
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi?
Bulduğuma öyle seviniyorum ki şu an. Beklediğimden bile daha iyiydi. Sadece bir bilim kurgu eseri olarak ya da insanımsı robotların belki en güzel örneklerinden birini gösterdiği için değil, arkasındaki felsefesiyle de kesinlikle etkileyiciydi. Aksiyonu, süprizleri ve sağlam karakterli kurgusu ile kendine bağlaması da cabası. Bilim kurgu seven herkesin alıp okuyabilmesini isterdim.
Baskı: Öteki Rüzgar (Yerdeniz Serisi, #6)
Bittiği için üzüleceğimi sonuna kadar anlayamamıştım. Etkileyici.
Baskı: Neuromancer (Sprawl Üçlemesi #1)
Eğer ki paranızın kıymeti varsa kitabı kesinlikle almayın. William Gibson'ın Neuromancer'ı değil bu. Bilimkurgu ödüllerini toplayıp götüren, Matrix'e fikir babalığı yapan o gerçek kült eser eğer Türkçe ve bu şekilde yazılmış olsaydı bırakın ödül almayı hiçbir yayın evi tarafından basılmazdı bile. Altıkırkbeş yayın evi kitabı öyle bir çeviri ve editörlükle basmış ki okuyucularına açık açık küfretse daha iyiydi. Her cümlede anlatım bozuklukları, hiçbir zaman doğru yere gelemeyen ama cümlelerin ortasına girip baltalama görevini çok iyi üstlenen noktalama işaretleri, hiçbir şey anlaşılmayan cümle yapıları, çevrilememiş ve aynen bırakılmış İngilizce sözcükler, rastgele bir şey yazıyormuşçasına yapılmış klavye hataları (yan yana bulunan harflerden yanlış olanlara basıp kelimeleri yanlış yazmışlar, bunu ilk defa görüyorum basılı bir kitapta) ve daha neler neler. 400 sayfalık kitaptan HİÇBİR ŞEY anlayamadım. Sıfır. Kitap öldürülmüş, üzerine tükürülüp buruşturulmuş ve yakılmaktan son anda kurtarılıp önünüze atılmış adeta. Para ziyanı olmaktan öteye gidememiş bu çeviri maalesef. Böyle yayınevlerinin hala açık olmasına çok şaşırıyorum. Son olarak bana inanmanız için kitaptan rastgele bir paragrafı da alıntılayacağım. Paragraftaki tüm noktalama işaretleri, cümleler, yazım yanlışları ve her şey AYNEN kitapta yazdığı gibidir: Havaalanına on kilometre kala, tren yavaşlamaya baş|a, di. Case çocukluk görüntülerinin üzerinde yükselişini şey. retti güneşin, o çatlak parçanın ve rafinelerin paslanan göv. delerinin yukarısında aydınlanışını. Bundan 400 sayfa boyunca okumak isterseniz, başarılar dilerim.
Baskı: İçeriden Ölmek
Yorum yapması kolay bir eser değil gerçekten. Hepsini toparlayıp da bir kaç kelimeye sığdırmak gerekirse kullanacağım kavramlar şunlar olurdu: İlginç, gerçek, etkileyici, derin, açık... Edebi göndermelerin bolluğu ile başlamak istiyorum. Altı çizilesi pek çok bölüm var kitapta. Düşüncelerin aktarılış biçimi ciddi anlamda çarpıcı bir etkiye sahip; öyle ki, David Selig ile birlikte içeriden ölmenin nasıl bir şey olduğunu biz de deneyimliyoruz. Anlatımı baş karakterin beynine tam olarak girmemize olanak sağlıyor; tıpkı onun da başkalarına yaptığı gibi. Ve o beynin içinde görmekten hoşlanmayacağınız pek çok şey var; umutsuzluk, çürüme, ucubelik, üzüntü... Tüm bunlar müthiş bir bilgi birikimi ve belki biraz da boş vermişlikle birleşiyor ve karşımıza düşündüren, etkileyen, mutlaka bir şeyler kazandıran özenli ve kesinlikle farklı bir yapıt çıkıyor. Kitabın içindeki pek çok gönderme anlatıma harika yedirilmişti. David Selig'in kendi düşüncelerinde yaptığı alıntılar sadece yazarın değil baş kahramanın da kültür birikimini gösteriyor, onu daha iyi tanımamızı sağlıyor. Sayfalar arasında dolaşırken onun yaptığı gibi beyin kıvrımları arasında dolaşıyorsunuz aslında; her şeyi çürümekte olan bir adamın gözünden görüyorsunuz. Eğer sadece bitsin diye okumuyorsanız etkilenmemek gibi bir şansınız yok çünkü kitabın size sunabileceği en büyük nimet bu. Farklı bir görüş, farklı bir tarz, farklı bir bakış açısı, farklı bir düşünce yapısı... Pek çok klişenin aksine hiçbir şey mutlu sona bağlanmak zorunda değil, hiçbir şey olması gerektiği gibi olmak durumunda değil bu kitapta. Her şey çürür, her şey değişir. Selig'in en sevdiği söz de buradan geliyor işte: Yaşarken, çürüyoruz. Ölürken, yaşıyoruz. Üslubun David Selig'in düşünce biçimini yansıtıyor oluşunun bir etkisi de cinsellik faktörü elbette. Şöyle bir baktığınızda sahnelerde hiçbir şekilde sansürleme ya da çekinme durumu olmadığı, her şeyin olabildiğince açık bir şekilde anlatıldığını görüyoruz hemen. Ve bu o kadar sıradan bir şekilde, o kadar üslubun içine yedirilmiş halde yapılıyor ki bir süre sonra alıştığınızı hissediyorsunuz. (Bu noktada görüş farklılıkları çokça olabilir, ben böyle hissettim desem daha doğru) Çünkü Selig için sahip olduğu yetenekle paralel olarak her zaman için normal bir şey olmuş. Ben bunu çok mantıklı buldum, hiçbir zaman insanların sırlarını sizden saklayamadığını düşünüldüğünde aksi bir durum daha da garip kaçabilirdi bence. Birazcık abartılmış olsa da bu unsurun da kararında olduğunu düşünüyorum. (Bu düşüncemin içinde yukarıda dediğim gibi bir süre sonra alışıyor oluşumun payı çok büyük, zira dünyaya o adamın gözünden baktığımızda hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.) İçeriden Ölmek aksiyon barındırmayan ve bunu tek bir cümlede dahi aratmayan bir kitaptı. Derin, vurucu, edebi göndermelerle dolup taşan ve mutlaka bir şeyler kazandıracak olan bir eser. Her şey bir yana, farklı bir eser. Her okuyucu kaldıramaz ama kaldırabilecek olanlar da denediğine pişman olmayacaktır.
Baskı: Yitik Öyküler Kitabı
Baştan şunu söylemeliyim ki değerlendirme puanının 9 olmasındaki tek sebep mit'in burada bulunanların dışında pek çok öyküsünü okuma fırsatı yakalamış biri olarak kitaba seçilen hikayeler konusunda daha iyi seçimler yapılabileceğini düşünmemdir. İhsan Tatari'nin akıcı, bir kez daha geriye dönmeyi gerektirmeyen yalın anlatımıyla birbirinden oldukça farklı öyküleri okuma fırsatı sunuyor kitap. Celalettin Ceylan'ın çizimleriyle birlikte oldukça güzel bir düzene oturmuş. Her bir öyküde birbirinden farklı mekanlara gidip birbirinden farklı karakterler tanıyor, çok uzun sürmese de her birinde ayrı bir keyif alıyorsunuz. 9 farklı öykünün her biri birbirinden güzel. Sevgili İhsan Abi'nin de kitabını tekrar kutluyor ve devamının gelmesini diliyorum. Keyifli vakit geçirmek veya kafanızı dağıtmak için bir şeyler okumak istiyorsanız, kesinlikle almak için doğru kitap.
Baskı: Ilgana
Hayal gücü ve Türkçe fantastik adına yapılmak istenen işe gerçekten saygım var, fakat fantastik bir kitapta yeşilçam diyalogları görmek beni açık bir şekilde rahatsız etti. Bazı insanlar okuyup çok sevebilir, fakat baştan ısınamazsanız(benim gibi) sonunu zor getireceğiniz bir eser.