
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: etgar keret
“Etgar Keret bir dâhi… Kahkahalarla güldürüyor.” -The New York Times- “Kara mizahı seviyorsanız, bundan iyisini bulamazsınız.” -Baltimore Sun- Orta Doğu’nun en parlak yıldızı olarak nitelenen Etgar Keret’ten soluk soluğa okunacak bir kara mizah şaheseri: Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü! Prensip sahibi olduğundan otobüsünü asla bekletmeyen bir şoför, Interpol’ün peşine düştüğü küçük b…

Yazar: etgar keret
“Etgar Keret bir dâhi… Kahkahalarla güldürüyor.” -The New York Times- “Kara mizahı seviyorsanız, bundan iyisini bulamazsınız.” -Baltimore Sun- Orta Doğu’nun en parlak yıldızı olarak nitelenen Etgar Keret’ten soluk soluğa okunacak bir kara mizah şaheseri: Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü! Prensip sahibi olduğundan otobüsünü asla bekletmeyen bir şoför, Interpol’ün peşine düştüğü küçük b…

Yazar: milan kundera
Yavaşlıkın kıssasından çıkan hisse şu: Yavaşlığın düzeyi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın düzeyi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır. Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bir şey anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır. Kundera, ger…

Yazar: milan kundera
Yavaşlıkın kıssasından çıkan hisse şu: Yavaşlığın düzeyi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın düzeyi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır. Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bir şey anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır. Kundera, ger…

Yazar: milan kundera
Yavaşlıkın kıssasından çıkan hisse şu: Yavaşlığın düzeyi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın düzeyi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır. Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bir şey anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır. Kundera, ger…

Yazar: milan kundera
Yavaşlıkın kıssasından çıkan hisse şu: Yavaşlığın düzeyi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın düzeyi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır. Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bir şey anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır. Kundera, ger…

Yazar: milan kundera
Yavaşlıkın kıssasından çıkan hisse şu: Yavaşlığın düzeyi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın düzeyi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır. Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bir şey anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır. Kundera, ger…

Yazar: arnon grünberg
Kitap editörü Jörgen Hofmeester, son derece sıkıcı bir burjuva varoluşu içinde yaşayan emeklilik yaşının eşiğinde bir Amsterdamlıdır. Roman, canından çok sevdiği iki kızından küçük olanı Tirza'nın mezuniyet partisi için suşi hazırladığı sahneyle açılır. Bir Dostoyevski romanında olduğu gibi görünüşte sakin başlayan şeyler engellenemez şekilde açılacak, tırmanacaktır. Okur yaklaşmakta olan Ka…

Yazar: murathan mungan
Murathan Mungan'ın alışılmadık kısalıkta, 1-1.5 sayfalık kısa öykülerini, kitapta yer alan şu cümleleri çok iyi anlatıyor: En kısa hikâye parçasına an denir. Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler. "Bütün yaşamımız" dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında... Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır. Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.
9/10
Yazar: murathan mungan
Murathan Mungan'ın alışılmadık kısalıkta, 1-1.5 sayfalık kısa öykülerini, kitapta yer alan şu cümleleri çok iyi anlatıyor: En kısa hikâye parçasına an denir. Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler. "Bütün yaşamımız" dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında... Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır. Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.

Yazar: murathan mungan
Murathan Mungan'ın alışılmadık kısalıkta, 1-1.5 sayfalık kısa öykülerini, kitapta yer alan şu cümleleri çok iyi anlatıyor: En kısa hikâye parçasına an denir. Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler. "Bütün yaşamımız" dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında... Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır. Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.

Yazar: carl gustav jung
Keşfedilmemiş Benlik sorgulayan bir kitap. Onu okurken, kendinizi dünyanın en büyük psikiyatristlerinden birinin yanında oturuyor ve insanın en önemli sorunlarından birisi üzerine söyleşisini dinliyor gibi oluyorsunuz.

Yazar: murathan mungan
Murathan Mungan'ın alışılmadık kısalıkta, 1-1.5 sayfalık kısa öykülerini, kitapta yer alan şu cümleleri çok iyi anlatıyor: En kısa hikâye parçasına an denir. Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler. "Bütün yaşamımız" dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında... Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır. Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.

Yazar: murathan mungan
Murathan Mungan'ın alışılmadık kısalıkta, 1-1.5 sayfalık kısa öykülerini, kitapta yer alan şu cümleleri çok iyi anlatıyor: En kısa hikâye parçasına an denir. Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler. "Bütün yaşamımız" dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında... Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır. Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.

Yazar: neil postman
Televizyon bir cazibe merkezi olarak hayatımızın baş köşesine oturdu. Yirmi dört saat yayın yapan kanallarla tam bir görüntü sarhoşluğu yaşıyoruz. Alışkanlıklarımız, konuşma biçimimiz, ilişkilerimiz televizyona endekslendi sanki. Eğlenceli, renkli bir hayat yaşamaya başladık. Resmi ideolojinin yasaklıları, toplum kıyısında yaşayanlar bütün gizleriyle evlerimizde artık. Kameralar pervasızca mahrem…
9/10
Yazar: neil postman
Televizyon bir cazibe merkezi olarak hayatımızın baş köşesine oturdu. Yirmi dört saat yayın yapan kanallarla tam bir görüntü sarhoşluğu yaşıyoruz. Alışkanlıklarımız, konuşma biçimimiz, ilişkilerimiz televizyona endekslendi sanki. Eğlenceli, renkli bir hayat yaşamaya başladık. Resmi ideolojinin yasaklıları, toplum kıyısında yaşayanlar bütün gizleriyle evlerimizde artık. Kameralar pervasızca mahrem…

Yazar: eduardo galeano
Bu büyüleyici kitapta yazarın yaşamının iskeleti, ete ve kana bürünüyor. Kitapta şiir, özyaşamöyküsü, tarih, fantezi ve siyasal yorum harmanlanıyor ve her biri, en beklenmedik yollardan birbirini vurguluyor.- Jay PariniGaleanonun bu kitapta işlediği konu, insan yaşamının ve sevgisinin çeşitliliği...Galeanonun sürreal çizgileri, kitabın metniyle, çılgın hayal gücü, ince mizahı ve sevimli eski zama…

Yazar: michael katz krefeld
ISKANDINAVYANIN PARLAYAN YENI YILDIZI MICHAEL KATZ KREFELD Bir çocuğun travmasında faili meçhul kadınların kaderi yazılı Ben Masja. 21 yaşındayım. Cehenneme gelmişim ben. Bu da benim günlüğüm. Anlıyor musunuz? Kimseye yazılmadı bu. Sadece bana ait. Ben yazar değilim, biliyorum. Ama dayanabilmek için yazıyorum. Hayatta kalabilmek için. Kendime hâlâ yaşadığımı gösterebilmek için. Annem h…

Yazar: neil postman
Televizyon bir cazibe merkezi olarak hayatımızın baş köşesine oturdu. Yirmi dört saat yayın yapan kanallarla tam bir görüntü sarhoşluğu yaşıyoruz. Alışkanlıklarımız, konuşma biçimimiz, ilişkilerimiz televizyona endekslendi sanki. Eğlenceli, renkli bir hayat yaşamaya başladık. Resmi ideolojinin yasaklıları, toplum kıyısında yaşayanlar bütün gizleriyle evlerimizde artık. Kameralar pervasızca mahrem…

Yazar: haşmet babaoğlu
Yaralar sadece acımakla kalmazlar, bazen tatlı tatlı kaşınırlar da... Ruhumuzda derin bir yer edinen hatıralar da öyledir, tenimizdeki yaralara benzerler. Zaman donmuş, kabuk bağlamıştır. Biz o kabuğun altındaki büyülü manzaralara bakar, iç çekeriz. Gözümüzde birkaç damla gözyaşı birikir, büyük bir coşku ve inançla tekrar sarılırız hayatımıza...Rüyalarını Ver Bana, işte bu büyülü manzaraların bir…

Yazar: haşmet babaoğlu
Yaralar sadece acımakla kalmazlar, bazen tatlı tatlı kaşınırlar da... Ruhumuzda derin bir yer edinen hatıralar da öyledir, tenimizdeki yaralara benzerler. Zaman donmuş, kabuk bağlamıştır. Biz o kabuğun altındaki büyülü manzaralara bakar, iç çekeriz. Gözümüzde birkaç damla gözyaşı birikir, büyük bir coşku ve inançla tekrar sarılırız hayatımıza...Rüyalarını Ver Bana, işte bu büyülü manzaraların bir…