
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ipek ongun
Serra, Sıla, Melis, Dilek, Esin, Toprak Dünün küçük kızları Hepsi ayrı ayrı yollarda ilerliyor. Ama Bir zamanlar birbirinin ellerinden tutan o küçük kızlar, bugün genç kadınlar olarak aynı elleri sıkı sıkı tutmaya devam ediyorlar. Dilek, Ulaş ve Deryasıyla mutlu. İşinde başarılı. Hâlâ çocuksu neşesini, öfke patlamalarını, patavatsızlığını sürdürüyor. Toprak, özel yaşamını konuşmayı sevmeyen…

Yazar: ipek ongun
Bu aslında bir veda mektubu... Serraya veda etme zamanı geldi. İnanın, ben de sizler kadar hüzünlüyüm. Dile kolay, tam on üç yıldır Serrayla birlikte yaşadık, sorunları aştık, ağladık, güldük. Ama, bu süre de iyi işler de yaptık. Ve bunları sizlerle el ele başardık. Siz beni yönlendirdiniz, ben yazdım. Ve bu kitaplar yazılırken sadece siz değil, ben de çok şey öğrendim. Her yazarın bir çıkış nokt…

Yazar: ipek ongun
Biz bu işi başardık! Kutlarım sizi sevgili gençler! Böyle bir kitap yazılması önerisi sizlerden geldi. Bu fikri yurdun dört bir yanından yazdığınız sevgi dolu mektuplarla desteklediniz, yönlendirdiniz. Ve başardınız! Bugüne dek biz anne babalar konuştuk, sizler dinlediniz. Oysa bu kitapta siz gençler konuştunuz, biz anne babalar dinledik.Neler anlattınız neler...

Yazar: ipek ongun
Nilgün ve Şerife... Biri İstanbulda, diğeri Mersinin Menteş köyünde... Onların birbirlerine yazdıkları mektupları okuyacaksınız bu kitapta... Biriyle el ele verip dünya tatlısı bir bebek evi oluştururken, diğeriyle göklere güvercinler uçaracaksınız. Ve bu iki değişik yaşam biçiminde, pek çok eğlenceli olaya tanıklık edeceksiniz.

Yazar: ipek ongun
Sevgili Gençler,Sabah gazetesindeki Pırıltılar köşesinde yayınlanmış yazılarıma yenilerini ekleyerek sizlere bir sohbetler dizisi sunmak istedim, bu kez. Yaşamla ilgili notlara, geziler ve imza günlerinden anılarımı da kattım. umarım beğenirsiniz!

Yazar: ipek ongun
Serra ve arkadaşları yeni yaşam serüvenleri peşindeler. Bu kez, gelecekle ilgili kararlar için kafa yoruyorlar. Kendi ayakları üstünde durmak istiyorlar.Mutluluğu başkalarının gözlerinde değil, kendi içlerinde aramanın önemini fark ediyorlar. Ve tüm bu savaşımı yine kâh gülerek kâh hüzünlenerek ama hep birbirlerine omuz vererek sürdürüyorlar.İpek Ongun, tüm eserlerinde olduğu gibi, bu kitabında d…

Yazar: ipek ongun
Mektup arkadaşları... Nilgün ve Şerife... Uzun bir süre yazıştıktan sonra nihayet bir araya gelebildiler. Ve şimdi yaz tatilinde buluşuyorlar. Her bölümünde bir serüven, heyecan, komik bir olay bulacağımız bu kitabı elinizden bırakmayacaksınız.

Yazar: ipek ongun
Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisinin beşinci ve son kitabında İpek Ongun hayatla yüz yüze gelen gençleri anlatıyor. Üniversitenin son yılında Serra ve arkadaşları günümüzün zor koşullarıyla baş etmeye çalışırken, onlara yine Doğanay Hoca sohbetleri yardımcı oluyor.Soru soran kişinin, düşünen insan; düşünen kişininse gerçek anlamda özgür insan olduğunu; hayatını ve kişiliğini sorgulayarak amacın…

Yazar: ipek ongun
Hayatta ne çok yollar yürüyoruz. Okul yolları... Çocukluk yolları... İlk gençliğin sancılı yolları... Üniversite yolları... Romantizmin acı tatlı yolları... Çalışma yolları... Dönüp baktığımda bir prizma görüyorum sanki... Serra´nın ne çok yüzü var. Çocuk Serra... Okullu Serra... Üniversiteli Serra... Aşık Serra.. Başka başka yollar, başka başka hayatlar, başka başka kimlikler, düşünceler…

Yazar: ipek ongun
Ölüm ve doğum...Geçmiş ve Gelecek...Tıplı kar taneleri ve baharlar gibi...Hayatımızı oluşturan değişik renkler...Bitmedi bir de ofiste yaşananlar var.Dedim ya süperstar gibiyim, diye.Dün sabah ofise geldiğimde ne göreyim... Masam çiçekler içinde...Ve bir not-Tanrının verdiği en güzel hediye. Tadını çıkar.Ve altında tüm çalışanların imzaları...Kutlamalar. İyi dilekler... Çok çok hoştu.İşte sayende…

Yazar: ipek ongun
Eğer siz bu kitabı Diskoya gitmek için nasıl izin alırım?ı öğrenmek için aldınızsa, vah verdiğiniz paralara... Yok eğer gençliğinizi derinlemesine ve saatleri dakikalarla yaşamak, gerçek anlamda yaşamak konusunda bir şeyler öğrenmek için aldınızsa, o zaman başka. Peki nasıl olacak bu gençliği gerçek anlamda yaşamak? Bazı şeylerin farkına vararak. Nelerin farkına vararak? Önce sizin kendi yaşantın…

Yazar: ipek ongun
Asena. Sinan, Defne, Zeynep, Berk... Ve sevgili köpekleri Ahbap... Onlar Gökkuşağı Savaşçıları... Bu kez amaçları okullarına bir kütüphane kazandırmak. Okulun bahçesindeki gizemli, küçük ev, bu iş için biçilmiş kaftan. Ama... harap evde olup bitenlerden ve kendilerini bekleyen tehlikelerden habersizler.

Yazar: erdal öz
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Sinan Cemgil ve daha niceleri. Mamak Askeri Cezaevinde bu çocukların çoğuyla konuşmuştum. Denizle anlaştığımız gibi, tuttuğum notlardan yola çıkarak bir roman yazacaktım. Sorduğum sorularla onları sürekli küçük ayrıntılara yöneltmeye çalışmıştım. Roman, bu ayrıntılardan doğup gelişecekti. Ne yazık ki iş yarım kaldı. Hele belgesel bir roman için elimdeki no…

Yazar: ahmed arif
Hasretinden Prangalar Eskittim, ilk kez 1968 yılında yayımlandı. O tarihten günümüze defalarca baskı yaptı. Birbirini takip eden birkaç kuşak sosyalist ve devrimcinin ellerinde, sözlerinde ve şarkılarındaydı. Birçok kişinin acı tatlı hatıralarında unutulmaz, özel bir yeri oldu. Ahmed Arif şiirleri bizce, hem şairin kendi kuşağının hem de ardından 68-78 kuşaklarının memleket ve halk sevgisini, isy…
10/10
Yazar: sinan akyüz
Her biri yayınlandığı dönemin çok satanlarından olmuş Etekli İktidar, Bana Sırtını Dönme ve İki Kişilik Yalnızlık adlı kitapların yazarı Sinan Akyüz, günümüz ilişkilerini her yönüyle sorgulayan yeni bir kitapla karşınızda. Yatağımdaki Yabancıyı okuyunca ilişki oyunlarını ve dürüstlüğün gücü hakkında sıra dışı bakış açılarını keşfedeceksiniz.Ne düşünüyorsun? Haydi başla anlatmaya . BU işin sonunda…

Yazar: ipek ongun
Eğer sevinçlerimizi içimizde hasret olmadan paylaşabiliyorsak, dertlerimizi gizlice sevinmeden bölüşebiliyorsak, kötü kişi olmayı göze alarak birbirimize doğruyu söyleyebiliyorsak, böylece birbirimizi yanlışlardan koruyabiliyorsak, samimiyetle saygının ince çizgisini çizebiliyorsak, birbirimizi yargılamadan olduğumuz gibi kabullenebiliyorsak, dünyalara bedel bir dostluğa sahibiz demektir. Aldığım…

