Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün 1960 Ocakında korkunç bir araba kazasında yaşamını yitirmesi tüm dünyayı derinden derine sarsmış, zamansız ölümünün yankıları aylarca, hatta yıllarca sürmüştü. Otuz dört yıl sonra, 15 Nisan 1994te, tam da o korkunç kaza sonunda büyük yazarın çantasında bulunmuş bir bitmemiş romanın: İlk Adamın en sonunda okura ulaştırılması, tüm dünyada 1994 yılını…

Yazar: albert camus
Jean-Paul Sartre, Albert Camusnün ölümünden sonra şunları yazmıştı: Uzun süre düşünmeden seçimini yapmayan, bir kez seçince de buna bağlı kalan ender insanlardandı... Camusnün insancılığında, ansızın bastıran ölüme karşı insanca bir davranış varsa; mutluluk yolunda giriştiği o gururlu, katıksız araştırma, insana bu denli aykırı gelen ölüme dayanıyor, ölümle besleniyorsa; Camusnün yapıtını da, bu…

Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Mutlu Ölüm, ünlü yazar Albert Camusnün 1930ların sonunda tasarlayıp oluşturduğu, ancak hayattayken yayımlatmadığı bir roman. Bir başka romanı, Yabancı üzerindeki çalışmasının, Mutlu Ölümü ertelettiği söylenegelmiştir. Mutlu Ölüm, yazarın Belcourtta çocukluğunun geçtiği yoksul mahallenin, deniz taşımacılığı şirketindeki memurluğunun, 1936 yazında Orta Avrupaya yapt…

Yazar: george orwell
"Bu ülkede bulunmamızın, hırsızlıktan başka bir nedeni olduğunu söyleyebilir misiniz? Bu öylesine kolay ki. İngiltere’nin memuru, Burmalı’nın kollarını tutar, tüccar da adamın ceplerini boşaltır. Britanya İmparatorluğu, İngilizlerin, daha doğrusu Yahudi ve İskoç çetelerinin ticaret tekelleri kurmalarını sağlayan bir aracıdan başka bir şey değildir." Bu sözler, George Orwell’in Burma’…

Yazar: irfan yalçın
Kendimi ne kadar alıştırmaya çalışsam da ona, bana bakışı ya da bakışsızlığı buzlardan. Getirdiğim peynirli börekleri, susamlı çörekleri yemiyor. Ye, dedikçe ben, içine kıvrılmış gibi duruyor, üşüyor sanki benden. Erken geliyorum bazı sabahlar; Cüce Hamdinin yakın bir lokantadan getirdiği renksiz çorbayı içerken yakalıyorum onu! Bırakıyor hemen, içmiyor; bana arkasını dönüp oturuyor. Sırtına doku…

Yazar: pablo neruda
Bir demiryolu işçisinin oğlu olan Pablo Neruda, 20. yüzyılı büyük yaşamış şairlerden. Şiir, diplomatlık ve toplumsal savaşım, onun yaşamının üç büyük uğraşı. Hem sürgünler yaşamış, hem de ülkesi Şilinin Paris büyükelçiliğine kadar yükselmiş bir ozan. Yirmi Aşk Şiiri, Umutsuz Bir Şarkı, Yeryüzünde Konaklama, Yürekteki İspanya, Evrensel Şarkı ve Macchu Picchu Dorukları gibi yapıtlarıyla 1971 Nobel…

Yazar: pablo neruda
Dünyadaki bütün yoksulların ve bütün âşıkların büyük şairi Pablo Neruda, Türk okurların da dilinden düşmeyen şiirleriyle yaşıyor. Latin Amerika’nın Walt Whitman’ı kabul edilen Pablo Neruda, tıpkı “tahıl taneleri kadar sayılması olanaksız” dediği bu büyük şair gibi, yurdunun bütün içsel dünyasını ve dünyevi varlığını şiirleştirme yoluna gitmiştir. Kuşlar Sanatı çağımızın evrensel şairi N…

Yazar: halide edib adıvar
Ben artık zelil ve sefil bir günahkâr oldum. Ben artık tarihin en melun çehresi Yehudaya bir nazire oldum. Yehuda nasıl dünyanın pek muazzez bir simasını, efendisini birkaç dinar için sattı ise ben de dünyanın beni en çok sevmiş bir ruhunu, o ruhun hududu olmayan emniyetini, muhitini sattım, dünyada en çok sevdiği bir şeyin kalbini ondan çaldım.Halide Edib Adıvar, kendisine asıl ününü kazandıran…

Yazar: robert desnos
Fransız şair Robert Desnosun şiirinde düşle gerçeği birbirinden ayırt etmek nerdeyse olanaksızdır. Kurulu düzene, sürüp giden geleneğe uzlaşmasız bir başkaldırının ozanıdır Desnos. André Breton önderliğindeki gerçeküstücü hareketin en özgün şairlerinden biri olmuş, bu dönemde doğaçtan esinlenmeler, söz cambazlıkları, erotizm, özgür çağrışımların getirdiği imgelerle yüklü bir şiir yaratmıştır. 193…

Yazar: josé saramago
Küçük Anılar, 1998de Nobel Edebiyat Ödülüne değer görülen José Saramagonun çocukluk ve ilkgençlik anılarından oluşuyor. Saramago, o kendine özgü şiirsel anlatımıyla ve hiç yakınmadan, büyük bir yoksulluk içinde geçen çocukluk çağını anlatıyor. Hayal gücünün genişliği dışında yazar Saramagoya hiçbir gönderme yapmadan, yoksul bir çocuğun önce köyünde, sonra büyük kentin kenar mahallesindeki yaşamın…

Yazar: josé saramago
Nobel ödüllü Portekizli yazar José Saramagonun ilk romanı olan Ressamın Elkitabı, yazarın bütün edebiyat yaşamının temellerini oluşturacak kimi temaların tohumlarını içinde barındırıyor: Günlük yaşamın sıradanlığı, ahlaksal kriz, sanatçının toplumla ilişkisi, bireysel ve toplumsal baskı, Tanrının varlığı üzerine düşünme, kendini sorgulama ve aşma. Siparişle çalışan yeteneksiz ressam H., bir işlet…

Yazar: josé saramago
Umut Tarlaları, Nobel Ödülle Portekizli yazar José Saramagonun Can Yayınları arasında, Körlükten sonra çıkan ikinci romanı. Yapıtlarında tarihe, bütün gelişmeleri ve rastlantısal ayrıntılarıyla yer veren, onu sıradan insanların beklentileri ve umutları ışığında sorgularken, yepyeni bir açıdan bakan José Saramago, hafif alaycı ve barok üslubuyla, zengin diliyle, ustalığını tartışılmaz bir biçimde…

Yazar: josé saramago
Adı belirsiz bir ülkenin başkentinde seçim günü bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlayınca kimse oy atmaya gitmez. Öğleden sonra yağmur durunca, saat tam dörtte, seçmenler sanki emir almışçasına sandıkların başına koşarlar. Ama sandıklar açıldığında, kullanılan oyların yüzde 83'ünün boş olduğu ortaya çıkar. Bunun bozguncu bir grubun, dahası uluslararası bir anarşist örgütün işi olduğu…

Yazar: josé saramago
Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken birdenbire körleşir. Tedavi için başvurduğu doktora da körlük bulaşır. Adamın yaşadığı körlük bir salgın hastalık gibidir ve bütün kente yayılmaktadır. Öldürücü değildir ancak tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kent…

Yazar: leylâ erbil
Mektup Aşkları, düşlenen aşkla gerçek aşk arasındaki uçurumun acımasız mizahını dile getiriyor. Platondan günümüze, Hegelin aşkın karşımızdakinin isteğini istemek olduğu kuramından başlayarak, J.P. Sartreın özgürlükçü aşkını, W. Reichı, Sadeı vb. çeşitli kuramları ve İslami aşkın şizofrenik döngüsünü yorumluyor Leyla Erbil. İnsan hayatının bütününü kendisiyle meşgul eden aşktan elde kalan, mektup…

Yazar: virginia woolf
Virginia Woolf, 1931de yayımladığı Dalgaları yazarken, bu kitapla o güne değin hiçbir başka romancının göze alamayacağı değişik şeyleri yapmak istediğini, bu romanın o güne değin yazılan hiçbir başka romana benzemeyeceğini biliyordu. (...) Çünkü Dalgalar, hem düzyazıyla kaleme alınacak, hem de şiir olacaktı; hem roman olacaktı, hem de tiyatro oyunu.Mîna Urgan, Virginia WoolfVirginia Woolf, Dalga…

Yazar: virginia woolf, handan ünlü haktanır
Kadın hareketinin elden düşürmediği önemli kitaplardan biri olan Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf’un belki de en kolay okunan kitabıdır. Kolay okunur, çünkü konu çok somuttur: “Kadın ve edebiyat.” Erkeklerin kadınlara bıkıp usanmadan tekrarladıkları “ezeli” ve de “ezici” bir soru vardır: “Bizler kadar düşünme yeteneğiniz olduğunu ileri sürüyorsunuz. Madem öyle, neden Shakespeare gibi bir de…

Yazar: virginia woolf
Yirminci yüzyılda roman geleneğini köklü biçimde değiştiren yazarlar arasında önemli bir yeri olan Virginia Woolfun Deniz Feneri adlı kitabı, en çok okunan ve en sevilen romanları arasında yer alıyor. Bu romanıyla Woolf kendini zamanının öteki yazarlarından ayıran biçem ve yöntemi geliştirmiş, kendi roman tekniğine uygun en iyi yapıtını vermiştir. Bilindiği gibi James Joyce ve Virginia Woolf, bir…

Yazar: virginia woolf
Dünya roman geleneğinde öncü bir rol oynamış Virginia Woolfun olgunluk dönemi eserlerinden biri. Woolf 1925de yayımlanan bu kitabında bilinçlilik akışı tekniğinin ilk ve en başarılı örneklerinden birini verir. Mrs. Dalloway, modern romanın hala aşılmamış bir klasiğidir.Hiç şüphesiz, İngiliz romanıyla ilişkisi olanların içinde onunki en duyarlı zihin ve hayalgücü. Jorge Luis BorgesVirginia Woolf h…

Yazar: andrew jolly
Bazı kitapların özel tiryakileri olur. Seni İçime Gömdüm, bu tür kitaplardan. Romanın kırık dökük bir İngilizceyle konuşan başkişisi Kabrero, Kızılderili karısının cesedini dağlardan indirdikten sonra şöyle düşünüyor: Eline tüfeğini alıp, fişekleri göğüsüne çaprazlamasına asıp atını üstlerine sürse, kasabanın sokaklarında ölüm saçarak, önüne geleni yağmalayarak, yakıp yıkarak dolaşsa, kasabayı ye…

Yazar: ırvin d. yalom
Yoğun ve sürükleyici olan yeni bir düşünce romanı sunuyoruz: Nietzsche Ağladığında. Edebiyatla da düşünülebileceğini gösteren müthiş bir örnek... Sahne Psikanalizin doğumu arifesindeki 19. yüzyıl Viyanası. Entelektüel ortamlar. Hava soğuk. Aktörler Nietzsche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey…

Yazar: umut sarıkaya
Bir ömür ailemle yaşamak... Düşüncesi bile çok korkunç geliyordu. Her gün bu evde bi ızdırap gibiyken, bir ömür geçirmek, yavaş yavaş onlara benzemek. Ben akşam "televizyon karşısında uyuyacak adam değilim" diyordum kendi kendime. Kimse inanmazsa inanmasın ben şehir dışındaki bi üniversiteyi kazanacak, bu evden de bu mahalleden de bu şehirden de kurtulacaktım. Her gece yatarken hayaller…

Yazar: umut sarıkaya
Umut Sarıkaya, çizerliğiyle olduğu kadar yazarlığıyla da anlatıyor kendini. Öykü ya da anı, ne derseniz deyin, bu kitaptaki metinler genç ve sıcak. Benim de Söyleyeceklerim Var! yazarın dergideki ve evdeki hayatından ya da çizer arkadaşları Ersin Karabulut, Metin Üstündağ, Bahadır Baruter arasında geçen olaylardan kesitler sunuyor okuyucuya. Sıradan ve bir o kadar da komik olan hikâyeler bunlar.…
9/10
