
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: oğuz atay
Tanzimattan bu yana sürekli değişen politik ve toplumsal değerler karşısında tutunmaya çalışan Türk okur-yazarının kara güldürüsü. Eylemsizlikle geçmiş bir yaşamın getirdiği beceriksizlik ve gülünç olma korkusundan Atay sürükleyici bir oyun çıkarmış.

Yazar: oğuz atay
Tanzimattan bu yana sürekli değişen politik ve toplumsal değerler karşısında tutunmaya çalışan Türk okur-yazarının kara güldürüsü. Eylemsizlikle geçmiş bir yaşamın getirdiği beceriksizlik ve gülünç olma korkusundan Atay sürükleyici bir oyun çıkarmış.

Yazar: anthony burgess
Anthony Burgess'ın 1961'de Joseph Kell müstear adıyla yayımladığı Bir Elin Sesi Var, Soğuk Savaş'ın tam ortasında kalan Britanya'da yaşanan hızlı değişim dönemine denk gelmiştir. Romanın başlığı Malay dilinde "karşılıksız aşk" anlamına gelen bir atasözüdür. Bu "karşılıksız aşk" tüketim kisvesi altında karşımıza çıkar. Oyunu kuralına göre oynayıp parayla sah…

Yazar: anthony burgess
Anthony Burgess'ın 1961'de Joseph Kell müstear adıyla yayımladığı Bir Elin Sesi Var, Soğuk Savaş'ın tam ortasında kalan Britanya'da yaşanan hızlı değişim dönemine denk gelmiştir. Romanın başlığı Malay dilinde "karşılıksız aşk" anlamına gelen bir atasözüdür. Bu "karşılıksız aşk" tüketim kisvesi altında karşımıza çıkar. Oyunu kuralına göre oynayıp parayla sah…

Yazar: anthony burgess
Anthony Burgess'ın 1961'de Joseph Kell müstear adıyla yayımladığı Bir Elin Sesi Var, Soğuk Savaş'ın tam ortasında kalan Britanya'da yaşanan hızlı değişim dönemine denk gelmiştir. Romanın başlığı Malay dilinde "karşılıksız aşk" anlamına gelen bir atasözüdür. Bu "karşılıksız aşk" tüketim kisvesi altında karşımıza çıkar. Oyunu kuralına göre oynayıp parayla sah…

Yazar: murat gülsoy
Hiç kimse kaybolmak istemiyor bu karanlık denizde, ama bu deniz son, hatta tek hakikat. Geminin sulara gömülmesinden önceki anların tasavvuru her zihnin kaçınılmaz meşguliyetidir. Sonucu belli bir meşguliyettir bu, bir gün bitecektir. Ama edebiyatta ölüme giden yolu, ölüm ânını ve ölümün kendisini düşünen karakterler ölümsüzlüğün ta kendisidir. Murat Gülsoy Nisyan'da bunu yapıyor, ölümü…
9/10Beklediğimden çok çok daha başarılı buldum, çok beğendim.

Yazar: murat gülsoy
Hiç kimse kaybolmak istemiyor bu karanlık denizde, ama bu deniz son, hatta tek hakikat. Geminin sulara gömülmesinden önceki anların tasavvuru her zihnin kaçınılmaz meşguliyetidir. Sonucu belli bir meşguliyettir bu, bir gün bitecektir. Ama edebiyatta ölüme giden yolu, ölüm ânını ve ölümün kendisini düşünen karakterler ölümsüzlüğün ta kendisidir. Murat Gülsoy Nisyan'da bunu yapıyor, ölümü…

Yazar: murat gülsoy
Hiç kimse kaybolmak istemiyor bu karanlık denizde, ama bu deniz son, hatta tek hakikat. Geminin sulara gömülmesinden önceki anların tasavvuru her zihnin kaçınılmaz meşguliyetidir. Sonucu belli bir meşguliyettir bu, bir gün bitecektir. Ama edebiyatta ölüme giden yolu, ölüm ânını ve ölümün kendisini düşünen karakterler ölümsüzlüğün ta kendisidir. Murat Gülsoy Nisyan'da bunu yapıyor, ölümü…

Yazar: julio cortázar
Çağdaş Latin Amerikan edebiyatının önde gelen temsilcilerinden Julio Cort zarın en sevilen öykülerinden bir seçki sunuyoruz okurlarımıza. Anlatımında fantastik ögelere sıkça yer veren, gerçek dünyayla olağandışı olayları iç içe geçiren Cort zar, edebiyatta gerçekçilik sınırları dışında incelemeler yapmaya yönelmiştir. Kısa öykünün gerçeğe doğru bir açılış olduğunu savunmuş, gözle görülmez bir nok…

Yazar: julio cortázar
Çağdaş Latin Amerikan edebiyatının önde gelen temsilcilerinden Julio Cort zarın en sevilen öykülerinden bir seçki sunuyoruz okurlarımıza. Anlatımında fantastik ögelere sıkça yer veren, gerçek dünyayla olağandışı olayları iç içe geçiren Cort zar, edebiyatta gerçekçilik sınırları dışında incelemeler yapmaya yönelmiştir. Kısa öykünün gerçeğe doğru bir açılış olduğunu savunmuş, gözle görülmez bir nok…

Yazar: yusuf atılgan
Yusuf Atılgan (1921-1989), roman ve öykülerinde unutulmaz karakterler ve edebi bir tarz yarattı. Türk romancılığında modern anlatımın en iyi örneklerini verdi. Hayata hep karşı kıyıdan baktı. Yapıtlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temalarını ustalıkla işledi. Fanatik bir okur kitlesi oluşturdu. Tamamlayamadığı son romanı Canistan ise ilk kez okuruyla buluşuyor. Yusuf Atılgan şimdi tüm…

Yazar: yusuf atılgan
Yusuf Atılgan (1921-1989), roman ve öykülerinde unutulmaz karakterler ve edebi bir tarz yarattı. Türk romancılığında modern anlatımın en iyi örneklerini verdi. Hayata hep karşı kıyıdan baktı. Yapıtlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temalarını ustalıkla işledi. Fanatik bir okur kitlesi oluşturdu. Tamamlayamadığı son romanı Canistan ise ilk kez okuruyla buluşuyor. Yusuf Atılgan şimdi tüm…

Yazar: yusuf atılgan
Yusuf Atılgan (1921-1989), roman ve öykülerinde unutulmaz karakterler ve edebi bir tarz yarattı. Türk romancılığında modern anlatımın en iyi örneklerini verdi. Hayata hep karşı kıyıdan baktı. Yapıtlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temalarını ustalıkla işledi. Fanatik bir okur kitlesi oluşturdu. Tamamlayamadığı son romanı Canistan ise ilk kez okuruyla buluşuyor. Yusuf Atılgan şimdi tüm…

Yazar: sigmund freud
Günlük Yaşamın Psikopatolojisi, ruhbilimin yaygınlık kazanmasında Freudun tüm kitaplarından daha fazla katkıda bulunmuş bir yapıt. Freud, bu kitabı, yüzyılın başında özellikle genel okurlar için yazdı. Yeni basımlar çıktıkça, temel kuramlarını değiştirmeden yeni örnekler ve bölümler eklendi. Freudun hiçbir yapıtı bu kitap kadar sık basılmamış ve böylesine yaygın bir okur kitlesi tarafından okunma…

Yazar: sigmund freud
Günlük Yaşamın Psikopatolojisi, ruhbilimin yaygınlık kazanmasında Freudun tüm kitaplarından daha fazla katkıda bulunmuş bir yapıt. Freud, bu kitabı, yüzyılın başında özellikle genel okurlar için yazdı. Yeni basımlar çıktıkça, temel kuramlarını değiştirmeden yeni örnekler ve bölümler eklendi. Freudun hiçbir yapıtı bu kitap kadar sık basılmamış ve böylesine yaygın bir okur kitlesi tarafından okunma…

Yazar: sigmund freud
Günlük Yaşamın Psikopatolojisi, ruhbilimin yaygınlık kazanmasında Freudun tüm kitaplarından daha fazla katkıda bulunmuş bir yapıt. Freud, bu kitabı, yüzyılın başında özellikle genel okurlar için yazdı. Yeni basımlar çıktıkça, temel kuramlarını değiştirmeden yeni örnekler ve bölümler eklendi. Freudun hiçbir yapıtı bu kitap kadar sık basılmamış ve böylesine yaygın bir okur kitlesi tarafından okunma…

Yazar: sigmund freud
Günlük Yaşamın Psikopatolojisi, ruhbilimin yaygınlık kazanmasında Freudun tüm kitaplarından daha fazla katkıda bulunmuş bir yapıt. Freud, bu kitabı, yüzyılın başında özellikle genel okurlar için yazdı. Yeni basımlar çıktıkça, temel kuramlarını değiştirmeden yeni örnekler ve bölümler eklendi. Freudun hiçbir yapıtı bu kitap kadar sık basılmamış ve böylesine yaygın bir okur kitlesi tarafından okunma…

Yazar: dücane cündioğlu
Ortada birbirinden farklı iki Akif olduğu kesin...Biri cemiyet-i beşeriyeye hizmet için yazan Akif, diğeri de kendisi (!) için yazan Âkif. Çelişki mi? Tutarsızlık mı? Yol değiştirmek mi? Nedir bu farklılığın sebebi? Hangisi gerçek? Âkifimizin hangi yönünü öne çıkarmalı: Sanatını mı, fikirlerini mi, şahsiyetini mi? Tanzimatın getirdiği ikilikler türünden bir ikilem mi bu? Hem mektep, hem medrese,…
9/10Mehmet Akif ve tüm bilinmeyenleriyle...

Yazar: dücane cündioğlu
Ortada birbirinden farklı iki Akif olduğu kesin...Biri cemiyet-i beşeriyeye hizmet için yazan Akif, diğeri de kendisi (!) için yazan Âkif. Çelişki mi? Tutarsızlık mı? Yol değiştirmek mi? Nedir bu farklılığın sebebi? Hangisi gerçek? Âkifimizin hangi yönünü öne çıkarmalı: Sanatını mı, fikirlerini mi, şahsiyetini mi? Tanzimatın getirdiği ikilikler türünden bir ikilem mi bu? Hem mektep, hem medrese,…

Yazar: dücane cündioğlu
Ortada birbirinden farklı iki Akif olduğu kesin...Biri cemiyet-i beşeriyeye hizmet için yazan Akif, diğeri de kendisi (!) için yazan Âkif. Çelişki mi? Tutarsızlık mı? Yol değiştirmek mi? Nedir bu farklılığın sebebi? Hangisi gerçek? Âkifimizin hangi yönünü öne çıkarmalı: Sanatını mı, fikirlerini mi, şahsiyetini mi? Tanzimatın getirdiği ikilikler türünden bir ikilem mi bu? Hem mektep, hem medrese,…

Yazar: dücane cündioğlu
Ortada birbirinden farklı iki Akif olduğu kesin...Biri cemiyet-i beşeriyeye hizmet için yazan Akif, diğeri de kendisi (!) için yazan Âkif. Çelişki mi? Tutarsızlık mı? Yol değiştirmek mi? Nedir bu farklılığın sebebi? Hangisi gerçek? Âkifimizin hangi yönünü öne çıkarmalı: Sanatını mı, fikirlerini mi, şahsiyetini mi? Tanzimatın getirdiği ikilikler türünden bir ikilem mi bu? Hem mektep, hem medrese,…

