
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: miguel de cervantes saavedra
15. Yüzyıl İspanyasında sosyal hayatta önemli bir yeri olan şövalyeliği anlatıyor. Mança ilinin küçük bir köyünde, soylu bir bey yaşıyordu. Bir rivayete göre adı Kesada, diğer bir rivayete göre de Alanso idi. Pek zengin sayılmazdı ama babasından kalan miras -har vurup harman savurmadığı takdirde- ömrünün sonuna kadar yeterdi. Gösterişi ve lüks yaşamayı sevmedi...MEBin tavsiye ettiği 100 Temel…

Yazar: yakup kadri karaosmanoğlu
Vaktiyle toplumumuzdaki en önemli kültür müesseselerinden biri olan Bektaşi tekkelerinin İmparatorluğun son zamanlarındaki bozuluşu. Dionysos törenlerinin benzeri zevk ve sefahat sanatının, buse ve aşk ilminin Bektaşi Ayin-i Cemlerinde tasviri.
Yazar: ahmet turan alkan
Çoğu hayata tutunma heyecanını artırmak, pozitif enerjiyi çoğaltmaktan ziyade zihinde acı ve kekre bir lezzet hissi bırakan şikayet yazıları bunlar: bir manada yaşadığımız son üç beş yılın icmali. Devleti toplumun ve gündelik hayatın merkezi haline getiren düzenlemeden bizler sorumlu değiliz: biz bu düzeni böyle bulduk ve belki sadece onu değiştirmek için yeterince enerjik davranmamakla suçlan…
Yazar: ahmet turan alkan
Çoğu hayata tutunma heyecanını artırmak, pozitif enerjiyi çoğaltmaktan ziyade zihinde acı ve kekre bir lezzet hissi bırakan şikayet yazıları bunlar: bir manada yaşadığımız son üç beş yılın icmali. Devleti toplumun ve gündelik hayatın merkezi haline getiren düzenlemeden bizler sorumlu değiliz: biz bu düzeni böyle bulduk ve belki sadece onu değiştirmek için yeterince enerjik davranmamakla suçlan…

Yazar: yakup kadri karaosmanoğlu
Vaktiyle toplumumuzdaki en önemli kültür müesseselerinden biri olan Bektaşi tekkelerinin İmparatorluğun son zamanlarındaki bozuluşu. Dionysos törenlerinin benzeri zevk ve sefahat sanatının, buse ve aşk ilminin Bektaşi Ayin-i Cemlerinde tasviri.

Yazar: mustafa kutlu
Kutlunun tür olarak ilk uzun hikâyesi. Eser aslında annesini kaybeden bir çocuğun babası ile yaşadığı uzun, çalkantılı, dokunaklı bir macerayı dile getiriyor. Adalet duygusuna sürekli vurgu yapılan hikâyede anlatım esaslı bir üslup kullanılmıştır. Baba daha düzeli bir hayat kurmasını özlediği oğlunu büyük şehre gönderir, lakin kader genç adamı tıpkı babasının yürüdüğü yolun başına getirip bırakır.
10/10
Yazar: mustafa kutlu
Kutlunun tür olarak ilk uzun hikâyesi. Eser aslında annesini kaybeden bir çocuğun babası ile yaşadığı uzun, çalkantılı, dokunaklı bir macerayı dile getiriyor. Adalet duygusuna sürekli vurgu yapılan hikâyede anlatım esaslı bir üslup kullanılmıştır. Baba daha düzeli bir hayat kurmasını özlediği oğlunu büyük şehre gönderir, lakin kader genç adamı tıpkı babasının yürüdüğü yolun başına getirip bırakır.

Yazar: mustafa kutlu
Kutlunun tür olarak ilk uzun hikâyesi. Eser aslında annesini kaybeden bir çocuğun babası ile yaşadığı uzun, çalkantılı, dokunaklı bir macerayı dile getiriyor. Adalet duygusuna sürekli vurgu yapılan hikâyede anlatım esaslı bir üslup kullanılmıştır. Baba daha düzeli bir hayat kurmasını özlediği oğlunu büyük şehre gönderir, lakin kader genç adamı tıpkı babasının yürüdüğü yolun başına getirip bırakır.

Yazar: nikos kazancakis
Zorba, Yunanlı ünlü yazar Nikos Kazancakis'in olgunluk dönemi ürünü (1946). Ağır ve suskunlukla yüklü geçen karanlık bir dönemin tadı buruk ilk meyvesi. Nikos Kazancakis, çağdaş Yunan edebiyatının ancak buzlucam ardından seçilebilen, tedirgin ve büyük kişiliklerinden biri olarak çok tartışıldı, yanlış bilindi, az sevildi. Zorba adlı bu romanı, onun kendisiyle giriştiği bir tür sessiz hes…

Yazar: a. ali ural
Çok uzun zamandan beri iz sürmekte A.Ali Ural. Ardında bir ayak izi bırakabilenlerin izini… Bilin bakalım bugün kimi buldum, diye çıktı her defasında okurlarının karşısına. Gözleri eflatun elleri lokman? Bildiniz mi? Başka bir gün şöyle sordu: İki deve diz çöktüren dev? Dünyanın en yalnız adamını sordu bir gün. Dört ruhunda iki dünya çarpışan insanı, satranç oynayan dervişi, gölün peşinden giden…
10/10
Yazar: a. ali ural
Çok uzun zamandan beri iz sürmekte A.Ali Ural. Ardında bir ayak izi bırakabilenlerin izini… Bilin bakalım bugün kimi buldum, diye çıktı her defasında okurlarının karşısına. Gözleri eflatun elleri lokman? Bildiniz mi? Başka bir gün şöyle sordu: İki deve diz çöktüren dev? Dünyanın en yalnız adamını sordu bir gün. Dört ruhunda iki dünya çarpışan insanı, satranç oynayan dervişi, gölün peşinden giden…

Yazar: ibn sina, ibn sina / ibn tufeyl, ibn tufeyl
9.yüzyılda Yunancadan Arapçaya çevrilen "Salaman ve Absal" öyküsü, başta İbn Sina'nın "Hay bin Yakzan'ı olmak üzere, birçok İslam düşünürünün yapıtlarına kaynaklık etti. Genellikle alegorik öyküler ya da öykümsü anlatılar olan bu yapıtlardan sadece biri, roman boyutlarına ulaştı ve bütün benzerlerini gölgede bıraktı: 12. yüzyılda Endülüslü İşraki düşünür İbn Tufeyl'i…

Yazar: ahmet turan alkan
A. Turan Alkan şehir kitapları Üniversite yılları sayılmazsa hep Sivasta yaşamış ve sevdiği şehri bütün hurda teferruatı ile tanımış bir aydın olan Ahmet Turan Alkan, folklorla sınırlı kalmayıp Türkiyede yaşanan büyük değişmeyi Sivas bazında incelemiş olmak bakımından diğer şehir tarihçilerinden ayrılır. Altıncı Şehir, bu bakımdan sadece Sivasın değil, bütün Türkiyenin hikâyesidir.
10/10
Yazar: meşa selimoviç
Meşa Selimoviç, Derviş ve Ölüm'de mutlak dinî doğrular üzerine kurulu dünyasında yaşayan Mevlevî şeyhi Ahmed Nureddin'in, erkek kardeşinin suçsuz yere tutuklanıp idam edilmesinden sonra düştüğü derin karmaşayı resmediyor. Suç, ceza, adalet, din ve otorite kavramları çerçevesinde insanın ruh dünyasındaki çelişkileri, gelgitleri incelikle işliyor. 1967'de yayımlanan Derviş ve Ölüm…

Yazar: elias canetti
Körleşme, düşünce ile gerçeklik arasındaki süreklik arasındaki sürekli savaşımın görkemli bir simgesidir; dünya kargaşasındaki insanoğlunun yükselişini ve çöküşünü dile getiren bir anıt-romanıdır. Çağımız edebiyatının ağırlık noktalarını oluşturan tek bir konu yoktur ki, bu romanda işlenmiş olmasın. KÖRLEŞME gerçekte büyük bir dehşetin romanıdır. görünüşteki bireysel boyutlar içerisinde, körleşmi…

Yazar: louis ferdinand celine
I. Dünya Savaşı'nın ardından, ikincisine çeyrek kala. Kan kokuyor. Kan, yoksunluk, hastalık, ölüm, sıcak, tuvalet, yara et, yine de kahkaha... Biz, tam yetmiş yıl sonra, yeniden indiriyoruz Yolculuk'u kızağından. Adını hiçbir şeyle birlikte anmadan, karşılaştırmalar yapmadan. Bir biçem, bir dil, gecenin sonunda insanlığın en aşağı katmanlarıyla bir yüzleşme, bizi içeri, daha içeri çeken…