Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: michel foucault
Théophile Gautier, Velázquezin Las Meninasını ilk kez gördüğünde, kendisini Tablo nerede? diye haykırmaktan alıkoyamamıştır. İlk bakışta, tablo basit bir konuyu işlemektedir. Kralın beş yaşındaki kızı (infanta) Margarita, nedimeleri (las meninas) ve soytarılarıyla çevrelenmiş olarak tablonun ortasındadır. En dip tarafta, saray nazırının silueti görülmektedir, ama biraz daha yakından ve daha dikka…

Yazar: platon
Kallikles - Sizin yaptığınız gibi, ancak savaşa ve kavgaya geç katılabilir insan, Sokrates. Atasözü de böyle der. Sokrates - Yoksa, denildiği gibi, şölenden sonra mı geldik? Geç mi kaldık acaba? Kallikles - Evet, hem de nefis bir şölenden sonra; çünkü Gorgias yığınla güzel şey anlattı bize az önce. Sokrates - Bütün suç, şu gördüğüm Khairephonda, Kallikles: Bize agorada boş yere zaman kaybettirdi.

Yazar: erich fromm
Refah Toplumu diye de adlandırabileceğimiz 20. Yüzyılın teknolojik açıdan gelişmiş olan toplum düzeni, yüzyılın başındaki beklentileri boşa çıkardı ve insanları mutlu edemedi. O zamanlar daha çok şeye sahip olmakın, insanların ihtiyacı olan her türlü manevî doyumu onlara sağlayacağı düşünülüyordu. Ama görüldü ki, olmak ve mutluluk ayrı birer kalitedir ve bir yerden sonra da sahip olmak ve çok tük…

Yazar: erich fromm
Günümüz uygarlıkları, ataerkil ilkeler olan; koşullu sevgi, hiyerarşik yapı, yasalar, akıl, soyut düşünceler, somut ilkeler ve itaat üzerine inşa edilmiş durumdadır. İnsanlar genellikle içinde bulundukları dönemi tek gerçek ve değişmez olarak görmeye alışmışlardır. Ama ataerkil bir anlayışın, insanların varoluşlarına ve gerçek ihtiyaçlarına tam bir cevap veremediği açıkça ortadadır.

Yazar: jean paul sartre
Aydın kimdir? Kendisini ilgilendirmeyen şeylere burnunu sokan, küresel insan ve toplum kavramı adına kabullenilmiş gerçeklerin ve bundan kaynaklanan davranışların tümünü sorgulama iddiasında olan biri midir? Bir işlevi var mı? Bu işlevini yerine getirmek için kim görevlendiriyor onu? Onun özelliği, hiç kimse tarafından görevlendirilmemiş olması, konumundan dolayı da kimseye borçlu olmamasıdır. Bu…

Yazar: friedrich nietzsche
Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesinde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesinde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi. 1869da sınav…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Dünya edebiyatının en büyük üç eserinin, Sophokles'in Oedipus Rex'inin, Shakespeare'in Hamlet'inin ve Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşleri'nin aynı konuyu, yani "baba katilliğini" ele alması rastlantı olarak açıklanamaz. Üstelik, bu üç eserde de sözkonusu davranışın kaynağı, yani bir kadın yüzünden doğan cinsel düşmanlık açıkça ortaya konulmuştur. Sigmund…

Yazar: mark twain
Kızılderili Joenun hazinesinden kendisine düşen payı alan Huck, ayyaş babasından kurtulmak için bir yol aramaya başlar. Babası, parayı kendisinden çalmaya kalkışacaktır. Sonunda Huck, herkesi, öldürülmüş olduğuna inandıracak bir yol bulur ve kasabadan kaçar. Yolda zenci köle Jimle karşılaşır. Birbirlerine yardım etmeye karar verirler; ancak iki insan avcısı, zenciyi tuzağa düşürüp yakalar ve Jimi…

Yazar: mark twain
Ünlü yazar Twainin Kahraman Cingözler adlı kitabı, Bilgi Yayınevi tarafından Çocuk Klasikleri dizisinde okurlarına sunuldu. Tom Sawyer ile Huckleberry Finn, haydutların mağaradaki hazinelerini bulduktan sonra neler yaşadılar? Zevkle okuyacaksınız.

Yazar: mark twain
Twainin kadın erkek ilişkilerinin evrensel değişmezlerini tadına doyulmaz bir mizah duygusuyla kaleme aldığı Âdemle Havvanın Güncesi aynı zamanda gelmiş geçmiş en güzel aşk hikâyelerinden biri.Bu derleme Âdemle Havvanın Güncesinin yanı sıra Twainin Calaveras İlinin En Hızlı Sıçrayan Kurbağası, 1.000.000luk Banknot, Çalınan Fil gibi en ünlü öyküleriyle birkaç güzel kısa öyküsünü içeriyor.

Yazar: oğuz atay
Tanzimattan bu yana sürekli değişen politik ve toplumsal değerler karşısında tutunmaya çalışan Türk okur-yazarının kara güldürüsü. Eylemsizlikle geçmiş bir yaşamın getirdiği beceriksizlik ve gülünç olma korkusundan Atay sürükleyici bir oyun çıkarmış.





