
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: turgut uyar
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım

Yazar: antoine de saint-exupéry, merve otçeken
Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam altı yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o, sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi…
Yazar: gilbert sinoue
"Dünyanın en büyük çölünün hâkimi, ona kollarını açmış gibiydi. Onu sadık bir âşık gibi bekliyordu... İnancını hiçbir şüphenin sarsamayacağını düşündü: Nil'in kızıydı o." 1800'ler, Ortadoğu... Koca İmparatorluk günden güne güçten düşerken, bir yanda Avrupa devletleri "Osmanlı pastası"ndan pay almanın yollarını aramakta, bir yanda da Mısır eyaletinin Valisi Kava…

Yazar: ayfer tunç
''Hayat, kayaç katmanları gibi parçalarına ayrılan değersiz bir kütledir.'' Türkçe edebiyatın sözünü sakınmayan kalemi Ayfer Tunç, yazarlık hayatının 25. yılında sarsıcı bir romanla karşımızda. Hayatı ''yolcu'' olarak yaşamak isterken baba mirası otelin işletmecisi, ailesinin ''reisi'' olmak zorunda kalan Mürşit, her geçen gün tamahkâr…

Yazar: marc levy
Amerikalı ünlü sanat tarihçisi Jonathan Gardner, Rus ressam Vladimir Radskinin yapıtlarına çocukluğundan beri tutkulu bir hayranlık beslemektedir. Ressamın yüz yıldan uzun bir zamandır kayıp olduğu düşünülen başyapıtının bulunduğunu haber alınca, nişanlısı Annayı Bostonda düğün hazırlıklarıyla baş başa bırakıp Londraya doğru yola çıkar. Ama bu gizemli tablonun peşine düştüğünde, kendi yaşamının g…
10/10
Yazar: marc levy
Amerikalı ünlü sanat tarihçisi Jonathan Gardner, Rus ressam Vladimir Radskinin yapıtlarına çocukluğundan beri tutkulu bir hayranlık beslemektedir. Ressamın yüz yıldan uzun bir zamandır kayıp olduğu düşünülen başyapıtının bulunduğunu haber alınca, nişanlısı Annayı Bostonda düğün hazırlıklarıyla baş başa bırakıp Londraya doğru yola çıkar. Ama bu gizemli tablonun peşine düştüğünde, kendi yaşamının g…

Yazar: susanna tamaro
Her Melek Korkunçtur, erişkinlik yolunda bir kız çocuğunun öyküsüdür. Engel tanımayan, her şeyi silip atan bir boranın estiği bir geceye doğar. Dengesiz bir annenin, ilgisiz ve soğuk bir babanın çocuğu olarak, aynı şekilde hiddetli çalkantıların yaşandığı bir evde büyür. Uyumaz, kendine ve çevresine hiç durmadan, kimsenin yanıtlayamadığı, düşünmek bile istemediği sorular sorar; buzdağının görünme…

Yazar: marc levy
Amerikalı ünlü sanat tarihçisi Jonathan Gardner, Rus ressam Vladimir Radskinin yapıtlarına çocukluğundan beri tutkulu bir hayranlık beslemektedir. Ressamın yüz yıldan uzun bir zamandır kayıp olduğu düşünülen başyapıtının bulunduğunu haber alınca, nişanlısı Annayı Bostonda düğün hazırlıklarıyla baş başa bırakıp Londraya doğru yola çıkar. Ama bu gizemli tablonun peşine düştüğünde, kendi yaşamının g…

Yazar: sandra aamondt, sam wang
Arabanın anahtarını nereye koyduğumuzu neden unuturuz da araba kullanmayı hiç unutmayız? Beynimizi hayatımızın her anında kullanıyor olmamıza rağmen, pek azımız onun nasıl iş gördüğü hakkında bilgi sahibiyiz. Bildiğimizi düşündüğümüz şeylerin büyük kısmı, aslında kulaktan dolma bilgilerden oluşuyor; mesela beynimizin sadece yüzde onluk kısmını kullanıyor olduğumuz ya da içki içmenin beyin hücr…

Yazar: marc levy
Amerikalı ünlü sanat tarihçisi Jonathan Gardner, Rus ressam Vladimir Radskinin yapıtlarına çocukluğundan beri tutkulu bir hayranlık beslemektedir. Ressamın yüz yıldan uzun bir zamandır kayıp olduğu düşünülen başyapıtının bulunduğunu haber alınca, nişanlısı Annayı Bostonda düğün hazırlıklarıyla baş başa bırakıp Londraya doğru yola çıkar. Ama bu gizemli tablonun peşine düştüğünde, kendi yaşamının g…

Yazar: marc levy
Amerikalı ünlü sanat tarihçisi Jonathan Gardner, Rus ressam Vladimir Radskinin yapıtlarına çocukluğundan beri tutkulu bir hayranlık beslemektedir. Ressamın yüz yıldan uzun bir zamandır kayıp olduğu düşünülen başyapıtının bulunduğunu haber alınca, nişanlısı Annayı Bostonda düğün hazırlıklarıyla baş başa bırakıp Londraya doğru yola çıkar. Ama bu gizemli tablonun peşine düştüğünde, kendi yaşamının g…

Yazar: marc levy
Amerikalı ünlü sanat tarihçisi Jonathan Gardner, Rus ressam Vladimir Radskinin yapıtlarına çocukluğundan beri tutkulu bir hayranlık beslemektedir. Ressamın yüz yıldan uzun bir zamandır kayıp olduğu düşünülen başyapıtının bulunduğunu haber alınca, nişanlısı Annayı Bostonda düğün hazırlıklarıyla baş başa bırakıp Londraya doğru yola çıkar. Ama bu gizemli tablonun peşine düştüğünde, kendi yaşamının g…

Yazar: marc levy
Amerikalı ünlü sanat tarihçisi Jonathan Gardner, Rus ressam Vladimir Radskinin yapıtlarına çocukluğundan beri tutkulu bir hayranlık beslemektedir. Ressamın yüz yıldan uzun bir zamandır kayıp olduğu düşünülen başyapıtının bulunduğunu haber alınca, nişanlısı Annayı Bostonda düğün hazırlıklarıyla baş başa bırakıp Londraya doğru yola çıkar. Ama bu gizemli tablonun peşine düştüğünde, kendi yaşamının g…

Yazar: marc levy
Amerikalı ünlü sanat tarihçisi Jonathan Gardner, Rus ressam Vladimir Radskinin yapıtlarına çocukluğundan beri tutkulu bir hayranlık beslemektedir. Ressamın yüz yıldan uzun bir zamandır kayıp olduğu düşünülen başyapıtının bulunduğunu haber alınca, nişanlısı Annayı Bostonda düğün hazırlıklarıyla baş başa bırakıp Londraya doğru yola çıkar. Ama bu gizemli tablonun peşine düştüğünde, kendi yaşamının g…

Yazar: özgür bacaksız
"Bazen insanlar kadar paragraflar da anlamsızlaşır. Hiçbir sözcük seni anlamaz, anlatamaz, yazdıramaz. Çaresiz bırakırlar seni, suskunluğa terk edersin kendini. Sonra biraz daha acı çekersin, hüzün çuvalına eklersin bir şeyler, tekrar yazmaya kalkarsın ve sonra fazlasıyla yazarsın.' "Büyümemde, delirmemde, yalnızlığımda emeği geçen herkesin gözlerinden öperim"
9/10
Yazar: özgür bacaksız
"Bazen insanlar kadar paragraflar da anlamsızlaşır. Hiçbir sözcük seni anlamaz, anlatamaz, yazdıramaz. Çaresiz bırakırlar seni, suskunluğa terk edersin kendini. Sonra biraz daha acı çekersin, hüzün çuvalına eklersin bir şeyler, tekrar yazmaya kalkarsın ve sonra fazlasıyla yazarsın.' "Büyümemde, delirmemde, yalnızlığımda emeği geçen herkesin gözlerinden öperim"

Yazar: özgür bacaksız
"Bazen insanlar kadar paragraflar da anlamsızlaşır. Hiçbir sözcük seni anlamaz, anlatamaz, yazdıramaz. Çaresiz bırakırlar seni, suskunluğa terk edersin kendini. Sonra biraz daha acı çekersin, hüzün çuvalına eklersin bir şeyler, tekrar yazmaya kalkarsın ve sonra fazlasıyla yazarsın.' "Büyümemde, delirmemde, yalnızlığımda emeği geçen herkesin gözlerinden öperim"

Yazar: sandra aamondt, sam wang
Arabanın anahtarını nereye koyduğumuzu neden unuturuz da araba kullanmayı hiç unutmayız? Beynimizi hayatımızın her anında kullanıyor olmamıza rağmen, pek azımız onun nasıl iş gördüğü hakkında bilgi sahibiyiz. Bildiğimizi düşündüğümüz şeylerin büyük kısmı, aslında kulaktan dolma bilgilerden oluşuyor; mesela beynimizin sadece yüzde onluk kısmını kullanıyor olduğumuz ya da içki içmenin beyin hücr…

Yazar: can dündar
"Bu kitapta Deniz'in durgun, fırtınalı, eğlenceli, dalgalı hallerini ve yer yer derinliklerini bulacaksınız. Neden bugün hâlâ on binlerce çocuğun adında yaşadığını, her kesim tarafından sevilip sayıldığını, ölüm yıldönümlerinde nasıl olup da her yıl biraz daha büyüyen kalabalıklar toplandığını, her direnişte, her mitingde isminin niçin ısrarla anıldığını, neden Gezi Direnişi patladığınd…

Yazar: özgür bacaksız
"Bazen insanlar kadar paragraflar da anlamsızlaşır. Hiçbir sözcük seni anlamaz, anlatamaz, yazdıramaz. Çaresiz bırakırlar seni, suskunluğa terk edersin kendini. Sonra biraz daha acı çekersin, hüzün çuvalına eklersin bir şeyler, tekrar yazmaya kalkarsın ve sonra fazlasıyla yazarsın.' "Büyümemde, delirmemde, yalnızlığımda emeği geçen herkesin gözlerinden öperim"

Yazar: özgür bacaksız
"Bazen insanlar kadar paragraflar da anlamsızlaşır. Hiçbir sözcük seni anlamaz, anlatamaz, yazdıramaz. Çaresiz bırakırlar seni, suskunluğa terk edersin kendini. Sonra biraz daha acı çekersin, hüzün çuvalına eklersin bir şeyler, tekrar yazmaya kalkarsın ve sonra fazlasıyla yazarsın.' "Büyümemde, delirmemde, yalnızlığımda emeği geçen herkesin gözlerinden öperim"
