
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: hakan yel
Yüzyıllardır süregelen birbirine örülmüş hayatlar...Aynı toprakları birlikte paylaşan, farklı maneviyatların insanları...Bir fitne...İhtirasları alevlendiren bir fikir ve gemlenemeyen bir hırsın getirdikleriyle savrulanlar.Zeytin dallarıyla kutsanmış topraklardan şimdi kan kokusu yükseliyor.Şiddetin tarihine yeni bir sayfa ekleniyor!
10/10
Yazar: sophie kinsella
Sıkıcı bir cenaze, kayıp bir kolye, sürtük bir ruh! Yirmilerinde bir kız ve Yirmilerden kalma başka bir kızın güzel ve komik, kusursuz ve eğlenceli macerası! Yeni bir kahkaha makinesi! Lara hep uçuk bir kızdı. Yani, hayattaki tercihleri ve devasa tepkileri, bir de kötü kaderi bize bunu söylüyor. Hem, yirmili yaşlardaki sıradan kızların muhabbeti bol hayaletleri pek olmaz, di mi! Oysa Laranın büyü…

Yazar: sophie kinsella
Emmanın diğer kızlardan hiçbir farkı yok. Yani, onun da sırları var! Annemden sakladığım sırlar Bekaretimi annemle babam alt katta Ben Hur izlerken, misafir yatak odasında Danny Nussbauma bahşettim. Erkek arkadaşımdan sakladıklarım, Kırk bedenim. Connorın sandığı gibi otuz altı değil. Ayrıca Connorın gereğinden fazla yakışıklı olduğunu düşünüyorum. Kendisini hep Kene benzetmişimdir.…

Yazar: sophie kinsella
Samantha, Londrada çalışan bir üst düzey avukat. Günün her saati iş başında, ev hayatı yok, tek düşündüğü şirkete ortak olabilmek. Üzerindeki baskı ve adrenalin onu fena halde coşturuyor. Ta ki bir gün, ...bir hata yapana kadar. Öyle büyük bir hata ki bu, kariyeri mahvolabilir. Tamamen aklını kaçırıp Londradaki ofisinden çıkıyor, bir trene binip hiç bilmediği bir yere gidiyor. Yol sormak için büy…

Yazar: sophie kinsella
Bir sabah uyansanız ve hayatınız kusursuz olsa...?Lexi, berbat bir trafik kazasının ardından hastanede gözlerini açıyor. Ona göre sene 2004. Kendisi yirmi beş yaşında ve çarpık dişli biri. Felaket bir aşk hayatına sahip. Ancak, her ne kadar inanamasa da, öğreniyor ki, sene aslında 2007 -Lexi artık yirmi sekiz yaşında, dişleri inci gibi ve çalıştığı departmanın da patronu olmuş; üstelik de evli! H…

Yazar: sophie kinsella
Seyahat etmek aklı geliştirir mi... Ya da sadece kesenin ağzını açmaya mı yarar? Rebecca Bloomwood için hayat ala! Sabah TVsinde bir programı var, banka müdürü ona çok iyi davranıyor ve para harcamak konusunda yeni bir özdeyişi var: Sadece İhtiyacın Olanı Al. Üstelik gerçekten de buna bağlı kalıyor. Pastanın üzerindeki krema ise kendisine New Yorkda çalışma fırsatı önerilmiş olması. New York! Mod…

Yazar: sophie kinsella
Tek istediği azıcık, ufacık, inanın minicik, kuş kadar bir krediydi! B.B.'nin efsanesi aynen böyle başladı. Becky Bloomwood fenomeni kendini cümle aleme işte bu romanla ilan etti. Dünya şekeri, hesabı kıt bir kız o. Süper hayalleri, benzersiz bir zevki ve mini mini de zaafları var! Becky Bloomwood'un Londra'daki evi tam anlamıyla harika. Sezonun 'olmazsa olmazlarıyla…

Yazar: sophie kinsella
Becky´nin hayatı coşmuş vaziyette! Londra´nın en yeni, en dev moda mağazası The Look´ta çalışıyor, kocası Luke ile birlikte ev avı peşinde, koşturuyor (en gizli arzusuysa bir Ayakkabı Odası)... ve kendisi hamile! Kendini bundan daha iyi hissedemezdi, özellikle de alışveriş yapmanın sabah bulantılarına iyi geldiğini keşfettikten sonra. Bebeği için her şey kusursuz olmak zorunda: Tasarımcı elinde…

Yazar: sophie kinsella
Hayatınızın en büyük kültür alışverişine hazır olun! Çok gezen çok bilir diyenler kesin çok iyi demişler. Harika demişler de, işin ekonomik boyutunu düşünen yok tabii. Bir kızın ihtiyaçları ya da asla ihtiyacı olmadığı halde feci arzuladıkları kimin umrunda? Rebecca Bloomwoodun yeni mottosu ''Sadece İhtiyacın Olanı Al''. Ama, ama, ama bir Chanel çantaya kimin ihtiyacı olmaz…

Yazar: sophie kinsella
Bir Abla, Bir Ruh İkizi, Bir Cimri?Pasaklı Tanrıçanın YazarındanMerhaba! Ben Becky. Alışveriş yaparken kendini kaybedenbiriyim ve yeni evliyim. Durumum şu. Cezalıyım. Yani, yeni evlenmiş olduğum kocam Luke ile aramız yaptığım bir tür müsriflikten dolayı açıldı. Kocam, ki kocam demeye bile alışamadım daha, tüm musluklarımı sıktı. Katı bir alışveriş diyetinde ve işsizim. Ayrıca yalnızım. Kankim Suz…

Yazar: jean christophe grangé
Jean-Christophe Grangénin ikinci romanı olan Taş Meclisi, tesadüfî bir trafik kazasıyla birlikte gelişir. Hayvanların, özellikle de yırtıcı hayvanların doğal çevrelerindeki davranışlarını inceleyen ve şaolin boksu meraklısı olan Diana Thiberge, genç kızlık dönemini karartan korkunç bir dramı yaşadığından beri hiçbir erkeği öpmemiştir. Bu demir karakterli genç kadın, küçük Lu-Sianı evlat edindikte…

Yazar: jean christophe grangé
Grangé, farklı bir bakış açısıyla kaleme aldığı Kötülüğün Kaynağı üst başlıklı üçlemesinin ikinci kitabı şeytan Yemininde soluk soluğa okunan şeytani bir kara kitap yazdı.Polisiye gerilim gibi başlasa da insanın tüylerini ürperten metafizik unsurlar romanda öylesine güzel harmanlanmış ki tüm insanlığın ortak sorgulamaları olan iyilik, kötülük, şeytan, inanç, satanizm, din, arkadaşlık ve ölüm konu…

Yazar: jean christophe grangé
J. C. Grangé yine işbaşında. 2003 yılında çıkardığı romanı ''Kurtlar İmparatorluğu''yla hem dünyada hem de ülkemizde ününe ün katan Grange yeni kitabıyla Türkçe’de. Yine kanlı, yine delice, yine korkutucu bir roman var karşımızda: ''Siyah Kan''.Yazarın bir yıl gibi kısa bir sürede kaleme aldığı kitap serbest dalış şampiyonu bir katil ile eski paparazzi, köt…

Yazar: jean christophe grangé
Türkçede iki kitabı (Kızıl Nehirler ve Taş Meclisi) yayımlanan ve Doğan Kitapın davetlisi olarak TÜYAP 2001de İstanbulu ziyaret eden Grangé, Leyleklerin Uçuşuyla, ustalığını bir kez daha kanıtlıyor.Leyleklerin Uçuşunda yazar, Avrupadan Orta Afrikaya kadar, her yıl düzenli olarak göç eden leyleklerin bu özelliğinden yararlanan uluslararası bir şebekenin faaliyetlerini anlatıyor. Grangénin korku la…

Yazar: jean christophe grangé
Kurtlar İmparatorluğunda Fransa ile Türkiye arasında gerilimli bir hat kuruluyor. Jean-Christophe Grangé, her zamanki gibi etkileyici bir atmosfer yaratıyor, kahramanlarına inandırıcı roller biçiyor ve okuyucuyu soluksuz bırakacak bir serüvene tanık ediyor. Seri cinayetler, uyuşturucu kaçakçılığı, Strasbourg-Saint-Denisdeki küçük Türkiye, Fransız polisindeki iç hesaplaşmalar, tıbbın karanlık amaç…

Yazar: jean christophe grangé
Onlar çocuktular... En mükemmel elmasların saflığındaydılar... Ne ufak bir lekeleri... Ne de en ufak bir kusurları vardı... Ve ne de en ufak bir günahları... Ama onların saflığı kötülüğün saflığıydı... Pariste bir Ermeni katedralinde işlenen bir cinayet. Kan yok, cinayet aleti yok, yara bere yok... Biri yaşlı ve huysuz emekli bir polis, diğeri Çocuk Bürosunda görevli, ancak açığa alınmış uyuşturu…

Yazar: jean christophe grangé
Kızıl Nehirler, "Çocukluğumdan beri korkutucu hikâyeleri, korku filmlerini, bilinmeyenin verdiği endişeyi hep sevmişimdir" diyen Jean-Christophe Grangé'nin yazarlık yaşamındaki ikinci romanı. Mathieu Kassovitz tarafından filme çekilen ve başrollerinde Jean Reno ve Vincent Kessel'in oynadığı Kızıl Nehirler, birbirini tamamlayan, iki gözü pek polisin son derece karanlık ve karma…

Yazar: ahmet ümit
''Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız?'' Ahmet Ümit'in Sultanı Öldürmek romanı bu satırlarla başlıyor. Yıllardır aynı kadını bekleyen bir tarihçinin hikâyesi bu. Şahane bir aşk için harcanmış bir ömrün hikâyesi... Ser…