
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: bilge karasu
Bilge Karasu'nun yapıtı toplam 11 kitaplık bir külliyat oluşturuyor. 1991'de ilk olarak Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı'nı yayımlamıştık Bilge Karasu'dan. Yazılış olarak yazarın ikinci kitabı olan Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı, Bilge Karasu'ya başlamak için ilk sıradaki önerimizdir. Kitabın 1971'de Sait Faik Hikaye Armağanı'nı aldığını da söylemeliyiz. "Uzun…

Yazar: erich scheurmann
Yüzyılımızın başlarında yayımlanan Göğü Delen Adam bugün artık bir yeşil klasiği okunurken, başlığının kaynaklandığı şiirsel metafor, bir de düz anlam içermeye başlıyor; çünkü Papalagi sonunda göğü gerçekten delmeyi başardı, 'ozon deliğinin' içinden ne tür bir yelkenlinin çıkageleceğiniyse zaman gösterecek. -Ahmet Güngören / Çerçeve- Teknolojinin günlük yaşamımıza getirdiği açmazlar…

Yazar: albert camus, albert camus (albert kamyu)
Albert Camus adı, çoğu okurun aklına hemen Yabancı adlı romanı getirir. Ancak, yazarın en önemli yapıtı, aslında, Veba'dır. Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle yazılmış olan Veba, yalnızca 20. yüzyılın değil, bütün bir insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: felaketin yazgıya dönüşmesi. Albert Camus'nün hiçbir yapıtında böylesine acı bir yazgı, böylesine şiirs…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bir yanda budala, anlamsız, önemsiz, hastalıklı, herkese yarardan çok zararı dokunan, niçin yaşadığını kendi de bilmeyen, yarın nasıl olsa ölecek bir kocakarı; öte yanda yardım görmedikleri için boş yere sıkıntı çeken körpe güçler.Kocakarıyı öldür, parasını al, sonra bu parayı tüm insanlığın yararına harca. Bir hayırlı ölüme karşı binlerce yaşam.Kocakarıyı öldürdükten sonra paraya el sürmeden ruh…

Yazar: cemil meriç
Cemil Meriçin ilk telif eseri ve yazarın düşünce serüveninde bir dönüm noktası. Avrupa dışı kültürler ve Doğu, yazarın tecessüslerin coğrafyasına Hintle, Hint Edebiyatı çalışmasıyla girdi. Olempi ararken Himalaya çıkmıştı karşısına. Kitap, alışılmış edebiyat tarihi ve incelemesi kalıbına uymaz. Meriçin Doğuyu ve mazlum medeniyetleri Türkiyenin düşünce gündemine sokma çabasının ilk ifadesi, hatta…

Yazar: emile ajar, romain gary
Romain Gary (1914-1980) yirmi yaşında yazmaya başladığı, ülkeden ülkeye, kıtadan kıtaya taşıyarak yaşamının bir parçası haline getirdiği bu romanı, ancak otuz yıl sonra, 50 yaşına varınca ve Emile Ajar takma adıyla yayımlar. Romanın başkişisi genç bir yazardır; insanların da, onların yaşamlarının da, dünyanın da gerçek olmadığını, herkesin bir oyun, -mış gibi oyunu (Pseudo oyunu) oynadığının fark…
10/10
Yazar: emile ajar, romain gary
Romain Gary (1914-1980) yirmi yaşında yazmaya başladığı, ülkeden ülkeye, kıtadan kıtaya taşıyarak yaşamının bir parçası haline getirdiği bu romanı, ancak otuz yıl sonra, 50 yaşına varınca ve Emile Ajar takma adıyla yayımlar. Romanın başkişisi genç bir yazardır; insanların da, onların yaşamlarının da, dünyanın da gerçek olmadığını, herkesin bir oyun, -mış gibi oyunu (Pseudo oyunu) oynadığının fark…

Yazar: emile ajar, romain gary
Romain Gary (1914-1980) yirmi yaşında yazmaya başladığı, ülkeden ülkeye, kıtadan kıtaya taşıyarak yaşamının bir parçası haline getirdiği bu romanı, ancak otuz yıl sonra, 50 yaşına varınca ve Emile Ajar takma adıyla yayımlar. Romanın başkişisi genç bir yazardır; insanların da, onların yaşamlarının da, dünyanın da gerçek olmadığını, herkesin bir oyun, -mış gibi oyunu (Pseudo oyunu) oynadığının fark…

Yazar: cemil meriç
Cemil Meriçin ilk telif eseri ve yazarın düşünce serüveninde bir dönüm noktası. Avrupa dışı kültürler ve Doğu, yazarın tecessüslerin coğrafyasına Hintle, Hint Edebiyatı çalışmasıyla girdi. Olempi ararken Himalaya çıkmıştı karşısına. Kitap, alışılmış edebiyat tarihi ve incelemesi kalıbına uymaz. Meriçin Doğuyu ve mazlum medeniyetleri Türkiyenin düşünce gündemine sokma çabasının ilk ifadesi, hatta…

Yazar: stefan zweig
İşte bu kitapçıkta, manevi oluşun bu gizemine ilişkin bir sözcük yok. Bu nedenle gülmekten kendimi alamadım. Orada yazılan her şey doğru, yalnızca öz eksik. Beni yalnızca anlatıyor, teşhir etmiyor. Kitapçığa iki yüz isim sığdırılmış. Şu var ki bana bütün yaratma gücünü sağlayan isim eksik. Hayatıma yön veren, şimdi beni gençlik çağıma iki kat daha çok istekle çağıran insanın adı görünmüyor. Herke…

Yazar: stefan zweig
İşte bu kitapçıkta, manevi oluşun bu gizemine ilişkin bir sözcük yok. Bu nedenle gülmekten kendimi alamadım. Orada yazılan her şey doğru, yalnızca öz eksik. Beni yalnızca anlatıyor, teşhir etmiyor. Kitapçığa iki yüz isim sığdırılmış. Şu var ki bana bütün yaratma gücünü sağlayan isim eksik. Hayatıma yön veren, şimdi beni gençlik çağıma iki kat daha çok istekle çağıran insanın adı görünmüyor. Herke…

Yazar: metin kaçan
Güneş buluttan sıyrılıkten Koleranın âlemci kadınları bir omuz darbesinde yıkılacakmış gibi duran evlerinin önünde oto tamircileriyle, marangozlarla, tornacılarla aslanlar gibi muhabbete koyuldular. Bir yandan da kaynak yaparken elleri titreyen ustalara esrarı daha kallavi içmeleri için zıvana hazırlamaya başladılar. Köylü kadınlar, kocalarının mahalle hakkında anlattıkları korku hikâyelerinden t…

Yazar: orhan pamuk
'Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.' Nobel ödüllü büyük yazarımız Orhan Pamuk’un üzerinde altı yıldır çalıştığı harikulade aşk romanı bu sözlerle başlıyor... Masumiyet Müzesi’ni okurken yalnız aşk hakkında değil, evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkındaki bütün düşüncelerinizin derinden etkilendiğini ve kitabın rengârenk dünyasından hiç ayrılmak istemediğin…

Yazar: virginia woolf
Virginia Woolf öldüğünde, ardında kendi elyazısıyla doldurulmuş 26 defter bıraktı. Woolf 27 yıl boyunca bu defterlerde, neler yaptığını, kimleri gördüğünü, özellikle bu insanlar hakkında, kendisi hakkında, yazdığı ya da yazmayı umut ettiği kitaplar hakkında neler düşündüğünü neredeyse kesintisiz denebilecek bir şekilde kaydetti. Bu defterlerde, yazmakta olduğu ya da gelecekte yazmaya niyetlendiği…

Yazar: virginia woolf
Virginia Woolf öldüğünde, ardında kendi elyazısıyla doldurulmuş 26 defter bıraktı. Woolf 27 yıl boyunca bu defterlerde, neler yaptığını, kimleri gördüğünü, özellikle bu insanlar hakkında, kendisi hakkında, yazdığı ya da yazmayı umut ettiği kitaplar hakkında neler düşündüğünü neredeyse kesintisiz denebilecek bir şekilde kaydetti. Bu defterlerde, yazmakta olduğu ya da gelecekte yazmaya niyetlendiği…








