
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: christine bard
Nedir pantolon? Belimizden ayaklarımıza kadar olan bölümünü örten ve iki bacağımızı kaplayan bir giysi. Ancak giysi, toplumsal düzeni yansıtır ve onu yeniden üretir. Dolayısıyla pantolonun öyküsünün ardında koca bir anlam yatar, ne de olsa “kişisel olan politiktir”. Carl Flügel, erkeğin pantolon giymesini “güzellik iddiasını bırakıp, biricik amacının yararlılık olmasına” yorar. Simone de Beauvoir…

Yazar: alain de botton
Romantik Harekette Alain de Botton bir aşk ilişkisinin başlangıcından bitişine kadarki gelişimini keşfediyor, bu keşif sırasında sanat ve aşkın doğasına ilişkin düşüncelerini paylaşıyor okurlarla. Reklamcı Alice ile bankacı Eric arasındaki ilişkiye aşama aşama tanıklık ediyoruz, tanıklığımıza şemalar, resimler ve Descartestan Platona, Aretha Franklinden Flauberte kadar birçok ismi kapsayan bir ya…

Yazar: alain de botton
Modern dünyanın seküler düzeninde yaşayan insanlar dinlerle olan bağlarını ya tamamen koparmış ya da en aza indirgemişlerdir. Oysa dinlerin eğitimden sanata kibarlıktan dayanışma duygusuna uzanan çok farklı alanda geliştirdikleri yaklaşımlar, derinlikleri, güzellikleri ve özellikle de insanının duygusal dünyasının gereksinimlerini karşılamaları açısından incelenmeye değerdir. Alain de Botton,…

Yazar: alain de botton
Alain de Botton, insanoğlunun yaşadığı en yoğun duygunun haritasını Aristo, Marx, Nietzsche, Wittgenstein, Tolstoy ve Stendhalın rehberliğinde çıkartıyor. Yazarın hınzır, duyarlı, gerçekçi ve bilge kaleminden aşkın tetiklediği ruh halleri birer birer dökülüyor. Bize çok tanıdık gelen bu ruh halleri, derinlikleri, çelişkileri ve sırları ile karşımıza çıkıp aşka dair söylenen, düşünülen ve yaşanan…

Yazar: allen ginsberg
Atom bombası, sınırsız artan nüfus, gelişen kitle iletişim araçları ve düşünce özgürlüğüne yönelik baskıların damgasını vurduğu 1952-1995 yıllarının Amerikası, bireye Allen Ginsbergin deyimiyle "kamusal yalnızlık" getirmişti. Ginsberg, bu yalnızlaşma ve iletişimsizliğe yazdıklarıyla hem bireysel olarak tepki göstermiş hem de bir kuşağın sesi olmuştur. Toplu Halüsinasyon, bir dönemin…

Yazar: eduardo galeano
-ARKA KAPAK- Galeano'dan her güne bir masal değil, her güne bir gerçek! Bir takvim formatında yazılan Ve Günler Yürümeye Başladı, 1 Ocak'tan 31 Aralık'a her gün için yakın tarihte ya da eski çağlarda o gün yaşanan özel bir hikâye anlatıyor. Eduardo Galeano, Aynalar'da olduğu gibi kadın, erkek, iktidar, yerliler, ırkçılık, emperyalizm, kültürler, daldan dala atlayarak; değini…

Yazar: david peace
İşgal Altındaki Şehir hastalık, kül, barut, yağmur ve ölüm kokuyor... Tekinsiz sokaklar mutsuz ve endişeli, korkmuş ve kabullenmiş, alışmış ve öfkeli insanlarla dolu. Şehir yaralarını sarmaya, hayata tutunmaya çalışıyor, çalıştıkça da yaralanıyor. David Peace İkinci Dünya Savaşı sonrasında toplumsal yozlaşma ve çürüme kadar hastalıklarla da boğuşan ülkenin kara hikayesini Tokyo Sene Sıfır'…

Yazar: david peace
İkinci Dünya Savaşının hemen sonrasında Tokyo... Açlık, sefalet, korku dolu günler her kesimden insan için hayatı zor kılarken parklarda öldürülen genç kadınlar... Ve bu korkunç cinayetleri çözme görevini üstlenmek zorunda kalan, şehrin tekinsiz gece hayatının müdavimi, hap bağımlısı, deneyimli, zeki Dedektif Minami... Genç kadınları vahşice öldüren seri katilin peşine düşen Minami'yi bomba…

Yazar: enis batur
Nedir Kravat?Maktûlu kaybolmuş, dolayısıyla faili meçhul bir cinayet anlatısı mı?Cumhuriyet tarihinin, kravat takmayı zorunlu kılanlarla kravat takmayı reddedenler arasındaki kıyasıya mücedeleden ibaret olduğunu savunan bir siyasal yorumu mu? Yoksa, ortalama yüzyirmi santimetre boyundaki bir kumaş kesintinin anatomisi mi?Enis Batur, Fugue Sanatı üzerinde bir roman denemesi altbaşlığını taşıyan Ac…

Yazar: jack kerouac, william s. burroughs
Bu kitap, bir suç romanı ve gerçek bir öykü. 1944 yılında Jack Kerouac ile William Burroughs bir cinayeti örtbas etme suçundan tutuklandılar; bir arkadaşları bir diğerini bıçaklamış ve gelip bunu onlara anlatmıştı. Ama hiçbiri olayı polise bildirmemişti. O zamanlar henüz tanınmayan yazarlar olan ikili, bu cinayeti romanlaştırmaya karar verdiler. New York'ta sürekli içen, birbirlerinin evind…

Yazar: william s. burroughs
William S. Burroughs’un “Cut-up” üçlemesi Nova Ekspresi ile tamamlandı. Yayınlandığı tarihlerde içinde yaşadığı toplumu ve egemen sınıfı oldukça rahatsız etmiş bu üçleme Türkçede 50 yıl aradan sonra yayınlanabildi ancak yayınlanır yayınlanmaz da üçlemenin ilk kitabı dava konusu oldu. Kutsal olan ve dokunulmayan ne varsa, sınır nereden çekilmişse, yasak nereden gelmiş ve değer adı altında dayatıl…

Yazar: william s. burroughs
Beat kuşağının önemli temsilcilerinden William S. Burroughs bu kuşağın yazarlarının edebiyatta yaptığı devrimi bir adım daha ileri götürmek için çarpıcı bir üçleme yazar. Bu üçlemenin ilk kitabı olan Yumuşak Makine, okurları Burroughs’un içinde kutsal ya da tabu olan hiçbir şeyin bulunmadığı hayal dünyasının derinliklerine götürüyor. Sert, yaratıcı, özgür, eğlenceli, şiirsel bir tonun egemen oldu…

Yazar: gisele freund
Gisèle Freund, fotoğraf üzerine yazılmış yapıtlar arasında kılavuz bir kitap olarak çok önemli bir yere sahip olan Fotoğraf ve Toplumda fotoğrafın icadından günümüze kadar geçirdiği değişimlere toplumsal ve siyasi bir pencereden bakıyor. Modern çağın en önemli buluşlarından biri olan fotoğrafın tarihi, son iki yüzyıldaki sanat akımlarının bir panoramasını sunmakla kalmıyor, sanat ile siyasi ve to…

Yazar: gustave flaubert
MADAM BOVARYNİN HABERCİSİ BİR ROMAN Gustave Flaubert yazmaya başladığında henüz sekiz yaşındaydı. Madam Bovary fırtınası tüm dünyayı sarmadan çok önce, ilk kaleme aldığı roman Bir Delinin Anıları olmuştu. Otobiyografik öğeler taşıyan roman, yazarın iç dünyasına da ayna tutar nitelikte. Flaubertin 1838de yazdığı Bir Delinin Anıları, yazarın kendisinin de dahil olduğu burjuva dünyasına eleştirel bi…

Yazar: ali teoman
Aslında herkes aşk için bir öykü yazar. Bunu bilmediğimi mi sanıyorsun, Sevinç? Kimisi şiir yazar. Kimisi şiir yazdığını sanır. Dizeler, ölçüler, uyaklar, ince ince düşünülmüş söz sanatları, pek seçkin imgeler... Gözü yaşlı hislenişlerden yıvış yıvış olmuş ya da yapaylıktan kazık gibi kaskatı kesilmiş gülünesi şiircikler, aşınmış aşk öyküleri... Sen de yazdın, Sevinç, aşk için öyküler yazdın. Ken…

Yazar: küçük iskender
Küçük İskender'in Türk şiirine girişi Gözlerim Sığmıyor Yüzüme ile oldu. Bir ilk kitap olmasına rağmen her bir dizesinden ustalığın okunduğu bu şiirler ilk kez 1988 yılında, Memet Fuat'ın desteğiyle yayınlandı. Yayınlandığı dönemde tüm edebiyat camiasının dikkatini çeken Gözlerim Sığmıyor Yüzüme'nin yeni baskısı, uzun yıllar yapılmadı. Küçük İskender tarafından gözden geçirilmiş…

Yazar: j. g. ballard
Her yerden görülen devasa kubbesiyle bir alışveriş merkezi, tüketim ve şiddetin hüküm sürdüğü bir taşra kasabası ve beklenmedik bir ölüm... Yaşadığı kasabanın alışveriş merkezinde öldürülen babasına yalnızca veda etmek için Brooklands'e giden işsiz reklamcı Richard Pearson; labirenti çağrıştıran alışveriş merkezinin, durmaksızın hareket eden yürüyen merdivenlerin, yirmi dört saat çalışan…

Yazar: ah muhsin ünlü
Ah Muhsin Ünlü, Modern Türk Şiirinin keçiyollarında, uçurumlarında, zirvelerinde hünerli bir samuray, muzip bir derviş, fiyakalı bir çita gibi dolaşıyor. Bu müstesna, janjanlı, kıyak şiirlerin yeni basımını övünçle, kıvançla, sevinçle sunuyoruz!

Yazar: küçük iskender
Her şeyi açıklamanın, farklı olduğunu itiraf etmenin ve böylece isyanı belgelemenin zamanı geldiğinde ihtiyaç duyacağımız şey cesaret, ironi ve dürüstlük olacaktır. O zaman aşağılara doğru inip park edeceğiz. Orası sığınağımız mıdır, yuvamız mı, yoksa tek kişilik hücremiz mi? Önce sahne inşa edilsin; sonra karar veririz trajedi mi, komedi mi sahneleyeceğimize. "Bazı dualar hilelidir. Bazı ta…

Yazar: küçük iskender
Bugün hayatında bir değişiklik yap ve ne kadar yıpratıcı olduğuna karar ver istedim; o nedenle oturup yazdım tüm bunları; yoksa gecenin dördü; hepiniz uyuyorsunuz; bu ülkede hep gecenin dördü; herkes uyuyor. Ben ayaktayım. Elimde bir bıçak var ve kendimi mi yaralayayım, kendimle aramdaki coğrafyayı mı keseyim, kendimle aramdaki anlayış biçimlerini mi doğrayayım, karar veremiyorum. Çok salakça, fa…



