Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: onur ataoğlu
Dünya üzerinde Türkçeden başka hiçbir dilde, hatta Japonca'da bile "Japon Yapmış" kadar Japonya'yı ve Japonları açıklayabilecek kısalıkta ve kudrette bir deyiş yoktur. Halkımız bilmeden veya bilerek, Japonlara özgü Zen Budizminin sade ve derin felsefesi ile uyumlu bir özdeyiş üretmiştir. Bu özdeyiş, Japonya'ya ve Japon halkına bakışımızı özetler; hayran olma, takdir etme,…

Yazar: buket uzuner
Buket Uzuner'in, bugün Anadolu'da yaşayan her kültürü derinden etkilemiş kadim Kamanlık (Şamanizm) geleneğinin dört unsuru olan SU, TOPRAK, HAVA, ATEŞ'ten ilham alarak yazdığı yeni romanı "Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları" dörtlemesinin ilk kitabı. Gazeteci Defne Kaman bir yaz akşamı bindiği vapurda arkasında hiçbir iz bırakmadan kaybolur. Onu aramakla görevli Ko…

Yazar: hakan günday
Teknoloji, insanların davranışını, ahlakını, sosyoekonomik ilişkilerini, asla geri dönülmeyecek bir biçimde değiştiriyor. Söz konusu değişim, insanlığın amacından sapmasına ve doğadışı, adsız bir türün yeşermesine neden oluyor.İnsanlığın bin çabayla iki bin yılda yarattığı asgari ahlak, elli yılda televizyon tarafından çiğneniyor.Ve on yıldır da internet tarafından yutuluyor. Bireyin yalnızlığı,…

Yazar: veronica roth
Beatrice Priorın Chicagosunda toplum, her biri belli bir erdemi yaşatmaya adanmış beş topluluğa bölünmüş durumda. Dürüstlük, Fedakarlık, Cesurluk, Dostluk ve Bilgelik. Her yıl, belli bir günde bütün on altı yaşındakiler, hayatlarının geri kalanında birlikte yaşayacakları grubu seçmek zorunda. Beatrice, hem ailesiyle kalmak, hem de kendi benliğini bulmak istiyor ama ikisini birden seçemez.…

Yazar: murat uyurkulak
''Bu ülke, ki Netamiye derler adına, ulu bir ejderhanın mide fesadından doğdu. Biz oradaydık, gördük her şeyi. Kıyametin yarım boy küçüğü bir alamet gündü. Yalan elbet, ulu falan değildi ejderha. Kanatlarından irin saçan, pespaye bir yaratıktı aslında. Hastaydı, uçarken kusuyordu sürekli. Şöyle son bir kez titredi, süzülürken ağzını açtı ve macunumsu fokurdak bir sıvıyı, uzun ince kilim…

Yazar: danielle martinigol
Sandiane, Main World Netin ünlü bir habercisi olan babasının asistanlığını yapmaktadır. Haber peşinde evreni karış karış dolaşan baba kız, mucize eseri kurtuldukları bir uzaygemisi kazasının ardından, gizlerle dolu okyanus-gezegen Başkadenizi ve efsane uzaygemileri Abimleri araştırmaya karar verirler. Ancak, Başkadenizlilerin, özellikle de genç kaptan Melin ve amcası Paulün direnişiyle karşılaşır…

Yazar: özlem kumrular
Geliri SOMA'ya bağışlanan muhteşem bir kitap: "Eski Sevgililerinizden Kurbağa Yapılır" Yok, sonradan böyle olmadım, tam olarak böyle doğdum. Sürprizli bir "hayat vakaları silsilesi" içinde şehirden şehre, ülkeden ülkeye savrulurken bir insan evladının başına fiziksel olarak ne gelemezse o beni buldu. Bu kitapta Küba'nın, Trinidad sahillerinin, Ljubljana, Malta, Sa…

Yazar: sertap yar
"Aşk Seni Affettim" ve "Yarın Yeniden" romanlarının yazarı Sertap Yar'dan sevgisizliğe, aşka ve cinselliğe dair sürükleyici bir roman. Birden, onu terk eden babası aklına geldi. "İnsanı babası terk ettikten sonra, sadece hoşlandığı birinin onu terk etmesi insanı ne kadar incitebilir ki" diye düşündü. Belki de, Nathan'ın güven veren kalbinde üstelik büyük…

Yazar: tuba akyol
Yeni bir iş… o'nunla ayni evde yeni bir hayat… çocuk? Banu'nun yeni işinin bir iyi yanı, bir de kötü yanı var: Kötü yanı, sürekli bir yerlere gitmek. İyi yanı, sürekli bir yerlere gitmek. Banu'yla birlikte Dubai'den Diyarbakır'a, Moskova'dan Urfa'ya, Cape Town'dan Van'a gezeceksiniz. Sevgiliyle aynı evde yaşamanın pek çok iyi, pek çok kötü yanı var…

Yazar: ferit edgü
Burda bizi yargılarlar mı, diyor aralarından biri.Burda sizi neden yargılasınlar, diyorum.Sınırı geçtik, diye.Sınırı daha önce de geçmiyor muydunuz, diyorum.O zamanlar bambaşkaydı, diyor öbürü.Kimse yargılamaz sizi. Burda kendi yurdunuzdasınız, diyorum.Ne dedin, diyor Vahap.Korkmamaları gerektiğini söyle onlara, diyorum.Bu dağlarda korkmadan yaşanır mı Beyim, diyor Vahap.Doğrusun, Vahap, diyorum.…

Yazar: victor hugo, rina mehyo
Bir İdam Mahkumunun Son Günü, dünya edebiyatının ölümsüzlerinden Victor Hugonun (1802-1885) yirmi altı yaşında yazdığı bir gençlik eseridir. Victor Hugonun içerik olarak bu romandaki amacı çok yalın, çok açık: İdam cezasının hem trajik, hem de saçma yanını göstermek. Onun büyüklüğünde, onun dehasında bir yazar için böyle bir tezi insani ve etik boyutlarıyla sergileyerek kanıtlamak hiç de güç deği…
8/10
Yazar: victor hugo, rina mehyo
Bir İdam Mahkumunun Son Günü, dünya edebiyatının ölümsüzlerinden Victor Hugonun (1802-1885) yirmi altı yaşında yazdığı bir gençlik eseridir. Victor Hugonun içerik olarak bu romandaki amacı çok yalın, çok açık: İdam cezasının hem trajik, hem de saçma yanını göstermek. Onun büyüklüğünde, onun dehasında bir yazar için böyle bir tezi insani ve etik boyutlarıyla sergileyerek kanıtlamak hiç de güç deği…

Yazar: victor hugo, rina mehyo
Bir İdam Mahkumunun Son Günü, dünya edebiyatının ölümsüzlerinden Victor Hugonun (1802-1885) yirmi altı yaşında yazdığı bir gençlik eseridir. Victor Hugonun içerik olarak bu romandaki amacı çok yalın, çok açık: İdam cezasının hem trajik, hem de saçma yanını göstermek. Onun büyüklüğünde, onun dehasında bir yazar için böyle bir tezi insani ve etik boyutlarıyla sergileyerek kanıtlamak hiç de güç deği…

Yazar: victor hugo, rina mehyo
Bir İdam Mahkumunun Son Günü, dünya edebiyatının ölümsüzlerinden Victor Hugonun (1802-1885) yirmi altı yaşında yazdığı bir gençlik eseridir. Victor Hugonun içerik olarak bu romandaki amacı çok yalın, çok açık: İdam cezasının hem trajik, hem de saçma yanını göstermek. Onun büyüklüğünde, onun dehasında bir yazar için böyle bir tezi insani ve etik boyutlarıyla sergileyerek kanıtlamak hiç de güç deği…

Yazar: emrah serbes
On yedi yaşındaki Çağlar İyice konuşuyor. Kız kardeşi Çiğdem'i, onu meşhur etme ümitlerini, belediye başkanı dayısını, yakın arkadaşı Mikrop Cengiz'i, taşra muhabbetlerini, depresyonun eşiğindeki annesini, eski sevgilisini, hiç unutamadığı dedesini, hatırlarken kahrettiği babasını anlatıyor. Deliduman, dermansız ve güdük bir ilçeden haykırmaya başlıyor, İstanbul'a uzanıyor. Çocuklu…
9/10
Yazar: emrah serbes
On yedi yaşındaki Çağlar İyice konuşuyor. Kız kardeşi Çiğdem'i, onu meşhur etme ümitlerini, belediye başkanı dayısını, yakın arkadaşı Mikrop Cengiz'i, taşra muhabbetlerini, depresyonun eşiğindeki annesini, eski sevgilisini, hiç unutamadığı dedesini, hatırlarken kahrettiği babasını anlatıyor. Deliduman, dermansız ve güdük bir ilçeden haykırmaya başlıyor, İstanbul'a uzanıyor. Çocuklu…

Yazar: melike inci
Melike İnci'den kadına ve hayata dair çarpıcı bir ilk roman. Bir süre konuşmadan kutuya baktılar. Yasemin aynı Murat gibiydi. Şimdi karşısında oturan Murat olsaydı, aynı şekilde, kutu açılsın mı açılmasın mı, diye saatlerce beklerdi. Selim Yasemin'in onayını beklemekten sıkıldı. Kutunun içinde ne olduğunu çok uzun zaman merak etmişti. Pandora'nın Kutusu değildi ki bu. Zübeyde An…

Yazar: zülfü livaneli
17. Yüzyıl Osmanlı Sarayında cinsel gücü elinden alınmış bir haremağası, ölümü beklerken çıldıran bir şehzade, kardeş katli, iktidar mücadelesi, entrika, aşk, şiddet ve cinsellik...

Yazar: edmond rostand
Don Kişot ve Hamlet kadar ünlü olan efsane bir kahraman… Cyrano de Bergerac 1897’de Fransız oyun yazarı Edmond Rostand tarafından kaleme alındı ve kısa sürede yazarının en ünlü eseri oldu. Gerçek bir kişilikten yola çıkılarak yaratılan ve ilk kez 28 Aralık 1897’de Paris’te sahnelenen oyun, yazarının ilgi çekici üslubu ve kendine özgü şiirsel diliyle dikkat çekti. “Cyrano de Bergerac” karakterinin…

Yazar: sami hazinses
Kavuşursak seks olur, kavuşamazsak olmaz. İnsan sevdiğine kızar, insan sevdiğine küser, insan sevdiğini üzer, insan hep sevdiğini ... İnsan evladı olarak sevilmenin bu kadar acı sonuçları olduğunu bildiğimiz halde sevmekten vazgeçemememiz filmlere, kitaplara, konferanslara vs. konu olmuştur. Bu kadar incelendiği halde, insanlığın ilk günlerindeki ilişki dinamiğinin milenyum çağında da hala dev…

Yazar: barış bıçakçı
Bu berbat şehirde görüp görebileceğiniz en güzel şeyin terk edilmiş bir fabrikanın kara yıkıntısı olması saçma ya da gülünç mü? Değil! İnsana özgü bir yavaşlığı, sakarlığı hatırlatan tek şey bu yıkıntı çünkü. Şehirde otomobiller, yollar ve binalar, sonunda bütün sıcaklıkların evrenin ölgün sıcaklığıyla aynı olacağı bir geleceğe doğru son hızla gidiyor, uzanıyor, yükseliyor. Ama aralarında banka m…




