Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: cezmi ersöz
Gözyaşlarım hırsa getirdi beni. Dolabı açtım. Bir gömleğini seçtim. Önce hasretle kokladım, ardından düğmelerini kopardım tek tek... Sonra aldım elime iğne ipliği, koparttığım düğmelerini yeniden diktim.

Yazar: cezmi ersöz
Uzun ve yorucu yolculuklardan sonra denize varmayı çok severim.Hayatın tam içine girip, göze aldığım ne varsa dibine kadar yaşayıp sonra yine kendime dönmek bana hep iyi gelir.Neresi olursa olsun yola çıkmayı severim. Yola çıkmak aşka benzer çünkü. Sonunda er geç yol da aşk da hakkını ister.Ya bir ödül kazanırsın ya da büyük bir diyet ödersin. Ya emeklerin, inançların geri döner sana ya da terk…

Yazar: cezmi ersöz
Buralarda ölüm çok farklı algılanıyor. Buralarda insanlar ölüme bir son gibi bakmıyorlar. Buralarda hiçbir şey kesintiye uğramıyor. Hayat, ölüm ve çocukluk, her şey kesintisiz bir biçimde, aynı büyülü nerhe akıyor. Her şey bir çember çiziyor sanki. Ölenler yeniden doğuyor... Yeniden doğanlar ölmeye başlıyor... Hayat ölüme, ölüm hayata aynı anda karışıyor... Ve hayatta kalacak olanlarla ölecek ol…

Yazar: cezmi ersöz
Bir yanımı, burada, bu insanlara bıraktım. Korktum onların yanında kendimi ele ermekten. Yanlarında ruhumu, düşüncelerimi, duygularımı, taslaklarımı içine yerleştirdim. Çerçeveledim... Bir yanım çekip gitti, o ibret verici karanlık öykülere. Bu yüzden, bu ikiye bölünmüşlük ve hiçbir yere tam ait olmayış yüzünden, çok aşağılandım kendimi, çok kınadım...Ama farkındayım her şeyin. Ne kadar çelişkiye…

Yazar: cezmi ersöz
Sanki bütün bunları kendine söylüyor, kendinle konuşuyor gibiydi. Doğruldu, semederini su bardağının içinden usulca alıp göğsüne yerleştirdi. Semenderin kulağına yavaşça, Sakin ol bebeğim, sakin ol, yok bir şey, dedikten sonra yaktı, sonra da bakışlarını gece lambasının gölgelere boğduğu odasının tavanında bir noktaya dikerek konuşmaya devam etti: Biliyormusun, fotokopiyle çoğaltılmış gibisiniz.…

Yazar: cezmi ersöz
İşte o zaman, sevgili diye, dünya diye, hayat diye baktığınız her boşluğu artık sadece sizin o yaralı benliğiniz doldurur. Nereye, hangi kalabalık şehre gitseniz peşinizden o ıssız, o karanlık ormanınızı birlikte götürürsünüz. Nereye gitseniz kendinizi orada kaybolmuş hissedersiniz. Yollarda kime rastlasanız, çıkartıp onun fotoğrafını gösterirsiniz. Bu insanı tanıyor musunuz, buralardan geçti mi…

Yazar: cezmi ersöz
Birden fermuarını çözdü, pantolonunu indirdi. Sonra da külodunu çıkarttı. Beni nasıl aşağılıyacağını biliyordu ama öfkesini kontrol edemiyordu da: ´Hadi, gel, gir içime! Hadi, hakkındır, beni evine aldın ya, beni o soğuk sokaklardan kurtarıp getirdin ya buraya, gir içime, hadi!..´ diye bağırmaya başladı... Karanlık yerimin bu denli zorlanması, öfkeden deliye döndürmüştü beni. Ona tam, ´Yeter artı…

Yazar: cezmi ersöz
Bir tek seni sevdiğim doğruydu... Ve bu doğru yüzünden hayatım yalana battı... Sen beni dışladığından beri beni sevenlere bir hayalet hediye ettin... Tepeden tırnağa aşka, tepeden tırnağa özleme batmış bir hayalet... Bu hayaletin çinde beni değil seni gördüler hep. Çoğu bu hayalete dayanamayıp çekip gitti... Kimisi senin beklettiğin kapıda, beni bekledi. Seni beklemekten yorulur, onunla birlik…

Yazar: fikret böcek
İlk kez, Dan Brown a Türkiyeden yanıt Bir Protestan kilisesinin rahibi olan Fikret Böcekten çarpıcı açıklamalar... Birçok kişinin ilgisini çeken bir roman hakkında tartışmak önemlidir. Özellikle yazar romanda anlatılan konuların gerçek olduğunu iddia ediyorsa! İşte Dan Brown kitabında bu iddiada bulunuyor. Roman piyasaya ilk sürüldüğünde Brownun medyaya yapmış olduğu açıklamalarda, romanda geçen…

Yazar: elif şafak
Kocanızın izni lazım elbette, diye devam etti sekreter, artık cıvıltılı olmayan sesiyle. Tabii eğer evliyseniz...? Odadakilerin meraklı bakışları üzerinde ağırlaştı. Ne var ki Zeliha'nın yüzünde ne sıkıntıdan eser vardı ne mahcubiyetten. Bu toplumsal işkenceden keyif alıyor değildi elbette ama içinden bir ses başkalarının fikirlerini ve yargılarını umursamamayı öğütlemişti ona. Ne de olsa fa…

Yazar: ayşe kulin
Osmanlının gözdesi Bosna bir imza ile elden çıkarken,Kulin ailesi Bosnadan İstanbula göç ediyor, çöken imparatorluğun son maliye nazırı Ahmet Reşat sürgüne gidiyordu.Sabahat ile Aramın aşkı ise tehcir olaylarının acısına yenik düşmeyecekti. Yeni bir cumhuriyet, yeni bir şehir ve yeni bir yuva kurulurken hayat hep akan bir suydu Sitare, Muhittin ve herkes için...Savaşlar, yıkımlar, sürgünlerin ard…

Yazar: gabriel garcia marquez
Gabriel Garcia Marguez çapında bir yazarın anılarına yalnızca hayranları değil, tüm bir edebiyat dünyası nicedir bekliyordu. 20. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran büyülü gerçekliğin büyük ustası, Yaprak Fırtınasından Yüzyıllık Yalnızlıka Kolera Günlerinde Aşktan Benim Hüzünlü Orospularıma esin kaynaklarını hep kendi yaşamında, yakın çevresindeki insanlarda aramıştı. O yüzden, yapıtlarıyla yaşamı…

Yazar: danielle steel
Peter Haskell, güzel bir eşi, üç çocuğu ve çok iyi bir işi olan bir adamdır; dünyanın en büyük ceza şirketlerinden biri olan ve kanser araştırmalarında çığır açacak araştırmalar yapan Viotecin patronudur. Eğer araştırmaları bakanlık tarafından onaylanırsa tüm dünyadaki milyonlarca kanser hastası kemoterapi görmekten kurtulacaktır. Ama Peterın hayatındaki hiçbir şey, onun Paristeki favori oteli Ho…

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: marian keyes
Okuyucuyu aynı anda hem güldürüp hem de ağlatmak yetenek ister... Son sayfayı okuduktan sonra çok uzun bir süre hikâyeyi aklınızdan çıkaramayacaksınız. -HeatNew Yorka geri dönüp onu bulmak zorundaydım. Orada olmama ihtimali de vardı ama şansımı denemek zorundaydım çünkü tek bir şeyden emindim: Burada değildi.Anna Walsh resmen bir harabe. Anne ve babasının Odadan İyidir diye tabir edilebilecek evi…

Yazar: mario levi
Yasak bir aşk... Genç bir kadın ve orta yaşlı bir erkek... Hayatın ortasında, eski ve karmaşık bir şehrin rüzgârında oradan oraya savrulan, her biri kendi gizemleriyle kaleler inşa eden iki insan...Mario Levi, İstanbul Bir Masaldının ardından yaşadığı 6 yıllık suskunluğu çarpıcı bir romanla bozuyor: Lunapark Kapandı. Hayata dair birçok soruyu barındıran, yerleşik değerleri sorgulayan, aşktan, aşk…

Yazar: jonathan hull
Bu yapıt, aşkı keşfeden bir erkeğin yaşam boyu çektiği acıları ve özlemleri dile getiren destansı bir öyküdür. On dokuz yaşında I. Dünya Savaşına katılan Patrick Delaney, cephede arkadaş olduğu Danielin sevgilisi Juliaya görmeden aşık olunca tüm dünyası bir anda değişir...

Yazar: daphne kalotay
Aşk ve sanata, ihanet ve telafiye dair bu nefes kesici öyküde gizemli bir mücevher hayat değiştiren bir sırra ışık tutuyor. Olağanüstü mücevher koleksiyonunu açık artırmayla satmaya karar veren, bir zamanlar Bolşoy Balesi'nde büyük bir yıldız olan Nina Revskaya, nihayet geçmişine bir perde çekebileceğine inanır. Ancak, eski balerin hiç tahmin etmediği bir şekilde kendini vatanının ve yarım…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Kalır gibi gidişlerini izledim önce, sonra gider gibi kalışlarını… Ve anladım ki ne sen gidebiliyorsun ne ben kalabiliyorum. Öyle bir hayat yaşıyoruz ki şimdi; ağlamak gülmenin mahkumu, gülmek ağlamanın gardiyanı gibi sanki… Ve anladım ki ne seninle ağlayabiliyorum, ne de sensiz gülebiliyorum. Belki de sen aşka aşıktın, ben üstüme alındım bilmiyorum. Bir gün gerçekten seni terk edebilecek miyi…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Sen bana neleri öğrettiğini biliyor musun? İnsanın terk edildiğinde değil, unutulduğunda yalnızlaştığını ve unutulmanın insanoğluna verilmiş en büyük ceza olduğunu, insanı asıl yalnızlaştıranın, uzağındayken unutulmak değil, yakınındayken hatırlanmamak olduğunu... Sen bana neleri öğrettiğini biliyor musun? Başkalarının gözlerindeki ışığı görebilmemiz için, önce kendi gözlerimizdeki karan…

Yazar: jelena bacic alimpic
Onun hareketleri öylesine zarif, öylesine kibardı ki, çalan her notadan daha da inceydi. Aynı zamanda, vücudu ile yaptığı tutkulu tanıtım, sanatsal ifade ile eşdeğerdi. Şıklık, incelik, zarafet, lirik ifade, duygulu sunum gibi bütün muhteşem özellikler, tek bir isim altında toplanmıştı: Anna Balint... Baçka Düzlüklerinde yer alan, salaş köyün evlerinden birinde, tavan arasında dünyaya gelen, k…

Yazar: haruki murakami
Japonya'da ilk günden birinci baskısı tükenen Haruki Murakami başyapıtı sonunda Türkiye'de... ''Yürekten sevdiğin bir insan varsa, bir kişi olsun yeter, hayatın kurtulmuş demektir...'' Sarsıcı bir yolculuğa hazır mısınız? Öyleyse kemerlerinizi bağlayın. Erkekleri, titizlikle geliştirdiği bir yöntemle öteki dünyaya gönderen genç bir kadınla tanışacaksınız. Ve…


