Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: yekta kopan
Buzdan bir kütle, mumyadan bir heykel gibi izledim kaderimi. Babam yanımda olsa bir tokat atar kendime getirirdi beni." Çocukluk düşlerinden yapılmış bir evin gölgeleri içinde babanın hayaletiyle karşılaşmak... Portobello’da, George Orwell’ın evinin önündeki kaldırımda oturup Tanpınar okurken zamansız sevgiliyle karşılaşmak... Kuledibi’nde, her şeyini bir Hopper çizimini elde edebilmek iç…

Yazar: ipek ongun
Yaş On Yedi pembe ve bomboş romantik hayalleri değil, orta sınıftan gelen gençliğin gerçek durumunu ele alıyor. Bu kitabın hem aile hem de okul yaşamındaki sorunları gerçeklikle, ama umutsuzluğa kapılmadan, sağlıklı bir yaklaşımla veren, aslında ağırbaşlı olmakla birlikte gülmece öğelerini de önemseyen, gerek edebi, gerek eğitici değeri yüksek, tüm gençlerin ilgisini uyandırabilecek bir roman old…

Yazar: ipek ongun
Neden yazarız? Daha doğrusu neden anı defteri tutarız? Yaşamımızın her döneminde, ama özellikle ilk gençlik çağında, sorunlarımızı, mutlu mutsuz anılarımızı bizi yargılamadan dinleyen, paylaşan birilerine gereksinim duyarız. Ve -bu biri- evet, bildiğiniz, anı defterimizdir. On beş yaşındaki Serra tüm duygularını, düşüncelerini anı defteriyle paylaşıyor. Annesiyle babası neden garip davranıyorlar?…

Yazar: ipek ongun
Eğer sevinçlerimizi içimizde hasret olmadan paylaşabiliyorsak, dertlerimizi gizlice sevinmeden bölüşebiliyorsak, kötü kişi olmayı göze alarak birbirimize doğruyu söyleyebiliyorsak, böylece birbirimizi yanlışlardan koruyabiliyorsak, samimiyetle saygının ince çizgisini çizebiliyorsak, birbirimizi yargılamadan olduğumuz gibi kabullenebiliyorsak, dünyalara bedel bir dostluğa sahibiz demektir. Aldığım…

Yazar: ipek ongun
Üniversiteye giriş... O ilk yılın heyecanı... Arkadaşla paylaşılan kendine ait bir ev... Küçük özgürlükler... Serra bu yeni ortamda kimlerle arkadaş olacak? Acaba onu neler bekliyor? Ya aşk?

Yazar: gökhan gökçe
Tam 3819 kişi mübadele sonrası göç yollarında şehid oldu. Bu, sadece resmi verilere yansıyan rakamlar. Şehadete eremeyenler de sonbahar rüzgâralrının önündeki yapraklar gibi Türkiyenin dört bir yanına sürüklendiler. Bütün zenginliklerini, komşulukalırnı, hatıralarını arkalarında bırakan bu insanları sadece yollarda değil vardıkları yerlerde de büyük sıkıntılar bekliyordu.Bu kitap, göç yollarında…

Yazar: alexandra stoddard
Sizin ve benim, kendimiz için en iyi hayatı seçme hakkımız ve özgürlüğümüz var. Seçeneksiz bir an bile yoktur. Kendimizi geliştirmemiz ve değiştirmemiz seçimlerimizle gerçekleşir.

Yazar: robert t. kiyosaki
TÜM ZAMANLARIN EN ÇOK SATAN KİŞİSEL FİNANS KİTABI *Özellikle teknolojinin, robotların ve global bir ekonominin kuralları değiştirdiği bir dünyada, zengin olmak için yüksek gelirinizin olması gerektiği efsanesini çürütür. *Aktif yatırımlar edinmenin ve oluşturmanın neden yüklü bir maaştan daha önemli olabileceğini, işletme sahiplerinin ve yatırımcıların keyfini sürdüğü vergi avantajlarını öğreti…

Yazar: aykut oğut
Siz hiç 150 kilo oldunuz mu? Sizin hiç yabancı bir ülkede bavulunuzu kaybettiğiniz, sabahları mısır gevreğine bira döküp hayatta kalırken günlerce tek kelime bile konuşmadığınız, dayak yedikten sonra girdiğiniz komadan bir gözünüzü kaybetmiş olarak çıkıp tekrar parklara döndüğünüz, annenizi kaybettikten sonra hapiste yatarken babanızı kaybettiğiniz oldu mu?Benim oldu.Peki ya sonra o yabancı ülken…

Yazar: inci aral
''Bende anlayamadığın nedir biliyor musun?'' ''Neymiş?'' ''Nazım'ın dediği gibi: 'Ben artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum. Kendi şarkımı.' Ama yapamam biliyorum, çünkü o şarkı içimde kuruyup kaldı. Beni öldüren bu işte.'' ''Şarkılar bitmez, yeni şarkılar filizlenip doğar her zaman... '…

Yazar: inci aral
İhanetin en uğursuzunu yaşayan Azra, tutkuyla bağlandığı, saplantılı hatta bencilce bir aşkla sevdiği Ferda ve ihanet nesnesi üçüncü kişi. Bir aşk-nefret ikilemi içinde, üçlü bir ilişkinin girdabında savrulan insanlar; çözümsüzlüğün, ikiyüzlülüğün, aşka tutsaklığın yakıcı çemberine kıstırılmış üç kişi. Yaşamın kıyısında çözümsüz kalan Azra, her şey bittiğinde belleğinin ışığında şimdiyle geçmiş a…

Yazar: ayşe kulin
Dört kuşağı içine alan anne-kız ilişkileri, aile içi çatışmalar, sık tekrarlanan askerî darbelerin değişik kuşaklar üzerindeki izleri... Geçmiş araştırılırken ortaya çıkan sırlar, ertelenmiş, söylenmemiş sevgi sözleri, dolayısıyla pişmanlıklar... Kulin, Egeli büyük bir ailenin 40´lı yıllardan başlayarak günümüze kadar gelen öyküsünü anlatıyor.

Yazar: leonie swann
Koyun çobanı George Glenn İrlandada bir çayırın orta yerinde ölü bulunur. Tam göğsünün ortasına bir kürek saplanmıştır. Yaşlı çobanı kim öldürmüş olabilir? Ve neden? Sürünün en zeki koyunu olan Miss Maple bu olayı çözmeye girişir. Bereket George sağlığında fırsat buldukça koyunlara kitap okumuştur da koyunlar bu cinayet vakası karşısında pek hazırlıksız değillerdir. Miss Maple, yanına öbür koyunl…

Yazar: derleme
Tarihi ne kadar biliyoruz? Bu soruyu şöyle sormak daha doğru olur. Tarihimizi objektif olarak ne kadar biliyoruz? Ders kitaplarında bizlere öğretilen bazı bilgilerin ilerleyen yıllarda ne kadar saçma ve yüzeysel olduğunu öğrendiğimizde hayal kırıklığımız daha da arttı. Çünkü orada öğrendiklerimiz bize yüzde yüz gerçek gibi geliyordu. Ve gerçekleri çarpıtmadan kâğıda dökmek neredeyse imkânsız hale…

Yazar: v. s. naipaul
Karayiplerdeki Britanya sömürgesi Isabella adasında doğup büyüyen, Hint asıllı olmasına rağmen kendine Ralph Singh adını uygun gören anlatıcı, İngilterede aldığı eğitim sonrası iki kültür arasında ne denli bocaladığını, tökezlediğini ve kimlik sıkıntısı çektiğini fark eder. İngiliz eşiyle adasına döndükten sonra, siyaset alanında basamakları hızla tırmanır ve hatırı sayılır bir servet elde eder.…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: turgut özakman
* Emperyalizmi, paralı askerlerini, işbirlikçilerini yenmek, bu hayasızca akının kökünü kazımak, kurtuluşun sadece bir parçasıydı. Gerçek kurtuluş için Batı ülkeleri ile baş edebilecek kadar güçlü olmak, yoksulluğu, ilkelliği, geriliği, çağdışılığı, bilgisizliği yenmek, aklı özgür kılmak, aydınlanmayı yaşamak, bağnazlığa son vermek, hoşgörüyü yerleştirmek, kadın-erkek eşitliğini sağlamak, yüzde d…

Yazar: turgut özakman
1948 yılında on arkadaşıyla on gün boyunca, Polatlı'dan Dumlupınar'a kadar yayan yürüyen Turgut Özakman, Milli Mücadelenin romanını yazmaya o gün karar vermiş. Şu Çılgın Türkler 57 yıllık bir araştırmanın ürünüdür. Şu Çılgın Türkler, dünyadaki en meşru, en ahlaklı, en haklı, en kutsal savaşlardan birinin, emperyalizme karşı verilmiş ve kazanılmış ilk kurtuluş savaşının, bir millileşme…

Yazar: julia quinn
Elizabeth Hotchkiss çalıştığı köşkün kütüphanesinde Bir Marki ile Nasıl Evlenilir adlı kitabın bir kopyasını bulduğunda, bunun birinin ona oynadığı acımasız bir oyun olduğunu düşünür. Bakacak üç kardeşi olduğu için zengin birisiyle evlenmekten başka çaresi kalmamıştır. Bir erkeği baştan çıkarmak için hazırlanmış bu rehber tam da ihtiyacı olan şeydir ve kitaba bir göz gezdirmenin bir zararı olmaya…

Yazar: mahbod serajı
İranın başkenti Tahranda, on yedi yaşındaki Paşa 1973 yazını en iyi arkadaşı Ahmedle birlikte evinin damında geçirir. Gelecekleri üzerinde konuşur, hayat hakkında yakıcı sorular sorarlarken, bıçak gibi keskin sırlarla ve kabullenilmesi zor gerçeklerle yüzleşirler. Paşayı, İranın devrime yaklaşılan döneminde, Şahın zalimliğiyle yankılanan sokaklarda, çocukluktan yetişkinliğe geçişin, büyümenin sa…

Yazar: pinkfreud
“Bir kitap okudum hayatım değişti diyebilmeyi çok isterdim. Ama bir adam tanıdım ve hayatımın içine etti.” Siz hangisisiniz? Hayatının içine edilen “o kadın” mı? Yoksa bahsedilen “o adam” mı? Yoksa ikisi de olmak istemediğiniz için ne yapacağını bilemeyenlerden misiniz? İşte size aşkın ve aşksız kalmanın acısı, komiği; sorusu ve cevabı. Aşkın pembesi hiç bu kadar gerçekçi olmamıştı. Di…

Yazar: ismail bilgin
...Mehmet Nazif, gelen yaralıları hemen tedaviye başladı. İlk önce ağır olanların yaralarını temizledi. Daha sonra hafif yaralılarla meşgul oldu. Hepsi endişeli bakışlar içindeydi. Kendilerine işkence yapılmasından korkuyorlardı. Zira, buraya gelirken kendilerine Türklerin yamyam oldukları söylenmişti. Bu söylentilerden etkilenen askerlerde esir düşmenin paniği yaşanıyordu. Mehmet Nazif değişik d…

Yazar: mustafa kemal atatürk
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinedir. İstikbalde dahi seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, için…

Yazar: bertrice small
Büyük Bizans İmparatorluğunun ''Roma İmparatorluğunun geriye kalan son eseri'' çökmekte olduğu günlerde imparatorun kızı olarak taşıdığı değer paha biçilmezdi. Üç erkek onu karısı olarak istedi. Kudretli Osmanlı sultanı Orhan, Mesembria hükümdarı cesur korsan İskender ve Adoranın kalbinin asıl sahibi Şehzade Murat. Okuyucuyu on dördüncü yüzyıl Bizans İmparatorluğunun altın sar…