
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: jean christophe grangé
J. C. Grangé yine işbaşında. 2003 yılında çıkardığı romanı ''Kurtlar İmparatorluğu''yla hem dünyada hem de ülkemizde ününe ün katan Grange yeni kitabıyla Türkçe’de. Yine kanlı, yine delice, yine korkutucu bir roman var karşımızda: ''Siyah Kan''.Yazarın bir yıl gibi kısa bir sürede kaleme aldığı kitap serbest dalış şampiyonu bir katil ile eski paparazzi, köt…

Yazar: dean r. koontz
Susan Harris, malikanesinde inzivaya çekilmiş bir kadın... Genç ve çok güzel ama yalnız; zengin ama mutsuz... Birdenbire meydana gelen olaylar, o yalnızlığı paramparça etmeye yeter. Üstelik mutsuzluktan da öte tam bir kabusa dönüşür yaşamı... Dean R. Koontz, 1945 yılında ABDnin Pennsylvania eyaletinin Bedford kentinde doğdu. 1969 yılından beri Güney Kaliforniyaya yaşıyor.

Yazar: dean r. koontz
Dean Koontz KORKU YUVASI'ında bize, sadece yirmi dört saat içerisinde yaşanan olayları anlatıyor. Ancak bu kısa zaman diliminde gelişen olaylar öylesine korku, gerilim ve karmaşık duygularla dolu ki, heyecanımız her bir kelime de daha da büyüyor. Bir solukta okunacak olan KORKU YUVASI, belki de Koontz' un bugüne dek yazdığı en yaratıcı roman...

Yazar: dean r. koontz
Los Angeles sokakları tehlike doluydu. Genç polis bir çatışmada yaralandıktan sonra oğlu ve eşiyle sakin bir çiftlik evine çekildi. Artık tehlikelerden uzak, sakin bir hayat istiyordu. Ama onları tek amacı kötülük olan, ölülere hükmeden, hayvanları istediği şekilde yöneten bir düşman bekliyordu. Kısaca ölüme randevu verilmişti ve ne olursa olsun ölüm bu randevuya gelecekti. İlk romanı Nöbet il…

Yazar: dean r. koontz
Melanie korkunç bir sırla birlikte yaşamaya mahkumdu... Olaylar altı yıl önce başlamıştı. Laura'nın üç yaşındaki kızı Melanie, Laura'nın eski kocası tarafından kaçırılmış, kız ve adam sanki yeryüzünden silinip gitmişlerdi. Polis şimdi dokuz yaşında olan Melanie'yi Los Angeles sokaklarında boş bakışlarla dolaşırken bulmuştu. Çocuk taşıdığı korkunç sırrın altında adeta ezilmiş gibi…

Yazar: dean r. koontz
Ayışığı Koyu'nda Gecenin tam yarısı...Tüyler Ürpertici Yarattıklar çılgın bir müzik eşliğinde dans ediyorlar. Güzel sahil kasabasında bu gece yarısı yine biri ölecek... Ardarda gelen ve kasabayı cehenneme çeviren ölümlerin sebebi neydi?...Kasaba sakinlerinin ısrarla sakladıkları karanlık sırlar daha kaç kişinin hayatına malolacaktı?.

Yazar: dean r. koontz
Eski bir yazar olan William Wiles, otuzlu yaşlarında ve yalnız yaşamaktadır. Nişanlısı komaya girdiğinden beri yazmayı bırakmış barmenlik yapmaktadır. Sakin, tekdüze yaşamı işten çıktığı bir akşam arabasının camında bulduğu bir notla altüst olur. Notta iki şık vardır. Her iki şık da cinayet tehdidi içermektedir. Bunun bir şaka mı, yoksa bir katilin uyarısı mı olduğuna kahramanımız bir türlü karar…

Yazar: dean r. koontz
Gökyüzünden, neredeyse yağmurun elle tutuluşu gibi bir aydınlık indi. Pencerelerden içeri süzüldü. Park edilmiş arabaların kaput ve bagajında renkli gölgeler oluşturdu. Ve ağaçların yaprakları ile caddeyi dolduran gürültülü trafikteki araçların kromajına ıslak parıltılar ekledi. Kaliforniya güneşinin minyatür görüntüsü her yansıtıcı yüzeyde parıldadı. Santa Ana nın merkezi, haziran sonundaki bir…

Yazar: dean r. koontz
Ayışığı Koyu'nda Gecenin tam yarısı...Tüyler Ürpertici Yarattıklar çılgın bir müzik eşliğinde dans ediyorlar. Güzel sahil kasabasında bu gece yarısı yine biri ölecek... Ardarda gelen ve kasabayı cehenneme çeviren ölümlerin sebebi neydi?...Kasaba sakinlerinin ısrarla sakladıkları karanlık sırlar daha kaç kişinin hayatına malolacaktı?.

Yazar: dean r. koontz
Ayışığı Koyu'nda Gecenin tam yarısı...Tüyler Ürpertici Yarattıklar çılgın bir müzik eşliğinde dans ediyorlar. Güzel sahil kasabasında bu gece yarısı yine biri ölecek... Ardarda gelen ve kasabayı cehenneme çeviren ölümlerin sebebi neydi?...Kasaba sakinlerinin ısrarla sakladıkları karanlık sırlar daha kaç kişinin hayatına malolacaktı?.

Yazar: dean r. koontz
Amerikanın küçük bir kasabasında bazı insanlar garip korkular hissetmeye ve psikolojik bunalımlar geçirmeye başlamıştır. Hepsi de bunun nedenlerini merakla araştırmaktadır. Anlaşılmaz bir duygu bu insanları birbirine yakınlaştırmıştır. Sonunda bir motelde toplanarak korkularının gerçek nedenini ortaya çıkarmaya karar verirler. Ancak belirsiz birtakım güçler onları gerçeklerin dışına çekmeye çalış…

Yazar: dean r. koontz
Susan Thorton, üniversitede öğrenciyken birlikte çıktığı delikanlının Kükreyen Mağara diye bilinen, akarsulu bir kireçtaşı mağarasında dört arkadaşı tarafından hunharca öldürülüşüne tanık olur. Olayı izleyen birkaç yıl içinde dört suçlu da şiddet ölümlerinin kurbanı olurlar. On iki yıl sonra Susan, ciddi bir trafik kazası geçirir, komadan çıktığında belleğinde bazı boşluklar bulur. Nekahat dönemi…

Yazar: dean r. koontz
Gecenin Sesi karanlığı parçalayan, tüyler ürperti, bir inilti, bir yakarıştı sanki... Gecenin Sesi görünmeyen bir canavarın soluk alıp vermesini andırıyordu. Dünyanın tüm solukları onun ciğerlerinden fışkırır gibiydi. Gecenin Sesini artık siz de duyacak, kalbinizle ona tempo tutacaksınız.

Yazar: dean r. koontz
Buldukları ilk ceset şişmişti ve hala sıcaktı. Sonra iki kesik el buldular. Ardından fırının içinde iki kesik baş. 150 kişi ölmüştü ve ölüm oyunu bu küçücük dağ kasabasında daha yeni başlamıştı. İlk önce bunun bir manyağın işi olduğunu sandılar. Sonra da yeni bir hastalık olduğunu. Daha sonra da yabancıların işi... Sonunda gerçeği buldular. Ve onu canlı olarak gördüler. Hayal edemeyecekleri kadar…

Yazar: dean r. koontz
Buldukları ilk ceset şişmişti ve hala sıcaktı. Sonra iki kesik el buldular. Ardından fırının içinde iki kesik baş. 150 kişi ölmüştü ve ölüm oyunu bu küçücük dağ kasabasında daha yeni başlamıştı. İlk önce bunun bir manyağın işi olduğunu sandılar. Sonra da yeni bir hastalık olduğunu. Daha sonra da yabancıların işi... Sonunda gerçeği buldular. Ve onu canlı olarak gördüler. Hayal edemeyecekleri kadar…

Yazar: dean r. koontz
Olay karanlık ve fırtınalı bir gecede değil, pırıl pırıl güneşli bir günde başladı. Genç kadın olacaklara hazır değildi. Savunmasız durumdaydı. Böyle güzel bir pazar gününün öğleden sonrasında ortaya bir sorun çıkacağını kim beklerdi ki?