
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: thomas bernhard
Thomas Bernhardın son dönem romanlarından Eski Ustalar ilk kez Türk okurunun karşısına çıkıyor. Yazarın 1985 tarihli bu çalışmasında, önceki kitaplarından bildiğimiz anlatım bütünlüğü ve yoğun dil enerjisi dikkat çekiyor. Yazarın sıradışı sanat anlayışının yanında, devlet, aile, basın, eğitim gibi pek çok konudaki görüşleriyle son derece sarsıcı bir kitap var karşımızda. Bernhardın YKYden daha ön…

Yazar: james joyce
Yirminci yüzyılın kült yazarlarından James Joyce, gençlik yıllarında kaleme aldığı ilk şiirlerinden sonra, ona ün kazandıran öykülerini yazmıştı. Dünyanın her yerinde edebiyat severlerin Dublinliler adıyla okuyup sevdiği bu öyküler iki yanıyla önemlidir: Birincisi, Joyce bu öykülerde modernizmin Avrupa'daki etkilerini, sanayinin insan ilişkileri üzerindeki baskılarını gözlemler. İkincisi,…

Yazar: milan kundera
Gülüşün ve Unutuşun Kitabı, ünlü Çek yazarı Milan Kundera'nın Fransa'ya göçtükten sonra orada yazdığı ilk roman. Bir kahvede servis yapan güzel göçmen kızı Tamina, hiçbir şeyin, hiç kimsenin yerini tutamayacağı ölmüş kocasının anısının giderek bulanıklaşmasına karşı umutsuz bir savaş veriyor. Onun öyküsü, bu kitabın iki temel gerçeğini yansıtıyor: Çekoslovakya'da yaşanan trajik den…

Yazar: georges perec
Perec’in 1957-1960 yılları arasında yazdığı ilk roman olan Paralı Asker yazarın ölümünden otuz yıl sonra bulunur. Farklılığı ve yenilikçiliğiyle öne çıkan Perec dünyasını işte bu roman başlatmıştır. Antonella de Messine’in 1475’te yaptığı Paralı Asker tablosunun sahtesini yapma işini üstlenen Gaspard Winckler’i heyecan ve gerilim dolu, hayat kadar gerçek, sanat kadar kurmaca bir serüven beklem…

Yazar: georges perec
Perec’in 1957-1960 yılları arasında yazdığı ilk roman olan Paralı Asker yazarın ölümünden otuz yıl sonra bulunur. Farklılığı ve yenilikçiliğiyle öne çıkan Perec dünyasını işte bu roman başlatmıştır. Antonella de Messine’in 1475’te yaptığı Paralı Asker tablosunun sahtesini yapma işini üstlenen Gaspard Winckler’i heyecan ve gerilim dolu, hayat kadar gerçek, sanat kadar kurmaca bir serüven beklem…

Yazar: gilbert keith chesterton
Bizler gençken, dostum, dünya çok yaşlıydı... diye yazar Gilbert Keith Chesterton. Gerçekten de, 1874 yılında doğan Chestertonın ilk gençlik yılları sembolizm ile dekadanlığın umutsuz ve karanlık yıllarına rastlar. Bu boşluktan onu, Walt Whitmanın güçlü sesi ile Pasifiklerde bir adada ölmekte ve yağmur altında öten bir kuş gibi şarkı söylemekte olan Stevensonın sesi kurtarır. G.K. Chesterton gib…

Yazar: gilbert keith chesterton
Bizler gençken, dostum, dünya çok yaşlıydı... diye yazar Gilbert Keith Chesterton. Gerçekten de, 1874 yılında doğan Chestertonın ilk gençlik yılları sembolizm ile dekadanlığın umutsuz ve karanlık yıllarına rastlar. Bu boşluktan onu, Walt Whitmanın güçlü sesi ile Pasifiklerde bir adada ölmekte ve yağmur altında öten bir kuş gibi şarkı söylemekte olan Stevensonın sesi kurtarır. G.K. Chesterton gib…

Yazar: george orwell
"Orwell söz konusu olduğunda biçem, insandır." George Orwell'ın umarsızca yoksul ve yoksun olanlar arasında geçirdiği zamanın bu canlı anlatısı, okuru toplumun en aşağı katmanında sarsıcı bir yolculuğa çıkarıyor. Henüz otuzuna gelmemiş gayretli bir yazarken kaleme aldığı bu kitap, Orwell'ın geceleri tahtakurusu dolu otellerde ve en düşkün berduş yatakhanelerinde kalarak; Par…

Yazar: george orwell
"Orwell söz konusu olduğunda biçem, insandır." George Orwell'ın umarsızca yoksul ve yoksun olanlar arasında geçirdiği zamanın bu canlı anlatısı, okuru toplumun en aşağı katmanında sarsıcı bir yolculuğa çıkarıyor. Henüz otuzuna gelmemiş gayretli bir yazarken kaleme aldığı bu kitap, Orwell'ın geceleri tahtakurusu dolu otellerde ve en düşkün berduş yatakhanelerinde kalarak; Par…

Yazar: vüs`at o. bener
Türk öykücülüğünün yüz akı Vüsat O. Bener, son öykülerinden oluşan Kapanda kendine özgü, kapalı bir ironiyle yaşamın ve ölümün üstüne gidiyor. Hastalıklarla boğuşurken yaşamdan yana tavrını koyan ama ölüme göz kırpma cesaretini de kendinde bulabilen yazar, gerçekleri kurmacaya ustalıkla yediriyor. Her cümlede Benerce kıvılcımlar çaktırıyor yine. Kısa, sağlam ve dipdiri öyküler sunuyor okuruna.…

Yazar: vüs`at o. bener
Türk öykücülüğünün yüz akı Vüsat O. Bener, son öykülerinden oluşan Kapanda kendine özgü, kapalı bir ironiyle yaşamın ve ölümün üstüne gidiyor. Hastalıklarla boğuşurken yaşamdan yana tavrını koyan ama ölüme göz kırpma cesaretini de kendinde bulabilen yazar, gerçekleri kurmacaya ustalıkla yediriyor. Her cümlede Benerce kıvılcımlar çaktırıyor yine. Kısa, sağlam ve dipdiri öyküler sunuyor okuruna.…

Yazar: mario levi
Mario Levinin 1990 yılı Haldun Taner Öykü Ödülünü kazanan Bir Şehre Gidememek adlı öyküsünü içeren ve aynı adı taşıyan kitabı yeniden kitapçı raflarında yerini alıyor. Kitapta üç öykü ve onları birleştiren dördüncü öykü olarak nitelendirilebilecek anlatıcı ağzından bir metin yer alıyor. Levinin geçmişe yakın durduğu öyküler anlatıcının belleğinde ve kalbinde yer eden insanları anlatıyor: Gracinda…

Yazar: mario levi
Mario Levinin 1990 yılı Haldun Taner Öykü Ödülünü kazanan Bir Şehre Gidememek adlı öyküsünü içeren ve aynı adı taşıyan kitabı yeniden kitapçı raflarında yerini alıyor. Kitapta üç öykü ve onları birleştiren dördüncü öykü olarak nitelendirilebilecek anlatıcı ağzından bir metin yer alıyor. Levinin geçmişe yakın durduğu öyküler anlatıcının belleğinde ve kalbinde yer eden insanları anlatıyor: Gracinda…

Yazar: barış bıçakçı
Sokakta yürürken, alışverişte, parkta, dolmuşta otobüste, kuyruk beklerken kulağını atar ya insan bazen; değişik insanların değişik dertlerinden, acı hayat hikâyelerinden, münakaşalardan, belki de sevinçlerden kesitler işitir. Bazen öylesine duyup geçer bunları; bazen de zihni işittiklerinin peşine takılır gider, başkalarının hayatlarını kurgular kafasında, ya da kulağına çalınanlar kendi hayatıy…

Yazar: patrick süskind
Koku ve Güvercin adlı iki romanıyla Üç Buçuk Öykü adlı öykü kitabını yayımladığımız çağdaş Alman edebiyatının önde gelen yazarlarından Patrick Süskind, bu kitabında, büyümekte olan bir çocuğun gözüyle, dünyanın ve insanlığın fotoğrafını çekiyor sanki. Bir çocuk, dünyayı ve kendini nasıl keşfeder? Sevgi ve adalet duygusunu nasıl keşfeder? Öteki insanlar -ana-baba, ağabey, abla olsalar da- kimlerdi…

Yazar: h. g. wells
And Dağları'nın vahşi çorak topraklarında insanların dünyasından elini eteğini çekmiş bir vadi uzanır. Ancak korkunç boğazlar ve buz kaplı bir geçit aşıldıktan sonra ulaşılabilen Körler Ülkesi'dir burası. Vadiyi on yedi gün boyunca karanlığa gömecek bir yanardağ patlamasının ardından, vakti zamanında İspanyol zulmünden kaçarak vadiye sığınmış ve körlük belasıyla cebelleşen insanların dü…

Yazar: h. g. wells
And Dağları'nın vahşi çorak topraklarında insanların dünyasından elini eteğini çekmiş bir vadi uzanır. Ancak korkunç boğazlar ve buz kaplı bir geçit aşıldıktan sonra ulaşılabilen Körler Ülkesi'dir burası. Vadiyi on yedi gün boyunca karanlığa gömecek bir yanardağ patlamasının ardından, vakti zamanında İspanyol zulmünden kaçarak vadiye sığınmış ve körlük belasıyla cebelleşen insanların dü…

Yazar: elias canetti
Körleşme, düşünce ile gerçeklik arasındaki süreklik arasındaki sürekli savaşımın görkemli bir simgesidir; dünya kargaşasındaki insanoğlunun yükselişini ve çöküşünü dile getiren bir anıt-romanıdır. Çağımız edebiyatının ağırlık noktalarını oluşturan tek bir konu yoktur ki, bu romanda işlenmiş olmasın. KÖRLEŞME gerçekte büyük bir dehşetin romanıdır. görünüşteki bireysel boyutlar içerisinde, körleşmi…

Yazar: fernando pessoa
Anlaşılmayı her zaman reddettim. Anlaşılmak kendini satmaktır. Âşık olmak yalnızlıktan usanmaktır; bu yüzden bir korkaklıktır, kendimize ihanettir. Geçmişim, olamadığım her şeydir. Hep uyanmanın sınırındaymışım gibi hissediyorum. Japon çay fincanlarımdan birisi kırıldığında, gerçek nedenin bir hizmetçinin özensiz ellerinin değil o porselenin kıvrımlarına yerleşen desenlerin kaygıları olduğunu düş…

Yazar: ahmet erhan
Yağmur oldum, paranoyak oldum Canım sıkıldı, bir votka içtim Deniz kıyılarında ağlama noktalarını ben seçtim Hiç değmedi gözlerim yaşlarına Sabahı polis korkusuyla aydım Durdum yaslandım bir iş ilânına Bin kere evlendim ben bu Hayatla Bir kere adam gibi boşanamadım Telef oldum, uzun bir şiirde Baktım hiçbir naneye yaramıyor Yaranamıyor gönlüm bu sulara Deniz eskisi bir göl oldum Adım…



