Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: orhan veli kanık
Orhan Velinin hikâyeleri, 1947-50 yılları arasında Tanin gazetesi ile Seçilmiş Hikâyeler ve Yaprak dergilerinde yazarın sağlığında, William Saroyandan "serbest" olarak çevirdiği hikâyesi ise ölümünden sonra Vatan gazetesinde (1952) yayımlanmıştı. Hikâyeler ilk kez ayrı bir kitapta toplanmış ve kitaba yazarın edebiyat hakkındaki küçük ama ilginç bir konuşması da eklenmiştir. Hoşgör…

Yazar: charles bukowski
Zengin olmayı düşleyen yoksul ve despot bir babanın cehenneme çevirdiği ergenlik döneminden sonra iki yıl Los Angeles Üniversitesinde gazetecilik bölümüne devam eden Charles Bukowski (Henry Chinaski) kararını verir. Babası gibi biri zengin olmak istediğine göre, o tersini isteyecektir. Aylaklığı. Ancak erken yaşta saptadığı bir hedefi vardır. Yazar olmak. Mukavva bavulunu alıp yola düştüğünde yir…

Yazar: umay umay
Sahipsiz bulduğumuz her konuşmayı, her anıyı, her susuşu yalan yapıp içimize doldurduk. Aradığımız neydi bilmiyorum. Bu o kadar da önemli değildi. Sevimli, âşık, çekingen korkuluklar gibiydik. Gerçek denilen kötü kokulu kargaları kovuyorduk
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…

Yazar: ahmet telli
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdirHer sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünküBir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitseAma bir tufan az mı gelir yoksa yine deYırtılan ve parçalanan bir şeyler olmalı mutlakaHiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler

Yazar: rupert woodfin, oscar zarate
Karl Marx, Freud ve Darwin ile birlikte 19. yüzyılın sonlarının en etkili düşünürlerinden biriydi. Ama Marx insanların zihinlerinde devrimlere ilham verdiği gibi, milyonlarca insanın hayatını ve tüm dünyanın jeopolitik haritasını kökten dönüştüren devasa siyasi çalkantılara da yol açmıştı. Bu kitapta Marxın kendi felsefesine, bu felsefenin Hegel gibi 19. yüzyıl Avrupalı düşünürlerinin kökenlerine…

Yazar: ataol behramoğlu
Ölümdür yaşanan tek başına Aşk iki kişiliktir Bu on ayrılık şiiri, ayrılık izleğine öylesine yalın, öylesine kırık, öylesine suskun yaklaşıyor ki, ayrılığın kavurucu acısı olanca duyumsanıyor. (...) Anlaşılmaz, okunamaz şiirlerin sanatlık değer taşıdığı iddiasındaki günümüzde, Ataol Behramoğlu herkes için, hepimiz için şiir ülküsünü koruyor (Selim İleri, Cumhuriyet, 19 Mart 1999)

Yazar: sigmund freud
Avusturyalı nörolog ve psikanalist Sigmund Freud (1856-1939), Viyana Üniversitesinde tıp öğreniminin ardından ruhsal kökenli hastalıklar, özellikle isteri üzerinde araştırmalara yöneldi. Bir süre Viyanalı tıp doktoru Josef Breuer ile çalıştı. 1900lerde psikanalitik kuramını geliştirdi ve nevrozların tedavisi ile uğraştı. 1902de profesör oldu. 1908de, sonraki yıllarda birçok ünlü psikanalist yetiş…

Yazar: wilhelm reich
Hitlercilerin milyonlarca insanı öldürmelerinden sonra, kalkmış onları asıyorsun. Milyonları öldürmelerinden önce nerdeydin peki, o zaman ne düşünüyordun? Düzinelerle ceset oturup düşünmen için yeterli neden değil miydi? İnsanlığının kıpırdanması için milyonlarca ceset mi gerekliydi? --- Ne kurşun sıkma ne de darağacına çekme seni içinde bulunduğun bataklıktan çekip çıkaramaz. Şöyle bir kendine b…

Yazar: josé saramago
Yola çıkmayı hayal etmek bile, bir hedefi gözetmek, bir amaca ulaşmak, bir kavuşmayı özlemek kadar güzel, gerekli, büyüleyici ve heyecan verici olabilir........... Bilinmeyen Adanın Öyküsü hayallerin, özlemlerin, amaçların ve. kavuşmaların öyküsüdür. "(...) ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum, Bilmiyor musun ki, Kendinden dı…

Yazar: halil cibran
Cibran, Yakın, Orta ve Uzakdoğu'nun geleneksel öğretileriyle Batı düşüncesini karşılaştırmış, bireysel ve toplumsal olgulara çeşitli sentezler getirmiştir. Yapıtlarında şiirsel bir anlatım kullanmış, Doğu düşüncesini Batı diliyle yazmıştır. Bu nedenle Cibran'ın eserlerini okuyanlar, bir bakıma Peygamberlerin kitaplarını okuyormuş izlenimine kapılırlar. Tıpkı kutsal kitaplardaki gibi yaz…

Yazar: özdemir asaf
Sana gitme demeyeceğim. Üşüyorsun ceketimi al. Günün en güzel saatleri bunlar. Yanımda kal.

Yazar: mike wayne
Kapital’in yayınlanmasından bu yana kapitalizm, Marx’ın kapitalizm eleştirisinin yanlış ve yersiz olduğunu kanıtlamaya uğraşadursun Marx ve temel eseri Kapital, dünyayı anlamak isteyen her yeni kuşağa uygun aletler geliştirmeyi sürdürmüştür. Çoğu insanın, dünyadaki her şeyin pek de düzgün yürümediği yönünde en azından bir sezgisi vardır. Pek çok kişi de insan soyunun karşısında bir yığın büyük…

Yazar: umay umay
Sahipsiz bulduğumuz her konuşmayı, her anıyı, her susuşu yalan yapıp içimize doldurduk. Aradığımız neydi bilmiyorum. Bu o kadar da önemli değildi. Sevimli, âşık, çekingen korkuluklar gibiydik. Gerçek denilen kötü kokulu kargaları kovuyorduk

Yazar: anthony burgess
Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna sistematik bir baskı uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum... Cockney dilinde (İngiliz argosu) bir deyiş vardır. Uqueer as as clockwork orange. Bu deyiş, olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran kişi anlamına g…

