
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: mehmet eroğlu
Edebiyat dünyasına ilk adımını, edebiyat tarihimizin savaş karşıtı ilk romanlarından biri diye adlandırılabilecek Issızlığın Ortasıyla atan Mehmet Eroğlu, bu eserinde, yarattığı unutulmaz kahramanı Ayhanın, Kıbrısta katıldığı savaşta yaralanıp,1975 Ocak ayında, kafasında geçmişi ve varoluşuyla ilgili sorularla Ankaraya geri dönüşünü anlatır. Ayhan, 1971de ortadan kaybolan çocukluk ve gençlik arka…

Yazar: ferit edgü
Burda bizi yargılarlar mı, diyor aralarından biri.Burda sizi neden yargılasınlar, diyorum.Sınırı geçtik, diye.Sınırı daha önce de geçmiyor muydunuz, diyorum.O zamanlar bambaşkaydı, diyor öbürü.Kimse yargılamaz sizi. Burda kendi yurdunuzdasınız, diyorum.Ne dedin, diyor Vahap.Korkmamaları gerektiğini söyle onlara, diyorum.Bu dağlarda korkmadan yaşanır mı Beyim, diyor Vahap.Doğrusun, Vahap, diyorum.…

Yazar: ferit edgü
Filmi 1984 Berlin Film Festivalinde dört ödül birden alan Hakkâride Bir Mevsim, Çince ve Japonca dahil, çeşitli dünya dillerine çevrilmiştir.

Yazar: ferit edgü
Filmi 1984 Berlin Film Festivalinde dört ödül birden alan Hakkâride Bir Mevsim, Çince ve Japonca dahil, çeşitli dünya dillerine çevrilmiştir.

Yazar: zafer aracagök
Zafer Aracagök, Eve Dönmek İstemiyorumda, yazar ile efendisi arasında Odysseiadan günümüze neredeyse hiç kesintisiz süregelmiş bir sözleşmeyi ortaya çıkarıyor ve Dilin efendinin dili olduğunu savunuyor. Sanat-yaşam, edebiyat-kuram, merkez-marjin gibi ikili karşıtlıkların ayrım çizgileriyle boğuşan, bir nevi avant-garde roman... Öyleyse hep nereye gider dururuz? Hep evimize... Ama kafası karışan a…

Yazar: zafer aracagök
Zafer Aracagök, Eve Dönmek İstemiyorumda, yazar ile efendisi arasında Odysseiadan günümüze neredeyse hiç kesintisiz süregelmiş bir sözleşmeyi ortaya çıkarıyor ve Dilin efendinin dili olduğunu savunuyor. Sanat-yaşam, edebiyat-kuram, merkez-marjin gibi ikili karşıtlıkların ayrım çizgileriyle boğuşan, bir nevi avant-garde roman... Öyleyse hep nereye gider dururuz? Hep evimize... Ama kafası karışan a…

Yazar: nazlı eray
İmparator Çay Bahçesindeki bir molaya ne dersiniz? Hayal kadınların her gece erkeklerine geldikleri Taşhan, konuşan Afrika menekşeleri, Casino Venüs ve Japon oyun makineleri, gizemli gece insanların aralarında ördükleri yaşam ağının sorgulanması, aşklar, tutkular, gökyüzü dedikoduları...Uşak Dört yoldaki İmparator Çay Bahçesinde öteki tarafa atılan adımlar; bir insanın geçmişini paralayarak gelen…

Yazar: sevgi soysal
Sevgi Soysal, hayatında yol açtığı derin sarsıntılara rağmen sadece bir seyircisi olduğunu söylediği 12 Martta sanık sandalyesine oturtulmuş bir tanıktı. Şafak, bu tanıklığın, gerçekçi olduğu kadar şiirsel bir hikâyesidir. Baskınlara, sorgu ve işkenceye karşı insanın sesini duyurduğu için bir kuşağa Sevgi Soysalı sevdiren bu roman, hem bir döneme tanıklık eden hem de bireysel tepkileri tüm karmaş…

Yazar: latife tekin
Uzaklarda ağlamaktan gözleri jüt olmuş pılık pırtık adamlar, on yedi gün aralıksız yağan karın dindiği sabah, saçaklardan söktükleri ince uzun buzlarla oynayarak camiye doluştular.Şu dünyada kader arsızlarını şaşırtacak ne kaldı ki!Caminin iç avlusundaki kocaman Eskimo evini ve yedi cücelerin kardan heykellerini, öyle bir umursamadılar ki, onların gördüklerine ve anlattıklarına inancım ta kökünde…

Yazar: latife tekin
Yansımalar ortasında halkalanıp sözlerinin dibe çeken yüküyle ardından bakakaldık.Omuzlarının hareketi, astarı torbalanmış ceketinin savruluşuyla dengeleniyor. Yürüdükçe hava açılıyor önünde. Ardında rüzgârlı bir kapanış. Nezir...Korunağın içinde. Hiçbir ışın, hiçbir ses ona ulaşamaz. Yüzünde imaların kalkanı.Dört bir yana işaretler estiriyor.Ansız gölgelerin macerası!

Yazar: hüseyin rahmi gürpınar
Gulyabani; yazarın cin, peri ve gulyabani gibi boş inanışların nasıl kötüye kullanılarak saf ve namuslu insanların kandırıldığını vurgulayan, boş inançları mahkûm ederek bilimsel düşünceyi savunan romandır. Romanı, genç kuşakların da beğenerek okuyacağına inanıyoruz.

Yazar: hüseyin rahmi gürpınar
Gulyabani; yazarın cin, peri ve gulyabani gibi boş inanışların nasıl kötüye kullanılarak saf ve namuslu insanların kandırıldığını vurgulayan, boş inançları mahkûm ederek bilimsel düşünceyi savunan romandır. Romanı, genç kuşakların da beğenerek okuyacağına inanıyoruz.

Yazar: zeynep oral
Biz de Zeynep Oralla birlikte yaşıyoruz dünya kadınlarının acı mı acı gerçeklerini... Güzel yazılmış, coşkuyla, sevgiyle, inançla yazılmış bir kitap bu, Kadın Olmak.OKTAY AKBAL

Yazar: halil inalcık
Şâir ve Patron, Türkiyenin tarih alanındaki en saygıdeğer temsilcisi Halil İnalcık tarafından kaleme alınmıştır. Bu küçük ama edebiyat için çığır açıcı risâlede İnalcık, Osmanlı divan şâirlerini ve şiirlerini, sanat ve iktidar ilişkisini sosyolojik bir yaklaşımla ele almakta, ana kaynakları kullanarak patronajın bu sanat tarzı üzerindeki belirleyici etkisini analiz etmektedir.Osmanlı İmparatorluğ…

Yazar: beşir ayvazoğlu
Hüsn ü Aşk, kuğunun, yani medeniyetimizin son güzel şarkısıydı. Gâlib bu şarkıyı Sultan III. Selim, Hattat Mustafa Rakım ve Dede Efendiyie birlikte söyledi ve sustu. Söz artık Nasıl bu taze maârifle eskiler âlayim diyenlerdeydi. Ancak, beş yüz yıllık birikimiyle karşılarında bir heyula gibi duran ve inanılmaz zenginliklere sahip . olan divan şiiri, Galibin getirip bıraktığı parıltılı noktada hâlâ…

Yazar: yunus emre
Aşk iklimi, söz ve ses dünyası, ruh yüceliği, insan sevgisi ve vicdan özgürlüğüyle günümüze dek eşsizliğini koruyan Yunus Emre, yaşadığı dönemin halk diliyle söylenmiş tasavvuf şiirleriyle hatırlanır. Derin bir insan sevgisini ve hoşgörüyü yüceltmiş olan Yunus Emre, Türk dilinin en büyük ustalarından biri olduğu kadar, efsaneleşmiş bir bilgedir de.Şiirleri, insan ömrünün çeşitli merhalelerini çok…

Yazar: nalan türkeli
Erkek gibi geziyordum artık. Saçlarımı sıfıra vurdurup, giydiğim erkek pantolonu, ayakkabısı ve kasketimle, herkesi, inandırır olmuştum bu halime. Babam bile, hoşnuttu giyimimden. Ancak birileri, homo diyorlardı bana. anlamını bilmediğimden, aldırmazdım. işten ayrıldıktan sonra, bir süre avare dolanıp durduk; aç susuz. Çalşımaya da niyetimiz yoktu. Dahası, çalışabileceğimiz iş yoktu. Nasılsa baba…

Yazar: m. ilin, m. ilin, e. segal, e. segal
Olağanüstü güzellikte bir kitap. İnsanın ilkçağlardan bu yana oluşumuyla evrimini bu denli ustaca ve yine bu denli sağlam bir dünya görüşüyle ortaya koyanına türkçemizde rastlanmadı denilse yeridir... Kitaplar Dergisi ...Sovyet Bilimler Akademisi'nin iki bilim işçisi M.İlin - E.Segal, insanın dünya üzerindeki evrimini, insan olabilme sürecindeki akıl almaz serüvenini anlatırken yazdıklarını…








