
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: s. s. van dine
Van Dine' ın yapıtları hiçbir psikolojik ve toplumsal etkene yer vermeyen geleneksel İngiliz okuluyla; bu öğeleri göz önüne alan Amerikan okulunun bir sentezidir; ancak S.S.Van Dine romanlarında ilginç husus insanüstü bir varlık olan detektifin nitelikleridir. S.S. Van Dine'ın kişisel kanımızca talihsizliği edebiyat eleştirmenliğindeki seçmeci yaklaşımından bir türlü kurtulamamasıdır; b…
9/10
Yazar: s. s. van dine
Van Dine' ın yapıtları hiçbir psikolojik ve toplumsal etkene yer vermeyen geleneksel İngiliz okuluyla; bu öğeleri göz önüne alan Amerikan okulunun bir sentezidir; ancak S.S.Van Dine romanlarında ilginç husus insanüstü bir varlık olan detektifin nitelikleridir. S.S. Van Dine'ın kişisel kanımızca talihsizliği edebiyat eleştirmenliğindeki seçmeci yaklaşımından bir türlü kurtulamamasıdır; b…

Yazar: s. s. van dine
Van Dine' ın yapıtları hiçbir psikolojik ve toplumsal etkene yer vermeyen geleneksel İngiliz okuluyla; bu öğeleri göz önüne alan Amerikan okulunun bir sentezidir; ancak S.S.Van Dine romanlarında ilginç husus insanüstü bir varlık olan detektifin nitelikleridir. S.S. Van Dine'ın kişisel kanımızca talihsizliği edebiyat eleştirmenliğindeki seçmeci yaklaşımından bir türlü kurtulamamasıdır; b…

Yazar: s. s. van dine
Van Dine' ın yapıtları hiçbir psikolojik ve toplumsal etkene yer vermeyen geleneksel İngiliz okuluyla; bu öğeleri göz önüne alan Amerikan okulunun bir sentezidir; ancak S.S.Van Dine romanlarında ilginç husus insanüstü bir varlık olan detektifin nitelikleridir. S.S. Van Dine'ın kişisel kanımızca talihsizliği edebiyat eleştirmenliğindeki seçmeci yaklaşımından bir türlü kurtulamamasıdır; b…

Yazar: s. s. van dine
Van Dine' ın yapıtları hiçbir psikolojik ve toplumsal etkene yer vermeyen geleneksel İngiliz okuluyla; bu öğeleri göz önüne alan Amerikan okulunun bir sentezidir; ancak S.S.Van Dine romanlarında ilginç husus insanüstü bir varlık olan detektifin nitelikleridir. S.S. Van Dine'ın kişisel kanımızca talihsizliği edebiyat eleştirmenliğindeki seçmeci yaklaşımından bir türlü kurtulamamasıdır; b…

Yazar: edgar allan poe
"Çağımızın en güçlü yazarı... Sarhoş, yoksul, ezik, dışlanmış Edgar Allan Poe, dingin ve erdemli bir Goethe'den ya da Walter Scott'tan çok daha fazla hoşuma gidiyor. O ve onun gibi özel yapıdaki adamlar için şöyle diyeceğim: Bizler adına acı çektiler."…
8/10
Yazar: edgar allan poe
"Çağımızın en güçlü yazarı... Sarhoş, yoksul, ezik, dışlanmış Edgar Allan Poe, dingin ve erdemli bir Goethe'den ya da Walter Scott'tan çok daha fazla hoşuma gidiyor. O ve onun gibi özel yapıdaki adamlar için şöyle diyeceğim: Bizler adına acı çektiler."…

Yazar: edgar allan poe
"Çağımızın en güçlü yazarı... Sarhoş, yoksul, ezik, dışlanmış Edgar Allan Poe, dingin ve erdemli bir Goethe'den ya da Walter Scott'tan çok daha fazla hoşuma gidiyor. O ve onun gibi özel yapıdaki adamlar için şöyle diyeceğim: Bizler adına acı çektiler."…

Yazar: edgar allan poe
"Çağımızın en güçlü yazarı... Sarhoş, yoksul, ezik, dışlanmış Edgar Allan Poe, dingin ve erdemli bir Goethe'den ya da Walter Scott'tan çok daha fazla hoşuma gidiyor. O ve onun gibi özel yapıdaki adamlar için şöyle diyeceğim: Bizler adına acı çektiler."…

Yazar: edgar allan poe
"Çağımızın en güçlü yazarı... Sarhoş, yoksul, ezik, dışlanmış Edgar Allan Poe, dingin ve erdemli bir Goethe'den ya da Walter Scott'tan çok daha fazla hoşuma gidiyor. O ve onun gibi özel yapıdaki adamlar için şöyle diyeceğim: Bizler adına acı çektiler."…

Yazar: behlül dana
Şeytan Hadiye, Londrada kopan bu müthiş velveleye kendi hususu ikametgahından gülerek şahit oluyor ve polisin düştüğü bu mağlubiyetten derin bir zevk duyuyordu. Müteaddid [birçok] vakalardan muzaffer çıkmak suretiyle İngiliz polisini her sahada mağlup ettiğinden emin bulunuyordu. Hakkındaki takibatın çok şiddetli olduğunu görerek sadece dudak bükmekle iktifa ediyordu
7/10
Yazar: behlül dana
Şeytan Hadiye, Londrada kopan bu müthiş velveleye kendi hususu ikametgahından gülerek şahit oluyor ve polisin düştüğü bu mağlubiyetten derin bir zevk duyuyordu. Müteaddid [birçok] vakalardan muzaffer çıkmak suretiyle İngiliz polisini her sahada mağlup ettiğinden emin bulunuyordu. Hakkındaki takibatın çok şiddetli olduğunu görerek sadece dudak bükmekle iktifa ediyordu

Yazar: behlül dana
Şeytan Hadiye, Londrada kopan bu müthiş velveleye kendi hususu ikametgahından gülerek şahit oluyor ve polisin düştüğü bu mağlubiyetten derin bir zevk duyuyordu. Müteaddid [birçok] vakalardan muzaffer çıkmak suretiyle İngiliz polisini her sahada mağlup ettiğinden emin bulunuyordu. Hakkındaki takibatın çok şiddetli olduğunu görerek sadece dudak bükmekle iktifa ediyordu

Yazar: behlül dana
Şeytan Hadiye, Londrada kopan bu müthiş velveleye kendi hususu ikametgahından gülerek şahit oluyor ve polisin düştüğü bu mağlubiyetten derin bir zevk duyuyordu. Müteaddid [birçok] vakalardan muzaffer çıkmak suretiyle İngiliz polisini her sahada mağlup ettiğinden emin bulunuyordu. Hakkındaki takibatın çok şiddetli olduğunu görerek sadece dudak bükmekle iktifa ediyordu

Yazar: behlül dana
Şeytan Hadiye, Londrada kopan bu müthiş velveleye kendi hususu ikametgahından gülerek şahit oluyor ve polisin düştüğü bu mağlubiyetten derin bir zevk duyuyordu. Müteaddid [birçok] vakalardan muzaffer çıkmak suretiyle İngiliz polisini her sahada mağlup ettiğinden emin bulunuyordu. Hakkındaki takibatın çok şiddetli olduğunu görerek sadece dudak bükmekle iktifa ediyordu

Yazar: alev can
Haydar Cemil Bey bunu söylerken cüzdanından bir zarf çıkardı. Bunun içinde yarısı yırtık yirmi liralık bir banknot vardı. Haydar Cemil Bey cebinden bir kibrit çıkardı Yaktı ve alevini bu banknotun arkasında gezdirmeye ve kâğıdı ısıtmaya başladı. Kâğıt ısındıkça üzerinde garip birtakım yazılar peyda oluyordu. Nihayet bu yazılar o kadar bariz bir şekil aldı ki Hurşid Paşa hazretleri gözlüğünü takma…
9/10
Yazar: alev can
Haydar Cemil Bey bunu söylerken cüzdanından bir zarf çıkardı. Bunun içinde yarısı yırtık yirmi liralık bir banknot vardı. Haydar Cemil Bey cebinden bir kibrit çıkardı Yaktı ve alevini bu banknotun arkasında gezdirmeye ve kâğıdı ısıtmaya başladı. Kâğıt ısındıkça üzerinde garip birtakım yazılar peyda oluyordu. Nihayet bu yazılar o kadar bariz bir şekil aldı ki Hurşid Paşa hazretleri gözlüğünü takma…

Yazar: alev can
Haydar Cemil Bey bunu söylerken cüzdanından bir zarf çıkardı. Bunun içinde yarısı yırtık yirmi liralık bir banknot vardı. Haydar Cemil Bey cebinden bir kibrit çıkardı Yaktı ve alevini bu banknotun arkasında gezdirmeye ve kâğıdı ısıtmaya başladı. Kâğıt ısındıkça üzerinde garip birtakım yazılar peyda oluyordu. Nihayet bu yazılar o kadar bariz bir şekil aldı ki Hurşid Paşa hazretleri gözlüğünü takma…

Yazar: alev can
Haydar Cemil Bey bunu söylerken cüzdanından bir zarf çıkardı. Bunun içinde yarısı yırtık yirmi liralık bir banknot vardı. Haydar Cemil Bey cebinden bir kibrit çıkardı Yaktı ve alevini bu banknotun arkasında gezdirmeye ve kâğıdı ısıtmaya başladı. Kâğıt ısındıkça üzerinde garip birtakım yazılar peyda oluyordu. Nihayet bu yazılar o kadar bariz bir şekil aldı ki Hurşid Paşa hazretleri gözlüğünü takma…

Yazar: alev can
Haydar Cemil Bey bunu söylerken cüzdanından bir zarf çıkardı. Bunun içinde yarısı yırtık yirmi liralık bir banknot vardı. Haydar Cemil Bey cebinden bir kibrit çıkardı Yaktı ve alevini bu banknotun arkasında gezdirmeye ve kâğıdı ısıtmaya başladı. Kâğıt ısındıkça üzerinde garip birtakım yazılar peyda oluyordu. Nihayet bu yazılar o kadar bariz bir şekil aldı ki Hurşid Paşa hazretleri gözlüğünü takma…

Yazar: alev can
Haydar Cemil Bey bunu söylerken cüzdanından bir zarf çıkardı. Bunun içinde yarısı yırtık yirmi liralık bir banknot vardı. Haydar Cemil Bey cebinden bir kibrit çıkardı Yaktı ve alevini bu banknotun arkasında gezdirmeye ve kâğıdı ısıtmaya başladı. Kâğıt ısındıkça üzerinde garip birtakım yazılar peyda oluyordu. Nihayet bu yazılar o kadar bariz bir şekil aldı ki Hurşid Paşa hazretleri gözlüğünü takma…

Yazar: alev can
Haydar Cemil Bey bunu söylerken cüzdanından bir zarf çıkardı. Bunun içinde yarısı yırtık yirmi liralık bir banknot vardı. Haydar Cemil Bey cebinden bir kibrit çıkardı Yaktı ve alevini bu banknotun arkasında gezdirmeye ve kâğıdı ısıtmaya başladı. Kâğıt ısındıkça üzerinde garip birtakım yazılar peyda oluyordu. Nihayet bu yazılar o kadar bariz bir şekil aldı ki Hurşid Paşa hazretleri gözlüğünü takma…

Yazar: m.akil koyuncu
12 Haziran, Çarşamba. O gün İstanbulda hiçbir cinayet olmamıştı. Yoksa bu kadın geçmiş senelerin bu gününde olmuş bir vakaya mı işaret etmek istiyordu? Matbaadan eski bir gazete koleksiyonunu alarak her senenin 12 Haziran gününe baktım. 1330 senesine kadar 13 sene geriye gittim. Hiçbir şey yok. Birden hiddetlenerek elimdeki senelik koleksiyon cildini öbür ciltlerin üzerine o kadar şiddetle attım…
9/10