Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: doğan cüceloğlu
Kimi kişi yaşamındaki her olumsuz olayda kendini suçlar, kimi başkalarını. Çevrenizdeki insanları gözleyin: kimi saldırgan, kimi pısırık, kimi yobazdır. Bazılarının sigara ve içki düşkünlüğü vardır, diğerlerinin kızgınlık, karamsarlık ya da kıskanma gibi olumsuz duygulara tutkusu. Sağlıklı dengeli ve mutlu kişi, evliliğinde, işinde, yaşamının her yönünde sağlıksız, dengesiz ve mutsuz kişiden fark…

Yazar: doğan cüceloğlu
Keşke çocuğumla daha çok zaman geçirseydim! Keşke vicdanımın sesini dinleseydim! Dilim tutulsaydı da keşke söylemeseydim! Ne kadar sık duyarız keşke sözcüğünü. Şimdi bildiğimi keşke gençliğimde bilseydim! diyen kişi, verdiği yanlış kararlardan duyduğu pişmanlığı dile getirir. Haksız mı? Bize verilen şu ömürden başka neyimiz var? Keşkesiz bir yaşam için kim olduğunu ve ne istediğini bilmek yetmez;…

Yazar: nazım hikmet
Kuvâyi MilliyeSaat 21-22 SiirleriDört HapisanedenRubailerTürk siirinin çizgisini degistirmis, çok yönlü, evrensel boyutlu bir sair ve yazarin bu basim için yeniden gözden geçirilmis, kaynak metinler esas alinarak düzeltilmis külliyati... TADIMLIKTÜRK KÖYLÜSÜTopraksiz ögrenipkitapsiz bilendir.Hoca Nasreddin gibi aglayanBayburtlu Zihni gibi gülendir.FerhaddirKeremdirve Keloglandir.Yol görünür o…

Yazar: ahmed arif
Hasretinden Prangalar Eskittim, ilk kez 1968 yılında yayımlandı. O tarihten günümüze defalarca baskı yaptı. Birbirini takip eden birkaç kuşak sosyalist ve devrimcinin ellerinde, sözlerinde ve şarkılarındaydı. Birçok kişinin acı tatlı hatıralarında unutulmaz, özel bir yeri oldu. Ahmed Arif şiirleri bizce, hem şairin kendi kuşağının hem de ardından 68-78 kuşaklarının memleket ve halk sevgisini, isy…

Yazar: erdal atabek
Bir kuşağın değil, bütün kuşakların öyküsü... Duyguları yasaklanmış, düşünceleri bastırılmış, yaşamaktan korkutulmuş, yaratmaktan ürkütülmüş gençlerin öyküsü: Kuşatılmış Gençlik... Toplumsal ikiyüzlülükle kuşatılmış gençlik...

Yazar: kürşat başar
Edebiyat, olağanı olağanüstüye dönüştürür. Bu kitabı okurken ilk aklıma gelen cümle bu oldu. Yaşamsal olanla zihinsel olanın birbirini beslediği bir yazma biçimi, çağrışımlarla anılarda kurulan, ritmi hiç düşmeyen bir edebiyat, anlatım temposu...Doğan HızlanÇok az romanda üslup, yazım tekniği ve tema birbirlerini bu denli çarpıcı biçimde tamamlamıştır. Üslup temayı, hiçbir romanda bu denli yenide…

Yazar: latife tekin
Dünyanın ne gücüne gidiyor biliyor musun Elime... Senin ırmaklarının, dağlarının yeri yanlış demek istiyor bu insanlar bana, kesiyoruz ormanlarını, doldurup düzlüyoruz kıyılarını, kırıyoruz tepelerinin burnunu... İşi doğrusuna getiriyoruz biz, beğenmiyoruz aldığın biçimi, acele soğumuşa benziyorsun, güzel olmamış kabuğun... Uçaklarına pist yapacak yer bulamadılar, havalimanıymış!.. Ölsünler, mil…

Yazar: kerime nadir
Kitabı yayına hazırlayan Selim İleri, şöyle tanıtıyor Fundayı: Funda çiftlikte, bir kır evinde geçer. Dünyada olup bitenlere aldırışsızdır. Yalnızca kendi acısını söyler. Mektuplardan anladığımıza göre roman 1931 sonrasında geçmektedir. Ne var ki, 36lara, 37lere kadar uzanılmakta, dahası Fehiman bir Avrupa yolculuğuna o tarihlerde çıkmaktadır. Avrupa sanki sütlimandır.Aşk romanları, insanlığı y…

Yazar: lawrence durrell
... Önce yadırganan, ama büyük bir ilgiyle karşılanan, dünyanın dört bir yanında okunup tartışılan bu ünlü dörtlünün amacını, Lawrence Durrell, çağdaş sevginin irdelenmesi olarak açıklar. Yazar, sevgi ilişkilerini yalnızca erkek-dişi ilişkisi olarak almaz. Dörtlünün ilki olan Justine'de, Sade'ın sevişmenin hiçbir türlüsünü suç saymayan görüşünü de benimser. Çağdaş İngiliz romanına yepye…

Yazar: attila ilhan
Bizi en ince yerimizden yakalıyor hep; birimizi, bazılarımızı değil, hepimizi... Kendini anlatıyor ama, dizelerinde hepimiz kendimizi buluyoruz, üstelik onlarda sadece biz varız sanarak. Öznel sevdalarımızı, bize ait olanı duyuyoruz onun sesinde. Hepimiz onun şiirinin kahramanlarıyız; bir türlü layıkıyla söylemeyi beceremediğimizi üç kelimeye sığdırıveriyor o: Ben sana mecburum! Attila İlhan şiir…

Yazar: thomas mann
Dünya edebiyatının çağdaş klasikleri arasında anılan Büyülü Dağ, tam bir çağ romanıdır. Kişisel deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı ve zaman ve psikanaliz üzerine denemelerin de yer yer kendini gösterdiği bu büyük romanın yayınlanmasından sonra Nobel Edebiyat Ödülüne değer görülen Thomas Mann, yirminci yüzyıl Alman edebiyatının en önemli adlarından. Hamburglu genç gemi mühendisi Hans Castrop, üç…

Yazar: thomas mann
Dünya edebiyatının çağdaş klasikleri arasında anılan Büyülü Dağ, tam bir çağ romanıdır. Kişisel deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı ve zaman ve psikanaliz üzerine denemelerin de yer yer kendini gösterdiği bu büyük romanın yayınlanmasından sonra Nobel Edebiyat Ödülüne değer görülen Thomas Mann, yirminci yüzyıl Alman edebiyatının en önemli adlarından. Hamburglu genç gemi mühendisi Hans Castrop, üç…

Yazar: maeve binchy
Her cuma akşamı leylak rengi bir minibüs, içinde yedi yolcusuyla Dublinden üç saat uzaktaki taşra kasabası Rathdoona yola çıkar. Minibüsün hiç değişmeyen yedi yolcusundan her birinin diğerlerinin bilmediği gizli bir hikâyesi, zorunlu bir yolculuk nedeni vardır. Paylaşılmayı bekleyen sırlar ve hikâyeler...Paylaşıldıkça sağlam dostlukların, kim bilir belki de hayat arkadaşlıklarının temelini atacak…

Yazar: ludwig von mises
Ludwig von Mises, Avusturya İktisat Okulunun en önemli temsilcisi ve 20. yüzyılın en önemli filozoflarındandır. 1940ların başında yazılmış bu esere göre zamanın en önemli meselesi şu şekilde tarif edilir: Bugünkü sosyal ve siyasi mücadelenin konusunu teşkil eden başlıca mesele; özgürlük, şahsi teşebbüs ve bireysel sorumluluğun kaldırılarak yerine sosyalist devlet gibi muazzam bir cebir ve tazyik…

Yazar: aysel aziz
Siyasetin bilimselleşmeye başlamasıyla birlikte temelleri atılan siyasal iletişim, küreselleşme sürecinin bilgiyi ön plana çıkarmasıyla daha da önem kazanmıştır. Habermasın ifadesiyle yönlendirilebilir ve düzenlenebilir siyasal toplum anlayışının benimsenmesi, siyasal iletişime de ciddi görevler yüklemiştir.Demokrasi kültürünün yerleşmesinde siyasal iletişimin ikna etme, anlama ve anlatma fonksiy…

Yazar: mustafa aydın
Tarihe not düşme ve belge bırakma niyetiyle hazırlanan bu kitap, 11 Eylül 2001 günü ABDde yaşanan saldırıların perde arkasını sorguluyor.Dinleri çatıştırıp, dünyanın üstüne kapkara bir kaos şalı örtmeye çalışan Neo-Con ekibin zihni arka planını ne oluşturuyor?Niçin, milyonlarca insanın kanı ve kutsalları bu insanlar için hiçbir şey ifade etmiyor?Medeniyetler arası çatışmanın ardındaki gerçek yüzl…

Yazar: ahmet taner kışlalı
Ahmet Taner Kışlalı, Siyaset Bilimi adlı geniş ilgi gören kitabının bir uzantısı niteliğindeki bu kitabında siyasal çatışma ve uzlaşma sürecini incelemiş. Şiddetin Psikolojisi ve Terörün Sosyolojisi bölümleriyle daha da önem kazanan Siyasal Sistemler, İslam dininin siyasete etkisinden laikliğe, Kemalizmden sosyal demokrasiye, farklı devrimlerden Marksist rejimlerdeki köklü değişikliklere, diktatö…

Yazar: adolf hitler
Milli olmayan bir hükümet milleti her vasıta ile felakete götürdüğü zaman, bu milletin her ferdinin milli duygulara kapılarak isyan etmesi hak değil milli bir görev olur.Bir millet insan hakları için giriştiği mücadelede mağlup olmusa kader onu terazisinde tartmış, bu dünyada var olma saadetine erişeyemecek kadar hafif bulmuştur. Çünkü varlığını sonsuza kadar sürdürmek için mücadeleye hazır olmay…

Yazar: jean baudrillard
İş görebilen tek gönderenin adı yine sessiz çoğunluktur. Bütün güncel sistemler bu model üstünde iş görmektedirler. Varlığı artık toplumsal değil, istatistiksel olan bu kaypak kavramın ortaya çıkabildiği tek yer sondajlardır. Toplumsal adlı gökyüzünün ufkundaki hayâl ya da toplumsalın zaten içinde bulunduğu bir ufkun simülasyonu.Sessiz çoğunluğun ya da kitlelerin düşsel bir gönderen olması, onun…

Yazar: salah birsel
Salâh Birsel, denemenin uçbeyi. Kurduğu dil evreni, geliştirdiği söyleşiyle bu türün edebiyatımızda her dem soluk alabilmesinin önünü açan bir usta. Yapıştırma Bıyıkta bir araya getirdiği denemelerinde gene yazıdan yaşama dönük gülümsetici bir bakışın yolculuğuna çıkarıyor bizleri. Öyle ki, her bir denemesinin rengi, soluğu onun yazı dünyasının da zenginliğini içeriyor. Okudukça gören, gördükçe b…

Yazar: salah birsel
Salâh Birsel, denemelerinde yetkinliğe ermiş bir düşünce mekanizmasının ayrıntılı bir biçimde nasıl çalışabileceğini gösterir. Bu çalışmada bir sınır, bir yerde saplanıp kalma yoktur. Tam tersi sınırsızlık, alabildiğine bir arayış, alabildiğine gizliliklere ustaca bir sokuluş vardır. Oradan oraya sıçraması, gülerken somurtması bir düzenin gereğidir. Bütün nesneler, bütün sorunlar, bütün sorular,…

Yazar: salah birsel
Salah Birselin denemelerinde amacı, şu ya da bu bilgileri ille de öğrensinler diye ne yapıp yapıp okurların gönlünü etmek değildir. Denemeden murat, kişinin belki hiç işine yaramayacak kimi bilgileri, hiç merak etmediği ya da merak etmeyi aklından geçirmemiş olduğu kimi konuları vesile ederek, düşündürücü olabilmek, dümdüz yaşanıp geçilenlerdeki bit yeniklerini görebilmeye yöneltmek, kafalarda çö…

Yazar: ıtalo calvino
Modern dünyanın masal anlatıcısı Italo Calvino'nun kaleme aldığı Görünmez Kentler, uzun süredir raflarda bulunamayan bir eser. Marko Polo'nun Tatar imparatoru Kubilay Hana sunduğu bir dizi düşsel gezi notundan oluşan kitapta Calvino, her birine birer kadın adı verdiği kentleri anlatmış ve bu kentleri, Marko Polo ile Hanın söyleşileriyle birbirine bağlamış. Calvino'nun kelimeleri ku…