Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: hakan günday
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az... Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip…

Yazar: ferhan şensoy
'bir ırmak kıyısında doğdum ben/ bu yüzden/ bir ırmak romandır bu özgeçmişsel/ hem el yazması/ elle tutulan/ elde var ikinci cilt/ sapını gülle donattığım kalem/ başkaldırıyor/ kurşun olarak/ dağlardan geliyor ırmak.' Kitaptan.

Yazar: ferhan şensoy
'bir ırmak kıyısında doğdum ben/ bu yüzden/ bir ırmak romandır bu özgeçmişsel/ hem el yazması/ elle tutulan/ elde var ikinci cilt/ sapını gülle donattığım kalem/ başkaldırıyor/ kurşun olarak/ dağlardan geliyor ırmak.' Kitaptan.

Yazar: muzaffer izgü
Bir küçücük kentin, umutları, olanakları, dünyası küçük yüzlerce memurundan biriydi İlyas Efendi... İstediği, devlet kapısından ekmek yemekti, oldu; bir odacık kiralık bir evdi, edindi. İşi kutsaldı kendince, memur babasından tek miras kalan da bu duyguydu ona. İşini savsaklamadı, bir günden bir güne... Çevresinde sevildi. Ya çevresi? Gününü dolduran iş arkadaşları?.. Onlarla paylaştı yüreğinin g…

Yazar: muzaffer izgü
Bir küçücük kentin, umutları, olanakları, dünyası küçük yüzlerce memurundan biriydi İlyas Efendi... İstediği, devlet kapısından ekmek yemekti, oldu; bir odacık kiralık bir evdi, edindi. İşi kutsaldı kendince, memur babasından tek miras kalan da bu duyguydu ona. İşini savsaklamadı, bir günden bir güne... Çevresinde sevildi. Ya çevresi? Gününü dolduran iş arkadaşları?.. Onlarla paylaştı yüreğinin g…

Yazar: mahir ünsal eriş
“Abim Atatürk’ü çok severdi, bense Allah’ı. Babam, annemi ve Galatasaray’ı severdi, annem de Ringo’yu. Babam yorgun bir adamdı. Gündüz vardiyasındayken her gün, çalıştığı taşocağında sanki onca kayayı sırtına vurup ordan oraya sürüklemiş gibi, kalan son canıyla eve gelir, çoğunlukla da tek kanallı televizyonun bitmek bilmeyen ana haber bülteni sona ermeden uyuyakalırdı, akvaryumun karşısındaki ik…

Yazar: mahir ünsal eriş
“Abim Atatürk’ü çok severdi, bense Allah’ı. Babam, annemi ve Galatasaray’ı severdi, annem de Ringo’yu. Babam yorgun bir adamdı. Gündüz vardiyasındayken her gün, çalıştığı taşocağında sanki onca kayayı sırtına vurup ordan oraya sürüklemiş gibi, kalan son canıyla eve gelir, çoğunlukla da tek kanallı televizyonun bitmek bilmeyen ana haber bülteni sona ermeden uyuyakalırdı, akvaryumun karşısındaki ik…
5/10Kitap iyi ya da kötü diyemem ama kitabın 2. sayfasında geçen "Köylüler cahil oldukları için traktöre "motor" derlerdi." cümlesi ile yazar beni kitabından soğuttu. Lakin köyde yaşamamama rağmen traktöre ben de motor derim, ayrıca tanıdığım ne kadar köylü varsa onlar da traktöre motor demekteler. Trak
Yazar: muzaffer izgü
Padişahım Çok Yaşa, sıkıntılı dönemlerin kitabı. Yaşam boyu yakamızı bırakmayan bireysel-toplumsal sıkıntılar… Ve kurulan hayaller… “Güleriz ağlanacak halimize” denir ya, işte öyle. Gülmece ustası Muzaffer İzgü yazdı mı böyle yazıyor ağlanacak halimizi…
7/10Yazar: muzaffer izgü
Padişahım Çok Yaşa, sıkıntılı dönemlerin kitabı. Yaşam boyu yakamızı bırakmayan bireysel-toplumsal sıkıntılar… Ve kurulan hayaller… “Güleriz ağlanacak halimize” denir ya, işte öyle. Gülmece ustası Muzaffer İzgü yazdı mı böyle yazıyor ağlanacak halimizi…
Yazar: muzaffer izgü
Padişahım Çok Yaşa, sıkıntılı dönemlerin kitabı. Yaşam boyu yakamızı bırakmayan bireysel-toplumsal sıkıntılar… Ve kurulan hayaller… “Güleriz ağlanacak halimize” denir ya, işte öyle. Gülmece ustası Muzaffer İzgü yazdı mı böyle yazıyor ağlanacak halimizi…
Yazar: muzaffer izgü
Padişahım Çok Yaşa, sıkıntılı dönemlerin kitabı. Yaşam boyu yakamızı bırakmayan bireysel-toplumsal sıkıntılar… Ve kurulan hayaller… “Güleriz ağlanacak halimize” denir ya, işte öyle. Gülmece ustası Muzaffer İzgü yazdı mı böyle yazıyor ağlanacak halimizi…

Yazar: maxime chattam
Korkuyu hissetmek için nereye kadar gidebilirsiniz? Fransız polisiye roman türünün yükselen yıldızı Maxime Chattam’ın, polisiyeyi gerilimle birleştiren yeni romanı Leş, adı, zamanı ve mekânı belli olmayan bir savaşa hazırlıkla başlıyor. Ve şaşırtıcı kurgusuyla okurunu esir alıyor. Savaş hazırlıkları kapsamında askerler yavaş yavaş gemilere bindirilerek bir çıkarmaya hazırlanmaktadır. Aske…
4/10
Yazar: maxime chattam
Korkuyu hissetmek için nereye kadar gidebilirsiniz? Fransız polisiye roman türünün yükselen yıldızı Maxime Chattam’ın, polisiyeyi gerilimle birleştiren yeni romanı Leş, adı, zamanı ve mekânı belli olmayan bir savaşa hazırlıkla başlıyor. Ve şaşırtıcı kurgusuyla okurunu esir alıyor. Savaş hazırlıkları kapsamında askerler yavaş yavaş gemilere bindirilerek bir çıkarmaya hazırlanmaktadır. Aske…

Yazar: maxime chattam
Korkuyu hissetmek için nereye kadar gidebilirsiniz? Fransız polisiye roman türünün yükselen yıldızı Maxime Chattam’ın, polisiyeyi gerilimle birleştiren yeni romanı Leş, adı, zamanı ve mekânı belli olmayan bir savaşa hazırlıkla başlıyor. Ve şaşırtıcı kurgusuyla okurunu esir alıyor. Savaş hazırlıkları kapsamında askerler yavaş yavaş gemilere bindirilerek bir çıkarmaya hazırlanmaktadır. Aske…

Yazar: maxime chattam
Korkuyu hissetmek için nereye kadar gidebilirsiniz? Fransız polisiye roman türünün yükselen yıldızı Maxime Chattam’ın, polisiyeyi gerilimle birleştiren yeni romanı Leş, adı, zamanı ve mekânı belli olmayan bir savaşa hazırlıkla başlıyor. Ve şaşırtıcı kurgusuyla okurunu esir alıyor. Savaş hazırlıkları kapsamında askerler yavaş yavaş gemilere bindirilerek bir çıkarmaya hazırlanmaktadır. Aske…
