Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ferhan şensoy
Bir askeri marşla açılır perde. Sofitadan büyük yıldızlı bir çerçeve iner. Kavuklu ve Kavuksuz sahnededirler. Godotgiller girir, çerçevenin arkasında yerlerini alırlar, bir askeri tablo gibidirler. Marş son bulur. İtoluit elinde kalın kara kaplı bir kitapla girer. (Kitabın Girişinden)

Yazar: ferhan şensoy
Tiyatro dünyasının üretken ismi Ferhan Şensoy, edebiyat alanında yapıt vermeyi sürdürüyor. Şensoy; kitapları, yayımlanmamış oyunları, şiirleri, TV skeçleri ve 35 yıla sığdırdığı yazı çalışmalarını tarayarak FerhAntolojiyi oluşturdu. Bu dev antoloji, sanatçının okurları için yeni bir kitap, ilk defa okuyacaklar için de iyi bir fırsat. Ferhan Şensoydan özgeçmişsel ferhangi bir serüven... TADIML…

Yazar: ferhan şensoy
Haldun Taner üzerine çok şey söylendi, yazıldı. Her söylenenin ya da yazılanın son cümlesi, Tanerin Türk Edebiyatında yeri doldurulamaz bir yazar olduğudur. Ferhan Şensoy, Taneri bir kez de kendi üslubuyla bizlere sunuyor. Birbirinden güzel öykülerin, Şensoy tarzıyla yorumlanmış ve oyunlaştırılmış biçimi, izleyenlere ayrı bir tat veriyor.

Yazar: ferhan şensoy
Öyküyle deneme arasında gidip gelen geziperver yazılar bunlar. Ya da öykü türünde açık denizler özleyen, birbirlerinden çok bağımsız metinler ve fakat bütünde buluşuyorlar; insanı çerçeveleyen eşya, nebatat, hayvanlar kendi gözlerinden değerlendiriyorlar bildiğimiz, kendini çok cinfikir sanan salak insanoğlunu.

Yazar: ferhan şensoy
Kitapları ve sahnelediği sıradışı oyunlarıyla daha çok dil inceliklerine dayanan mizah öğelerini kullanarak güncel olaylara eleştiriler getiren Ferhan Şensoy, Eşeğin Fikrinde sorguluyor, düşündürüyor ve en dokunulmaz konuları, olağanüstü bir mizah üslubuyla irdeliyor. Geleneksel tiyatromuz ortaoyununun simgesel kavuğunu taşıma ayrıcalığına da sahip olan Şensoy, tiyatro izleyicilerinin yanı sıra g…

Yazar: ferhan şensoy
Çok zeki olmayan, uysal, zaman zaman sinirlense de hızla sakinleşebilen, akıllı değilse de kurnaz, şakacı, ağzı laf yapan, saçları döküldüğü için bıyık bırakarak surattaki kıl eksikliğini tamamladığını sanan, caz müziğini seven, kitap okumaktan ve okuyanlardan nefret eden, canayakın, neşeli bir salaktı Şükrü. Herkes gibi para sıkıntısı vardı, bu durum onu daha az salak olmaya zorluyordu.

Yazar: ferhan şensoy
Aşk da bir spordur, özellikle iki taraftan biri istemediği zaman. Her iki taraf istemediğinde ortada sportif bir olay olmuyor zaten. Sadece arkadaş kalınıyor. Taraflardan birinin istemesi, diğerinin istememesi olaya sportif heyecanı, maç duygusunu, tribün tahriğini katıyor.Gökyüzü gergin. Su yüzeyi durgun. Tabak gibi bir ay gökyüzünde. Çatal, bıçak yok içinde. Yalnızca astronot ayak izleri gözlen…

Yazar: ferhan şensoy
Ülkemiz insanlara maddesel zenginlikler sunmak için çok yoksul olsa da, onlara eşitlik duygusu, insanlık onuru sunamayacak kadar yoksul değildir. diyen adamın gizemli adasına doğru alçalmaya başladı uçak.

Yazar: ferhan şensoy
Je M`en Fiche Bilader`den, Haneler`den, kabareci yeteneklerini sevgi ile izlediğim Ferhan Şensoy`un taze, sıcak, halkçı bir mizahı var. Yazgıdaşları imişcesine yansıttığı Kazancı Yokuşu`nun insancıklarını da bu külfetsiz anlatısı içinde bizlere sevdiriyor. Bu insancıklar nasıl ezildiklerinin tortusunu günlük yaşam sevinci içinde unutuyorlarsa, yazar da sanki onlardan biriymiş gibi toplumsal ukala…

Yazar: ferhan şensoy
'bir ırmak kıyısında doğdum ben/ bu yüzden/ bir ırmak romandır bu özgeçmişsel/ hem el yazması/ elle tutulan/ elde var ikinci cilt/ sapını gülle donattığım kalem/ başkaldırıyor/ kurşun olarak/ dağlardan geliyor ırmak.' Kitaptan.

Yazar: cemal süreya
Onüç Günün Mektupları, Türk şiirinin büyük ustası Cemal Süreya'nın 1972 Temmuz'unda, Okmeydanı SSK Hastanesi'nde yatan eşi Zuhal Tekkanat'a yazmış olduğu mektuplardan oluşuyor.

Yazar: cemal süreya
Cemal Süreya, Cumhuriyet Dönemi şiirinin en özel "vitaminiydi". Lirik, erotik, politik gür bir ırmak. Sevda Sözleri bu büyük ustanın bütün şiirlerini bir araya getiriyor.

Yazar: jean paul sartre
Varoluşçuluk nedir?Bugüne değin çeşitli karşılıklar verilmiş bir sorudur bu. Sözgelişi, Weile göre varoluşçuluk bir bunalım, Mounierye göre umutsuzluk, Hameline göre bunaltı, Banfiye göre kötümserlik, Wahle göre başkaldırış, Marcele göre özgürlük, Lukacsa göre idealizm, Bendaya göre usdışılık, Foulquéye göre saçmalık felsefesidir.Bir dönem, slogancı gençliğin peygamberi ve varoluşçu papası sayıla…
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…

Yazar: albert camus
Yolculuk Günlükleri, Albert Camusün (1913-1960) İkinci Dünya Savaşından hemen sorna, 1946 yılı mayıs ayında Amerika Birleşik Devletlerine, 1949 yılı haziran-ağustos ayları arasında Güney Amerika ülkelerine yaptığı gezilerde tuttuğu notları kapsıyor. Birincisinde otuz üç yaşında henüz yeterince tanınmamış; ikincisinde ise otuz altı yaşında ve ünlenmeye başlamış bir yazar. Öznel ve nesnel koşullar…

Yazar: albert camus
Albert Camus çağdaş düşün ve yazın dünyasındaki saygın yerini yalnızca oyunlarıyla da, yalnızca Sisifos Söyleni ve Başkaldıran İnsanla da alırdı belki. Ama Camusyü Camus yapan öncelikle anlatı yapıtlarıdır, Yabancı (1942), Veba (1947) ve Düşüşse (1956) bu yapıtlar arasında üç büyük doruktur. Ancak, kimi yazınseverler bu üç başyapıt arasında daha çok Düşüşü yeğlerler. Bu kitap, herhangi bir düşünc…

Yazar: albert camus
Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır: intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir.20. yüzyılın en saygın düşünür ve yazarlarından Albert Camusnün, İkinci Dünya Savaşı yıllarında yayınladığı Sisifos Söyleninde, dünyanın saçmalığı ve yaşamın anlamsızlığı gibi intihara varan yaşantılar, tarih ve edebiyatın belirli…



