

Yazar: azize bergin
Babıali artık yok. Plazalarda çalışmak insanları birbirine yabancılaştırdı. Takım ruhu nostalji oldu. Gazetecilik ticarete dönüştü. Gazete bir ürün artık, okurlardan da müşteri diye söz ediliyor. Çeşitli servislerde ürünün farklı parçaları üretiliyor. Nasıl bir fabrikada bdişli sıkıştırmakla görevli işçi, boru takma işine el atamazsa, gazeteleri ayakta tutan basın emekçileri de küçük çalışma alan…

Yazar: sabahattin ali
Büyük sıkıntıların yaşandığı çalkantılı dönemlerde bile ailesinin sorumluluğunu taşıyan bir yazarın eş ve baba olarak portresini çizen bu mektuplar, Sabahattin Ali'yi yakından tanımamızı sağlıyor. "Bundan sonra hiç kimse sana benim kadar yakın olmayacak. Beraber Almanca öğreneceğiz, ben İngilizce öğrenmek istiyorum, beraber İngilizce dersi alacağız, ben kitaplar tercüme edeceğim, bu…

Yazar: sabahattin ali
Büyük sıkıntıların yaşandığı çalkantılı dönemlerde bile ailesinin sorumluluğunu taşıyan bir yazarın eş ve baba olarak portresini çizen bu mektuplar, Sabahattin Ali'yi yakından tanımamızı sağlıyor. "Bundan sonra hiç kimse sana benim kadar yakın olmayacak. Beraber Almanca öğreneceğiz, ben İngilizce öğrenmek istiyorum, beraber İngilizce dersi alacağız, ben kitaplar tercüme edeceğim, bu…

Yazar: hakan ergül
Her şey TRT tekelinin yıkılmasının ardından gelen özelleştirme furyası ile başladı. Hukukun kaale bile alınmadığı, tek ölçüsü rating olan rekabet için her şeyin mübah olduğu bir özel televizyon yayıncılığımız oldu sonunda. Yaşadığımız dünyanın algılanmasında vazgeçilmez bir öneme sahip olan haber, kendisine atfedilen tanımı gereği olması gereken nesnellik, tarafsızlık, dürüstlük, açıklık gibi ki…

Yazar: azize bergin
Babıali artık yok. Plazalarda çalışmak insanları birbirine yabancılaştırdı. Takım ruhu nostalji oldu. Gazetecilik ticarete dönüştü. Gazete bir ürün artık, okurlardan da müşteri diye söz ediliyor. Çeşitli servislerde ürünün farklı parçaları üretiliyor. Nasıl bir fabrikada bdişli sıkıştırmakla görevli işçi, boru takma işine el atamazsa, gazeteleri ayakta tutan basın emekçileri de küçük çalışma alan…

Yazar: mustafa alp dağıstanlı
Türkiye'de gazeteciliğin harcında sansür ve otosansür var. 1829'da çıkan ilk Türkçe gazeteden 185 yıl sonra geldiğimiz yere bakılırsa bir arpa boyu yol gidemediğimiz ortada. Bu durumda siyasi kültürün ve iktidarın payı olduğu kadar gazetecilerin meslek ilkelerine sahip çıkmada gösterdiği zaafın da çok büyük payı var. 5 Ne? 1 Kim?,AKP dönemini ele alıyor ve medyanın büyük bölümünün nasıl…

Yazar: emin çölaşan
Türkiyenin en çok okunan gazetecilerinden Emin Çölaşan, yıllar önce yazdığı ancak güncelliğini hiç yitirmeyen ÖNCE İNSANIM SONRA GAZETECİ adlı bu kitabında gazeteciliğe nasıl başladığını, bu meslekte nelerle karşılaştığını ve yaşadığı ibret verici olayları hiç eskimeyecek bir anlatımla gözler önüne seriyor. Emin Çölaşan bu kitapta, o yıllarda ülke gündeminde bulunan insanların iç yüzünü, hayatını…

Yazar: sabahattin ali
Büyük sıkıntıların yaşandığı çalkantılı dönemlerde bile ailesinin sorumluluğunu taşıyan bir yazarın eş ve baba olarak portresini çizen bu mektuplar, Sabahattin Ali'yi yakından tanımamızı sağlıyor. "Bundan sonra hiç kimse sana benim kadar yakın olmayacak. Beraber Almanca öğreneceğiz, ben İngilizce öğrenmek istiyorum, beraber İngilizce dersi alacağız, ben kitaplar tercüme edeceğim, bu…

