
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.
eseri okumaya baslar baslamaz yapilan ceviri deki bir hata beni cok sasirtti. Dio Cane doye bir sözcuk var var .italyanca bir nevi sövgu,kizma öfke arasinda kullanilan vir sözcuk tanri köpekdir diye cevrilmis. oldukca yanlis olmus bu sekilde cevirmek dogrusu "allahin köpekleri yada allahin iti gibi" cevrilmesi daha dogru olurdu.ceviriyi yapan belki de turkcesi iyi degildi.

Yazar: john fante
Nereye şimdi Bandini? Kısa bir süre önce, kırk beş dakika önce, Tanrı şahidi, bir daha asla dönmemek üzere hızla inmişti o yolu. Kırk beş dakika -bir saat bile değil, ama çok kötü şeyler olmuştu ve sonsuza dek unutmayı umduğu o yolu geri yürüyordu şimdi. Maria, ne yaptın? Svevo Bandini, yüzünü kanlı bir mendille gizlemiş; kar taneleriyle konuşarak Dul Hildegardenin evine giden yokuşu tırmanırken…

Yazar: john fante
Nereye şimdi Bandini? Kısa bir süre önce, kırk beş dakika önce, Tanrı şahidi, bir daha asla dönmemek üzere hızla inmişti o yolu. Kırk beş dakika -bir saat bile değil, ama çok kötü şeyler olmuştu ve sonsuza dek unutmayı umduğu o yolu geri yürüyordu şimdi. Maria, ne yaptın? Svevo Bandini, yüzünü kanlı bir mendille gizlemiş; kar taneleriyle konuşarak Dul Hildegardenin evine giden yokuşu tırmanırken…

Yazar: john fante
Nereye şimdi Bandini? Kısa bir süre önce, kırk beş dakika önce, Tanrı şahidi, bir daha asla dönmemek üzere hızla inmişti o yolu. Kırk beş dakika -bir saat bile değil, ama çok kötü şeyler olmuştu ve sonsuza dek unutmayı umduğu o yolu geri yürüyordu şimdi. Maria, ne yaptın? Svevo Bandini, yüzünü kanlı bir mendille gizlemiş; kar taneleriyle konuşarak Dul Hildegardenin evine giden yokuşu tırmanırken…

Yazar: alice munro
Dünyanın yaşayan en büyük öykü yazarı diye tanımlanan Alice Munro, bu kitabında çok farklı bir biçem deneyerek kısa öykülerden oluşan bir anı-roman sunuyor okuyucularına. Gerçekle kurgunun sarmalından oluşan sürükleyici bir yapıt. İskoçya asıllı atalarının 18. yüzyılda Kanada’ya göç etmesiyle başlayan aile tarihçesi Munro’nun günümüzdeki yaşamına kadar uzanıyor. Her öykü başlı başına bir birim o…
6/10yazarin diger okudugum eserlerine göre bu biraz vasat kaldi.

Yazar: alice munro
Dünyanın yaşayan en büyük öykü yazarı diye tanımlanan Alice Munro, bu kitabında çok farklı bir biçem deneyerek kısa öykülerden oluşan bir anı-roman sunuyor okuyucularına. Gerçekle kurgunun sarmalından oluşan sürükleyici bir yapıt. İskoçya asıllı atalarının 18. yüzyılda Kanada’ya göç etmesiyle başlayan aile tarihçesi Munro’nun günümüzdeki yaşamına kadar uzanıyor. Her öykü başlı başına bir birim o…

Yazar: alice munro
Olaylara ve insanlara çok farklı açılardan ve perspektiflerden bakabilen Alice Munro’nun bu bakış açısıyla yazdığı öyküler, dünyanın hangi coğrafyasında ve toplumunda olursa olsun bütün insanların ortak özünü yakalamayı başarıyor. Gençlik Arkadaşım’daki on öykü; insanların geçmişlerinden bugüne uzanan etkileri, bu etkilerin farklı kişilerin yaşamını biçimlendirişini, çok eskilerde kalmış çiftlik…
7/10
Yazar: alice munro
Olaylara ve insanlara çok farklı açılardan ve perspektiflerden bakabilen Alice Munro’nun bu bakış açısıyla yazdığı öyküler, dünyanın hangi coğrafyasında ve toplumunda olursa olsun bütün insanların ortak özünü yakalamayı başarıyor. Gençlik Arkadaşım’daki on öykü; insanların geçmişlerinden bugüne uzanan etkileri, bu etkilerin farklı kişilerin yaşamını biçimlendirişini, çok eskilerde kalmış çiftlik…

Yazar: alice munro
Olaylara ve insanlara çok farklı açılardan ve perspektiflerden bakabilen Alice Munro’nun bu bakış açısıyla yazdığı öyküler, dünyanın hangi coğrafyasında ve toplumunda olursa olsun bütün insanların ortak özünü yakalamayı başarıyor. Gençlik Arkadaşım’daki on öykü; insanların geçmişlerinden bugüne uzanan etkileri, bu etkilerin farklı kişilerin yaşamını biçimlendirişini, çok eskilerde kalmış çiftlik…

Yazar: alice munro
Eleştirmen Leah Hager Cohen şöyle diyor: öykülerini okurken, ‘Munro benim aklımdan geçenleri nasıl bilebilir?’ diye düşünüyorum. Aslında Munro’nun yaptığı, büyük bir alçakgönüllülükle bir duyguyu paylaşmak, sizi bir başka dünyaya çekmek, bir başkasının ritmiyle size soluk aldırmak, bir başkasının gördüklerini kendiniz görüyormuş duygusunu yaşatmak.” Bazı Kadınlardaki bütün öyküler, eleştirmeni h…
10/10
Yazar: cristina comencini
İki kızkardeş Maria ile Isabella, aynı deniz kabuğunda oluşmuş bir çift inci gibidirler. Biri ürkek ve çekingen, biri gözüpek ve atılgandır. Çocukluklarını Romada burjuva bir aile çevresinde, gençliklerini de 68 kuşağının politik ortamında geçirirler. İki kızkardeş düşünüş ve yaşama biçimi açısından birbirine ters düşmüşlerdir. Isabella, Türkiyeye yaptığı bir yolculuk sırasında, inançları yüzünde…
8/10guzeldi ama nedense sanki dogru ve iyi bir cevrim olup olmadigi konusunda takildim sanirim italyancasindan tekrar ojuyacagim.

Yazar: cristina comencini
İki kızkardeş Maria ile Isabella, aynı deniz kabuğunda oluşmuş bir çift inci gibidirler. Biri ürkek ve çekingen, biri gözüpek ve atılgandır. Çocukluklarını Romada burjuva bir aile çevresinde, gençliklerini de 68 kuşağının politik ortamında geçirirler. İki kızkardeş düşünüş ve yaşama biçimi açısından birbirine ters düşmüşlerdir. Isabella, Türkiyeye yaptığı bir yolculuk sırasında, inançları yüzünde…

Yazar: daria bignardi
Hayatımda tek bir kadın sevdim: Beni terk etmesinden sonra, on altı yıl boyunca onu hiç görmedim. Arno ile Sara, ilkgençliklerinde tanışırlar ve bir anda birbirlerine âşık olurlar. Ne var ki Sara bir gün Arno’yu ansızın terk eder, tekrar karşılaşmaları ise tam on altı yıl sonra bir havaalanında, rastlantıyla olacaktır. Aradan geçen yıllarda Arno en büyük hayalini gerçekleştirmiş, Milano’daki ünl…
9/10Cok guzel bir eser gercekden etkileyici.Yazarin diger eserlerini de okumayi duunuyorum kesinlikle.

Yazar: daria bignardi
Hayatımda tek bir kadın sevdim: Beni terk etmesinden sonra, on altı yıl boyunca onu hiç görmedim. Arno ile Sara, ilkgençliklerinde tanışırlar ve bir anda birbirlerine âşık olurlar. Ne var ki Sara bir gün Arno’yu ansızın terk eder, tekrar karşılaşmaları ise tam on altı yıl sonra bir havaalanında, rastlantıyla olacaktır. Aradan geçen yıllarda Arno en büyük hayalini gerçekleştirmiş, Milano’daki ünl…

Yazar: helen fielding
Bridget Jones Deliriyorum Bu Çocuğa, Bridget Jones geri döndü! Hem de ne dönüş... Fazla kilolar almış başını gidiyor, çikolata hâlâ en zayıf nokta, evde her yer birbirine girmiş ve tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de aşk belası başında! Evet, Bridget artık iki çocuklu bekâr bir anne ve olgun bir kadın. Kırışıklıklarını fazla dert etmemeye çalışarak yazarlık kariyerine ve çekirdek ailesine odak…


Ilk sayfalarda ki hata ilgimi cekti acaba duzelteceklermi sonra bilemeyecegim. Hedda Gabblerín Anton Cehovún eseri degil Ibsene ait oldugunu bilmesi gerekir diye dusundum. Ama özel olarak yanlis yazdiysa bilemeyecegim ilerdeki sayfalarda ortaya cikar sanirim.

Yazar: helen fielding
Bridget Jones Deliriyorum Bu Çocuğa, Bridget Jones geri döndü! Hem de ne dönüş... Fazla kilolar almış başını gidiyor, çikolata hâlâ en zayıf nokta, evde her yer birbirine girmiş ve tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de aşk belası başında! Evet, Bridget artık iki çocuklu bekâr bir anne ve olgun bir kadın. Kırışıklıklarını fazla dert etmemeye çalışarak yazarlık kariyerine ve çekirdek ailesine odak…

Yazar: joyce carol oates
"Ölüm sonrası dul kadının yapması gereken sayısız iş arasında bir tanesi çok önemli: Kocasının birinci ölüm yıldönümünde dul kadın şunu düşünmeli: Hayatta kalabildim." 2008 yılının Şubat ayı. Joyce Carol Oates, rahatsızlanan kocası Raymond Smith'i bir hastanenin acil servisine götürür. Teşhis zatürreedir. Her ikisi de Ray'in birkaç gün içinde taburcu edileceğini düşünür. Ne…
4/10Simdiye kadar okudugum en berbat eser,Nobel ödul almis olmasi pek bir sey degistirmiyor.Bastan sona kocasinin ölumunden olan yalnizligini kendisine son derece de aciyan,özguveni eksik sisirilmis bir yazar olarak tanimlayacagim ne yazikki. kitabin bir an evvel bitmesini öyle istedim ki okurken can si

Yazar: joyce carol oates
"Ölüm sonrası dul kadının yapması gereken sayısız iş arasında bir tanesi çok önemli: Kocasının birinci ölüm yıldönümünde dul kadın şunu düşünmeli: Hayatta kalabildim." 2008 yılının Şubat ayı. Joyce Carol Oates, rahatsızlanan kocası Raymond Smith'i bir hastanenin acil servisine götürür. Teşhis zatürreedir. Her ikisi de Ray'in birkaç gün içinde taburcu edileceğini düşünür. Ne…