Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: duygu asena
1988 Boğaziçi Üniversitesi En İyi Yazar ÖdülüDuygu Asena bu kitabında, temiz, telaşsız, kıvrak anlatımıyla bir kadının yaşadıklarını, daha doğrusu cinsiyetii kadın olarak belirlenmiş, herkesin üç aşağı beş yukarı tanık olabileceği ortak bir macerayı, bir kadının ağzından anlatıyor. Bu kadın, küçücük bir kızın henüz yaşanmamış doğal meraklarından, aşklar, acılar, sahtekârlıklar, hıslarla dolu bir…

Yazar: elfriede jelinek
Kadınlar... Her şeyden önce sevdalarıyla yaşayan kadınlar.. Mutlu ya da mutsuz, hırslı ya da azla yetinen, öfkeli ya da sakin, boynu bükük ya da burnu havada, mahcup ya da işveli, gururlu ya da onur kırıcı sevdalarıyla yaşayan, yaşabilen kadınlar.. Sevda Kadınları, erkekleri olmadığında şu koca yeryüzünde kendine yer edenemeyen, herhangi bir kimlik bulamayan kadınları ironik, iç yakan ama bir o…

Yazar: mikhail naimy
Halil Cibran çizgisinde anlatılan bu efsanevî romanda, insanın Tanrıya giden yolda karşılaştığı gizemlere ışık tutuluyor. Halil Cibranın yakın arkadaşı olan Mikhail Naimynin, insan hayatının en temel ve güncel konuları hakkındaki yorum ve açıklamalarını içeren bu kitapta herkes kendinden bir parça bulabilir.

Yazar: maggie humm
Son on yıllık dönemler boyunca feminist eleştiri, günlük dilin yanı sıra eğitim, yayıncılık ve kitle iletişim araçlarını da değiştirmiştir. Benzer şekilde, edebiyat araştırmalarında da feminist temalar yayılıyor. Feminist eleştiri ile feminist edebiyat eleştirisi arasında keskin bir ayrım olamayacağı, ancak özdeş sayılamayacakları da açıkca ortadadır. Genel olarak, feminist eleştiri toplumsal ide…

Yazar: maggie humm
Son on yıllık dönemler boyunca feminist eleştiri, günlük dilin yanı sıra eğitim, yayıncılık ve kitle iletişim araçlarını da değiştirmiştir. Benzer şekilde, edebiyat araştırmalarında da feminist temalar yayılıyor. Feminist eleştiri ile feminist edebiyat eleştirisi arasında keskin bir ayrım olamayacağı, ancak özdeş sayılamayacakları da açıkca ortadadır. Genel olarak, feminist eleştiri toplumsal ide…

Yazar: amin maalouf
Geçmiş... bıraktığın yerde mi hâlâ? Amin Maalouf'tan unutulmayacak bir "eve dönüş" romanı. Amin Maalouf'un merakla beklenen yeni romanı Doğu'dan Uzakta, kaderin ve tarihin acımasızlığında terk ettikleri yurtlarına dönen bir grup arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Doğu'dan Uzakta, bir yüzleşmenin romanı: Gençliklerinin en güzel dönemlerini bir arada geçiren, ülk…

Yazar: nazan bekiroğlu
Nazan Bekiroğlu'ndan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-İstanbul hattında geçen muhteşem bir roman. Balkan Savaşı döneminde başlayıp I. Dünya Savaşı'na uzanan bir öykü... Trabzon'dan ve Tebriz'den doğup birbirlerine doğru yol alan iki hayat; önce deli akan sonra durgunlaşan iki ırmak... Aslında çok ırmak... Tebriz'in en büyük, en asil halı tüccarının deli fişek oğlu Setta…

Yazar: ihsan oktay anar
Çok uzak zamanlarda değil, günümüzün otuz, bilemediniz elli yıl öncesinde, üstelik hep ülkemizde geçiyor Efrâsiyâbın Hikâyeleri. Ancak... Sanki o zamanlardan ve o mekânlardan değil de, başka zaman ve mekânlardan, hatta başka dillerden aşina olduğumuz hikâyeler... Yani, Puslu Kıtalar Atlasını ve Kitab-ül Hiyeli okumuş olanların tahmin edebilecekleri gibi, üzerine söz söylemesi zor, içine dalması k…

Yazar: reşat nuri güntekin
Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin tarafından 1922 yılında yazılmış bir romandır. Türk edebiyatının en çok sevilen klasik eserleri arasında yer alır. Ağırlıklı olarak Anadolu'da geçen ve arka planda Osmanlı'nın son yıllarını anlatan bir romandır. Kitabın son kısmı hariç, ki bu bölüm dışarıdan bir gözlemcinin anlattıklarıdır, romanın ana kahramanı Feride'nin hatıra defteri şeklinde yazıl…
7/10
Yazar: tarık buğra
Küçük Ağa, Kurtuluş Savaşı yıllarında, siyasal karar ve tartışma merkezlerinin uzağında, Kuvvacı/Millici denilen, ama ne oldukları, neyi temsil ettikleri pek bilinmeyen birilerinin açtığı savaşa katılıp katılmamanın vebalini tartarak bir karar verme durumunda kalan insanları anlatır. Asırlardır sadece halife-i ruyi zeminin, padişahın açtığı sancağın altında savaşılacağı bilgi ve inancıyla yaşamış…
4/10