Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: didem madak
Geçen yıl aramızdan ayrılan şair Didem Madak'ın yayımlanmış üç kitabı vardır: Grapon Kâğıtları, Ah'lar Ağacı ve Pulbiber Mahallesi. Bir süredir baskısı olmayan ve okurlar tarafından ısrarla aranan kitapların yeni basımını yaptık. (Tanıtım Bülteninden)

Yazar: didem madak
Güçlü bir el silkeledi beni sonraSanırım tanrının eliydi,Sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan,Çok şey görmüşüm gibi,Ve çok şey geçmiş gibi başımdanAh dedim sonra,Ah!İç ses, diye söylendim.Gel!Ahlar ağacından sen de biraz meyve topla.

Yazar: azad ziya eren
Özenle Unutulmuş Parçalar: Kendini bir zorluk içinden çağıran, kışkırtan bir kitap (Orhan Koçak)Bir Kuşak kapsamında değerlendirilemeyecek yoğunlukta bir edebiyat-sanat adamı ve bir şair. Yalnızca Türkçe şiire değil, dünya şiirini de açıklığını belli eden şiirleri, onun bütün okumaları ve etkilenmeleri erken bir ustalıkla özümseyip dönüştürerek, buradan Azad Ziya Erene özgü bir şiirle çıkmasının…

Yazar: seyhan erözçelik
DÜŞTANBUL Siz kainatın etrafınızda dönmesini istiyorsanız. Düşünmüyorsunuz ki hayat sizi makrekinin dışına atmış. Hayat kimsenin etrafında dönmez, herkesle beraber yürür.

Yazar: haydar ergülen
"Bazı mektuplar boş yere 'zarf edilir' / aşklar 'sarf edildikten' sonra, / kelimeler toplanıp 'zarf edilse' / o mektup ne yazar ki?"

Yazar: haydar ergülen
İlk şiirlerini 1978 yılında Felsefe dergisinde yayımlayan, günümüzün en popüler şairlerinden Haydar Ergülen, Unutulmuş Bir Yaz İçin şiiriyle Gösteri dergisi İkincilik Ödülü (1981) ve Eskiden Terzi kitabıyla 1996 Halil Kocagöz Şiir/Antoloji Ödülüne sahip. Bu, şairin altıncı kitabı.

Yazar: haydar ergülen
Kış büyük geliyor nara gidelimsoğudu günlerin yüzü nara gidelimnarın bir diyeceği olur da bize açılır yazdan binbir sıcak söz dilimiz kurudu burdan nara gidelimnarın bir evi var pek kalabalıkkeşke biz de otursaydık oradaev büyük geliyor şimdi her odabir ayrılık, çocuklar kapalı kutu,bahçeler dağınık: Bir salkım üzümüpaylaşırken nasıl da bağ bahçe arkadaştık,meğer yapraklarından saymaya başlamışba…

Yazar: haydar ergülen
"çocukluğun tutmuş da yine aşık olmuşsun / sanki ah, sank, olur a /.../ aşk bile doldurmaz bazı aşıkların yerini/ diye övgü, diye sana, diye haziran"

Yazar: harun atak
İndim, sıkıntısından kemiğin Evrenin zarı çatladı Yanlış makas değiştirdi yüzüm Sıcak sütle sardım, derimin kesiğini Sahanda uçuşurken siyah poşetler... Buhranın sızdığı yamanmaz boşluğa eğildim Tarihin kiri tırnaklarındaydı yerkürenin -Autzwitch ve Çernobil Srebrenitza ve Toplu mezarlar- Kıymığında sancıyordu insan. Gördüm Yitirilmiş yarınlarla kefenlendi gözlerim

Yazar: pelin buzluk
Balkonlarda bu çiçekler, ayakta tutuyor direncimizi. Bütün binalar griye boyandı, bir-iki şaşkın leke: çiçekler. Renklerin halkı isyana ittiği kanıtlanmış. (Nasıl?) Bir adım öne çıkan cesur balkonların bağrında inatçı, rengârenk kokular şimdi. İç odaların gizinde mahzun, renkli kuşlar. İrili ufaklı. Bir misafirlikte banyoyu ararken yolunuza çıkan. Tavuslar, altın sülünler, çinteler, sakalar...…

Yazar: pelin buzluk
Uysal bir karanlık yürüyor gözlerime. Güneş tutuluyor Emir. Çocukların sevinç çığlıklarını duyuyorum. Uykuda olmasan, gelip sen de izler miydin? Elimden tutup beni bir gölgeye çekerdin. Ben, bir gölge, ancak bir başka gölgede gizlenirdim. Yıllardır gizlediğim ne varsa, oracıkta anlatırdım sana. Ama kurtulacağım bu koşudan, sana söz, sağ çıkacağım. Her şey gibi bunu da anlatacağım sana. Cam isleye…

Yazar: özgür özmeral
Sergilerde ÇocukluğumEn çok kırık merdivenlerden kovuldundilin sessizkapıların yanık iziydiyine konuşçarşı telaşınlaavuçlarını çizen ressamınlacevizli oturaklardan kalkışınıtenha halinive giderken işçilerlesırtında taşıdığın taş çuvallarızahmetsiz bakışlarınıiğdiş katran geceleri...

Yazar: idris atmaca
Şiir, ilerici şairlerin elinde, her zaman mücadelenin ön adı olmuştur. O nedenle, yönetimi ellerinde bulunduranlarla çelişmiş sömürülen halkın ve emekçinin safında yer almıştır. Sonuçta, diğer sanat ürünleriyle oranlanamayacam bir biçimde iktidarların korkulu rüyası haline gelmiştir. Zaman şeridi içinde baktığımızda, sayılamayacak kadar çok sayıda şairin çeşitli yöntemlerle yok edildiğini ya da d…

Yazar: erol özyiğit
Irmağa Gazel Kalbimdeki sudan iz tanığımdır ki ırmakları taşıran kalbimdir ne zaman yalnızlıktan yorulsam soluklandığım yer kalbimin derinidir bir kadın teninde öğrendim ırmak ve kadın birdir dağa uçurumla düğüm atan kalbim bir ırmak içindir

Yazar: cem akaş
Hoyrat, dikenli, ironik bir düzyazıyla, entrikacı, tuzak düşkünü, kodlanmış bir kurguyla tasarlanmış gelecek zaman. Bilim-kurgunun ötesinde, polisiye ve siyasi romanın berisinde bir kurmaca. Yolculuğun ve aşkın (sevgililiğin), iktidarın ve yalnızlığın, güç odaklarının ve dünyanın parametrelerini, bugünkü uygarlığın verilerini katederek bir başka çağda sorgulayan karanlık (kara) fütürizm.Balığın E…

Yazar: peyami safa
Avrupai hayata özenen Cevdet, tecrübesiz bir kız olan Nezihe'yle evlenerek varlıklı ama cimri Mahmut Bey'in evine içgüveyi girdiğinde, Mahmut Bey'in güzel karısı Vuslat'a da aşık olmuştu. Vuslat, güzelliğini çıkarları için kullanmaktan çekinmeyen, zeki ve hırslı bir kadındı. Şimdi Cevdet ve Vuslat'ın sosyetik bir yaşam sürmelerinin önündeki tek engel Mahmut Efendi'yd…

Yazar: küçük iskender
Kalbinizde, aklınızda bir delik açılırsa ve hayata dair iyi-kötü ne varsa dışarıdan döne döne içinize doğru akarsa; o vakum, o girdap sizi sizden edip başkalaştırırsa, aşkın kimseye faydası dokunmaz artık. Çünkü aşk, yaralıyken asla bulamayacağınız garip bir kan grubudur. Küçük İskenderin 1980lerde büyük ilgi toplayan ikinci kitabı Erotika ve Adam Sanat dergisinde tanınmasını sağlayan şiirlerini…

Yazar: küçük iskender
küçük İskender, sarı ve lacivertin hüküm sürdüğü topraklardan, insanlardan, patolojiden aldığı aşk ve şiddetle Akdenizli bir ağıt yakıyor. Anadolu Afrika oluyor. Portakal Hollanda oluyor. İstanbul tüm başkentler oluyor. Recep Leonardo oluyor. Arabesk Blues oluyor. Ortadoğu'nun milli takımı çok uzaklarda amatör bir çete oluyor. Eşyalar şey, şeyler hiçbir şey oluyor. Sarı Şey, bizi daha da sar…

Yazar: küçük iskender
Şair, yok olmanın habis aşamalarında dolanıyor bu kez. Aydınlatılması kaçınılmaz bir cinayeti, sosyal katliama dönüştüren kuralları, kurumları ve zihniyetleri Türkçe lanetliyor. Manevi ölüm ile sıradanlaşmış hayat arasındaki mısraların esrarı çözülmekte.Şairi katledenler, bilinçaltınızda, vicdanınızda, ideolojinizde saklanıyor. Böyle bir suç ortaklığı, geleceği lekelemektir.





