
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: elif şafak
Aynalar şehrine geldim çünkü benim hikâyemin önünü, benden evvel kaleme alınmış bir başka hikâye tıkıyor. Aynalar şehrindeyim çünkü bir kez şu bendi yıkabilsem sular çağlayacak, deli deli akacak; hissediyorum.... Bazen, hakikat bütün çirkinliği ve çirkefiyle karşıma dikildiğinde, akıbetimi allayıp pullamak, süsleyip püslemek gelmiyor içimden. Böyle zamanlarda gözlerimi kapatıp, usulca arkama yasl…

Yazar: elif şafak
Öğrenme aşkıyla geçti ömrümüz, aşkı öğrenemesek de… Tarihimizin en önemli ve çalkantılı dönemlerinden biri olan 16. yüzyılda İstanbul… Hindistandan gelen beyaz bir fil ve onun sırlarla dolu bakıcısı: Çota ile Cihan. Filbaz aynı zamanda bir üstadın çırağı. Ustası ise Sinan. Bu toprakların yetiştirdiği en büyük mimar. Elif Şafak'ın muazzam hayal gücü ve zengin diliyle Osmanlı tarihinin d…

Yazar: elif şafak
Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir âşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur. Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır. En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe... Attığımız her adım, yaptığımız her işte kendimizi yansıtırız. Budur…

Yazar: mehmet rauf
Ben Abdülhamidin paşalarından, istibdat sonlarında paşalık etmiş ve evvelce birçok valiliklerde bulunmuş meşhur Abdüssamed Paşanın konağında kâhya kadın idim. Paşanın hanımı ölmüş, bir kızı kalmıştı...Abdüssamed Paşa, II. Meşrutiyet ilan edilince, Jön Türklerin el koymasından endişe ettiği mal varlığını altına çevirip son derece esrarengiz usullerle bir yere gömer ve definenin adresini remizlerle…

Yazar: mehmet rauf
Birbirlerini buldukları anda, ister istemez kaybedeceklerdi.SUAT, HACER, SÜREYYA VE NECİPİN HİKAYESİ.Evli bir çift. Bir kız kardeş.Yakın bir dost.Yalnızlık. Tuhaf bir temas.Önlenemez bir açlık.Tüketen bir kıskançlık ve feci bir son.Tüm aşkların sınırsızca imkan dahilinde olduğu, imkansız temasının neredeyse tamamen saf dışı bırakıldığı günümüze inat bir zamanlar aşk neredeyse yasak, acı ve hasret…

Yazar: mehmet rauf
Birbirlerini buldukları anda, ister istemez kaybedeceklerdi.SUAT, HACER, SÜREYYA VE NECİPİN HİKAYESİ.Evli bir çift. Bir kız kardeş.Yakın bir dost.Yalnızlık. Tuhaf bir temas.Önlenemez bir açlık.Tüketen bir kıskançlık ve feci bir son.Tüm aşkların sınırsızca imkan dahilinde olduğu, imkansız temasının neredeyse tamamen saf dışı bırakıldığı günümüze inat bir zamanlar aşk neredeyse yasak, acı ve hasret…

Yazar: turgut özakman
1948 yılında on arkadaşıyla on gün boyunca, Polatlı'dan Dumlupınar'a kadar yayan yürüyen Turgut Özakman, Milli Mücadelenin romanını yazmaya o gün karar vermiş. Şu Çılgın Türkler 57 yıllık bir araştırmanın ürünüdür. Şu Çılgın Türkler, dünyadaki en meşru, en ahlaklı, en haklı, en kutsal savaşlardan birinin, emperyalizme karşı verilmiş ve kazanılmış ilk kurtuluş savaşının, bir millileşme…

Yazar: turgut özakman
* Emperyalizmi, paralı askerlerini, işbirlikçilerini yenmek, bu hayasızca akının kökünü kazımak, kurtuluşun sadece bir parçasıydı. Gerçek kurtuluş için Batı ülkeleri ile baş edebilecek kadar güçlü olmak, yoksulluğu, ilkelliği, geriliği, çağdışılığı, bilgisizliği yenmek, aklı özgür kılmak, aydınlanmayı yaşamak, bağnazlığa son vermek, hoşgörüyü yerleştirmek, kadın-erkek eşitliğini sağlamak, yüzde d…

Yazar: sunay akın
Trabzonun en ünlü terzilerindendi Tuncay Bey... Dükkânının rafları aldığı siparişlerin kumaşlarıyla doluydu. Genç adam modayı takip eden, yenilikçi biri olduğu için onun diktiği bir elbiseye sahip olmak isteyenler, araya hatırı sayılan insanları koyarlardı: Şu bizim komşunun mantosunu bir zahmet sıkıştırıver!.. Kedilerinin pençelerinin balık koktuğu bu kentte, bir gün, on yedi yaşında bir genç kı…

Yazar: jules gabriel verne
Acar gazeteci Cladius Bombarnac, Hazar Denizi kıyısından Çin İmparatorluğunun başkentine giden Asya postası trenine binerek yol boyunca görüp yaşadıklarını haber yapmakla görevlendirilir. Trende Avrupalılar ve Asyalılardan oluşan sıradan bir topluluk yolculuk ediyor gibi görünmektedir. Oysa büyük bir sırrı taşıyan trendeki, yolcular da göründükleri gibi değildir... Edebiyatta bilimkurgu türünün b…

Yazar: hans magnus enzensberger
Matematik mi? Tanrı korusun! Matematiği düşünmek bile çoğumuz için kabuğuna çekilmeye yeter de artar. Robert için de durum farklı değildir. Ancak bir gece düşünde bir Sayı Şeytanı görür ve tam on iki gece boyunca da bu Sayı Şeytanı o lanet olası sayıların dünyasında öylesine meraklı ve eğlenceli bir oyuna girişir ki Robertin -ve elbette bu kitabın okurlarının da- kafasındaki bütün karanlık noktal…

Yazar: neslihan özyükseler
Çok beğendiğin bir ayakkabıyla karşılaştığında kalbin çarpmaya başlar. Aynen çok yakışıklı bir erkekle karşılaşmışsın gibi. Ona sahip olmak istersin. Burada engeller başlar. Ayağının numarası kalmamış olabilir. Ayakkabı bütçene uygun olmayabilir. Ya da ayağın hiç rahat edemeyebilir ayakkabının içinde. Sana uygun olmayan bir erkek gibi. Eğer sen ona sahip olmak konusunda ısrar edersen, mesela büyü…

Yazar: victor hugo
1. BölümDans Eden KızÇok üşüyorum, açlıktan da bayılacağım, diyerek kendi kendine söyleniyordu Pierre Gringoire. Üstelik bir şeyler alacak beş param bile yok cebimde. Hiç kimse ne şiirlerimi ne de yazdığım oyunları istiyor, gerçi beni de kimsenin istediği yok ya!1482 yılının Noelinden on iki gün sonra, Paris soğuk günlerinden birini yaşıyordu. Burada oturanların hemen hepsi şair Pierre Gringeoire…

Yazar: jandy nelson
Yıllar önce büyükannemin bahçesinde uzandığım bir gün, dayım Big, bana ne yaptığımı sormuştu. Ona gökyüzünü seyrettiğimi söyledim. O da ''Yanılıyorsun Lennie, gökyüzü her yerde hatta ayaklarının dibinde,'' demişti. Baktığım her yer gökyüzü, doğru... Acıyı da, üzüntüyü de sevmiştim nedense ve her ikisi de gökyüzündeydi... Ben nasıl bakarsam, o da öyle görünüyordu gözüme...…
