Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: yılmaz erdoğan
... Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim, çocuk olmaktan... Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...



Yazar: yılmaz erdoğan
... Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim, çocuk olmaktan... Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...

Yazar: hikmet çetinkaya
Evin holünde uzun bir zaman...Kadın, erkeğe gülümsüyor...Erkek bir oyun olduğunu o anda seziyor...Kadın, pencere kenarına doğru gidiyor usulca...Kadın, kandırmacaları yaşamına ilke edindiğinekendisi de inanmak istemiyor.O anda anlıyor erkek kadının hasta olduğunu,o anda her şeyi fark ediyor...Diyor ki:Boşunadır ağlayıp haykırman biliyorum,boşunadır ummak tükenmeyi...

Yazar: sabrina rondinelli
Aynı sınıfta okuyan Asya ve Maria, gece ve gündüz gibi birbirinden farklı iki gençtir. Babası o küçük yaştayken evi terk etmiş Asya, bunalımlı annesiyle yalnız yaşamak zorunda kalmıştır. Alaycılık, zorbalık ve küçük hırsızlıklarla hayata meydan okumaya çalışır. Üstüne düşülen bir ailede “fazlaca” yedirilen Maria ise çalışkan ve içe kapalıdır. Kilolu görüntüsü, Asya ve çetesine sonsuz bir sataşma…

Yazar: nick vujicic
Bir kolunuz olmasaydı diğeriyle idare edebilirdiniz, ya ikisi birden olmasaydı?! Bir bacağınız olmasaydı diğeriyle yürümeye çalışırdınız, ya ikisi birden olmasaydı?! Peki, ya bacaklarınız ve kollarınız tamamıyla olmasaydı ne yapardınız?! Nick Vujicic, ''Ne kola ne de ayağa ihtiyacın var, yalnızca sınır kabul etmeyen bir akıl yeterlidir'' diyor. İnsan hayatında sorunlar k…

Yazar: lois lowry
Lois Lowry, tanınmış Anastasia Krupnik dizisiyle birlikte, genç yetişkinler için yazılmış yirmiden fazla kitabın yazarıdır. Aralarında Boston Globe-Horn Book Ödülü, Dorothy Carnfield Fisher Ödülü, California Genç Okuyucular Ödülü ve Mark Twain Ödülü'nün de bulunduğu sayısız ödül kazanmıştır. Ayrıca bu kitabı ve Yıldızları Saymak adlı romanıyla, Amerikan Çocuk Edebiyatına Yapılan En Değerli K…

Yazar: vural bahadır bayrıl
ALDIĞI ÖDÜLLER: Behçet Necatigil (1992) Şiir Ödülü Mürekkeple sevişen melekler, ah dağıldılar fecirle. Bu, Melek Geçtideki şiirlerden birinde, Park Otelden bir dize. Belki de V. B. Bayrılın poetikasını bu dizeden yola çıkarak kavrayabiliriz. Acaba, şairler midir Mürekkeple sevişen melekler? Yoksa şairin fecirle dağıldığını söylediği şey şiirin ta kendisi mi? Belki de fecrin (şafağın) beyazlığı, ü…

Yazar: servet gündoğdu
Servet Gündoğdu 'Sürgündeki Şiir' de şiirin şiirini yazıyor;-Dil'in hıncını hangi şairden çıkaracağını bilerek! Gizlerini unuttuğu bir Dil'in içinden yazıyor Servet Gündoğdu; 'hüzünler sözlüğü'nde esamesinin elbette okunduğunu, okunacağını bilerek! Bu şiir, elbette 'sürgünde' olacaktır. Dil, gerçek ve hâlis şiirde, daimâ sürgündedir çünkü… Şiirin şiir…

Yazar: erol çelik
Arka kapıyı açtı ve iki çıplak vücuda baktı. Kızların yüzünde hiçbir utanma, hiçbir kutsallık, hiçbir amaç yoktu. Bunlar için bir adam öldürdüğüne inanamayarak araçtan içeri girdi. (Yeşil Yılan) Çöken moralinin, bozulan ruh halinin ve kaybettiği ayağının neresi hayattı? Aklındaki tek şey, ömrünün bundan sonraki sınavıyla ilgiliydi. (Bu Sefer Sınavı Kaybetme) Sorgusuz, bir silah temin edildi.…

Yazar: ali ulurasba
Mezarlıklar nedense hep şehirlerin dışına en uzaklara kurulur. Şehirler inatçı ve şımarık bir çocuk gibi mezarlıklara doğru büyür. Bir gün bakmışsın yine o mezarlıklar hiç umulmadık bir anda şehrin içinde kalıvermiş. Bakmışsın bir sabah bir mezar taşıyla komşusun! Ama yine de mezarlıklarla şehirler arasında, caddeler, sokaklar ve evler vardır. Yani yaşamak... Bu yüzden hiç kendini tekrar etmez öl…

Yazar: cezmi ersöz
İşte o zaman, sevgili diye, dünya diye, hayat diye baktığınız her boşluğu artık sadece sizin o yaralı benliğiniz doldurur. Nereye, hangi kalabalık şehre gitseniz peşinizden o ıssız, o karanlık ormanınızı birlikte götürürsünüz. Nereye gitseniz kendinizi orada kaybolmuş hissedersiniz. Yollarda kime rastlasanız, çıkartıp onun fotoğrafını gösterirsiniz. Bu insanı tanıyor musunuz, buralardan geçti mi…

Yazar: cezmi ersöz
İşte o zaman, sevgili diye, dünya diye, hayat diye baktığınız her boşluğu artık sadece sizin o yaralı benliğiniz doldurur. Nereye, hangi kalabalık şehre gitseniz peşinizden o ıssız, o karanlık ormanınızı birlikte götürürsünüz. Nereye gitseniz kendinizi orada kaybolmuş hissedersiniz. Yollarda kime rastlasanız, çıkartıp onun fotoğrafını gösterirsiniz. Bu insanı tanıyor musunuz, buralardan geçti mi…

Yazar: glenn meade
Ocak 1953. Soğuk Savaşın en gergin dönemi. Başkan Eisenhower, Stalin'in akli dengesinin bozulmakta olduğu yolunda ürkütücü bilgiler alır. SSCB'nin korkunç temizlik operasyonlarına yeniden başlayacağını ve dünyayı üçüncü bir savaşın eşiğine getirecek nükleer bomba programının tamamlanmakta olduğunu öğrenir. Böylece yemin töreninden birkaç saat sonra hiçbir Amerikan başkanının cüret edeme…

Yazar: adem özbay
Şehre herkes yakışıyor şimdi. İşportacı delikanlılar, tuzu kuru tüccarlar, öğrenciler, dilenciler ve yalancılar. Şehre bir ben yakışmıyorum. Çünkü, sensiz bir şehrin toprağında ayak izim öksüz duruyor. Sensiz, penceremde gün ışığı mahzun. Sanma ki yolcular sadece bavullarını alarak giderler bir şehirden. Giderken bana verdiğin güvercin ürkekliğini götürdüm, yağmur ferahlığını, kardelen cesaretini…

Yazar: ayşe kulin
Tanrının sonunda bana acıdığını ve yardım etmeye karar verdiğini düşünmem için sebeplerim var. Kocam elini bile sürmüyor bana. Yanıma yaklaşmıyor, yüzüme bakmıyor. Ayrı odalarda yatıyor, karşı karşıya gelmemeye gayret ediyoruz. O sabahın erken saatlerinde, mutfak masasına hazırladığım kahvaltısını tıkınıp çıkıp gittikten sonra, büründüğüm kara çarşafı fırlatıp atıyorum evin bir köşesine. Yatağıma…

Yazar: cengiz aytmatov
Aytmatov, milletinin tarih boyunca kazandığı sosyal, kültürel, ahlaki, edebî, askeri yani, bütün maddi, zenginliğini eserlerine yansıymış, yaşadığı coğrafyanın insanının tarih içinde kazandığı değerleri, acılarını, kahramanlıklarını, tecrübelerini yazıya döküp ölümsüzleştirmiş, halkının içine düştüğü zor durumları eserlerinde en güzel şekilde anlatmış, onların çözümlerine dair ipuçları göstermiş,…

Yazar: selim çiprut
'As Maça' henüz çocukken birbirlerine bağlanan, farklı kişiliklere sahip olan dört erkek arkadaşın, zamanla hayatın zorluklarına karşı omuz omuza dimdik ayakta durup, hayattan ve birbirlerinden asla vazgeçmediklerini anlatan bir dostluk öyküsüdür.

Yazar: cezmi ersöz
Müslüm Gürses konserlerinin Gülhanesinden garip bir savaşın Beyoğlusuna; akşamüstleri isteksizce kapılarının arkasına geçilen evlerden unutmak faşizmine, hayat kadar geniş bir alanda ve Onun bir yolda ansızın karşısına çıkacağını bekleyerek, sözünü söylüyor Cezmi Ersöz. İçimdeki bu esrik güzelliği, çocukluk umudunu benimle beraber yaşayan aşkım ayakta tutuyor, biliyorum. ************ K…

Yazar: cezmi ersöz
Birazdan sabah olacak... Para, tarifeler, beklentiler, randevular,taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak...Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım. Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken iç…

