Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: osman nuri topbaş
Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz, Allâh’ın en sevgili kulu, mahlûkâtın en şereflisi, iki cihânın medâr-ı iftihârı ve insanlığın dünya ve âhirette kurtuluş vesîlesidir. O Varlık Nûru, Fahr-i Âlem, Habîb-i Hüdâ, Nûr-i Hidâyet, Yüce Peygamber’in fazl u kemâline yaklaşmak, O’nu bütünüyle idrâk ve ihâtaya sığdırmak, kelimelerin mahdut imkânlarıyla mümkün değildir. Biz âciz kullar için, bu bahsi sükûtun…

Yazar: ahmet bulut, gülseren gümüş
Bir tarafta ailesini koruyan ve idare eden mantığın sesi erkekler; diğer tarafta ise şefkatiyle yuvasına sevgi aşılayan, kalbin sesi kadınlar..
6/10
Yazar: ahmet bulut, gülseren gümüş
Bir tarafta ailesini koruyan ve idare eden mantığın sesi erkekler; diğer tarafta ise şefkatiyle yuvasına sevgi aşılayan, kalbin sesi kadınlar..

Yazar: hakan günday
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az... Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip…


Yazar: hakan günday
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az... Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip…

Yazar: hakan günday
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az... Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip…

Yazar: hakan günday
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az... Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip…

Yazar: daniel finn
Arka Kapak ''Hop oturup hop kalkmaktan keyif alan her yaştan okura hitap eden, atmosfer ve dram açısından zengin, cesur, soluk soluğa bir macera...'' -Daily Mail- ''Bu kitap, gecekondu mahallelerinin arka sokaklarına kadar sızan kavga ve kovalamacalarıyla hayat buluyor. Onların karşısındaki güçler giderek büyüyüp vahşetini artırırken ve iki çocuk hayatta kalma…

Yazar: muzaffer izgü
Bir varmış, bir yokmuş, bir ülke varmış. Ülkenin bireyleri öyle namuslu, öyle namuslularmış ki, koskoca ülkede ilaç için olsun bir tek namussuz yokmuş. İşte bu ülkede öğretmenler öğrencilerine, büyükler küçüklerine namusu bir türlü tanımlayamıyorlarmış. Ülke yetkilileri bir Namussuz Bulma Kurulu oluşturup Bir namussuz aranıyor... duyurusu yapmak zorunda kalmışlar. Bulmuşlar mıdır dersiniz? Bir Na…

Yazar: ahmet batman
Sıcacık bir kahveden yükselen güzel kokular eşliğinde keyifli bir okuma vaat ediyor Soğuk Kahve. İronik ve mizahi olduğu kadar keskin bir dil. Belki de çoğumuzun gündelik hayatında olan konuları anlatırken sizi ters köşeden bir bakış açısına yatırıp golü ustalıkla atıyor. Hınzır bir zekânın ürünü olan cümleleri sizi gülerken duygulandıracak, çoğu zamansa hayretler içinde bırakacak. Kahraman…


Yazar: daniel finn
Arka Kapak ''Hop oturup hop kalkmaktan keyif alan her yaştan okura hitap eden, atmosfer ve dram açısından zengin, cesur, soluk soluğa bir macera...'' -Daily Mail- ''Bu kitap, gecekondu mahallelerinin arka sokaklarına kadar sızan kavga ve kovalamacalarıyla hayat buluyor. Onların karşısındaki güçler giderek büyüyüp vahşetini artırırken ve iki çocuk hayatta kalma…

Yazar: daniel finn
Arka Kapak ''Hop oturup hop kalkmaktan keyif alan her yaştan okura hitap eden, atmosfer ve dram açısından zengin, cesur, soluk soluğa bir macera...'' -Daily Mail- ''Bu kitap, gecekondu mahallelerinin arka sokaklarına kadar sızan kavga ve kovalamacalarıyla hayat buluyor. Onların karşısındaki güçler giderek büyüyüp vahşetini artırırken ve iki çocuk hayatta kalma…

Yazar: daniel finn
Arka Kapak ''Hop oturup hop kalkmaktan keyif alan her yaştan okura hitap eden, atmosfer ve dram açısından zengin, cesur, soluk soluğa bir macera...'' -Daily Mail- ''Bu kitap, gecekondu mahallelerinin arka sokaklarına kadar sızan kavga ve kovalamacalarıyla hayat buluyor. Onların karşısındaki güçler giderek büyüyüp vahşetini artırırken ve iki çocuk hayatta kalma…

Yazar: uğur koşar
"Hayatın monoton geçtiğinden şikayet ediyorsun, onu donuk hale getiren yalnızca sensin, senin dünyanda, senin duygularını kim renksiz kılabilir? Ve senin her şeyi bırakıp aynanın karşısına geçmeni isterim. Ellerinle yüzüne, gözlerine, burnuna, kulaklarına dokun, onları hissederek dokun ve işte Yaradan'ın izlerini görüyorsun! Dokunduğun yerler ne kadar ilahi, onlar ne kadar kutsallar!…

Yazar: uğur koşar
"Hayatın monoton geçtiğinden şikayet ediyorsun, onu donuk hale getiren yalnızca sensin, senin dünyanda, senin duygularını kim renksiz kılabilir? Ve senin her şeyi bırakıp aynanın karşısına geçmeni isterim. Ellerinle yüzüne, gözlerine, burnuna, kulaklarına dokun, onları hissederek dokun ve işte Yaradan'ın izlerini görüyorsun! Dokunduğun yerler ne kadar ilahi, onlar ne kadar kutsallar!…

Yazar: uğur koşar
"Hayatın monoton geçtiğinden şikayet ediyorsun, onu donuk hale getiren yalnızca sensin, senin dünyanda, senin duygularını kim renksiz kılabilir? Ve senin her şeyi bırakıp aynanın karşısına geçmeni isterim. Ellerinle yüzüne, gözlerine, burnuna, kulaklarına dokun, onları hissederek dokun ve işte Yaradan'ın izlerini görüyorsun! Dokunduğun yerler ne kadar ilahi, onlar ne kadar kutsallar!…

Yazar: uğur koşar
"Hayatın monoton geçtiğinden şikayet ediyorsun, onu donuk hale getiren yalnızca sensin, senin dünyanda, senin duygularını kim renksiz kılabilir? Ve senin her şeyi bırakıp aynanın karşısına geçmeni isterim. Ellerinle yüzüne, gözlerine, burnuna, kulaklarına dokun, onları hissederek dokun ve işte Yaradan'ın izlerini görüyorsun! Dokunduğun yerler ne kadar ilahi, onlar ne kadar kutsallar!…







