
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: agatha christie
Poirotnun yatak odasının kapısında toza toprağa bulanmış bir adam durmaktadır. Zavallı adam Poirotya boş boş bakıp yere yığılır. Bir anda neye uğradığını anlayamayan yaşlı dedektif pek çok bilinmezin ortasında kalmıştır. Bu adam kimdir? Şok mu geçirmektedir? Dahası, bir kağıt parçasına defalarca karalanmış 4 rakamının bir anlamı var mıdır? Poirot farkında olmadan uluslararası bir entrikanın içine…

Yazar: agatha christie
Aklı jilet gibi keskin çalışan Poirot, romatizma ağrılarından kımıldayamaz hale gelince gözü ve kulağı için eski dostu Yüzbaşı Hastingsi Stylesa yanına çağırır.Poirot suçlunun kimliğini bildiği halde dostuna onun ismini söylemez ve onu X olarak tanımlar. Çeşitli cinayetlerin sorumlusu olan X, tekrar harekete geçecektir. Muhtemel bir cinayeti önlemek için Poirot ve ortağının hızla eyleme geçmeleri…

Yazar: agatha christie
Her şey, Hercule Poirotun kahvaltı masasının başında otururken başladı. Poirot, kahvaltı masasının başında oturuyordu. Elinde, dumanı tüten bir fincan kakao vardı. Tatlı şeyleri çok severdi. Doğrusu elindeki çörek de kakao ile iyi gidiyordu. Hercule Poirot, Büyük Eserini yeni bitirmişti; ünlü dedektif romanı yazarlarının bir analiziydi bu. Belçikalı dedektif, Edgar Allen Poedan sert bir dille söz…

Yazar: agatha christie
Muhteşem yemeklerle donatılmış yedi kişilik bir sofrada altı kişi oturuyordu. Yedinci kişinin yerindeyse Rosemary Bartonun anısına bir biberiye (rosemary) dalı duruyordu. Bir yıl önce meydana gelen o acı olayı kimsenin unutmak istememesi garipti. Çünkü güzel yüzü acıdan tanınmaz hale gelen genç kadın, bu masada son nefesini vermişti.Rosemary Barton tanıştığı her insanda güçlü duygular uyandıran g…

Yazar: agatha christie
Agatha Christie, ünlü kahramanı Hercule Poirotun heyecanlı bir macerası ile okurlarıyla buluşuyor. Mavi Trenin Esrarı adını taşıyan romanın kurgusu kadar yazılış öyküsü de ilginç. 1927 yılının Şubat ayında Agatha Christie o sıralar yedi yaşında olan kızı Rosalind ile birlikte Kanarya Adalarına gider. İlk eşi Archibald Christieden ayrılmak üzeredir ve morali de son derece bozuktur. Asıl önemlisi i…

Yazar: agatha christie
Geleneksel dekoru, kusursuz servisi ve görkemli görünümünün ardında yatan tehlikeli havasıyla Cinayetler Oteli, Jane Marpleın aradığı yerdir. Esrarengiz bir konuğun yanlış günde havaalanına gitmsiyle başlayan garip olaylar zincirinin böylesine gelişeceğini Bayan Marple bile tahmin edememiştir.

Yazar: rabindranath tagore
Edebiyatın krallardan, krallıklardan da daha uzun ömürlü oluşu, adına yaraşır yüceliklerden biri elbet. Hepsi çoktan unutuldu gittiler. Ama Homeros, Dante ve Shakespeare bugün bile yaşıyorlar. Tagoreun musıkisi, şiiri bizleri büyülemeye bugün olduğu kadar yarın da devam edecek. Tagoreda ve Tagoreun şiirinde zekâdan, akıldan, bedenden daha derin bir şey vardır: İnsanın kendisi! İyilik, güzellik, d…

Yazar: john fante
John Fante, Türkiye'de olduğu kadar dünyada da geç keşfedilmiş, tanınmış bir yazar. Bu tekrar tanınmasında, yeniden keşfinde de kuşkusuz Charles Bukowski'nin büyük katkısı olmuş. John Fante, 1909 Colorado doğumlu. Üniversite öğrenimini tamamladıktan sonra 1929'da yazmaya başlamış. 1932'de ilk kısa öyküsü The American Mercury'de yayınlanmış. Daha sonra The Atlantic Mon…

Yazar: f. scott fitzgerald
“Eğer kişilik, kesintisiz bir başarılı hamleler silsilesiyse, o zaman onda muhteşem bir şey vardı, yaşamın vaatlerine karşı fazlasıyla gelişkin bir duyarlılık...” Muhteşem Gatsby'de (The Great Gatsby) Fitzgerald hem Amerika'nın 1. Dünya Savaşı sonrası yaşadığı düşkırıklığını, hem de para ve mevki tutkunu bir toplumdaki ahlak çöküntüsünü çarpıcı bir biçimde yansıtmakla kalmamış; belli b…

Yazar: f. scott fitzgerald
Amerikan edebiyatının bol ödüllü yazarlarından Scott F. Fitzgerald çarpıcı bir öyküyle karşınızda. Benjamin Buttonın Tuhaf Hikâyesi zekice kurgulanmış, uzun süre hafızalardan çıkmayacak unutulmaz bir hikâye.Benjamin Button 1860 yılında dünyaya gelir. Ama herkes bebek olarak doğarken, o gizemli bir şekilde yaşlı olarak doğar ve gençleşmeye başlar. Yaşlılıktan gençliğe doğru ilerlerken hayatın cilv…

Yazar: hakan şenocak
Hakan Şenocak, adını ilk kez 1987 yılında Karanfilsiz adlı çalışmasıyla Akademi Kitabevi Öykü Ödülünü alarak duyurdu. Naj ise 1998 yılında Sabahattin Ali Öykü Ödülüne değer bulundu. Gerçekçi edebiyatın birçok edebiyat okurunu bunalttığına inanıyorum. Bunu biliyorum, çünkü ben de onlardan biriyim. Gerçeküstünün büyüleyici dünyasında yaşamak istiyorum. Hem okurken, hem yazarken. Najdaki öyküler ger…

Yazar: eve ensler
Ben küçük bir kız iken insanlar büyüyünce ne olmak istiyorsun diye sorarlardı. Ben iyi diye yanıtlardım. Ben iyi olmak istiyordum. İyi olmak bir doktor ya da bir astronot ya da bir cankurtaran olmaktan daha zordu. O soyuttu. Ben onun ulaşılması çok zor olduğunu hissediyordum...Onlar bana daha az yememi, daha az kiloda olmamı söylerlerdi.. onlar daha iyi kalçalı, daha büyük göğüslü, daha iyi saçlı…

Yazar: yasemin temizarabacı yıldırmaz
Bu çalışmada ütopyanın ilk örneklerinin görüldüğü Eski Yunandan günümüze kadar, ütopyanın siyasal ve toplumsal yaşam için ortaya koyduğu yeni biçimler ve ütopyaların toplumsal cinsiyet çerçevesinde ne şekilde yapılandıkları incelenmektedir.Günümüzde olduğu gibi ütopyalarda da yaşamın her alanının toplumsal cinsiyet farklılıklarına göre yapılanmış olduğu ve ütopyalarda ataerkil düşüncenin izlerini…

Yazar: johann wolfgang von goethe, çeviren: mahmure kahraman
Tanıtım Yazısı: Evrensel boyutlara ulaşmış ünüyle bugün dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri sayılan Goethe, henüz yirmi beş yaşındayken yazdığı Genç Werther'in Acıları'nda, kısa bir süre önce Charlotte adlı genç bir kadınla yaşadığı mutsuz ilişkiden yola çıkmıştı. Edebiyat dünyasına, karşılıksız aşkıyla intihara sürüklenen "Romantik kahraman"ı armağan eden bu büyül…

Yazar: johann wolfgang von goethe
Goethe'nin dünya çapındaki klasikleşmiş eseri Faust'un kahramanı Doktor Faust (Faustus) bir hayal ürünü değildir. Kayıtlara göre Johann Faustus 1480'li yıllarda Almanya'da Knittlingen'de doğmuştur ve 1540 yılına doğru da Staufen-Brisgau'da ölmüştür. Faust'un hikayesi şöyle rivayet edilir: Faust, şeytanla arasında bir anlaşma imzalamıştır. Anlaşmaya göre, Şey…

Yazar: yusuf eradam
Bu kitap; şair, yazar Yusuf Eradamın Aşk Bir Şiddet Eylemidirden sonraki ikinci deneme kitabı. Bu kez zıvanasından çıkmaya karar vermiş, çünkü dil ve biçem rejimi yapmaktan, yasal ve ahlaklı memur olmaktan ve ideoloji gereği, zıvanasında toz kaldırmadan efendi efendi hocalık yapıp yazmaktan usanmış. Bu kitapta; edebiyattan siyasete, sinemadan masallara, mitlerden günlük hayatın ritüellerine, göst…

Yazar: neval el saddavi
Arap Ülkeleri Batımn köleleri olarak buraya hammaddelerini petrollerini işgüçlerini (erkek ye kadın) ve sermayelerini ihraç edi yorlar... Gelişme yolundaki girişimler çok yönlü bir kurtuluşu gerektiriyor: Kültür ve ekonomiyi bağımlılık siyasetinden, kadınları erkeklerin baskışından, Arap Ülkelerim fiyatı nın ve uluslararası kapitalizmin boyunduruğundan kurtarılması... ...Kadın bir erkeğin kendini…

Yazar: duygu asena
Bir erkek… Herkes gibi kimi zaman mutlu kimi zaman acılar içinde. Ama onun bir farkı var… O paramparça… Ruhuyla, cinselliğiyle iki ayrı insan… Çünkü o evli bir erkek, ama başka bir erkeği seviyor. Acımasız, anlayışsız yaşam içinde yapayalnız ve parçalanmış. Toparlanamıyor, çaresiz, çözümsüz… Duygu Asena bu kez farklı bir erkek dünyasına parmak basıyor. Bu dünyanın içinde kadınlar da acı…

Yazar: duygu asena
Duygu Asena, bu defa öyküler yazdı. 1995’te Hollanda’da da yayımlanan kitapta 13 öykü ve bir masal var. Aslında masal, on üç buçuğuncu öykü. Gerçekten bir masal mı bu? Neden o bir masal da, diğerleri birer öykü? Peki kitabın adı niçin “Kahramanlar Hep Erkek!”? Yani erkekler kahraman olmayı mı isterler yoksa kahramanlar erkek mi olur? Veya asıl kahramanlar kadınlar mıdır? Evet, kahraman kim? Dahas…

Yazar: duygu asena
1988 Boğaziçi Üniversitesi En İyi Yazar ÖdülüDuygu Asena bu kitabında, temiz, telaşsız, kıvrak anlatımıyla bir kadının yaşadıklarını, daha doğrusu cinsiyetii kadın olarak belirlenmiş, herkesin üç aşağı beş yukarı tanık olabileceği ortak bir macerayı, bir kadının ağzından anlatıyor. Bu kadın, küçücük bir kızın henüz yaşanmamış doğal meraklarından, aşklar, acılar, sahtekârlıklar, hıslarla dolu bir…

Yazar: duygu asena
“Yok” sözcüğü pek sevimli değil biliyorum ama yıllar önceki yazınızı bugün de köşenizde kullanabilirseniz ve okuyanlar, “Gerçekten de böyle” diye başlarını iki yana sallarlarsa, evet, değişen bir şey yok demektir. Bu kitapta göreceğiniz gibi yıllar önce yazılmış her yazımı bugün de köşemde yayımlayabilirim ve okuyanların “Evet, haklı” diyeceklerinden de eminim... Peki O zaman akıntıya kürek mi çe…

Yazar: duygu asena
Duygu Asena, o bildiğiniz akıcı, yalın ve etkileyici anlatımıyla yine karşınızda. Yazarın beşinci kitabı Aynada Aşk Vardı çarpıcı kurgusuyla sizi gene içine alıverecek. Gene kadınlar, gene erkekler, gene aşklar... Üç kuşak kadın; anneanne, kız, torun... Nilüfer, Berlin'de Hitler'i dinliyor. Nilgün, Ay'a inen astronotları izliyor. Nil, Sting konserinde... Üçü de 16 yaşında, 35…

Yazar: duygu asena
Belgin ve Berna... İki kadın... İki hayat... Ve bir yolculuk... Bir iç yolculuk... Belgin ve Berna toplumun ve erkeklerin dayattığı ahlak anlayışına, tabulara karşı çıkıp özgürlüklerini, kimliklerini arıyorlar... Ve de aşkı... Evli ve umutsuz bir kadın olan Belgin ile aşka âşık Berna'nın, benliklerini keşfetme serüveninde her kadın kendinden bir şeyler bulacak... Duygu Asena bu kit…

Yazar: duygu asena
Aslında Aşk da Yok, Duygu Asena nın ikinci kitabı. Yazar bu kitabında, olay yaratan romanı Kadının Adı Yok ta yarattığı kişileri ve olayları işlemeyi sürdürüyor. Türkiye de ve yurtdışında gördüğü yoğun ilgiyle Aslında Aşk da Yok, Duygu Asena nın satış rekorlarına yenilerini ekliyor. Yazarın 1993 te Hollanda da, 1994 te de Yunanistan da yayımlanan bu ikinci kitabını da severek ve defalarca okuyaca…