
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: reşat nuri güntekin
DUDAKTAN KALBE, özellikle örf tanımını ve kişilik canlandırımında başarılı, duygusal, ve sevgi dolu bir roman. Açık, yalın ve gösterişsiz bir anlatışla ve temiz bir İstanbul Türkçesiyle geniş kitlelere seslenebilen yazarın, ilk ve en ünlü romanı Çalıkuşu düzeyinde bir kitap. Şarkıları, filmelere, nostaljik romantizminize bolca konu olmuş aşkların unutulmaz romanlarından biri.

Yazar: reşat nuri güntekin
Yaprak Dökümü'nde Reşat Nuri Güntekin, bir memur ailesinin gelir darlığı ve ahlak düşkünlüğü içerisinde parçalanıp çöküşünü, ustalıklı bir dille anlatıyor. Toplumsal yönü ağır basan bir roman. Eski görenek ve ahlak anlayışına bağlı kalan bir küçük bürokratın, değişen sosyo-ekonomik koşulların belirlediği yeni hayatını yadırgaması başarıyla sergileniyor.

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: christy brown
Christy Brown, beyin felcinin bir kurbanı olarak dünyaya geldi. Buna rağmen, yardıma muhtaç bu küçük bebek, İrlanda edebiyatının devleri arasında yerini alacak bir yazarın muhteşem hayal gücünü ve duyarlı zekâsını barındırmaktaydı.Bu, Christy Brownın kendi hikâyesidir. Yazarın, sol ayak parmaklarıyla yazmayı, resim yapmayı ve daktilo kullanmayı öğrenmek için çocukluğunda gösterdiği mücadeleyi anl…

Yazar: v. s. naipaul
Karayiplerdeki Britanya sömürgesi Isabella adasında doğup büyüyen, Hint asıllı olmasına rağmen kendine Ralph Singh adını uygun gören anlatıcı, İngilterede aldığı eğitim sonrası iki kültür arasında ne denli bocaladığını, tökezlediğini ve kimlik sıkıntısı çektiğini fark eder. İngiliz eşiyle adasına döndükten sonra, siyaset alanında basamakları hızla tırmanır ve hatırı sayılır bir servet elde eder.…

Yazar: leonie swann
Koyun çobanı George Glenn İrlandada bir çayırın orta yerinde ölü bulunur. Tam göğsünün ortasına bir kürek saplanmıştır. Yaşlı çobanı kim öldürmüş olabilir? Ve neden? Sürünün en zeki koyunu olan Miss Maple bu olayı çözmeye girişir. Bereket George sağlığında fırsat buldukça koyunlara kitap okumuştur da koyunlar bu cinayet vakası karşısında pek hazırlıksız değillerdir. Miss Maple, yanına öbür koyunl…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: robert t. kiyosaki
TÜM ZAMANLARIN EN ÇOK SATAN KİŞİSEL FİNANS KİTABI *Özellikle teknolojinin, robotların ve global bir ekonominin kuralları değiştirdiği bir dünyada, zengin olmak için yüksek gelirinizin olması gerektiği efsanesini çürütür. *Aktif yatırımlar edinmenin ve oluşturmanın neden yüklü bir maaştan daha önemli olabileceğini, işletme sahiplerinin ve yatırımcıların keyfini sürdüğü vergi avantajlarını öğreti…

Yazar: nuriye çeleğen
Her kadın Hacer'dir... Aşk-ı Sükûn alışılmışın dışında bir roman... Nuriye Çeleğen, bu kitapla çıktığı yolculukta, hakiki aşkın sırrını arıyor. Hepimizin az çok bildiği kıssa-yı İbrahim'den (a.s.) hareketle iki kadının gözlerinden aşkın tabiatını ve farklı kalplerdeki tecellilerini okumamızı teklif ediyor. Kur'an-ı Hakîm'den ve hadis kaynaklarından yararlanılarak ortaya çı…

Yazar: aykut oğut
Siz hiç 150 kilo oldunuz mu? Sizin hiç yabancı bir ülkede bavulunuzu kaybettiğiniz, sabahları mısır gevreğine bira döküp hayatta kalırken günlerce tek kelime bile konuşmadığınız, dayak yedikten sonra girdiğiniz komadan bir gözünüzü kaybetmiş olarak çıkıp tekrar parklara döndüğünüz, annenizi kaybettikten sonra hapiste yatarken babanızı kaybettiğiniz oldu mu?Benim oldu.Peki ya sonra o yabancı ülken…

Yazar: gökhan gökçe
Tam 3819 kişi mübadele sonrası göç yollarında şehid oldu. Bu, sadece resmi verilere yansıyan rakamlar. Şehadete eremeyenler de sonbahar rüzgâralrının önündeki yapraklar gibi Türkiyenin dört bir yanına sürüklendiler. Bütün zenginliklerini, komşulukalırnı, hatıralarını arkalarında bırakan bu insanları sadece yollarda değil vardıkları yerlerde de büyük sıkıntılar bekliyordu.Bu kitap, göç yollarında…

Yazar: derman bayladı
İmparator Büyük Constantinus 330 yılında İstanbul'u Roma İmparatorluğu'nun başkenti ilan etmişti. İmparatorluk 395 yılında ikiye ayrılınca bu kez Doğu bölümünün başkenti oldu İstanbul. 476 yılından sonra ise artık tek bir Roma İmparatorluğu kalmıştı yer yüzünde. Ve bu İmparatorluk Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethetmesine değin birçok değişik hanedan tarafından yönetil…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Yavaşça ayağa kalktı. Gidiyordu işte. Ardı yapacaktı beni. Sildim göz yaşımı kalktım ayağa. Her soruyu anlama çeviren gözleriyle sustu. Bana acıyarak bakıyordu. Noktası çalınmış cümle sonum durdu öylece. Sana birbirinden güzel yalnızlıklar biriktirdim. der gibiydi. Dudakları kıpırdadı, inler gibi, çok çocuk kaldın aşka, kendi gölgesine basmaktan korkan... diyebildi sadece. İşte gidiyordu. Bir dah…

Yazar: karen tayleur
HAYATINIZA YENİDEN SAHİP OLABİLSEYDİNİZ... BU DEFA FARKLI OLUR MUYDU? Hatırladığım, aklımda kalan tek şey, eczanede, tezgâhın hemen yanındaki yerde duran büyük siyah ayak izleriydi. Bıçak gibi bir şey hatırlamıyorum. Boynumdaki soğukluk, bıçak da olabilir, boynumu delercesine bastırdığı uzun soğuk parmakları da… Bilemiyorum. Ama bu, benim hatırladığım ayak izleriydi. 'Biri bunu ge…

Yazar: ismail bilgin
...Mehmet Nazif, gelen yaralıları hemen tedaviye başladı. İlk önce ağır olanların yaralarını temizledi. Daha sonra hafif yaralılarla meşgul oldu. Hepsi endişeli bakışlar içindeydi. Kendilerine işkence yapılmasından korkuyorlardı. Zira, buraya gelirken kendilerine Türklerin yamyam oldukları söylenmişti. Bu söylentilerden etkilenen askerlerde esir düşmenin paniği yaşanıyordu. Mehmet Nazif değişik d…

Yazar: fulya taşçeviren
Bu kitapta ne tipler var ne tipler... Öğrenci Tipleri... Öğretmen Tipleri... Âşık Tipleri... Anne-baba, karı-koca, komşu tipleri... Dinledikleri müzik türüne, mesleklerine, çağlara göre tipler... Türk tipi... Psikolojide tipler... Nesli tükenen insan tipleri... Tipitipler... Hadi, tipler içinden kendine bir tip beğen... Şöyle diyebilirsin, Ben kimseye benzemem. Evet, elbette özgünüz her birimiz,…

Yazar: mine sota
Bu kitabı alın... Çünkü bu kitap ne bir kişisel gelişim kitabıdır ne de ütopik bir hayat felsefesi.Okunduktan sonra dertlerimizi kaldığımız yerden çekebilme gücümüzü arttıran ve gerçekçi gülüşlerle yola devam azmi veren sadık bir yol arkadaşıdır.Bu kitabı alın çünkü; gülmek artık insanların para verip alacakları kadar azaldı. Bu kitabı alın çünkü; dünyanın yer üstü gülüş rezervleri tükenmek üzere…

Yazar: mine sota
O kitap, işte bu kitap!Valla ben okuyanın doğrucusuyum; gereği düşünülen her şey bu kitapta!Bu kitabın ölüyü bile güldürdüğü, kiloluk kahkahanın toptan fiyatına perakende satıldığı, derde kedere Aman boş ver be! dedirttiği ve bozuk morallerin Mine Sota atölyelerinde itina ile tamir edildiği söyleniyor.Zeytinyağlı yiyemem aman, basma da fistan giyemem aman diyenlerdenseniz bu kitap seçiciliğinize…

Yazar: inci aral
İhanetin en uğursuzunu yaşayan Azra, tutkuyla bağlandığı, saplantılı hatta bencilce bir aşkla sevdiği Ferda ve ihanet nesnesi üçüncü kişi. Bir aşk-nefret ikilemi içinde, üçlü bir ilişkinin girdabında savrulan insanlar; çözümsüzlüğün, ikiyüzlülüğün, aşka tutsaklığın yakıcı çemberine kıstırılmış üç kişi. Yaşamın kıyısında çözümsüz kalan Azra, her şey bittiğinde belleğinin ışığında şimdiyle geçmiş a…

Yazar: ayşe kulin
Dört kuşağı içine alan anne-kız ilişkileri, aile içi çatışmalar, sık tekrarlanan askerî darbelerin değişik kuşaklar üzerindeki izleri... Geçmiş araştırılırken ortaya çıkan sırlar, ertelenmiş, söylenmemiş sevgi sözleri, dolayısıyla pişmanlıklar... Kulin, Egeli büyük bir ailenin 40´lı yıllardan başlayarak günümüze kadar gelen öyküsünü anlatıyor.
Yazar: filiz aygündüz
Diyarbakır'ın küçük bir kasabasına atanan yirmi üç yaşında bir öğretmen... İstanbul'daki güvenli evinde, televizyon haberlerinde seyrettiği ''uzaktaki köy''de yeni bir hayata başlıyor. O köyün ne dili tanıdık ne de alışkanlıkları. Bu yeni dünyanın içinde ona rehberlik edenler ise otuz iki küçük çocukla bir büyük aşk... Filiz Aygündüz'ün samimi anlatımıyla farklı…

Yazar: michael ende
Momo, karşısındakileri aptal insanların bile aklına parlak düşünceler getirtecek şekilde dinlerdi... Momo'nun yanında oynanan oyunlar başka hiçbir yerde oynanamazdı. Yaşanılan gün içinde çok büyük bir sır vardır; bu büyük sır, zamandır. Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır; ama bunlar hiçbir şey ifade etmez. Herkes çok iyi bilir ki bazen bir saatlik süre insana ömür kadar…

Yazar: jostein gaarder
15. yaş gününü kutlamaya hazırlanan Sofie, posta kutusunda, Kimsin sen? yazılı bir kağıt bulur. Bu soruyu, diğer sorular ve günümüze kadar uzanan bir felsefe kursu takip eder. Kendine has kurgusu ve şaşırtmacalarıyla, Jostein Gaarder, 15 yaş ve üstü gençlere sadece kuru bir felsefe tarihi sunmak değil, aynı zamanda hayatı anlamaya yönelik sorular sormanın yollarını açar. Çağımız bölümünde şöy…
