Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: knut hamsun
1920 Nobel Edebiyat ödülü sahibi Norveçli yazar Knut Hamsun (1859-1952); ekmeğin ve toprağın gücünü en özgün biçimde işlemiş, İskandinav yazınında bu akımın en önemli öncüsü olmuş; romanlarında, toplumsal baskınlardan soyutlanmış bireyin yaşamını ve iç dünyasını yansıtmaya çalışan Hamsun, uygarlığa karşı çıkarak doğaya yönelik bir yaşamı savunmuştur. 1908de yazdığı ünlü romanı Rosayı severek okuy…

Yazar: henri beyle stendhal, marie henri beyle stendhal
Doğrudan anlatılmadığı halde 1987 Devriminin tarihçesi niteliğinde olan Kızıl ve Kara, krizlerin, gerginliğin, sınıf savaşının yaşandığı gerçek dünyayı yansıtır. Romanda kişiler durmak bilmeyen bir çatışma içindedir. Aşıklar da, efendi ve köleler de birbirlerine düşmandır, aşk bile bir sınıf sorunudur, bireylerin çatışması hemen her zaman toplu bir ayaklanmaya dönüşür, korku ve nefret, izlenen po…

Yazar: marie henri beyle stendhal
Doğrudan anlatılmadığı halde 1987 Devriminin tarihçesi niteliğinde olan Kızıl ve Kara, krizlerin, gerginliğin, sınıf savaşının yaşandığı gerçek dünyayı yansıtır. Romanda kişiler durmak bilmeyen bir çatışma içindedir. Aşıklar da, efendi ve köleler de birbirlerine düşmandır, aşk bile bir sınıf sorunudur, bireylerin çatışması hemen her zaman toplu bir ayaklanmaya dönüşür, korku ve nefret, izlenen po…

Yazar: serol teber
Bir kaç on yıl öncesine kadar doğanın insanlaşması, çalışmanın, toplumsallaşmanın, aklın gelişmesinin bir mucizesi olarak değerlendiriliyor, hayranlıklarından bu süreç içinde saptanabilen evrim aşamalarını anlamak ve anlatmakta en yetkin kişiler bile büyük zorluklar çekiyorlardı... Şimdi artık bu konu büyük bir bölümüyle aydınlandı. Bugular bir senfoni güzelliğiyle sergileniyor... Darwin Kuramını…

Yazar: serol teber
Çağımızın kuşkusuz en önemli sorunu, yabancılaşmanın bilincine varmak ve bunun uzantısı olarak da bilinen belirli yöntemlerin ışığında insanı iten nedenlere karşı koymaktır.Maymunun insana dönüşümünden sonra karşılaşılan ve yüzde yüz alışılması gereken en önemli sorunlardan biri budur. Böylece insanın gelişimine karşı konan son engeller de kaldırılacak ve evrim alabildiğine hızlanacaktır. İnsan d…

Yazar: uğur mumcu
"Bu kitabın içinde eleştiri konusu, kurum olarak parlamento değildir. Parlamentoları oluşturan kişilerin aritmetik çoğunluğu da değildir. Bu kitap ile yalnızca, parlamento çalışmalarını engelleyen, kürsülerde yurt ve dünya sorunlarının özgürce konuşulmasını engelleyen sorumsuz bir azınlık eleştirilmiş, bu azınlığın sergilediği çirkinlikler eleştiri konusu yapılmıştır." Uğur Mumcu

Yazar: uğur mumcu
"... Uğur Mumcu'dan sözederken her zaman "Yiğit genç dostum ve değerli meslektaşım" derim. Bu kez de, laik Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak uğruna her tehlikeyi göze alarak, ülkenin dışında ve içinde yuvalanmış Türklük düşmanı bütün İslamcı örgütleri -Atatürk'ün devrimci, laik cumhuriyetini emanet ettiği gençlerden biri olarak- usta bir gazetecinin ve her yazdığını bel…

Yazar: uğur mumcu
Ellerin dert görmesin Uğur Mumcu! Sakıncalı Piyadeyi yazdığın için, eline sağlık, ağzına sağlık, canına sağlık. Kendi yazdıklarıma gülemem. Ama senin yazdıklarını gülerek okudum. Acı acı gülmek deyimi vardır ya, işte öyle acı acı güldüm.

Yazar: uğur mumcu
Birçok insanda en karmaşık sorunları birkaç genel soyut sözcük ile çözümleme alışkanlığı vardır. Papa'ya suikast girişimi ile İpekçi cinayeti de çoğu kez bu alışkanlıklarla ele alınıp, değerlendiriliyor. Oysa terör olgusunun ardındaki karmaşık nedenleri, genel sözler ve soyut kuramsal yaklaşımlarla algılanmanın olanağı yoktur. İpekçi cinayetini, daha önce Cumhuriyet Gazetesi'nde dava b…

Yazar: uğur mumcu
Kuvvayı Milliye ve daha sonra TBMM ordusu Birinci Dünya Savaşı sonundan Kurtuluş Savaşı sonuna dek Anzavurundan Çerkes Atemine kadar birçok ayaklanma ile boğuşmuştur. 1923 yılının 29 Ekiminde ilan edilen yeni Cumhuriyet ise daha aradan bir buçuk yıl geçmeden Doğu Anadoluda art arda patlayan İslamcı görünümlü Kürt isyanları ile karşılaşır. Cumhuriyet hükümeti birkaç yıl bu isyanlarla uğraşır. Bunl…

Yazar: uğur mumcu
Her ihtilal, çatışmalar ve çalkantılar içinde oluşur. Bu çatışma ve çalkantılar, ihtilalcileri karşı karşıya da getirirMustafa Kemal ve Karabekir Paşa, Ulusal Kurtuluş Savaşımızın ihtilalcileridir. (Ama) yolları, hilafetin kaldırılması ve cumhuriyetin ilanıyla birlikte ayrılmıştır.İhtilal, evlatlarını yer!. Anadolu İhtilali, Türkiyede bir yeni dönem açmış, bir çağ değiştirmiştir. Böylesine bir ol…

Yazar: uğur mumcu
Türkiyede devrimci birikim, bölgede ulusallık ve bağımsızlık ilkelerini yerleştirecek bir devrimci siyaseti oluşturup geliştirebilir. O görkemli ulusal kurtuluş tarihine sahip olan Türk halkı, bu siyasetin doğal mirasçısıdır.Ne Amerikan emperyalizminin işbirlikçiliği, ne Sovyet güdümü, ne de Tanzimat batıcılığı...Ulusallık içinde devrimcilik özgürlük ve bağımsızlık!..Devrimci siyaset işte budur!U…

Yazar: uğur mumcu
"Sosyalistler için tek yol vardır. O yol, silahla değil, namlu ucuyla değil, mermi çekirdeği ile değil düşünce ile inançla açılır.Bu yol düşüncelerle, inançlarla ışıldar ve kitlelere ulaşır. Sosyalizme inanmak, işçi sınıfına inanmak demektir. Kaynağını işçi sınıfında bulmayan düşünce ve eylemler, ancak ve ancak blankizm ve anarşizm yol ve yöntemleri olur. ... 12 Mart öncesi ve sonrası gençl…

Yazar: uğur mumcu
Bu kitap, Uğur Mumcunun iki ayrı dizi yazısından oluşturuldu. İlki, Marksist ve Leninist bir düzen oluşturmak amacıyla askeri ihtilal yapmak için, soygun ve bombalı saldırılar düzenlemek savıyla açılan BOMBA DAVASI. Mumcu, ... yeniden bir askeri müdahale ile karşılaşmak istemiyorsak, şu son otuz beş yılın ihtilallerini ve ihtilal girişimlerini, nedenleri, sonuçları ve bütün ayrıntılarıyla bilmek…

Yazar: uğur mumcu
Çağdaş uygarlık, dünya kültür birikiminin doğal mirasçısıdır. Sosyalist kültür de bu mirasın ayrılmaz parçasıdır.-Uğur Mumcu-Uğur Mumcunun, bu kitapta okuyacağınız Mehmet Ali Aybarla söyleşisi iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Türkiye İşçi Partisi (TİP) olgusu anlatılıyor. İkinci bölümde de Marksizm, özgün kaynaklarına inilerek tartışılıyor.Sosyalizmin yıkıldığı savunuluyor. Mumcu da, Aybar…

Yazar: uğur mumcu
...Dostu ve düşmanı şunu kabul etmelidir ki Boran, sosyalizm inancından bir an bile geri dönmedi. Uzun savaşım yıllarının son günlerinde çelişkili çizgiler çizse de, genel doğrultusundan hiç ödün vermedi; çileli ve acılı oldu1 Mayıs olan doğum tarihi, bir bakıma, Boranın Marksizmle bütünleşen siyasal ve ideolojik çizgisini de belirlemiş oldu...olayı bir kez daha yaşamak artık olası değildir. Faka…

Yazar: uğur mumcu
Uğur Mumcunun bu kitabı. Suçlular ve Güçlüler ile başlayan bir dizinin ikinci kitabı gibidir. Suçlular ve Güçlülerde Mumcu, 12 Mart rejiminin sorumlularıyla, genellemeler halinda değil somut olarak, tek tek, isim isim uğraşmıştı. Bir Pulsuz Dilekçede de 12 Mart döneminin arkasından gelen ve aslında onun uzantısı olmaya çabalayan Milliyetçi Cephe Rejiminin marifetleri ve marifetlileriyle uğraşıyor…

Yazar: uğur mumcu
Gazetecinin ve tarihçinin işlevleri ayrıdır.. Gazeteciler, tarih yazmazlar; tarihçilerin yararlanacağı kayanakları bulmaya ve sunmaya çalışırlar.Tarihçinin görevi başkadır. Tarihçi, tarih yazarken, anılardan ve belgelerden yararlanır. 40lı yıllarla ilgili birçok anı yayınlandı. Bu dönemde yaşanan olayların hemen hepsi, ayrı ayrı incelenmeye değer konulardır.Amacım kuşbakışı da olsa, 40lı yılları…

Yazar: ismail gaspıralı
İsmail Gaspıralı (1851-1914), adından çok söz edilmesine rağmen eserleri, birçok faaliyeti ve hatta düşünceleriyle gereğince tanınmayan, saklı kalmış, ihmal edilmiş bir şahsiyettir. Düşünce ve idealleriyle Türklüğe önderlik eden İsmail Bey, roman ve hikâyeleri ile de Türk dünyasında modern edebiyatın kurulması için büyük çaba göstermiş, edebiyatımıza güzel eserler kazandırmıştır. Yayınevimiz İsma…

Yazar: serol teber
Melankolik kişiliğin gizemini anlamaya yönelik çalışmalar Homeros destanlarında başlamış, Hipokrat yazınında sürmüş... Sophoklesin trajedilerinde doruğa ulaşmıştır. Aristotales, olağanüstü kişiliklerden, özgün bir ahlak ve tutkulu bir heyecan içinde yaşayanların genellikle melankolik olduklarını söylemiştir. Demokritos, Herakleitos, Empedokles örneklerinde olduğu gibi... Albrecht Dürer, Hölderlin…

Yazar: ömer seyfettin
Efruz Bey, 1908den Birinci Dünya Savaşı ortalarına kadar uzanan devrin romanıdır. Edebiyatçılarımız arasında, Ömer Seyfettinin Don Kişotu diye anılan bu eserde, Türkiyenin o çağındaki siyaset, bilim, Türkçülük, eğitim, felsefe vb. akımları ele alınmış ve bu akımların temsilcisi olan kişiler adları değiştirilerek, Efruz Beyin kişiliğinde birleştirilmiştir. ****** Küçük bir kalem dairesinde g…


