
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: clive staples lewis
Kötü bir hükümdarım emrinde... halkının tarihini unuttuğu bir ülke: Narnia Polly ve Digory, bambaşka dünyaları keşfetmek amacıyla bir yolculuğa çıkarlar ama bu merak onları tehlikeli bir maceraya çeker. Aslanın şarkısıya var olan dünyanın kuruluşuna tanıklık eden iki arkadaş, peşlerinde getirdikleri kötülükle başa çıkmak zorundadır.

Yazar: deepak chopra
Sağlığı Yaratma - sağlık ve hastalık üzerine mevcut görüşlerimizin ötesindeki gerçekliğe değinen öncü bir kitap. Dr.Deepak Chopra, okuyucuyu önlem tıbbından alıp, zihin ve ruhun yaşamı destekleyici güçlerine götürmektedir. Üstelik, zihin, beden ve ruhun kusursuz bir dengesinin hepimizin doğuştan hakkı olduğunu ve bu konunun tartışma götürmediğini anlatıyor. Sağlık üzerine okuduğum en çarpıcı kita…

Yazar: leo malet
Küçük çapta sahte mücevher işi yaparak kazasız belasız geçinen Paul Blondelin kaderi sokak kızı Jeanne ile karşılaşmasıyla değişir. Tatlı bir kaç ayın ardından sevgilisini elinde tutabilmek için daha büyük işlere girişmesi gerekecektir. Sınır bir kez aşıldığında ise artık durmak imkânsızdır. Küçük sahtekârdan bir numaralı halk düşmanına...

Yazar: leo buscaglia
Bu kitapta yapılan çalışma, eğer tümüyle ve etkin bir biçimde yaşarsak, güzelliğin, güçlülüğün ve varoluşun anlamını gerçekten sezinlediğimiz bir insan özelliği olan kişiliği kutsama yolunda, yalnızca yetersiz kalan bir girişimdir. Konunun genişliği nedeniyle bu çalışma pek çok kişiye önemsiz, müphem ve şaşırtıcı derecede kısa ve yetersiz gelebilir. Olasılıkla, bütün bunlar çalışmam için söyleneb…

Yazar: leo malet
İnsan bir kuyuya düştüğünde, itenin ne önemi vardır ki. Onu en çabuk şekilde dibe götüren, kendi ağırlığıdır. On altı yaşındaki André Arnalın yazgısı köprüaltında yakalanıp serserilik suçundan ıslahevine atılmasıyla belirginleşir. Çaresizce çırpınmaları serserilikle başladığı kariyerine hırsızlık, cinayet ve kundaklamayı da ekleyecektir.

Yazar: leo huberman
Leo Huberman eser üstüne şöyle diyor: Kitabın iki amacı var: Tarihi ekonomi teorisiyle ve ekonomi teorisini tarihle açıklamak. Bu düğümlenme önemli ve zorunludur. Ekonomik yanına gerekli ilgi gösterilmeyince tarih öğrenimi sakat kalır. Ekonomi teorisi de tarihî arka planından soyutlandığında anlamsızlaşır. Sıkıcı bilim, tarihî bir boşluk içinde öğretildiği ve incelendiği sürece sıkıcı kalacaktır.…

Yazar: leo malet
Grevdeki maden işçilerine destek için banka soygunu yapan Jean, Marcel, Paul ve Albert. Çaldıkları para işçiler tarafından reddedildiğinde artık hayatlarının rotası da büsbütün belli olmuş gibidir. Tiksindirici ve korkunç bir çarkın içinde barut, duman ve kan kokusunun sarhoş ettiği bu insanlar giderek trajik bir gangster çetesine dönüşürler.

Yazar: alfred adler, emre kongar
Emre Kongar hangi yapıdan içeri ayağını atarsa o yapı bir üniversite, hangi masaya oturursa o masa bir kürsüdür artık. (Mehmed Kemal) Yoğun bir mizah duygusu olan Emre Kongar, anlattığı olaylara kattığı duyarlığı mizahla dengeliyor. (Sennur Sezer)

Yazar: emre kongar
Cinayet, aşk, serüven, esrar. İslam, Egzistansiyalizb, Diyalektik. Medrese öğrencilerinin kurduğu gizli örgüt. İşkence ve entrika. Rakamların sırrı. Bütün bunlar, ünlü bilim adamı Emre Kongarın, tarihsel roman biçiminde kaleme aldığı, toplumsal eleştiri alegorisinin ögeleri.

Yazar: ahmet altan
Ahmet Altanın ikinci romanı olan Sudaki İz, ilk kez 1985 yılının ortalarında Can Yayınları arasında çıkmıştı. Büyük bir ilgiyle karşılanan roman, yedi ay gibi kısa bir süre içinde üçüncü basımına ulaşmıştı. Bu son basımın üzerinden iki ay geçtikten sonra kitap toplatıldı. Yargılama iki yıl sürdü. Sonunda İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi kitaptaki iki buçuk sayfalık bir bölümü müstehcen bularak,…

Yazar: ahmet altan
Yanımda kimse olmadığından değil yalnızlığım, yalnız olduğumu söyleyebileceğim kimse olmadığı için yalnızım ben. Deneyimlerimle, içine aşk karışmamış her ilişkinin iyi gittiğini, aşkın ise bütün ilişkiyi karmaşık hale getirdiğini anlamıştım; buna rağmen kendimi tutamayıp gene aşkın o çetrefil, hırpalayıcı, karışık, acılarla dolu, vahşi, bencil ve düşmanca yollarında gezinmeye dalıyordum; iyinin v…

Yazar: ahmet altan
Kısa sürede çok ses getiren Kılıç Yarası Gibi, Ahmet Altanın romancılığında farklı bir aşama; tarihe değişik bir bakış açısıyla bakan, onun insan yüzünü gören bir çalışma. Klasik romanın yeniden doğuşu diyebileceğimiz Kılıç Yarası Gibi, insanı, insan ilişkilerini, duygularını ve aşkı derinlemesine işleyen, yoğun içerikli bir roman. On dokuzuncu yüzyıl sonlarında, Ermenilerin Osmanlı bankasını bas…

Yazar: ahmet altan
Ama size hükmeden bu duyguları tanıyamaz, ne zaman, nerede, nasıl ortaya çıkacağını bilemezsiniz.Bir aşk, bir öfke, çıldırtıcı bir kıskançlık, dayanılmaz bir özlem bazen karanlıkların içinden çıkıp sizi esir alabilir.Bazen, bir başka insan için kendinizden vazgeçebilirsiniz.Bazen öfkeyle kamaşır içiniz.Kendi bilinmezliğinizle yaptığınız bu karmaşık dansta adımlarınızı ayarlamak için size yardım e…

Yazar: ahmet altan
Onunla bir kere daha buluşması, yaşadıklarını bir kaçamak olmaktan çıkaracak, kendisini bir labirent gibi içine alıp bu yaşananları bir daha kolay kolay dışına çıkılamayacak bir maceraya dönüştürecekti. Bunu hissediyordu. Kaçacaksa şimdi kaçmalıydı, daha sonra çok geç olacaktı. Böyle olacağını hissettiği, hatta bildiği halde kaçmak istemiyordu. Yaşadıklarının yarattığı heyecan ve zevk kadar, hat…

Yazar: yaşar nuri öztürk
Yaşar Nuri Öztürk mealinin vahiy sırasına göre düzenlenmiş şeklidir.

Yazar: ergun candan
Bir zamanlar Orta Asyanın en büyük gizemlerinden biri olan ve Türk Mitolojisinin temelini oluşturan AGARTA ve ERGENEKON Efsanelerinin ezoterik bilgiler ışığında ele alındığı bu kitapta, ilgiyle okuyacağınız konulara yer verilmiştir:Agarta ve Şambala Gizli Yeraltı UygarlıklarıTarikatların ilk Ortaya ÇıkışıBâtını ve Tasavvufı Sufı Çalışmalarıislam EzoterızmıGünümüzdeki Tarikatların DejenerasyonuDoğ…

Yazar: paul auster
Bir çocukluk arkadaşı... Tek bir mektupla, geçmişten çıkıp gelmiş bir çocukluk arkadaşı, bir kâbus gibi, bir lanet gibi üstüne çökerse insanın... peşine düşüp izini kovalamaktan başka seçenek bırakmazsa insana... böylece bütün hayatına hükmetmeye başlarsa ne yapar insan? Ondan kurtulmanın tek yolu onu bulmak olduğunda, ama attığı her adımda kendini daha da içinden çıkılmaz bir karmaşanın içinde b…

Yazar: paul auster
Her şey yanlış bir telefon numarasıyla başladı. Aranan kişi o değildi. Fakat aynı yanlışlık ertesi gece de yapıldı. Ve böylece oyun başladı. Kişi, aranan kendisi olmadığı halde, öyleymiş gibi davranırsa ne olur? Bu rastlantı onu nereye götürür? Rastlantıların onu götürdüğü yere sürüklenmeye neden razı olur? Bu soruların cevabı yok. Suda yayılan halkalar gibi birbirini izleyen olayların peşi sıra,…

Yazar: paul auster
İzleyen kim? İzlenen kim? İzleyen öykü anlatıcısı mı? Anlattığı öykü kimin öyküsü? Kendi öyküsü mü, izlediği kişinin mi? Peşinde olduğu kişinin geçmişini araştırırken kendine, kendi geçmişine yönelmesi neden? Giderek izlediği kişinin hayatına gömülürken kendi hayatını keşfe çıkması; izleyen iken izlenen olması; bütün bunlar bir tuzak mı yoksa? Bilinçli olarak yapılan kötü bir şaka mı? Hayaletleri…

Yazar: paul auster
Sanki Fanshawe son yazdıklarının benim bu konudaki bütün beklentilerimi altüst edeceğini biliyordu. Bunlar, pişmanlık duyan bir adamın sözleri değildi. Sorumu soruyla yanıtlamıştı, bu yüzden her şey çok açık kalmıştı, bitmemişti, yeniden başlayacaktı. İlk sözcükten sonra yolumu şaşırdım, o dakikadan sonra ancak el yordamıyla ilerleyebildim, karanlıkta tökezledim, benim için yazılmış bir kitap ben…

Yazar: paul auster
Karısıyla iki küçük oğlunu bir uçak kazasında yitiren David Zimmer, yaşayan bir ölüye dönüşmüştür, kederini alkole gömerken günlerini kendine acıyarak geçirmeyi sürdürür. Bir gece televizyon izlerken, sessiz film döneminin komedi oyuncularından Hector Mann üzerine bir belgesele rastlayınca hayata bakışı bir anda değişir. Altmış yıl önce ansızın ortadan kaybolan ve o zamandan beri kendisinden habe…

Yazar: yaşar kemal
Başı dara düşener, yarattıları düş dünyasında bulurlar yollarını. Ayakta kalabilmek için sığındıkları bu dünya bir yandan onları yaşatırken, bir yandan da hikayelerini örer. Dağın Öte Yüzü üçlüsü darda kalanların yarattıkları düş dünyasının büyük ve görkemli hikayesidir. Üçlünün ikici kitabı Yer Demir Gök Bakır bütün mümkünlerini yitirmiş köylülerin kendi yarattıklarını ermişin işaret ettikler…